EKONOMİ
ATO Başkanı Baran’dan vergi reformu çağrısı: "Sistemin bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" 10 Mayıs 2026 Pazar - 11:10:49 Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Vergi sisteminde sürekli değişikliğe ihtiyaç duyulmaması için, üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, yazılı bir açıklama yaparak, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni değerlendirdi. Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen teklif içerisinde üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve yabancı sermayeyi teşvik eden olumlu başlıklar bulunduğunu kaydederek "Üretimi ve yatırımı teşvik eden her adımı değerli buluyoruz. Özellikle sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalara sağlanan kurumlar vergisi indirimini olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz" dedi. Döviz ve altın girişini teşvik eden, varlık barışı dahil olmak üzere teklif içinde yer alan düzenlemelerin, etkisinin sınırlı ve kısa vadeli kalmaması için öncelikli olarak atılması gereken adımın vergi sisteminin bütüncül bakış açısıyla ele alınması olacağının altını çizen Baran, vergi sisteminin sürekli ve parça parça değişikliklerle yönetilmesinin hem mükellef hem de kamu açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi. Vergide ivedi olarak bütünsel bir reforma ihtiyaç duyulduğunu belirten Baran, "Vergi sisteminde yapılan her yeni düzenleme, sistemin başka bir alanında yeni bir başka ihtiyacın ortaya çıkmasına neden oluyor. Vergi sisteminde sürekli değişikliğe ihtiyaç duyulmaması için, üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Baran, iş dünyasının yatırım planlarını günlük ya da yıllık değil uzun vadeli yaptığını hatırlatarak, sürekli değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği zayıflattığını kaydetti. Vergide tek oran Türkiye’de halen yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu’nun 60 yılı aşkın süre önce hazırlandığını ve yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğradığını belirten Baran, bu durumun hem yatırım kararlarını zorlaştırdığını hem de mükellefler üzerinde ciddi bir uyum maliyeti oluşturduğunu söyledi. Baran, sık değişen mevzuatın vergi sisteminde öngörülebilirliği azalttığını kaydetti. Baran, yaklaşık 20 yıl önce önemli bir reform niteliği taşıyan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile kurumlar vergisi oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldüğünü ve Türkiye’nin bu sayede vergide rekabetçi ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Aradan geçen süreçte yapılan çok sayıdaki düzenleme nedeniyle sistemin yamalı bohçaya dönüştüğünü ifade eden Baran, bugün yüzde 18 ile yüzde 30 arasında değişen farklı oranların uygulandığı karmaşık bir yapının ortaya çıktığını söyledi. Dijitalleşmedeki kolaylıklar mükellefe de yansıtılmalı Vergi Usul Kanunu’nun da günün ekonomik gerçeklerine cevap vermekte zorlandığını ifade eden Baran, mevzuatta hala kağıt ortamındaki vergi sisteminin izlerinin bulunduğunu belirtti. Dijitalleşen ekonomi ve değişen ticaret yapısına dikkat çeken Baran, "Çağdaş vergi sistemlerinin temel unsurlarından biri olan mükellef haklarının daha güçlü bir şekilde mevzuata ve idari uygulamalara yansıtılması gerekiyor" dedi. E-haciz uygulamaları Kamu alacaklarının tahsiline ilişkin 6183 sayılı Kanun’un uygulamada mükellefler açısından önemli sorunlara yol açtığını belirten Baran, kamu alacakları nedeniyle borç tutarının üzerinde tüm banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin işletmelerin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirebildiğini söyledi. KDV sistemi sadeleşmeli KDV sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baran, uzun süredir devreden KDV sorununun iş dünyasının finansman yükünü artırdığını belirterek, "Birden çok oranda kullanılan, alışta ve satışta farklı oranlarda uygulanan KDV sistemi sadeleşmeli, iade süreçleri hızlanmalı ve işletmelerin üzerinde finansman baskısı oluşturan uygulamalar gözden geçirilmeli" dedi. Sade, güven veren, anlaşılır ve uygulanabilir bir yapı Vergi sisteminde sadeleşmenin önemine dikkat çeken Baran, mükellef haklarını esas alan, kayıt dışılıkla mücadelede güven veren, anlaşılır, uygulanabilir ve uyum maliyeti düşük bir yapının kritik önemde olduğunu belirtti. Baran, "Vergi sistemini, temel amacı yalnızca gelir toplamak olan bir yapı olarak düşünmekten ve böyle inşa etmekten vazgeçmeliyiz. Vergi sistemi üretimi destekleyen, yatırımı artıran, istihdamı koruyan ve rekabet gücünü yükselten bir yapı olarak yeniden inşa edilmelidir. Vergi tabanını genişleten, kayıt dışılığı azaltan, dolaylı vergilerin yükünü hafifleten, vergiye uyumlu mükellefi gözeten, aflara son veren kapsamlı bir reforma ihtiyaç var. Parçalı değişiklikler vergi ödeyenlere de devlete de uzun vadede fayda sağlamıyor. Ekonominin tüm çarklarını uyum içinde döndürmenin ve refah toplumuna gitmenin yolu vergide adaletten ve kapsayıcılıktan geçmektedir. Bilhassa kurumlar vergisinde yapılması öngörülen indirimin daha kapsayıcı olarak tüm mükellefleri ve faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tek oranlı bir sisteme dönüştürülmesi, vergi tekniği açısından zorunlu olanlar dışında tüm indirim, istisna ve muafiyetlerin kaldırılması en uygun adım olacaktır" diye konuştu. Reform sürecinde iş dünyası ile istişare Baran, reform sürecinde iş dünyasının görüş ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemine işaret ederek, kamu ile özel sektör arasında güçlü istişare mekanizmalarının, örneğin bir vergi reform komisyonunun oluşturulmasının Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını kaydetti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:16 Alaşehir’de 10 bin üreticiye 300 bin yerli fide desteği Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Alaşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında 10 bin üreticiye 300 bin yerli sebze fidesi dağıtıldı. Killik Mahallesi’nde düzenlenen törende konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Amacımız çiftçimizin ve köylümüzün çok daha iyi şartlarda yaşaması" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında Alaşehir’in Killik Mahallesi’nde fide dağıtım töreni düzenlendi. Törende üreticilere 100 bin domates, 100 bin biber ve 100 bin patlıcan fidesi olmak üzere toplam 300 bin fide dağıtıldı. Bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun yerel çeşitlerden seçilen fidelerle hem kadın emeğinin üretime katılması hem de yerel tohumların korunması hedefleniyor. Fide dağıtımı için Killik Mahallesi’ne gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, mahalle girişinde traktör konvoyları ve meşalelerle karşılandı. Vatandaşları traktör üzerinden selamlayan başkanlar, daha sonra üretici kadınlara fideleri teslim etti. Törende konuşan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, yerel çeşitlerin önemine dikkat çekerek, "Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle yerel çeşitlerimizi sizlerle buluşturuyoruz. Sizlerden ricam, bu ürünlerin tohumlarını üretmeniz ve bu mirası gelecek nesillere aktarmanızdır" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise kırsal kalkınmaya yönelik çalışmaları anlatarak, "Sizlere hizmet etmek bizim için bir onurdur. Kooperatiflere destek oluyor, sulama boruları döşüyor, sondajlar açıyor ve Ziraat Odalarımıza iş makineleri tahsis ediyoruz. Bugün ise 10 bin çiftçimize 300 bin fide ulaştırıyoruz. Bahçelerinizden bereketli ve doğal ürünler alın istiyoruz. Bizim tek amacımız Manisa’nın zenginleşmesi ve güzelleşmesi" ifadelerini kullandı. Programın ardından Başkan Dutlulu ve Başkan Öküzcüoğlu mahalle sakinleriyle sohbet ederek taleplerini dinledi, pazaryerini ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlara hayırlı işler diledi.
ADASO’da yeni Yerli Malı Tebliği tanıtıldı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:27 ADASO’da yeni Yerli Malı Tebliği tanıtıldı Adana’da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğinde düzenlenen programda, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren "Yeni Yerli Malı Tebliği" tanıtıldı. ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, yeni düzenleme ile suistimallerin önüne geçileceğini ve gerçek üretici kimliğinin ön plana çıkarılacağını vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanlığı ile ADASO tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantısında, yerli malı belgelendirme süreçlerindeki köklü değişiklikler ele alındı. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir dönemde yerli üretimin stratejik bir hamle olduğunu belirten ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, yerli malı belgesinin sadece bir evrak değil, ekonomik bağımsızlığın anahtarı olduğunu ifade etti. "Dijital doğrulama ile bürokrasi azalıyor" Yeni tebliğin şeffaflık ve teknoloji odaklı olduğunu belirten Başkan Kıvanç, "Dijital doğrulama ve veri entegrasyonu sayesinde bürokrasi azalırken güvenilirlik artıyor. Yerli katkı oranı hesaplamalarında daha hassas ve üretim gerçeklerini yansıtan kriterler getirildi. Ayrıca belgelendirme sonrası izlenebilirlik güçlendirilerek gerçek üretici kimliği ön plana çıkarılıyor. Bu belge, kamu ihalelerinde sağlanan yüzde 15 fiyat avantajının ötesinde, devlet desteklerinden yararlanma ve yerli üretim kapasitesinin tescili açısından kritik rol oynuyor" dedi. "Yerli ve ithal girdiler net biçimde ayrıştırılıyor" Toplantıda teknik detayları paylaşan Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın, düzenlemenin temel amacının Türkiye’nin üretim gücünü yapısal olarak artırmak olduğunu söyledi. Taşkın, "Yeni sistemde üretimde kullanılan tüm girdiler çok daha detaylı şekilde analiz ediliyor. Yerli ve ithal girdiler net biçimde ayrıştırılıyor; işçilik, elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerin yanı sıra fikri ve sınai mülkiyet hakları ile geri dönüşüm katkıları da hesaplamaya dahil ediliyor" şeklinde konuştu. "Çok katmanlı denetim mekanizması" Belgelendirme sürecinin artık çok daha sıkı denetlendiğini ifade eden Taşkın, "Başvuru süreci oda ve borsalar üzerinden başlıyor, teknik ve mali uzman incelemeleriyle devam ediyor. Ardından TOBB ve TESK onaylarının da dahil olduğu çok katmanlı bir değerlendirme mekanizması işletiliyor. Belirli eşik değerler ve raporlama zorunlulukları sayesinde hem standart sağlanıyor hem de suistimallerin önüne geçiliyor" ifadelerini kullandı. Toplantı, sanayicilerin yeni sisteme dair sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Şanlıurfa badem üretiminde Adıyaman ile yarışıyor
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:25 Şanlıurfa badem üretiminde Adıyaman ile yarışıyor Türkiye’de Antep fıstığının en çok yetiştirildiği il olan Şanlıurfa, badem üretiminde de adından söz ettirmeye başladı. Daha önce badem yetiştirilmeyen Şanlıurfa, şu anda Adıyaman’ın ardından ikinci sıraya yerleşti. Dünyada en çok badem üretilen ülkeler arasında ilk 5’te yer alan Türkiye’de 2025 yılı verilerine göre 126 bin 372 ton badem üretildi. Türkiye’de ise zirvede Adıyaman yer alıyor. Adıyaman’da geçen yıl yaklaşık 30 bin ton badem üretildi. Daha önce badem üretiminin yapılmadığı ve Türkiye’de en çok Antep fıstığı ağacının bulunduğu Şanlıurfa ise son yıllarda bademe yöneldi. Özellikle Hilvan ilçesindeki boş araziler, badem ağaçlarıyla dolup taştı. Bu da üretime yansıyarak Adıyaman’ın ardından 2’nci sıraya yükselmelerine neden oldu. Badem yetiştiriciliği yapılan alanı 70 bin dekara ulaşan Şanlıurfa, Mersin’i geride bırakarak ülkedeki badem yetiştirme alanının yüzde 10’una sahip oldu. Toplam 136 bin dekar alanda 1 buçuk milyonu meyve veren olmak üzere 2 buçuk milyon badem ağacının varlığı tespit edilen Şanlıurfa’da geniş ve verimli araziler üretim alanının her geçen gün artmasını sağlıyor. Kuru tarımdan badem üretimine Yaklaşık 22 bin dönümlük badem yetiştirme alanına sahip olan kırsal İlhan Mahallesinde, kuru tarım yerini tamamen badem üretimine bıraktı. Buğday, arpa, mercimek gibi hububat ürünlerinden yeterli verimi alamayan mahalleli, çözümü badem ekiminde buldu. Ağaçların yağış olmadan da yetişebildiğini söyleyen kırsal İlhan Mahalle Muhtarı Mahmut İlhan, "Yılbaşından bu yana birkaç defa kar yağdı. Neredeyse 25 santimetreye kadar yerde kar vardı. Ardından Şubat ayı yağışlı geçti. Mart ayı da yağışlı geçti. Şu anda Nisan ayındayız ve halen yağış devam ediyor. Yağışlar olmadığında, sulama olmadığında biz ağaç ekimine döndük. Ağaçlar masrafsızdır. Çok yağış olmasa da kendini yetiştirebiliyor, kendini kurtarabiliyor" dedi. Erken verim bademe yöneltti Badem yetiştiriciliği yapan Abdullah İlhan, "Bölgemiz, özellikle köyümüz kuru tarım olduğundan dolayı son zamanlarda arpa, buğday ve mercimekten, girdiler ve kuraklıktan dolayı bir verim alamıyoruz. Son 15-20 yıldır bizim köyde bahçe ekimi yapılmaya başlandı. Bizim köy 24 bin dönüm ve sadece 2 bin dönümünde bahçe ekilmedi, kuru tarım yapılıyor. Geriye kalan ise bahçeye döndü. En çok da badem ekildi. Badem ekilme sebeplerinden biri de erken verim elde edilmesidir" ifadelerini kullandı. Badem bahçeleri için arıcıları getiriyorlar Türkiye’deki birçok arıcıyı davet ettiklerini söyleyen kırsal Apaydın Mahalle Muhtarı Hüseyin Çakmak, "Bizim bu bölge susuz olduğu için buğday ve arpa ekimini bıraktık, badem ve fıstığa yöneldik. Şu anda Türkiye’de ilk 3’e girdiğimizi düşünüyorum. Suyumuz olmadığı için badem ve fıstığa yöneldik. Şu anda bizim Apaydın ve Çakmak kırsal mahalleri tamamen badem ve fıstık ağacı. Şu anda biz badem ekiyoruz. Badem için arı yetiriyoruz. İnşallah bundan sonra bademin sayesinde arıcı da olacağız. En iyi balı da bu bölgede üreteceğiz" diye konuştu.
Şanlıurfa badem yetiştiriciliğinde Adıyaman ile yarışıyor
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:23 Şanlıurfa badem yetiştiriciliğinde Adıyaman ile yarışıyor Türkiye’de Antep Fıstığının en çok yetiştirildiği il olan Şanlıurfa, badem yetiştiriciliğinde de adından söz ettirmeye başladı. Daha önce badem yetiştirilmeyen Şanlıurfa, şu anda Adıyaman’ın ardından ikinci sıraya yerleşti. İkinci sıraya yükseldi Dünyada en çok badem üretilen ülkeler arasında ilk 5’te yer alan Türkiye’de 2025 yılı verilerine göre 126 bin 372 ton badem üretildi. Türkiye’de ise zirvede Adıyaman yer alıyor. Adıyaman’da geçen yıl yaklaşık 30 bin ton badem üretildi. Daha önce badem üretiminin yapılmadığı ve Türkiye’de en çok Antep Fıstığı ağacının bulunduğu Şanlıurfa ise son yıllarda bademe yöneldi. Özellikle Hilvan ilçesindeki boş araziler, badem ağaçlarıyla dolup taştı. Bu da üretime yansıyarak Adıyaman’ın ardından 2’nci sıraya yükselmelerine neden oldu. Badem yetiştiriciliği yapılan alanı 70 bin dekara ulaşan Şanlıurfa, Mersin’i geride bırakarak ülkedeki badem yetiştirme alanının yüzde 10’unu eline geçirdi. Toplam 136 bin dekar alanda 1 buçuk milyonu meyve veren olmak üzere 2 buçuk milyon badem ağacının varlığı tespit edilen Şanlıurfa’da geniş ve verimli araziler üretim alanının her geçen gün artmasını sağlıyor. Kuru tarımdan badem üretimine Yaklaşık 22 bin dönümlük badem yetiştirme alanına sahip olan kırsal İlhan Mahallesinde, kuru tarım yerini tamamen badem üretimine bıraktı. Buğday, arpa, mercimek gibi hububat ürünlerinden yeterli verimi alamayan mahalleli, çözümü badem ekiminde buldu. Ağaçların yağış olmadan da yetişebildiğini söyleyen kırsal İlhan Mahalle Muhtarı Mahmut İlhan, "Yılbaşından bu yana birkaç defa kar yağdı. Neredeyse 25 santimetreye kadar yerde kar vardı. Ardından Şubat ayı yağışlı geçti. Mart ayı da yağışlı geçti. Şu anda Nisan ayındayız ve halen yağış devam ediyor. Yağışlar olmadığında, sulama olmadığında biz ağaç ekimine döndük. Ağaçlar masrafsızdır. Çok yağış olmasa da kendini yetiştirebiliyor, kendini kurtarabiliyor" dedi. Erken verim bademe yöneltti Badem yetiştiriciliği yapan Abdullah İlhan, "Bölgemiz, özellikle köyümüz kuru tarım olduğundan dolayı son zamanlarda arpa, buğday ve mercimekten, girdiler ve kuraklıktan dolayı bir verim alamıyoruz. Son 15-20 yıldır bizim köyde bahçe ekimi yapılmaya başlandı. Bizim köy 24 bin dönüm ve sadece 2 bin dönümünde bahçe ekilmedi, kuru tarım yapılıyor. Geriye kalan ise bahçeye döndü. En çok da badem ekildi. Badem ekilme sebeplerinden biri de erken verim elde edilmesidir" ifadelerini kullandı. Badem bahçeleri için arıcıları getiriyorlar Türkiye’deki bir çok arıcıyı davet ettiklerini söyleyen kırsal Apaydın Mahalle Muhtarı Hüseyin Çakmak, "Bizim bu bölge susuz olduğu için buğday ve arpa ekimini bıraktık, badem ve fıstığa yöneldik. Şu anda Türkiye’de ilk 3’e girdiğimizi düşünüyorum. Suyumuz olmadığı için badem ve fıstığa yöneldik. Şu anda bizim Apaydın ve Çakmak kırsal mahalleri tamamen badem ve fıstık ağacı. Şu anda biz badem ekiyoruz. Badem için arı yetiriyoruz. İnşallah bundan sonra bademin sayesinde arıcı da olacağız. En iyi balı da bu bölgede üreteceğiz" diye konuştu.
Finansal hizmetler güven endeksi Nisan ayında arttı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:21 Finansal hizmetler güven endeksi Nisan ayında arttı Nisan ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 8,2 puan artış kaydederek 167,3 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 146 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Nisan ayında FHGE, bir önceki aya göre 8,2 puan artış kaydederek 167,3 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile hizmetlere olan talebin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin güçlendiği, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin sınırlı zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise sınırlı arttığı gözlendi. Kârlılığa ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda kârlılıkta artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda kârlılıkta artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki döneme kıyasla zayıfladığı gözlendi. 2026 yılı Nisan ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 8,7, 0,1 ve 0,7 puanlık artış olduğu gözlendi.
Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:12 Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu. Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu. Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu. Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu. Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,3 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,1 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında yüzde 26,4, ulaştırma harcamalarında yüzde 25,6 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 48,2’lik artış görüldü. Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 23,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 25 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 43,1’lik artış görüldü. Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 57,7 ile ilk sırada yer aldı Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 34,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise yüzde 61,8 ile "yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 26 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 4,9 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Erzurum’da kayıtlı işsiz sayısı ise 23 bin 205
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:09 Erzurum’da kayıtlı işsiz sayısı ise 23 bin 205 Erzurum’da İŞKUR verilerine göre; kayıtlı işgücü sayısı 82 bin 781, kayıtlı işsiz sayısı ise 23 bin 205 olarak gerçekleşti. Vali Aydın Baruş, İŞKUR İl Müdürlüğüne bir ziyarette bulunarak İl Müdürü Abdulkadir Mutlu’dan kurum çalışmaları hakkında kapsamlı bir brifing aldı. ValiliK koordinasyonunda yürütülen çalışmalar doğrultusunda Erzurum’da istihdamın artırılmasına yönelik faaliyetler kararlılıkla sürdürülürken; 15 Nisan 2026 itibarıyla toplam 2 bin 538 vatandaşın işe yerleştirilmesi sağlandığı ifade edildi. Sosyal durum bazında; 861 engelli, 306 eski hükümlü, 2 TMY ve 22 bin 036 normal statüde olmak üzere toplam 23 bin 205 kayıtlı işsiz bulunurken; işgücü sayısı bin 921 engelli, 644 eski hükümlü, 2 TMY ve 80 bin 214 normal olmak üzere toplam 82 bin 781 olarak kaydedildi. Açık iş verilerine göre toplam 352 ilan ile 765 kişilik iş imkânı oluşturuldu; en fazla talep gören meslekler arasında müşteri temsilciliği 105, fırıncılık 50, satış danışmanlığı 25, fast food hazırlayıcılığı 23, garsonluk 21, beden işçiligi 2, temizlik görevliliği 17, ön muhasebe 16 ve kurye 14 yer aldı. Aktif işgücü programları kapsamında; 17 mesleki eğitim kursunda 490, 26 NİYEP programında 406 ve 45 işbaşı eğitim programında 243 vatandaş yer alırken programlar devam etti. Pasif işgücü hizmetleri kapsamında 2026 yılı ilk üç ayında; işsizlik ödeneğine 3 bin 41 kişi başvurdu, 849 kişi hak kazandı, 3 bin 167 kişiye ödeme yapıldı ve toplam 94 milyon 291 bin 947,79 TL ödeme gerçekleştirildi. Ayrıca yarım çalışma ödeneği kapsamında 21 başvuru, 19 hak sahibi, 43 ödeme ve 944.304 TL ödeme yapıldı. Erzurum genelinde 9 bin 188 işyerinde toplam 63 bin 807 çalışan istihdam edilmekte olup; işyerlerinin 8 bin 250’si 0-9 çalışan, 804’ü 10-49 çalışan, 134’ü ise 50 ve üzeri çalışan kapasitesine sahip. Çalışma ilişkileri kapsamında 32 şikâyetin 12’si sonuçlandırıldı, 20’sinin süreci devam etti. İş sağlığı ve güvenliği alanında 8 denetim gerçekleştirildi; ilgili mevzuatlar çerçevesinde toplam 7 işlemde 1.016.518 TL idari para cezası uygulandı. Mevsimsel tarım ve hayvancılık kapsamında 2 il içi, 7 il dışı olmak üzere muafiyet belgeleri düzenlendi.
DTO Başkanı Erdoğan: "Milli egemenliğimiz, ekonomik özgürlüğümüz ile taçlandı"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:04 DTO Başkanı Erdoğan: "Milli egemenliğimiz, ekonomik özgürlüğümüz ile taçlandı" Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, 23 Nisan mesajında ekonomik özgürlüğün tam bağımsızlık için şart olduğunu vurgulayarak, "TBMM’nin açılışını ve çocuklarımızın bayramını gururla kutluyoruz. Evlatlarımıza aydınlık bir gelecek kurmak için var gücümüzle çalışırken, başta Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz" dedi. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Erdoğan, mesajında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106’ncı yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutladıklarını belirterek, 23 Nisan’ın millet egemenliğinin ilan edildiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan ederek geleceğe verdiği önemi de tüm dünyaya gösterdiğini ifade eden Erdoğan, çocukların ülkenin yarınlarının teminatı olduğunu dile getirdi. Çocukların daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye’de yaşayabilmesi için çalıştıklarını kaydeden Başkan Erdoğan, "Geleceğimizin mimarı olan çocuklarımızın iyi eğitim alması, çağın gereklerine uygun şekilde yetişmesi ve milli değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmesi en büyük temennimizdir. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın bayramını, büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Denizli iş dünyası olarak çocuklarımıza daha güçlü ve aydınlık bir gelecek bırakmak için, durmadan ve yorulmadan var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. DTO Başkanı Erdoğan, mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunda emeği geçen ilk mebuslar ile İstiklal Harbi kahramanlarını rahmet ve minnetle anarak, tüm çocukların ve milletin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.
Ayvalık’ta 5 yılda bin kadın üretime katıldı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:03 Ayvalık’ta 5 yılda bin kadın üretime katıldı Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in eşi Canan Ergin, mahalle evleri aracılığıyla kadınların hem sosyalleştiğini hem de ürettiklerini kazanca dönüştürdüğünü belirtti. Ergin, "Belediyemiz hiçbir kâr amacı gütmeden kadınlarımıza satış noktaları açıyor, kursiyerlerimiz artık eğitmen oluyor" dedi. Ayvalık Belediyesi tarafından hayata geçirilen "Mahalle Evleri" projesi, ilçedeki kadınların hayatını değiştirmeye devam ediyor. 5 yıl önce başlatılan proje kapsamında kadınlar deriden keçeye, cam boyamadan sepet örücülüğüne kadar 26 farklı atölyede eğitim alarak üretime katılıyor. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in eşi Canan Ergin, projenin geldiği noktayı ve sağlanan başarıları paylaştı. Sıfır komisyon, maksimum destek Kadınların ekonomik özgürlüğünü desteklemek amacıyla satış noktaları oluşturduklarını belirten Canan Ergin, belediyenin bu süreçte tamamen gönüllü bir köprü görevi üstlendiğini vurguladı. Ergin, "Şu anda dört satış noktamız var. Cunda, Sarımsaklı, Atarabacılar Meydanı ve Gümrük önündeki bu noktalarda kadınlarımız ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. Belediye olarak biz hiçbir kâr amacı gütmüyoruz, yer, personel ve malzeme desteği sağlıyoruz. Satılan her ürünün geliri kuruşu kuruşuna kadınlarımızın cebine giriyor" dedi. "Kursiyerken Eğitmen Oldular" Projenin en büyük kazanımlarından birinin kadınların kişisel gelişimi olduğunu ifade eden Ergin, binden fazla kadının eğitim gördüğünü belirterek şunları söyledi: "5 yıl önce kursiyer olarak kapımızdan giren kadınlarımız, bugün yeni açılan mahalle evlerimizde eğitici olarak görev yapıyor. Bu bizim için gurur verici bir dönüşüm. Sadece ekonomik değil, sosyal anlamda da çok güçlendiler. Mahalle evlerimiz kadınlarımızın bir araya geldiği, sosyalleştiği ve ileriye dönük hayaller kurduğu güçlü birer çatı haline geldi." Çocuklar ve sanat unutulmadı Mahalle evlerinin sadece kadınlara değil, çocuklara da kapılarını açtığını dile getiren Ergin, 7 mahalle evinde resim, müzik ve okul hayatına destek sağlayan eğitici programlar yürütüldüğünü kaydetti. Atölye çeşitliliğine de değinen Ergin, deri, keçe, takı tasarım ve vitray gibi branşlarda üretimin kesintisiz sürdüğünü ifade etti. Canan Ergin, konuşmasının sonunda kadınlara sağlanan bu geniş imkanlar için Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’e tüm Ayvalıklı kadınlar adına teşekkürlerini iletti.
Denizli’de taşınan ailelere verilen destek 1,77 milyon TL’ye ulaştı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:03 Denizli’de taşınan ailelere verilen destek 1,77 milyon TL’ye ulaştı Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin Temmuz 2025’te başlattığı 10 bin TL’lik taşınma desteği, dar gelirli vatandaşların yükünü hafifletmeye devam ediyor. Uygulama kapsamında bugüne kadar yüzlerce aileye toplam 1 milyon 770 bin liralık nakdi destek sağlandı. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin halkın doğrudan cebine dokunan projelerine bir yenisini daha ekleyerek hayata geçirdiği taşınma desteği projesi bugüne kadar yüzlerce ailenin yüzünü güldürdü. Temmuz 2025’te uygulamaya konulan 10 bin TL’lik taşınma desteği, artan nakliye masrafları karşısında dar gelirli vatandaşların dayanağı oldu. Denizli il sınırları içerisinde taşınan ve ihtiyaç sahibi olduğu belirlenen yüzlerce aileye bugüne kadar toplamda 1 milyon 770 bin liralık destek sağlandı. Müracaatların www.denizli.bel.tr adresindeki "Başvurular" sekmesi veya https://apps.denizli.bel.tr/tasinmadestegibasvuru/ adresinden sürdüğü belirtilen sosyal destek projesine, taşınma tarihinden itibaren en fazla 3 ay içerisinde başvuru yapılması gerekiyor. Dertlere derman, yaralara merhem Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, her geçen gün artan yaşam maliyetlerine karşı her zaman halkın yanında olduklarını belirtti. Başkan Çavuşoğlu, "Denizli’de yaşayan hiçbir hemşehrimizin kendini kimsesiz hissetmemesi için çalışıyor, vatandaşlarımızın omuzlarındaki yükü bir nebze olsun hafifletmeyi amaçlıyoruz. Bu şehirde dertlere derman, yaralara merhem olmaya; dayanışma ruhunu büyüterek halkımızın her anında yanında durmaya devam edeceğiz" dedi.
Modern tarımın yeni adresi Bafra: Karadeniz’de başarı hikayesi yazılıyor
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:03 Modern tarımın yeni adresi Bafra: Karadeniz’de başarı hikayesi yazılıyor Karadeniz’de yüksek teknoloji ve modern tarım teknikleriyle yeni bir başarı hikâyesi yazılıyor. Samsun’un Bafra ilçesinde hayata geçirilen Sera Organize Tarım Bölgesi, büyük ölçekli yatırımı ve yenilikçi üretim modeliyle tarımda dönüşümün öncüsü oluyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bakanlığın yüzde 80 hibe desteğiyle hayata geçirilen Samsun Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi hakkında yaptığı paylaşımda, bölgenin 4 milyar liralık yatırım hacmiyle tam anlamıyla bir üretim üssüne dönüştüğünü vurguladı. Yumaklı, Karadeniz’de yüksek teknoloji ve modern tarım teknikleriyle yeni bir başarı hikâyesi yazıldığını ifade etti. Projenin tamamlandığında 800 bin metrekare üretim kapasitesine ulaşmasının hedeflendiğini belirten Yumaklı, yıllık 1,5 milyar liralık ekonomik katkı sağlanacağını aktardı. Bölgenin istihdama da güçlü katkı sunduğunu kaydeden Yumaklı, çalışanların yüzde 75’ini kadınların oluşturduğunu ve toplamda bin 500 kişiye iş imkânı sağlandığını dile getirdi. Topraksız tarım uygulamalarıyla yüksek verimin amaçlandığı projede, üretim süreçlerinin Sıfır Atık prensibi doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Yumaklı, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı bu modelle Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sunulduğunu söyledi.
Mersin’de üreticiye avokado fidanı ve destek dağıtımı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54 Mersin’de üreticiye avokado fidanı ve destek dağıtımı Mersin Büyükşehir Belediyesi, Anamur’da düzenlediği törenle üreticilere binlerce avokado fidanı ve bitki besleme ürünü desteği sağlayarak tarımsal üretimi artırmayı ve çiftçinin kazancını güçlendirmeyi hedefliyor. Tarımsal kalkınmanın önünü daha da açmak için çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, Tarsus’tan Anamur’a, Çamlıyayla’dan Toroslara, üreten herkesin yanında olmayı sürdürüyor. Fide, fidan, küçükbaş, büyükbaş, arı, yem, gübre, makine ve ekipman destekleriyle üretimin her aşamasında çiftçinin yanında olan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, üreticilerin takdirini topluyor. Son olarak Anamur’da ‘Avokado Fidanı ve Bitki Besleme Ürünü Dağıtım Töreni’ düzenleyen ekipler, 39 mahallede 153 üreticiye 4 bin 447 adet avokado fidanı ve bitkisel verimi artırmak için 383 üreticiye toplam bin 915 kilogram bitki besleme ürünü dağıttı. Yapılan törenle birlikte, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği 2019’dan bu yana, Anamur’da üreticilere toplamda 15 bin 666 adet avokado fidanı dağıtılmış oldu. Programda konuşan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’de tarımın planlı, programlı ve verimli olması adına, 2019 yılından itibaren hız kesmeden çalıştıklarını belirtti. Şahutoğlu, bölgelerin ihtiyacına yönelik çalışmaları, üreticilerin eşliğinde yürüttüklerini dile getirdi. Anamur, Aydıncık ve Bozyazı özelinde tropikal ürünler için destekte bulunduklarını kaydeden Şahutoğlu, "153 üreticimize 4 bin 447 adet avokado fidanı dağıttık. Böylece Anamur’da 2019 yılından bu yana, 15 bin 666 adet avokado fidanı dağıtmış olduk. Bu da yaklaşık 500 dönümün üzerinde bir alanı, avokado bahçesi haline getirmişiz demektir" ifadelerini kullandı. "Emeğin ve alın terinin daha güçlü hale gelmesini istiyoruz" Ürünlerin daha verimli olması ve avokado yetiştiriciliğinde yaşanan problemleri gidermek adına bitki besleme ürünü desteği de verdiklerini sözlerine ekleyen Şahutoğlu, amaçlarının, ürünleri katma değerli hale getirmek ve üreticilerin kazancını artırmak olduğunu vurguladı. Üreticilere, tarımsal desteklerin yanı sıra hayvancılık alanında da hayata geçirdikleri projelerle katkı sunduklarını dile getiren Şahutoğlu, bu projelerin de kendi içinde verimli bir döngü oluşturduğunu söyledi. Yetiştiricilere verilen canlı hayvan desteğini örneklendiren Şahutoğlu, "Her yıl 60 yetiştiriciye dağıttığımız 25 hayvanı, daha önceki yıllarda dağıtmış olduğumuz yetiştiricilerden tedarik ediyoruz. Böylece Büyükşehir Belediyesinin kasasından bir kuruş çıkmadan, proje kendi kendini döndürüyor" dedi.