EKONOMİ
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:17 Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ege Et şubelerinde Anneler Günü dolayısıyla sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, sabahın erken saatlerinden itibaren şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan, güvenilir, hijyenik ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ege Et şubelerinde, Anneler Günü nedeniyle uygulanan indirim vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Efeler Çarşamba, Efeler Balık Hali, Efeler Kurtuluş, İncirliova, Germencik, Nazilli, Söke, Kuşadası Merkez, Kuşadası Karaova, Didim Merkez ve Didim Çamlık Halk Ege Et şubelerinde sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim, sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlardan yoğun ilgi gördü, şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Halk Ege Et’ten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kendilerini uygun fiyatlı, kaliteli ve güvenilir ürünler ile buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu, çalışmalarıyla vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini belirterek "Halk Ege Et şubelerimizde uyguladığımız indirim vatandaşlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. Hizmetlerimizi Aydınımız ile buluşturmaya, projelerimizle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Zirai don zararının ödemeleri çiftçiye can suyu oldu
28 Ekim 2025 Salı - 10:03 Zirai don zararının ödemeleri çiftçiye can suyu oldu Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, geçtiğimiz kış döneminde meydana gelen zirai don afeti nedeniyle ürünleri zarar gören üreticilere yapılan destekleme ödemelerinin çiftçiler için büyük bir moral kaynağı olduğunu söyledi. Başkan Çakır, yaptığı açıklamada, üreticilerin yaşadığı zararın telafisi için MTSO olarak süreci yakından takip ettiklerini belirterek, "Bu konuda üreticilerin uğradığı zararın giderilmesi için çağrıda bulunduk ve kısa sürede bu zararın karşılanacağı, hatta tarım sigortası olmayanların bile zararının telafi edileceği kararı açıklandı. Geçtiğimiz hafta zirai don zararına uğrayan üreticilere ödemeleri yapılmaya başlandı. Bu ödemeler çiftçiye can suyu olacaktır" dedi. Zirai donun etkilediği alanlara dikkat çeken Çakır, "Kış döneminde Akdeniz Bölgesi’nde, özellikle Anamur’dan Mersin merkeze, Tarsus’tan İskenderun’a kadar uzanan bölgede hava sıcaklıklarının bazı yerlerde eksi 8’lere kadar düşmesi sonucu ciddi don olayları yaşandı. Bu aşırı soğuklar özellikle sert çekirdekli meyvelere büyük zararlar verdi" ifadelerini kullandı. MTSO olarak süreci yakından takip ettiklerini vurgulayan Çakır, "Üreticinin uğradığı zararı yerinde tespit ettik, raporladık ve Tarım Bakanlığımıza ilettik. Mersin Valimiz başta olmak üzere, Mersin milletvekillerimiz konuya özen gösterdi ve sahip çıktı. Tarım Bakanlığımızın hızlı refleksiyle kısa sürede üreticilere ödemeler yapılmaya başlandı, paralar çiftçilerin hesaplarına yattı" diye konuştu. Başkan Çakır, açıklamasının sonunda destek veren tüm kurum ve isimlere teşekkür ederek, "Bu konuda Tarım Bakanlığımız başta olmak üzere, Mersin Valimize, konunun yakın takipçisi olan Mersin milletvekillerimize, tarım il müdürlüklerimize ve tarım konusunda tek ses olmayı başaran tüm tarım dinamiklerine bölge üreticileri adına teşekkür ediyoruz. Bu ödemeler çiftçiye can suyu olacaktır" ifadelerini kullandı.
Dünyanın en pahalı baharatı safranın 1 gramı 500 TL
28 Ekim 2025 Salı - 09:55 Dünyanın en pahalı baharatı safranın 1 gramı 500 TL Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safran, üretildiği Amasya’da 1 gramı 500 TL’den satılıyor. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, ‘kırmızı altın’ olarak adlandırılıp saksıda bile yetiştirilebilen bu ürünün sahtesine karşı uyardı. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sefa Kılıç, "Safran bitkisi üretimi yapıldığı yerlerde ‘kırmızı altın’ diye değerlendirilmektedir. 150 çiçeğin toplanmasıyla bir gram kuru safran elde edilmektedir. Dünyanın en pahalı baharat bitkisidir. Gramı 500 TL’den satılmaktadır" dedi. "Saksıda bile yetiştirilebilir" Amasya’da 23 dekar üretimi yapılan bu bitkinin gıda, tekstil, parfüm ile ilaç sanayisinde kullanıldığına değinen Kılıç, "Safran bitkisi çok değerli olduğu için sahteciliği yapılmaktadır. İlimizde yetiştiriciliği açısından önde gelen lokasyonlardan olduğu için üreticilerimizden güvenle safran bitkisi alınabilir. Yetiştirmesi çok meşakkatli de değildir. Tarlada, bahçede hatta saksı da bile yetiştirilebilir" diye konuştu. "12 bin dönüm fazla soğan üretildi, alternatif ürünlere yönelen rahat etti" Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı Ayvalıpınar köyünde düzenlenen safran hasadına katılarak ürün toplayan Amasya Valisi Önder Bakan çiftçilere alternatif ürünleri de denemeyi tavsiye etti. Soğandaki ürün bolluğunu ve zirai donun vurduğu kirazı hatırlatan Vali Bakan, "Bu yıl yaklaşık 12 bin dönüm soğan fazla ekildi. Çiftçilerimizin geleneksel alışkanlıkları olduğu için hiçbir şekilde ondan vazgeçmediler. Alternatif ürünlere yönelen arkadaşlarımız kısmen daha rahat ettiler. Bazı bölgelerimiz sadece kiraza yönelmişlerdi. Zirai dondan dolayı maalesef yaşadığımız süreçte alternatif ürünleri sepetlerine koymadıkları için sıkıntı oluştu" şeklinde konuştu. Hasat programına AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Göynücek Kaymakamı Osman Demirgül ile diğer yetkililer de katıldı.
Belediyelerden geçmeyen projeler, inşaat maliyetlerini arttırıyor
28 Ekim 2025 Salı - 09:55 Belediyelerden geçmeyen projeler, inşaat maliyetlerini arttırıyor Türkiye genelinde konut projelerinin belediyelerden 1 yılı aşkın sürede onaylanmaması sebebiyle konut fiyatlarında artış yaşanıyor. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "Şuanda Türkiye’deki beton kartelleri zaten maliyetleri arttırıyor, birde hangi parti olursa olsun belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı. Bu sebeplerle inşaat maliyetleri artıyor" dedi. Türkiye genelinde pandemiyle birlikte konut fiyatları her geçen gün arttı. Arsa maliyetlerinin artmasının yanı sıra beton kartellerinin ortaya çıkmasıyla konuta ulaşım güçleşti. Bu etkenlerin yanı sıra birde belediyelerde konut projelerine onay işlemleri 1 yılı aşınca fiyatlar artık günlük değişmeye başladı. Uzmanlar, konut fiyatlarının eskiye dönmesinin hayal olduğunu ancak arsa üretiminin artması ve konut projelerinin onay süresinin hızlanmasıyla fiyatların sabit kalabileceğini belirtiyor. "Fiyatların geriye dönmesini beklemek hayal olur" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Karslıoğlu, pandemiyle birlikte fiyatların artışa başladığını, artık gerilemeyeceğini ifade ederek, "Pandemiyle birlikte konut fiyatları da bütün sektörlerde olduğu gibi arttı. Beton maliyetlerinin artması, beton kartelinin oluşmasından dolayı bu süreç daha da ileriye gitti. Faiz oranlarının yükselmesiyle sektörde yatırımcı eksikliği başladı. Belediyelerdeki projelerin geç çıkmasıyla da maliyetler yine arttı. Ara eleman ve istihdam konusunda yetişmiş ustaların olmamasından, işçilik fiyatlarının artmasından dolayı konut fiyatları aldı başını gitti. Bu saatten sonra konut fiyatlarının geriye dönmesini beklemek hayal olur" ifadelerini kullandı. "Arsa üretilmeli" İnşaat maliyetlerinin azaltılması için belediyelerin ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın arsa üretmesi gerektiğine değinen Karslıoğlu, "Maliyet fiyatlarını nasıl azaltabiliriz, bunu araştırmalıyız. Belediyeler ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arsa üretmeli. Arsa üretilirse eğer fiyatlar geriye düşecektir" diye konuştu. "Beton fiyatlarını istedikleri gibi oynatıyorlar" Türkiye’deki 5 beton firmasının kartelleştiğine vurgu yapan Başkan Karslıoğlu, "Türkiye’de 5 beton firması var. Bunlar artık uluslararası camiaya gelmiş durumda. 5’i bir araya gelip beton fiyatlarını istediği gibi oynatabiliyor. Bunları Rekabet Kurumu’na şikayet etmemize rağmen bir dönüş alamadık. Bir zam daha öngörülüyor. Bu da sektörü daha da derinden etkileyecek bir konu" dedi. "Belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı" Belediyelerde geçmeyen projelerin fiyatları arttırdığına da vurgu yapan Karslıoğlu, "Hangi parti olursa olsun belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı. Bizler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlanalım. Bizim ruhsatımızı onlar versin. Önümüzdeki günlerde böyle bir konuyu başarabilirsek, belediyelerden çıkmayan projeler ile uğraşmayacağız. Belediyelerde yeterli düzeyde personel yok deniliyor. Personel olan belediyelerde de teknik personele imza attıramıyorsunuz. 1 inşaat 2 yıl sürecekse projenin onayı 1 yılı aşıyor. Belediye başkanları liyakatli değil yada kendi görev süresi boyunca nereden kaçarsam diye çabalıyor. Böyle olmaz, personel alsın veya bu projeleri çıkartamıyorsa belediye başkanı, ‘Ben bu belediyeciliği yapamıyorum’ diyerek istifa etsin" ifadelerini kullandı.
Bitlis Valisi Karakaya dünyaca ünlü karakovan balının hasadını yaptı
28 Ekim 2025 Salı - 09:11 Bitlis Valisi Karakaya dünyaca ünlü karakovan balının hasadını yaptı Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, dünyanın en kaliteli balları arasında gösterilen Bitlis karakovan balının hasadına katıldı. Bitlis’in yüksek rakımlı yaylalarında gerçekleştirilen hasat etkinliğinde Vali Karakaya, arıcılarla birlikte petekleri kovanlardan çıkararak bal hasadı yaptı. Doğal üretim yöntemleriyle elde edilen ve hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen Bitlis karakovan balının, bölge ekonomisine önemli katkı sunduğunu belirten Vali Karakaya, "Bitlis’in coğrafyası, florası ve iklimi bu özel balın kalitesini artırıyor. Üreticilerimizi tebrik ediyorum, balımız sadece Türkiye’de değil dünyada da marka değeri taşıyor" dedi. Bitlis’in 2 bin 225 ton bal üretimi yaparak geçen yıl bal üretiminde 5’inci sırada yer aldığını, karakovan sayısıyla da Türkiye’de ilk sırada olduğunu belirten Vali Karakaya, verilen desteklerle bu rakamları daha yukarıya çekmek için Tarım ve Orman Müdürlüğü başta olmak üzere bal üreticilerinin de ciddi bir şekilde çalıştıklarını ifade etti. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, tulum giyerek bal hasadı da yaptı Koruyu elbise giyerek bal hasadı yapan Vali Karakaya, "Bu topraklarda bal üreticisi kardeşlerimizin alın teriyle, sabırla ve doğaya duyulan sevgiyle üretilen Bitlis balı hem ilimizin ekonomisine bir katkı sağlamakta hem de kültürel kimliğine önemli bir katkı sağlamaktadır. Bitlis zengin bitki örtüsü sayesinde polifloral denilen bir çiçek balı üretimi açısından ülkemizde önemli illerden birisidir. 2024 yılı verilerine göre Bitlis’te 2 bin 225 ton bal üretimi gerçekleşmiştir. Türkiye’de bu haliyle 12’nci sırada yer alıyoruz. Kovan sayısı itibarıyla ise 5’inci sıradayız. Karakovan sayısıyla da Türkiye’de 1’inci sırayı teşkil ediyoruz. Bu tablo üreticilerimizin gayreti ve devletimizin sağladığı desteklerle tabii ki mümkün olabilmiştir" dedi. Geçtiğimiz yıl Bitlis Eren Üniversitesi ve Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleriyle Bitlis balının tescillendiğini de ifade eden Vali Karakaya, "Gururla ifade etmek istiyorum ki Bitlis balı artık coğrafi işaret almış bir baldır ve 2025 yılında Avrupa’ya ilk bal ihracatımızı da gerçekleştirmiş durumdayız. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımız ve diğer ilgili kurumlarımızın teşvikleriyle 181 projeye yaklaşık 340 milyon TL bir destek sağlamış bulunuyoruz. Bitlis balı dediğim gibi sadece bir ekonomik ürün değil, aynı zamanda doğamızın ve emeğinin de Bitlisli hemşehrilerimizin emeğinin de sembolüdür. Bildiğiniz üzere Bitlis merkezde, Hizan ilçemizde ve Mutki ilçemizde bal üretimi oldukça ön planda ve ülkemizde dünyanın en kaliteli ballarının üretildiği bir habitata sahip. Bu değeri oluşturan, yaşatan tüm arıcılarımıza, tüm birliklerimize yürekten teşekkür ediyoruz. Bal hasadımızın Bitlis’imize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Bütün arıcı kardeşlerimize hayırlı ve bereketli kazançlar diliyorum" diye konuştu. Bitlis Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Caner Güngördü ise, "Bu yıl da beklediğimizin biraz altında olmasına rağmen hasadımızı yaptık. Bereketli bir sezon. Bitlis balı binlerce tarihi olan bir baldır. Prolin değeri Türkiye’deki en yüksek ballardan birisidir. Karakovan balımız özellikle her zaman ödül alan en iyi ballar içindedir. Üreticilerimize hayırlı ve bol kazançlı bir hasad dönemi diliyorum" dedi. Bal üreticisi Güven Güngördü de bu yıl rekoltenin iklim şartlarından dolayı yüzde 30 oranında düştüğünü dile getirerek şunları ifade etti: "Bu sene 2025 yılında karakovan hasadı başladı. 2 bin 400 rakımlı Bitlis yaylalarında endemik bitki olan yerlerde, Bitlis karakovan balının hasadını gerçekleştiriyoruz. Bitlis balı prolin değeri yüksek, viskozitesi, kıvamı güzel, antioksidan değeri olan, çok değerli bir üründür. Bitlis karakovan balını marka değerine taşımak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Şu an Bitlis balının 2025 yılı hasadını yapıyoruz. Bu yıl rekolte geçen yıllara göre daha da iyi değil. İklim şartlarından dolayı yüzde 30 - yüzde 40’lık bir rekolte düşüklüğü var. Ama bu iklim değişikliği balın kalitesine iyi olarak yansıdı. Çünkü bal bu sene daha da kaliteli." Hasada Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, bazı kurum müdürleri ve Bitlis Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Caner Güngördü katıldı.
Yetki belgesiz ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan 113 kişiye 102 milyon lira ceza
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:56 Yetki belgesiz ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan 113 kişiye 102 milyon lira ceza Ticaret Bakanlığı, gerçekleştirilen inceleme ve denetimler neticesinde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen 113 gerçek ve tüzel kişiye toplam 102 milyon lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi ve tüketici mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla denetimler sürdürülüyor. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretinin güvenli bir ortamda sürdürülmesi, hizmet kalitesinin ve tüketici memnuniyetinin artırılması amacıyla bu alanda faaliyet gösteren işletmelerin Ticaret Bakanlığımızdan yetki belgesi alma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda bugüne kadar 79 bin 113 işletmeye ‘İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yetki Belgesi’ düzenlenmiştir" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada yürütülen düzenli inceleme ve denetimler neticesinde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen 113 gerçek ve tüzel kişiye toplam 102 milyon lira idari para cezası uygulandığı belirtilerek, "Yalnızca bu yıl içerisinde yetki belgesiz ticari faaliyette bulunduğu belirlenen toplam 217 gerçek ve tüzel kişi hakkında Bakanlığımızca uygulanan idari para cezası tutarı 174 milyon liraya ulaşmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak motorlu kara taşıtı ticaretinde hayata geçirdiğimiz düzenlemelerle kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması, haksız ticari uygulamaların ve tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi, adil ve güvenli bir piyasa yapısının güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarımız ve denetimlerimizi kesintisiz şekilde sürdüreceğiz" denildi.