Son Dakika
|
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Mola verdikleri dinlenme tesisinde acı son: Yeğeninin cesediyle karşılaştı
Kağıthane’de kadın doktor avukat sevgilisinin evinin terasından düştü
Alkollü sürücünün çarptığı kadın ağır yaralandı
Kapadokya’nın bilinmeyen yüzü belgesele konu oldu
Heimlich manevrası 5 yaşındaki çocuğun hayatını kurtardı
Havadan çekilen görüntüler İstanbul'da çarpıcı ayrımı çizdi
Beşiktaş’ta şampiyonluk sonrası büyük çöküş
EKONOMİ
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49
Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı
Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11
Kuzey Ege zeytinyağında ortak akıl Ayvalık’ta buluştu
AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını tartıştı. "Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk" başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. "Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi" Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık Zeytinyağı’nın önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, "Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir" dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. "Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli" diye konuştu. "Premium marka oluşturmadan dünya raflarına giremeyiz" Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, "Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor Biz QR kod uygulamamız ile bunu gerçekleştirdik. Tüketicimizin ve markalarımızın hizmetine sunduk " dedi. Ayvalık’ta şu anda 33 markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, "Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz" ifadelerini kullandı. "Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak" Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu "zeytinyağının bankacılık sistemi" olarak tanımlayarak şunları söyledi: "Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak." Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. "Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek" dedi. Körfez’den Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, "Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak" dedi. "Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz" Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, "Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik" diye konuştu. "Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor" Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız" diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. "Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz" Körfez’de kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun dünyada sayılı örneklerden biri olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, "Dünyada lisanslı zeytinyağı deposu konusunda örnek çok az. Biz ilklerden biri olmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak" dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:48
Atakum Belediyesi Tarım Tesisi’nin temeli atıldı
Samsun Atakum Belediyesi Tarım Tesisi’nin temel atma töreni yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel tarımla uğraşan ailelere nefes aldıracak Atakum Belediyesi Tarım Tesisini hayata geçiriyor. Alanlı Mahallesi 3379. Cadde’nin bulunduğu mevkide inşa edilecek tesisin temel atma töreni, CHP Grup Başkan Vekili Hukukçu ve Ziraat Mühendisi Doç. Dr. Gökhan Günaydın’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Hayvancılıkla uğraşan ailelere yem kırma hizmeti sunacak tesiste, tohum eleme makinası ile çiftçinin daha kaliteli tohuma ulaşması ve birim alanda alınan verimin artırılması hedefleniyor. "Üreticiye geniş hizmet" 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü içeren haftada düzenlenen tören yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda konuşma yapan Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, "Belediyecilik yalnızca yol, kaldırım, park yapmak değildir. Belediyecilik, bu görevleri yaparken vatandaşın geçimine, üretimine, sofrasına ve emeğine de dokunabilmektir. 2025 yılı verilerine göre Atakum’da 160 bin dekardan fazla tarım arazimiz bulunuyor. Ne yazık ki bu arazilerin önemli bir kısmı bugün kullanılmıyor ya da tarım dışı kalmış durumda. Biz Atakum Belediyesi olarak, girdi maliyetlerinin, tohumun, gübrenin, mazotun üreticiyi zorladığı böyle bir dönemde çiftçimize sadece ’kolay gelsin’ deyip kenara çekilemeyiz. Elimizdeki imkânları üreticimizin hizmetine sunmak zorundayız. Temelini atacağımız Tarım Tesisi de bu anlayışımızın bir ürünüdür. Bu tesisle hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız için yem kırma hizmeti vereceğiz. Tohum eleme makinamızla çiftçimizin daha kaliteli tohuma ulaşmasına katkı sağlayacağız. Fındık üreticilerimiz için kurutma makinamızı sezonda hizmete alacağız. Ayrıca fındık kırma, kavurma ve paketleme bölümlerinden oluşacak işleme tesisimizi de hayata geçirmek istiyoruz. Çünkü üreticimizin ürünü yalnızca dalından toplandığı haliyle değil, işlenmiş ve değer kazanmış haliyle de kazanç sağlamalı. Çiftçimizin emeğinden çok daha fazlasını kazanmasını istiyoruz" dedi. "Yeni projeler kapıda" Başkan Türkel daha önce üreticilere fide ve fidan desteği sunduklarını belirterek, " Ata tohumu çalışmalarımızı, kanatlı aşılama hizmetlerimizi ve yem desteklerimizi sürdüreceğiz. Ayrıca Türkiye Belediyeler Birliği’nin desteğiyle kuracağımız sebze fidesi serasında üreteceğimiz fideleri vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtacağız. Böylece hem üretimi teşvik edecek hem de aile ekonomilerine katkı sunacağız. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğümüz ve Atakum Kent Konseyi proje ekipleri çalışmalarıyla İncesu Mahallesi’nde bulunan hayvan çiftliğimizde Bafra sakızı ırkı damızlık koyun üretimine başlıyoruz. Bu üretim çiftliğimizde çiftçilerimize ekonomik fiyatla damızlık sağlıklı koyunlar vermeyi amaçlıyoruz. Üretirsek başarırız, üretirsek kalkınırız" diye konuştu. "Faiz yükünde kurtuluyoruz" Başkan Türkel kentte en iyi hizmeti sunmak için kesintisiz çalışma sürdürdüklerini vurgulayarak, "Atakum’da çok uzun zamandır var olan yol sorunlarını biliyoruz. Taş parke tesisimiz maksimum kapasitede üretim sağlıyor. Fen işleri müdürlüğümüz ise günde ortalama 700 metrekare taş döşüyor. Ama yol sorunu o kadar büyük ki kendimiz üreterek sorunları bitiremeyeceğimizi biliyoruz. 2024 Ağustos ayında SGK’nın belediyelere iller bankası üzerinden yapmış olduğu kesintiler ve faizler nedeniyle çok zor günlerden geçiyoruz. Bürokratlarımız ile yapmış olduğumuz çalışmalarla eğitim araştırma ek bina ve taşınmazların devri ile ortalama borcumuzun yarısı kapatılıyor, diğer yarısınıda taksitlendirerek faiz yükünden kurtuluyoruz. Bununla birlikte hem personelimizin alacak sorununu çözmüş olacağız, hem de Atakumda yol sorun olmaktan çıkacak. Fen işleri müdürlüğümüz yapmış olduğu İhaleler ile 180 bin metre kare parke, 150 km sathi kaplama, 7500 metre kare asfalt yama için bismillah diyoruz" şeklinde konuştu. Programda konuşan CHP Grup Başkan Vekili Hukukçu ve Ziraat Mühendisi Doç. Dr. Gökhan Günaydın, "Bugün, Atakum Belediyesi Tarım Tesisinin açılışındayız. Bu son derece önemli bir adımdır. Hem belediye başkanımızı, hem belediye çalışanlarını, emekçilerimizi, tüm kardeşlerimizi gönülden kutluyorum. Emeklerinize sağlık. Çiftçi buradan kapasitesi ve sayısı artan makineleri belirli zamanda alarak tarlasını işleyebilmeli. O halde ortak makine parkını burada hayata geçirebilmeliyiz. Kaliteli tohumunu, yemini burada temin edebilmeli ki yükselen fiyatlara karşı çiftçimizi koruyabilmeliyiz. Atakum Belediyemizi bu güzel açılışından dolayı kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 16:16
Muğla’nın ihracatı Nisan ayında artış gösterdi
4
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
5
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:29
ŞMS Kopuz ve Bunge, yeni nesil özel yağ portföyünü tanıttı
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:07
Domaniç’te genç girişimcinin 2 dönümlük ahududu bahçesini ayılar talan etti
Kütahya’nın Domaniç ilçesinde genç girişimcinin hibe desteğiyle 3 yıl önce kurduğu 2 dönümlük ahududu bahçesi ayılar tarafından talan edildi. Domaniç’e bağlı bin 569 rakımlı Safa köyünde çilek ve patates üreticiliğinin yanından son yıllarda az sayıdaki genç girişimci, devlet desteği ile ürün çeşitliliğine giderek engebeli arazide ahududu yetiştirmeye başladı. Ancak bölgede ayıların ekili arazilerine zarar vermesi üzerine üreticiler üretim alanı çevresini elektrikli tellerle çevirdi ve hayvan kovucu ses bombaları yerleştirdi. Safa köyünde oturan genç girişimci Esra Yavuz, devlet desteği ile 3 yıl önce babasının çilek tarlasını ahududu tarlasına çevirdi. 3 yıllık bekleyişin ardından bu yıl fidanlar meyve vermeye başladı. İlk hasattan yüz kilo meyve toplayan Yavuz, ertesi günü tek başına gittiği tarlasında bir ayı ve yavrusu ile burun buruna gelince korkudan ne yapacağını şaşırdı. "3 yıllık emeğim boşa gitti" Tarlalarının etrafını dikenli tel ile çevirdiklerini, güneş enerjisi ile çalışan ve elektrik şoku veren sistem ve tüp gazla çalışan ses bombası düzeneği kurduklarını söyleyen Esra Yavuz, "Tarlamız köyden birkaç kilometre ötede köye yakın olduğundan korkmadan tarlaya tek başıma gidip geliyordum. Yine tarlama hasat için geldiğimde bir anne ayı ve yavrusu ile burun buruna geldim. Aşırı derecede ahududu yiyen ayıların karınları doyduğu için bana hiçbir tepki vermeden yavaş yavaş geldikleri yerden çıkıp gittiler. Köy çocuğuyum doğayla iç içe büyüdüm. Ancak bundan sonra tek başıma gelmem gelemem. Tüm tedbirlere rağmen ayılar nasıl tarlaya girdi anlayamadım. 2 dönümlük ahududu bahçemden ürün alamadım. 3 yıllık emeğim boşa gitti. Binlerce liralık zararım var, ama en azından canıma zarar gelmedi. Devletten destek bekliyorum" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:06
Antalya’da eylülde 7 bin 310 konut satıldı
Antalya’da eylül ayında 7 bin 310, Isparta’da 707, Burdur’da ise 366 konut satışı gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarak 150 bin 657 oldu. Bu satışların 7 bin 310’u Antalya’da, 707’si Isparta’da ve 366’sı Burdur’da gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışları ise eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 azalarak, bin 867 oldu. Bu satışlar toplam konut satışlarının yüzde 1,2’sini oluşturdu. Yabancılara en fazla konut satışı yapılan iller sıralamasında ilk sırayı 744 konutla İstanbul alırken, onu 557 konutla Antalya takip etti.
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:02
Tarsus’ta kadın üreticilere fidan desteği
Mersin’in Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, kadın üreticilere ’Enter Limon’ fidanı dağıtarak tarımsal üretimi ve kadın istihdamına destek mesajı verdi. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen programda kadın üreticilerle bir araya geldi. Etkinlikte ’Enter Limon’ fidanları kadın üreticilere dağıtıldı. Kadın üreticilere verilen fidanların kısa sürede yemyeşil ağaçlara dönüşmesi ve kentteki üretimin artması temenni edildi. Kadın üreticilerin emeğine ve kararlılığına dikkat çeken Başkan Boltaç, "Toprağa dokunan her el, Tarsus’un geleceğini yeşertiyor. Kadın üreticilerimizin gücüyle bu şehir büyüyor, bereket ellerinde filizleniyor. Bir kadın üretirse, bir şehir büyür, bir ülke güçlenir" dedi. Başkan Boltaç, bu projelerle kadın istihdamını artırmayı, gençleri üretime teşvik etmeyi ve Tarsus’u ‘bereketin ve üretimin başkenti’ haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:50
Karabük’te Eylül ayında 436 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarafından açıklanan konut satış istatistiklerine göre Karabük’te Eylül ayında 436 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Eylül ayına ilişkin konut satış istatistiklerini yayımladı. Buna göre, Türkiye genelinde Eylül ayında toplam 150 bin 657 konut satışı gerçekleşti. Batı Karadeniz illerinden Karabük’te Eylül ayında 333’ü ikinci el olmak üzere toplamda 436 konut satıldı. Bu satışların 66’sı ise ipotekli olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Aynı dönemde Zonguldak’ta ise 440’ı ikinci el olmak üzere 549 konut, Bartın’da ise 197’si ikinci el olmak üzere 288 konut satıldı.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:41
Antalya’da ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi
Antalya’da düzenlenen ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, üretilen gıdanın 3’te 1’i çöpe giderken, dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde düzenlenen "Tarım Gündem" programının konukları Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu ile Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü oldu. Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın sunduğu programda, 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle gıda üretimi, güvenli gıda, gıdaya erişim konuları gündeme geldi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, FAO’nun Dünya Gıda Günü’nün bu yılki temasını "Daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele" olarak belirlediğini belirterek, sadece gıdaya değil iyi gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin tarım potansiyelinin yüksek olduğunu ancak sürdürülebilirlik politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Manavoğlu, "Mesela su kaynaklarımızı bilinçsizce tüketiyoruz. Sulama sistemlerinde teknolojiyi yeterince kullanmıyoruz. Bu durum gelecekte gıda üretimimizi olumsuz etkileyecek" dedi. "Sağlıklı beslenme bir insan hakkıdır" diyen Manavoğlu, pandemi, iklim değişikliği ve savaşlar nedeniyle gıdanın öneminin daha fazla hissedildiğini, üretimin teşvik edilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti. "En çok tağşiş et ve süt ürünlerinde" Manavoğlu, gıda fiyatlarının artmasıyla gıdada taklit ve tağşiş oranın da arttığını söyleyerek, et ve süt ürünleri, zeytinyağı, çay ve baharatlarda taklit ve tağşişin yoğun olduğunu bildirdi. Manavoğlu, enerji içeceklerinde ilaç etken maddesi kullanımının insan sağlığını tehdit ettiğini, bunun da sık rastlanılan bir durum haline geldiğini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 8 bin gıda kontrol görevlisi bulunduğuna, bunun sadece 2 bin 500’ünün gıda mühendisi olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, "Gıda mühendisleri sahada daha fazla yer almalı ve denetimler daha sık ve etkin yapılmalı" dedi. "Gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor" Gıda israfının da büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Manavoğlu, "Ürettiğimiz gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor. İsrafı önlemeye kendimizden başlamalıyız. Soğuk zincirin kırılması, açık büfeler ve serpme kahvaltılar israfı artırıyor" dedi. Dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini, buna karşın dünyada yılda yaklaşık 1 milyar ton, Türkiye’de ise 30 milyon tona yakın gıdanın israf edildiğini belirten Manavoğlu, "Üretim var ancak dağılımda bir sorun var. Bu yüzyılda her dokuz insandan birinin yatağa aç girmesi utanç verici bir durum" diye konuştu. Manavoğlu özellikle çocukların yeterli beslenmesinin önemine vurgu yaparak, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasının geleceğe yatırım olacağını söyledi. "Tüketici kaliteye değil fiyata bakıyor" Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü, son dönemde tüketicinin alım gücünün ciddi şekilde azaldığını belirterek, "Tüketici artık kaliteye değil, fiyatı ucuz olana bakıyor, bütçesine uygun olana yöneliyor. Bu da merdiven altı ürünlerin artmasına neden oluyor" dedi. Gıda enflasyonunun yüksek olması nedeniyle taklit ve tağşişli ürün sayısının arttığını kaydeden Güllü, "Tüketici kaliteli sağlıklı gıdaya ulaşımda ciddi sıkıntı yaşıyor" dedi. Güllü, taklit ve tağşişli ürünlerle mücadelede tüketicinin aktif rol oynaması gerektiğini belirterek, şüpheli durumlarda ALO 174 Gıda Hattı ya da 0501 174 0 174 numaralı Whatsapp hattından bildirim yapılabileceğini hatırlattı. Gıda denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Güllü, "Gıda mühendisleri hiçbir baskı altında kalmadan çalışmalı, maaşlarını denetledikleri firmalardan değil kamu kaynaklarından almalı" dedi. Güllü, ekonomik şartlar zorlaştıkça tüketicilerin gıda mühendislerinin rehberliğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Üretici ile tüketici arasında fiyat farkı 10 kata çıktı" Üretici-tüketici arasındaki fiyat farkının 10 kata kadar çıktığını vurgulayan Güllü, "Üretici kazansa biz de yüksek fiyatlara razı oluruz. Ancak üretici kazanmadıkça üretimden vazgeçiyor. Üretim artmazsa gıdaya daha fazla para öderiz. Üretici mutlaka desteklenmeli, aracılar azaltılmalı" dedi. Etiket değişiklikleriyle tüketicinin mağdur edildiğini söyleyen Güllü, "Tavsiye edilen satış fiyatı" uygulamasının ambalajlı ürünlerde zorunlu hale getirilmesinin fahiş fiyatlarla mücadelede etkili olacağını ifade etti. "Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor" Gıda israfına da dikkat çeken Güllü, "Türkiye’de yılda yaklaşık 30 milyon ton gıda israfı yaşanıyor. Birçok insan açlık çekerken, gıdanın çöpe gitmesi gerçekten korkunç. Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor. Tabaklarımızı tüketeceğimiz kadar doldurmalıyız" dedi. "Coğrafi işaretli ürünler gıda güvenliğini sağlıyor" Coğrafi işaretli ürünlerin artırılması gerektiğini de vurgulayan Güllü, "Bu ürünler güvenli gıda konusunda önemli. Değerlerimize sahip çıkmalı, ürünlerimizi başka ülkelere kaptırmamalıyız" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:39
Bilecik’te konut satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30,4 oranında arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre; Bilecik’te 2025 Eylül ayında konut satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30,4 oranında arttı. TÜİK’ten edinilen bilgiye göre, Bilecik genelinde konut satışları 2025 Eylül ayında, 2024 Eylül ayına göre yüzde 30,4 oranında artarak 412 adet oldu. Bilecik’te konut satışlarında 2025 Eylül ayında konutların 180 adedi ilk defa (ilk el satış), 232 adedi ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Bilecik’te satışı yapılan 412 konuttan ipotekli satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 36,6 oranında artarak 56 adet, diğer satışlar ise yüzde 29,5 oranında artarak 356 adet olarak gerçekleşti. Bilecik’te ipotekli satış yapılan 56 konutun 16 adedi ilk satış, 40 adedi ise ikinci el satış oldu. Türkiye genelinde konut satışları 2025 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarak 150 bin 657 oldu.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:25
Deneyimlerini üniversiteli gençlerle paylaştı
Denizli İhracatçılar Birliği önceki dönem başkanı Buldanlı iş adamı Süleyman Kocasert, tecrübelerini üniversite öğrencileriyle paylaştı. Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu Dış Ticaret Programında öğrenim gören öğrencilere, Öğretim üyesi Doktor Cumali Erdemil’ in daveti üzerine " Kur Değişmelerinin Dış Ticarete Etkileri " konulu konferansa katılan iş adamı Süleyman Kocasert, iş dünyasında yaşanan gelişmeleri aktardı. Buldan Meslek Yüksek Okulu konferans salonunda düzenlenen konferansa, üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterirken, Kocasert öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Konferansın ardından Süleyman Kocasert’e Prof. Dr. Yıldıray Turhan tarafından plaket takdim edildi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:23
Samsun’da eylül ayında 3 bin 14 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Samsun’da 2025 yılının Eylül ayında 3 bin 14 konut satışı gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında 2 bin 623 konutun satıldığı kentte, konut satışlarında yüzde 15 artış yaşandı. TÜİK, Eylül 2025 konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre Samsun’da eylül ayında 3 bin 14 konut satışı yapıldı. Geçen yılın aynı ayında ise 2 bin 623 konut satılmıştı. Samsun’da satılan konutların 398’i ipotekli, 2 bin 616’sı ise diğer satış kategorisinde yer aldı. Satış türlerine göre değerlendirildiğinde Samsun’da ilk el konut satışları bin 255 adet olarak gerçekleşirken, ikinci el konut satışları bin 759 adet oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre Samsun’da ipotekli satışlar 293’ten 398’e yükselerek yaklaşık yüzde 36’lık artış, toplam satışlarda ise yüzde 15’lik artış kaydedildi. Konut satışlarında ikinci el konutlara olan talep bu ay da devam ediyor. Öte yandan, Türkiye genelinde eylül ayında toplam 150 bin 657 konut satışı gerçekleşti.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:17
İTO Başkan Avdagiç’ten "Çinli sitelerden alışveriş" açıklaması:
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Çinli Temu, Shein gibi sitelerden alışveriş bu kişilerin kendi ihtiyaçlarından çıkıp ticarileşmeye başladı, bu önemli bir tehlike. Teorik olarak hepsi şahsi ihtiyaç da olsa, buna bir önlem almak lazım. Burada gümrüksüz online alışveriş sınırı 30 euroya indirildi. Biz bunun sıfır euroya indirilmesini istiyoruz" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, küresel ölçekte gümrük politikalarıyla ilgili tartışmaların odağındaki Çin’le ticaret ve iş dünyasının gündemindeki konulara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Avdagiç, Çin’in önümüzdeki 15-20 yılda B2C (firmadan doğrudan tüketiciye) satışlarını, ihracatının yüzde 35-40’ına çekmeye çalıştığını ve bunun Türkiye için bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Avdagiç, "Çin’in ihracatı 3,5 trilyon dolar. Önümüzdeki 15-20 yılda ihracatı 5-6 trilyon dolara çıkacak. Bunun yüzde 35’ini yani neredeyse 2 trilyon dolarını direkt Çinliler dünyadaki tüketiciye satacak. Oradaki bütün katma değeri Çin alacak. Çin’den özellikle birtakım kimyasallarla, çocukların hoşuna gidecek aromalarla donatılmış kırtasiye malzemeleri geliyor. Tüccar ithalatçı olarak bunu yapsanız, hepsi gümrüğe takılır, Türkiye’ye sokamazsınız" diye konuştu. Çinli Temu, Shein gibi e-ticaret sitelerinden alışverişin şu anda bu kişilerin kendi ihtiyaçlarından çıkıp ticarileşmeye başladığını belirten Avdagiç, "Teorik olarak hepsi şahsi ihtiyaç da olsa, buna bir önlem almak lazım. Burada gümrüksüz online alışveriş sınırı 30 euroya indirildi. Biz bunun sıfır euroya indirilmesini istiyoruz" dedi. BYD’nin Türkiye’de yapacağı fabrika yatırımı Avdagiç, Çinli otomotiv şirketi BYD’nin Türkiye’de kuracağı otomobil fabrikasına ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, "Türkiye’de otomotiv ana sanayiine yönelik üretim yapan en etkin 500 firmanın bulunduğu bir dernek yönetimi olarak da bu işi yakından takip ediyoruz. Bu konuda şu anda ilk proje açıklandığında ortaya konan zaman tablosuna uygun bir süreç gözlemlemiyoruz. En latif bir yorum yaparsak, zaman planına uygun bir proje sürecinin şu anda hayata geçirilmediği yorumunu yaparız. Umuyoruz kısa bir zaman içinde yatırım için bir mesafe alınır" dedi.
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:04
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savunma harcamalarında 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenlik için 953 milyar lira olmak üzere toplam 2 trilyon 155 milyar lira ödenek öngörüyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savunma harcamalarında 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenlik için 953 milyar lira olmak üzere toplam 2 trilyon 155 milyar lira ödenek öngörüyoruz"
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:00
EPDK’dan kritik karar: Tüketicilere rekor tazminat geliyor
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), tüketicilerin elektrik kesintilerinden doğan haklarının korunması adına önemli bir adım attı. Hazırlanan yeni yönetmeliğe göre kesintiler ve ticari kalite işlemlerindeki eksiklikler nedeniyle elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin tüketicilere ödemesi gereken 1 milyar 610 milyon TL’lik tazminat ilgili abonelerin faturalarından düşülecek. 2 Ekim 2025 tarihli ve 13829 sayılı Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Yeni düzenlemeyle birlikte yıllık kesintiler, uzun süreli kesintiler ve ticari kalite işlemlerindeki eksiklikler nedeniyle oluşan tazminatlar artık doğrudan tüketicilerin faturalarından düşülerek ödenecek. Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin kullanıcılara ödemesi gereken toplamda 1 milyar 610 milyon TL’lik tazminat, herhangi bir başvuru gerekmeksizin hak sahiplerinin faturalarına yansıtılacak. Yeni sistem sayesinde tüketiciler, faturalarında tazminatın türü, toplam tazminat tutarı, faturada mahsuplaşılan miktar ve varsa sonraki aylarda mahsuplaşacak tutar gibi bilgilere ulaşabilecek. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, kararın hem tüketicinin korunması hem de hizmet kalitesinin artırılması açısından kritik bir adım olduğunu belirterek, "EPDK olarak vatandaşlarımızın haklarının zayi edilmesine izin vermeyiz. Kararımızın ilgili şirketler tarafından nasıl uygulandığını, ödemelerin zamanında ve eksiksiz yapılıp yapılmadığını yakından takip edeceğiz. Kurumumuzun aldığı bu karar, sektörün hizmet kalitesinin artırılmasına da büyük katkı sağlayacak" dedi. Kentsel dağıtım bölgesinde 10 saat, kentaltı dağıtım bölgesinde 11 saat ve kırsal dağıtım bölgesinde 12 saati aşan kesintilere ilişkin uzun süreli kesinti tazminatı hakkı doğuyor. 2025 yılında yürürlükte olan tazminat rakamları ise şöyle: "Anlaşma gücü 160 kVA altı olan mesken aboneleri için 554 TL, 160 kVA altı olan diğer aboneler için bin 107 TL, 160 kVA -630 kVA arasındaki kullanıcılar için 3 bin 323 TL, 630 kVA üzerindeki kullanıcılar için 6 bin 647 TL."
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:58
Malazgirt’te şeker pancar alımları devam ediyor
MUŞ (İHA) – Muş’un Malazgirt ilçesinde 2025 yılı şeker pancarı alım sezonu tüm hızıyla sürüyor. İlçede pancar üreticileri, hasat ettikleri ürünleri teslim etmeye devam ederken, yetkililer alım sahalarında incelemelerde bulundu. Malazgirt Pancar Şefi Ömer Alpago, Ziraat Mühendisi Şükrü Ünal ve bölge teknikerleri, pancar alım sahasını gezerek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer, bu yıl ilçede yaklaşık 120 bin ton pancar alımı hedeflediklerini belirterek, kampanya başlangıcından bu yana yaklaşık 60 bin ton pancarın alındığını ifade etti. Ayrıca alınan pancarların 30 bin tonunun Ağrı Şeker Fabrikasına gönderildiği açıklandı. Yetkililer, üreticilere teşekkür ederek alım sürecinin sorunsuz bir şekilde sürdüğünü, hedeflenen miktara ulaşmak için çalışmaların aralıksız devam edeceğini vurguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder