EKONOMİ
MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 60 bin TL’lik promosyon müjdesi 14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:34:35 Manisa Büyükşehir Belediyesi iştirakleri MANULAŞ ve SPİLAŞ bünyesinde görev yapan çalışanları kapsayan banka promosyon anlaşması sonuçlandı. Halkbank ile yapılan protokol kapsamında 409 personele toplam 60 bin TL promosyon ödemesi yapılacağı açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Halkbank arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 55 bin TL nakit maaş promosyonu ile 5 bin TL bonus olmak üzere toplam 60 bin TL ödeme yapılacak. 31 ayı kapsayan promosyon protokolünün çalışanlara önemli bir ekonomik katkı sağlaması bekleniyor. Manisa Büyükşehir Belediyesinde düzenlenen imza törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Başkan Danışmanı Ferhat Fırat, Belediye-İş Sendikası Manisa Şubesi temsilcileri ve banka yetkilileri katıldı. İmza töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışanların emeğinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, "Şehrimiz için canla başla çalışan mesai arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığını en iyi şekilde almalarını sağlamak önceliğimizdir. Belediye-İş Sendikası ve Halkbank ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler neticesinde MANULAŞ ve SPİLAŞ şirketlerimizde görevli 409 personelimizi kapsayan 31 aylık promosyon protokolünü imzaladık. Toplamda 60 bin TL olarak belirlenen bu kazanımın tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Dutlulu, süreçte katkı sunan belediye yöneticilerine, sendika temsilcilerine ve banka yetkililerine teşekkür ederek, çalışanların yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:26 Bursa’da su faturalarına indirim 1 Haziran’dan itibaren geçerli olacak BUSKİ Genel Kurulu’nda hem su tarifesinde vatandaşın faturasında indirim sağlayacak kademe değişikliği, hem bakım bedellerinin kaldırılması hem de evsel katı atık toplama ve bertaraf bedellerinin de su faturalarından çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen BUSKİ Genel Kurulu’na, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri ve BUSKİ yöneticileri katıldı. Gündem maddelerinin görüşüldüğü genel kurulda, su tarifesi kademe değişikliği ile evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleriyle ilgili önerge de görüşüldü. Doğrudan görüşülen önergeler, verilen arada Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü. Aranın ardından önergeler oy birliğiyle kabul edildi. Alınan karara göre, eskiden 0-12 metreküp olan birinci kademe 0-15 metreküpe, 13-20 metreküp olan ikinci kademe 16-20 metreküpe çıkartılırken, 21 metreküp ve üzeri olan üçüncü kademe aynı kaldı. Ayrıca fatura kalemleri içerisinde yer alan bakım bedeli de kaldırılmış oldu. Öte yandan 1 Ocak 2026 tarihinde su faturalarına dâhil edilen ve BUSKİ tarafından tahsil edilerek ilçe belediyelerine aktarılan evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleri de faturalardan çıkarıldı. Alınan kararlar, 1 Haziran 2026 itibarıyla yapılacak endeks okumalarında geçerli olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 15 metreküpe kadar su kullanan kişi sayısının nüfusun 87’sine denk geldiğini açıkladı. Bunun da neredeyse Bursa’nın tamamına yakını olduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "15 metreküp kullanan bir kişiye, yapılan düzenleme ile yüzde 28 indirim sağlandı. Evinde daha az kişi olan, daha az tüketim yapanlara da yüzde 35 indirim sağlandı. Çok abartılı şekilde su kullananlar, 25 metreküp üzerinde tüketim yapanlara da yüzde 13 indirim yapıldı. Her 1 lira indirimin, 1,5 milyon abonesi olan kuruma 1,5 milyon lira maliyeti vardır. Tüm Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Bu, meclisin başarısıdır" dedi. Başkan Vekili Şahin Biba, su faturalarıyla ilgili her gün yüzlerce telefon aldığını söyledi. Vatandaşların bu konuda serzenişlerini de haklı bulduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Bir çalışma yaparak bununla ilgili bir düzenleme yaptık. Bundan sonra vatandaşlarımızın da tasarruf konusunda elini taşın altına koyması gerekir. Su, yalnızca günlük yaşamımızın bir parçası değildir. Aynı zamanda geleceğimizin en stratejik ve en hayati kaynağıdır. Dünyada ve ülkemizde yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklık ve artan nüfus suyun ne kadar kıymetli olduğunu bizlere güçlü şekilde göstermektedir. Artık suyu sınırsız bir kaynak gibi görme dönemi sona ermiştir" diye konuştu. Musluktan akan her damlanın arkasında büyük bir emeğin, maliyetin ve doğal kaynağın bulunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, su tasarrufunun sadece bireysel tercih olmadığını, toplumsal bir sorumluluk da olduğunu dile getirdi. Belediyelerin de altyapı kayıplarını azaltma, kaçak ve israfın önüne geçme, park ve bahçelerde verimli sulama sistemlerini yaygınlaştırma, vatandaşlarda su bilinci oluşturma görevleri bulunduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "Özellikle çocuklarımıza küçük yaşta suyun değeri anlatılmalı, eğitim ve farkındalık çalışmaları artırılmalıdır. Bugün alınacak tedbirler, yarın yaşanabilecek büyük su krizlerinin önüne geçecektir. Su meselesi yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir. Unutmayalım ki suyu korumak hayatı korumaktır" dedi. Tasarruf edilen her damla suyun, geleceğe bırakılmış en değerli miras olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yapılan her çalışmanın ana merkezinde su olması gerektiğini söyleyen Başkan Vekili Biba, "Bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyettir. Cenab-ı Allah’a hamdolsun. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir. Hiçbir zaman da olmayacaktır. Büyükşehir Belediyesi’nin gayretiyle oluşturulan düzenleme haricinde vatandaşlarımızın da tasarruf konusunu dikkate alması gerekir. Yaptığımız düzenleme vatandaşımızın cebine yansıyacak. Bir nebze rahatlatacak. Düzenleme, BUSKİ’nin sürdürülebilirliğini de dikkate alan bir düzenlemedir" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:35 Bursa’da su fiyatlarında ciddi indirim Bursa Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu’nda su fiyatlarında yüzde 28 ile yüzde 35 oranında indirim sağlandı. Başkan Bozbey’in tutuklanıp görevden el çektirilmesi ve Büyükşehir Belediyesi yönetiminin Cumhur İttifakına geçmesinin ardından önemli bir karar alındı. Bugünkü Buski genel kurulunda su fiyatları yüzde 13 ile yüzde 35 arasında indirim oy birliği ile kabul edildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba konuyla ilgili şunları söyledi; "Bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlememiz gerekiyor. Yaptığımız her çalışmanın ana merkezinde su olmalıdır. Evet, bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyette. Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Bizim yaptığımız düzenleme hem vatandaşın cebine yansıyacak, bir derece rahatlatacak hem de BUSKİ’nin, idarenin sürdürülebilirliğini dikkate alan bir düzenlemedir. Bursalıların yüzde 87’si 15 metreküp kadar su kullanıyor. 15 metreküp kadar su kullanan kişilerin sayısı, yani yüzde 87 oranında bir kullanım var. Bu da ne demektir? Neredeyse Bursa’nın tamamına tekabül ediyor. Yaptığımız düzenlemeyle ilgili kişiye gelecek olan indirim faturasına yansıyacak rakam yüzde 28’dir. Yüzde 50’si ise emeklilerimiz veya evinde daha az kişi sayısında olan insanlar. Bakın onların indirim oranı ise yüzde 35’tir. Çok abartı bir şekilde su kullananlar bile, 25 metreküpten bahsediyorum. Onların bile yüzde 13 indirim var arkadaşlar. Her bir liranın bir buçuk milyon abonesinde bir buçuk milyon maliyeti vardır. Benim söylediklerimin varını hesabını siz yapın." Ayrıca katı atık su ve bakım bedelleri de oybirliğiyle kaldırıldı.
Başkan Köksal Aras: "Sürdürülebilir kalkınma için uluslararası işbirliklerimiz devam ediyor"
21 Ekim 2025 Salı - 17:09 Başkan Köksal Aras: "Sürdürülebilir kalkınma için uluslararası işbirliklerimiz devam ediyor" Menteşe Belediye Meclisi Ekim Ayı Meclis Toplantısının 2. birleşimi Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezinde yapıldı. Meclis toplantısının açılışında konuşan Gonca Köksal Aras, Menteşe Belediyesinin AB, TUBİTAK, ERASMUS ve GEKA üzerinden devam eden proje çalışmaları ve Brüksel’de Avrupa Birliği temsilcileri ile yapılan temaslar hakkında meclis üyelerine bilgilendirme yaptı. Birleşmiş Milletler hedeflerine uygun projeler için görüşme yapıldı Başkan Köksal Aras Ekim ayı Meclis 2. Birleşiminin açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası bir ağ olan ICLEI’nin davetiyle Brüksel’de bir programa katıldıklarını ifade ederek, "Brüksel’de ICLEI Avrupa Ofisi ve Genel Müdürüyle çeşitli görüşmeler yaptık. Atık dönüşümü, yeşil enerji, karbon ayak izinin azaltılması, Akdeniz iklim kuşağında yaşanan kuraklık, orman yangınları gibi riskler karşısında nasıl politikalar üretilmeli ve neler yapılmalı konularında ortak projeler geliştirmek üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Birleşmiş Milletler hedeflerine uygun sürdürülebilir kalkınma modelleri, uygulanabilecek ortak projeler ve hayata geçen iyi örnekleri değerlendirdik" dedi. Avrupa Birliği temsilcileriyle temaslar Yurtdışı temaslarında Avrupa Birliği Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakçı ile görüştüklerini ve Avrupa Dayanışma Programı kapsamında Avrupa’daki projelere Menteşe Belediyesi’nin dahil olarak Muğla’nın görünürlüğünü Avrupa’da artırmakla ilgili görüşmeler yaptıklarını dile getiren Başkan Köksal Aras, "Temaslarımızda Brüksel Büyükelçimiz Barış Tantekin ile görüştük. Ayrıca Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte Amsterdam’da Avrupa Sosyalist Partisi (PES) Kongresi’ne de katılım sağladık" diye konuştu. Köksal Aras, "AB Destekli projelerimiz devam ediyor" AB destekli hibe programları ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini kaydeden Başkan Köksal Aras, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir gelecek için önemli bir adım olan Belediye Başkanları Sözleşmesi’nin imzalandığını ve TwinCities programı kapsamında Arnavutluk’un Elbasan Belediyesi ile eşleştiklerini belirterek, "Proje kapsamında 2025 yılının Mayıs ayında teknik ekibimiz Elbasan’a gitmişti. 3-6 Kasım’da da Elbasan Belediyesinden bir ekibi Muğla’mızda ağırlayacağız. Elbasan’dan gelen ekiple deneyim paylaşımı ve ortak projelerle ilgili görüşmeler yapacağız." şeklinde konuştu. Menteşe’de Naturel Enerji Ve Fonksiyonel Ekolojik Sistem Parkları Projesi Ülkemiz ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte olan ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı" kapsamında Menteşe Belediyesi tarafından sunulan projenin kabul edilmediğini belirten Başkan Köksal Aras, "Biliyorsunuz tüm parklarımızı arıtılmış suyla sulayan tek ilçeyiz şu anda. Parklarımızdaki aydınlatmanın tamamını güneş enerji sistemiyle gerçekleştirmek için de bir proje sunmuştuk. Eğer bu projemiz kabul edilseydi güneş enerji sistemiyle enerjimizi üretebilecek ve fark oluşturacaktık ama maalesef olmadı. Şimdi AB’nin finanse ettiği sıfır atık hibe programı ile cam atıkların toplanması, atık toplama merkezleri, cam kamyonu, cam kumbaraları talebimizi de Bakanlığa sunacağız. Mecliste bulunan diğer partilerimizin meclis üyeleri olarak sizler bizlere destek olursanız, işbirliği içerisinde gücümüzü ortaya koyarsak bunu başarabiliriz." diye konuştu. İklim Duyarlı Şehirlere Geçiş Projesi Menteşe Belediyesi liderliğinde TUBİTAK’a sunulan İklim Duyarlı Şehirlere Geçiş Projesi ile ilgili bilgi veren Başkan Köksal Aras, "Menteşe Belediyesi liderliğindeki projenin kentsel tasarım ve mobilite uzmanlığını İtalya’nın Venedik kentindeki LUAV Üniversitesi, veri modelleme ve akıllı mobilite analizi kısmını ise Çek Cumhuriyeti Çek Teknik Üniversitesi sağlıyor. Proje ile Menteşe’de e-bisiklet istasyonları kurulacak, çevresel sensörler, temiz enerji ve parklarda su geri dönüşümü sağlanacak. Ayrıca başvuruda bulunduğumuz 7 farklı ERASMUS projemizde de süreç devam ediyor" şeklinde konuştu.
Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’ndan istihdama büyük destek
21 Ekim 2025 Salı - 16:42 Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’ndan istihdama büyük destek Gölbaşı Belediyesinin, insan odaklı projelerinin en somut örneklerinden bir olan Kariyer Noktası, iş arayan vatandaşlara güncel iş fırsatlarıyla yardımcı olmaya devam ediyor. Gölbaşı Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Kariyer Noktası, iş arayan vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. İşverenle iş arayan arasında köprü olan Kariyer Noktası, vatandaşların eğitim, yetenek ve tecrübelerine uygun sektörlerde istihdam edilmesine aracılık ediyor. Gölbaşı Belediyesi, iş arayanla işvereni buluşturduğu bu sistemle işsizlik sorununa yerel çözümler üretmeyi amaçlıyor. İlçe sınırları içinde ve dışında faaliyet gösteren birçok firmayla iletişim halinde olan proje sayesinde bugüne kadar 275 vatandaş iş sahibi oldu. Kariyer Noktası birçok firma ile iş birliği içinde alım sürecini sürdürüyor. Vatandaşlar, Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’na başvurarak açık pozisyonlar ve firmalar hakkında detaylı bilgi alabiliyor, danışmanlık hizmetinden yararlanabiliyor. "Her bireyin emeği değerlidir" İşsizliğe karşı mücadele ettiklerini ifade eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Betonla, asfaltla, binalarla değil; vatandaşın hayatına nasıl dokunduğunuzla değerlendirilirsiniz. Gölbaşı Belediyesi olarak işsizliğe karşı mücadelemizi sadece istatistiklerle değil, birebir insan hikayeleriyle veriyoruz. Kariyer Noktası, tam da bu anlayışla hizmet veriyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar 275 vatandaşımızı iş sahibi yaparak sadece onların değil, ailelerinin de hayatına olumlu bir katkı sağladık. Her bireyin emeği değerlidir. Bu yüzden her bir hemşehrimizin potansiyelini ortaya çıkarmak, yeteneklerine uygun işlerle buluşturmak için çalışıyoruz. Bizim amacımız, Gölbaşı’nda kimsenin kendini yalnız hissetmemesi, kimsenin çarem yok dememesidir. İnsan odaklı hizmet anlayışımızla sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyoruz. Bu projeyi daha da geliştirerek, çok daha fazla vatandaşımıza ulaşacağız" dedi.
Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:31 Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, Türkiye’de pamuk fiyatlarının yaklaşık 4 yıldır yerinde saydığını belirterek, "Pamuk üreticisi desteklenmez ise pamuk, üretilemez hale gelir" dedi. 2025 yılı itibariyle pamuğun üretim maliyetinin kilogramda 35 TL şu anda 26-27 TL’ye alındığını kaydeden Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, "Üretici emeğinin karşılığını alamadığı için her geçen gün pamuk ekim alanları daralıyor" dedi. Son günlerde Aydın ve çevresinde etkili olan yağışların pamuğa olan zararı ile ilgili bir soru üzerine açıklama yapan Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, her ne kadar pamukta basit bir zarar neden olsa da genel itibariyle gerçekleşen yağışların çiftçi için sevinç kaynağı olduğunu belirtti. Yağışlardan dolayı pamuğun kalitesindeki düşünün yaklaşık 1 TL gibi fiyat düşüşüne neden olabileceğini ancak zeytin ve kestaneye çok faydası olduğunu belirten Kendirlioğlu, "Pamuk yukardan suyu yani yağmuru sevmez. Rutubet yağmurdan etkilenir. Kalite düşer, piyasa göre 1 lira gibi fiyat düşüşü olur ama herhangi bir sıkıntı olmaz. Daha önceki yıllarda Ekim ayı sonuna hatta Kasım ayı ortalarına kadar yağış olmazdı. Bu sene yağışlar Ekimde başladı. Esas bizim ana sıkıntımız fiyatlar. Şu anda pamuğun kilogram fiyatı 26-27 TL civarında. Bu 4-5 yıldır böyle . Bunun yanında pamuğun kilogramda 35 lira maliyeti var. Şu andaki fiyatlarla sürdürülebilir bir durum değil" dedi. Pamuk üretiminde yaşanan sıkıntı konusunda yetkililerin devreye girmesini beklediklerini kaydeden Başkan Kendirlioğlu, "Primle ilgili çalışmalar sürüyor. Yeni çıkan destekleme sisteminde primin verilip verilmeyeceği bile belli değil. Ancak çiftçi bu fiyatlarla para kazanmayı bırakın kredi borçlarını bile ödeyebilmesi mümkün değil. Şu anda 10 TL prim beklentisi var. Bu afaki görünebilir. Ancak eskiden prim sistemi ilk çıktığın 20 cent prim verilirdi. Bu da şu anki kur üzerinde hesaplandığında 16 TL’ye tekabül ediyor. Pamuk üreticisi ciddi sıkıntılara gebe. Bu nedenle acil çözüm bekliyoruz" dedi. "Pamuk üretim alanı 1 milyon dönümden 450 bin dönüme düştü" Pamuk fiyatlarındaki sıkıntılar yüzünden pamuk ekim alanlarının ve üretim miktarının her geçen gün daraldığını kaydeden Kendirlioğlu, "Daha önceki yıllarda 1 milyon dönüm alanda pamuk üretimi yapılırdı. Bu yıl 450 bin dönüm alan düştük. Önümüzdeki yıl da bu rakam 150-200 bin dönümlere düşer. Eskiden Karpuzlu, Çine, Bozdoğan ilçeleri pamuk üretim merkezi idi. Şu anda Söke, Germencik ve Efeler’de pamuk üretimi kaldı. Diğer ilçelerde üretim kalkıyor. 2 milyon ton işlenmiş pamuğa ihtiyacı olan ülkemizin önümüzdeki yıl bu ihtiyacı karşılama oranı yüzde yüzde 30-25’lere düşer. Çiftçimize verilmeyen prim başka ülkelerin çiftçisine gider" ifadelerine yer verdi.
Kırıkkale’de vatandaş odaklı milyonluk projelerle köylere hizmet sağlanıyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:26 Kırıkkale’de vatandaş odaklı milyonluk projelerle köylere hizmet sağlanıyor Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, 2025 yılı içinde İl Özel İdaresi tarafından 75 kilometre yol, 170 bin metrekare parke yol, 70 bin metre bordür çalışmasının tamamlandığını ve 41 yeni hizmet aracının filoya kazandırıldığını açıkladı. Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, 2025 yılı içerisinde İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, "önce insan" anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Vali Makas, hizmetlerin odağında vatandaşın olduğunu söyledi. Vali Makas açıklamasında, "’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için durmadan, yorulmadan çalışıyoruz. 2025 yılı içinde Kırıkkale’mizde 75 kilometre yol, 170 bin metrekare parke, 70 bin metre bordür çalışması tamamlandı. Ayrıca 41 yeni hizmet aracını da bünyemize katarak İl Özel İdaremizin hizmet gücünü artırdık. Bu çalışmalar, hem şehir merkezimizde hem de kırsal bölgelerimizde vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunma hedefimizin bir göstergesidir" diye konuştu. Yapılan çalışmaların sadece altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda vatandaş memnuniyetine dayalı bir hizmet anlayışını temsil ettiğini vurgulayan Makas, "Kırıkkale’nin her köşesine hizmet götürmeyi, vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmayı asli görevimiz olarak görüyoruz. Devletimizin tüm imkanlarını halkımız için seferber ediyoruz. Her bir hizmet, hemşehrilerimizin refahı ve geleceği içindir" ifadelerini kullandı. Vali Makas, "Kırıkkale’ye hizmet etmek bizim için bir görev değil, bir şereftir. Bu anlayışla, şehrimizin kalkınması ve halkımızın huzuru için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:08 Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifi Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında imzalanan Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü ile bölgede hayvancılık desteklenecek. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürü Osman Tomruk ve Bölge Müdür Yardımcısı Zafer Mısır tarafından imzalanan protokol ile çiftçilerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ilk etapta Tonya ilçesine 20 adet gebe düve, Maçka ilçesinde 36 çiftçiye 5’er adet olmak üzere toplam 180 adet yerli Karayaka koyunu verilmesi planlanıyor. Diğer ilçelerde hayvancılığı desteklemeye yönelik çalışmalar da devam ediyor. İmza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Çiftçilerimiz şehrimizin en önemli paydaşlarından biridir. Üreticimizi ve çiftçimizi her zaman destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz. Bu kapsamda Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğümüz ile önemli bir çalışmayı hayata geçiriyoruz. Amacımız bölgemizin kalkınmasında çok önemli gördüğümüz hayvancılığı sürdürülebilir kılmak. Ayrıca, hayata geçireceğimiz proje ile köyden şehre göçü engellemek ve gençleri hem üretimin hem de çiftçilik mesleğinin içerisinde tutmak istiyoruz. Hayvancılığın bitmesine müsaade etmemeliyiz. Bu nedenle el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz. Yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların çiftçimize olumlu yansıyacağına inancım tamdır" dedi. Başvuruda bulunacak vatandaşlar, örnek başvuru dilekçesi ile birlikte müracaatlarını yapabilecekler. Yerli Karayaka koyunu için başvurular Büyükşehir Belediyesi veya Maçka İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne, gebe düve için ise Büyükşehir Belediyesi veya Tonya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yapılabilecek. Destek kapsamında, gebe düve alımı için başvuru sahiplerinin üzerinde 4 ila 6 adet büyükbaş sağmal süt ineği bulunması gerekiyor. Destekten yararlanacaklar; öncelikle kadın yetiştiriciler ile 40 yaş ve altı erkek üreticilerden oluşacak. Yetiştiricilere temin edilecek olan gebe düveler yüzde 90 hibe olarak verilecek. Projeye başvuran vatandaşların değerlendirmesi, Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yapılacak.
Artvin’de üstün lezzet ödüllü Butko zeytininin hasadı başladı
21 Ekim 2025 Salı - 16:00 Artvin’de üstün lezzet ödüllü Butko zeytininin hasadı başladı Artvin’in Yusufeli ilçesinde yetiştirilen ve uluslararası alanda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini’nin 2025-2026 hasat sezonu başladı. İlk hasada Artvin Valisi Dr. Turan Ergün de katılırken, Demirkent köyünde düzenlenen hasat etkinliğinde katılımcılar bölgeye özgü toplama yöntemiyle merdiven yardımıyla zeytin ağacına çıkarak zeytinleri dalından tek tek topladılar. 2006 yılında Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Zeytinyağı Fuarı’nda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini, Çoruh Vadisi’nin mikroklima özelliği sayesinde Türkiye’nin farklı bölgelerinden yoğun talep görüyor. Yaklaşık 880 dekarlık alanda 25 bin zeytin ağacının bulunduğu bölgede, ağaçların boyları 8 ila 12 metre arasında değişiyor. Yüksek ağaçlardan zeytin toplamak için üreticiler merdiven kullanırken, toplanan zeytinler daha sonra sofralık ve yağlık olarak ayrılıyor. "Karadeniz’de alışılmadık bir ürün ama Artvin’in iklimi zeytine uygun" Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Yusufeli’nin zeytin üretiminde örnek bir bölge haline geldiğini söyledi. Vali Ergün "Yusufeli ilçemize bağlı Demirkent köyündeyiz. Bu bahçede nasıl bir emek var, görüyorsunuz. Her zeytin ağacının altı neredeyse bir ev temeli gibi taşlarla örülerek toprak çekilerek düzeltilmiş ve zeytin üretiliyor. Zeytin Karadeniz’de çok alışılmış bir ürün değil ama Artvin’in kendine özgü klimatik iklim özelliği taşıyan Çoruh Vadisi’nde bizim kendimize özgü Butko zeytini türümüz yer alıyor. Nusret Yazıcı’nın bahçesinden 2025-2026 yılı zeytin hasadını hep beraber başlatmış olduk. Türkiye’nin yaklaşık 9 milyon dekardan fazla bir alanda zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye, zeytin üretiminde dünyada da sayılı ülkelerden biri. Geçen yıl verim artışıyla birlikte 3 milyon 750 bin ton zeytin üretildi. Artvin’de 880 dönümlük alanda zeytin üretimi yapılıyor. Yaklaşık yüz dönümü burada, Demirkent’te gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 25 bin civarında zeytin ağacımız var. 550 ton civarında zeytin üretimi ve 66 ton yağ üretimi geçen yıl gerçekleşti. Bu yıl biraz daha rekolte düşük, yine 450-500 ton arasında bir üretim bekleniyor" dedi. "Butko Zeytini, Artvin’de altın değerindedir" Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise zeytinin bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayarak "Bir yıllık üretimi yaklaşık 500 tona yaklaşan zeytinimizi burada yerinde görme, zahmetini ve emeğini yerinde inceleme, geleceğe ve ekonomiye kazandırma adına sayın Valimizle birlikte burada hasat yaptık. Artvin’de, Yusufeli’nde zeytin altın değerindedir, çok kıymetlidir. Artvin Ticaret Borsası olarak bir hafta önce Artvin zeytininin fiyatlarını belirledik. Ayrıca Butko Zeytini ile ilgili bir ay önce coğrafi tescil çalışması başlattık. Artvin’de Butko Zeytini’nin en kısa sürede coğrafi tescilini almayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı"
21 Ekim 2025 Salı - 16:00 Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, artan sıcaklıklar ve azalan yağışların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılmasının ülke ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Akıncı, suyun sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda üretimin, istihdamın ve gıda güvenliğinin temelini oluşturduğunu söyledi. Türkiye genelinde ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan kuraklığın artık dönemsel bir sorun olarak değil, kalıcı bir gerçeklik olarak ele alınması gerektiğini belirten Akıncı, "İklim değişikliği artık kapımızda değil, evimizin içinde. Yağış rejimleri değişti, sıcaklıklar yükseldi, su kaynakları giderek azalıyor. Bu tablo, artık ‘doğal bir döngü’ değil, yapısal bir dönüşümün göstergesi. Bu nedenle suyun etkin yönetimi, üretim dengemizin korunması açısından hayati önem taşıyor" dedi. Gaziantep’in hem tarımsal üretim hem de sanayi açısından suya bağımlı olduğuna dikkat çeken Akıncı, "Fırat Havzası’ndaki her damla su, sadece tarımı değil; sanayiyi, ihracatı ve istihdamı da besliyor. Ancak barajlardaki düşen su seviyesi ve yeraltı sularının aşırı kullanımı tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Suyun planlı ve verimli kullanılmasının artık bir zorunluluk olduğunu kaydeden Akıncı, modern sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Damla ve yağmurlama sulama yöntemleriyle su kayıplarının azaltılabileceğini aktaran Akıncı, "Suyun her damlası, üretim ve gelecek için hayati bir değer. Bu nedenle suyu planlı ve verimli kullanmak artık bir seçenek değil, zorunluluk. Nitekim Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Su Yılı Raporu’na göre, Türkiye genelinde yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 26, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 29 altında gerçekleşti. Bu veriler, ülkemizin son 52 yılın en kurak dönemini yaşadığını ortaya koyuyor" dedi. Suyun stratejik bir değer olduğuna işaret eden Akıncı, devlet kurumları, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve çiftçilerin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Akıncı, "Suyu sadece tüketilecek bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir değer olarak görmek zorundayız. Çünkü her damla, üretimin, emeğin ve geleceğin teminatıdır" diye konuştu.
50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı
21 Ekim 2025 Salı - 15:37 50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında yatırımcılara sağlayacağı 50 milyon euroluk destek programı, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında anlatıldı. TKDK Gaziantep Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilen ve programın tüm detaylarıyla ele alındığı toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, "tarımın bir ülkenin sadece ekonomisinin değil, bağımsızlığının, güvenliğinin ve geleceğinin de teminatıdır" diyerek IPARD 3 Programının çok önemli fırsatlar sunduğunu ve pek çok sektörde yatırım yapan girişimcilere destek sağladığını belirtti. Yıldırım, "Bu program, hem üreticimiz hem sanayicimiz için yeni bir hareket alanı açılıyor. Program kırsal bölgelerimizde yeni işletmeler kurulmasını, istihdamı, üretimin daha modern ve sürdürülebilir hale gelmesini destekleyecek" dedi. Gaziantep çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiriyor "Gaziantep yalnızca kendi üretimiyle değil, çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiren bir merkezdir" Diyen Başkan Yıldırım, tarımsal sanayinin gelişmesinin sadece Gaziantep’in bölgenin de refahını artıracağını ifade etti. Yıldırım, "Tarım; sanayinin hammaddesidir, ticaretin itici gücüdür, istihdamın kaynağıdır. Kısacası, toprağa değer vermek, ülkenin yarınlarına yatırım yapmaktır. Gaziantep, üretim kültürünü topraktan sofraya taşıyan bir şehirdir. Biz, köklü üretim kültürümüzü ve girişimcilik ruhumuzu, tarımsal sanayi, hayvansal üretim, gıda sanayisi ve gastronomiyle birleştirerek benzersiz bir değer zinciri oluşturuyoruz. Türkiye’nin en güçlü hububat, bakliyat ve unlu mamuller sanayisine sahip şehriyiz. İhracatımızın en büyük payı bu sektörden geliyor. Bulgurdan bakliyata, undan makarnaya, yemden gıdaya uzanan bu üretim zinciri, hem ülkemizi besliyor hem de dünyanın dört bir yanına Gaziantep markasını taşıyor. Bugün tanıtımını yaptığımız IPARD 3 Programı’nın 10. Başvuru Çağrı Dönemi, bu zinciri daha da güçlendirmek için çok önemli bir fırsat sunuyor" şeklinde konuştu. TKDK Bölge Koordinatörü Harun Reşit Genç ise, "Geçtiğimiz yıl da yine bu destek programı için burada bir araya gelmiştik. O zamanlarda destek verdiğimiz herhangi bir proje yoktu fakat bugüne baktığımızda Gaziantep’te 5 projeyi desteklediğimizi görüyoruz. Yaklaşık 42 milyon TL’lik destek sağladık. Bugünkü toplantının asıl amacı da işleme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza sağlayacağımız destekleri anlatmak. Amacımız aklınızda herhangi bir soru işareti kalmaması. Başvuru sürecinde bilinmesi gereken her şeyi sizlerle paylaşmak ve olabildiğince işletmemize katkı sağlamak" ifadelerini kullandı. Toplantının devamında TKDK Gaziantep İrtibat Ofisi Sorumlusu Dr. Fırat Karaköy, IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında sağlanacak destekler hakkında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
"Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı"
21 Ekim 2025 Salı - 15:20 "Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı" İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması, bu yıl madenciliğin geleceği ve çevreyle uyumlu üretim modellerine odaklandı. Altın sponsorluğunu Yeniköy Kemerköy Enerji’nin üstlendiği ‘Sorumlu ve Sürdürülebilir Madencilik’ temalı etkinlik, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yetkililerini, akademisyenleri, öğrencileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması’nda sorumlu madencilik konuşuldu. İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen etkinliğe; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin, İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ve Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık katıldı. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen buluşma, madencilikte sürdürülebilirlik, yeşil enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik standartları ve çevresel rehabilitasyon konularına odaklandı. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ‘sorumlu ve sürdürülebilir madencilik’ anlayışını bilimsel ve uygulamalı örneklerle tartıştı. Madenciliğin geleceği gençlerle şekilleniyor Etkinliğe ev sahipliği yapan İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, "Madenler olmadan hayat olmaz. Ancak bu kaynakları çıkarırken toprağın üstünü de korumamız gerekiyor. Bugün burada öğrencilerimizle birlikte sürdürülebilir madenciliğin geleceğini tartışıyor olmak bizler için çok değerli. Bugün burada hem sektörün hem akademinin hem de öğrencilerin buluşması, madenciliğin geleceğini daha bilinçli ve sürdürülebilir bir temele taşıyacak" değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik boyunca öğrenciler, sektör temsilcileriyle birebir görüşerek staj ve kariyer fırsatları hakkında bilgi aldı. "Doğru bilgiyi paylaşmadan sürdürülebilir madencilik mümkün olamaz" Etkinlikte konuşma yapan Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Raporu’na değindi. Rapora göre, ‘dezenformasyon’ ve ‘yanlış bilgi’nin önümüzdeki dönemin en ciddi küresel riski olduğunu söyleyen Işık, "Zeytin taşıma faaliyetleri ile ilgili kamuoyunda çok ciddi bir dezenformasyon söz konusu. Zeytin taşınabilen bir ağaçtır. Sadece Türkiye değil, zeytin üretiminde önde gelen tüm ülkelerde zeytin taşıma sıklıkla başvurulan yöntemler arasında bulunuyor. Türkiye’de son 15 yılda zeytin ağacı varlığı yaklaşık iki katına çıktı. Böyle bir tabloda zeytin yok ediliyor demek gerçeği yansıtmamaktadır" dedi. Zeytin taşıma sürecini bilimsel yöntemlerle gerçekleştirdiklerini ve sürecin tüm akademik raporlarıyla kamuya açık ve şeffaf olduğunu belirten Işık, "Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmada, maden sahasındaki 151 zeytin ağacını bilimsel yöntemlerle taşıdık ve aynı bölgeye 300 yeni fidan diktik. Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın denetiminde yürütülen süreç, şu ana kadar sıfır fireyle ilerledi. Ayrıca Türkiye Tabiatını Koruma Derneği de tüm paydaşlar adına süreci şeffaf bir şekilde izleyip raporlayacak" diye konuştu. "Köyler yok olacak söylemi büyük bir dezenformasyon örneğidir" ‘Maden ruhsat alanı’ sınırı ve ‘kazı alanı’ kavramlarının farkına dikkat çeken Işık, "Milas’ta köyler ve insanlar yerlerinden edilecek şeklinde asılsız söylemler var. Bizim kazı alanımız, ruhsatlı maden sahamızın sadece yüzde 3,7 sini oluşturuyor. Köy merkezlerini etkileyecek, bölge halkını yaşadıkları yerlerden edecek bir maden kazı çalışması söz konusu değildir." "Gerçekleri anlatmak da sorumlu madenciliğin bir parçası" Sürdürülebilir madenciliğin maden açılmadan başlayıp maden kapatıldıktan sonra da devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan Işık, maden fakültesi öğrencilerine de önemli mesajlar verdi: "Bugün burada paylaşılan her bilimsel veri, dezenformasyona verilmiş bir cevaptır. Madencilik, bilim rehber edindiğinde tüm ekosistemle barışık olabilir. Mesleki kariyerinizde bilimin ışığından, şeffaf ve hesap verebilir olmaktan şaşmayın."