EKONOMİ
Haksız fiyat artışı yapan işletmelere 389 milyon lira ceza uygulandı 17 Mayıs 2026 Pazar - 09:55:56 Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından haksız fiyat artışı yapan bin 258 işletmeye 389 buçuk milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen 4 ayrı toplantıda, piyasada adil rekabet ortamını ve tüketici refahını bozucu nitelikteki uygulamalara ilişkin inceleme ve denetimlerde bulundu. Bu kapsamda bakanlıktan yapılan açıklamada denetimlere ilişkin, "Temel gıda ve tüketim ürünlerine yönelik yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen 13 işletmeye toplam 9 milyon 643 bin 310 lira, ekmek ve simit ürünlerine ilişkin denetimlerde tarifeye aykırı uygulamalarda bulunduğu belirlenen 75 işletmeye toplam 12 milyon 953 bin lira, yabancı menşeli e-ticaret pazar yerlerine yönelik ithalat kısıtlamaları sonrasında yerel e-ticaret platformlarında gerçekleşen fiyat artışlarına ilişkin denetimlerde 840 işletmeye toplam 151 milyon 718 bin 280 lira, meyve ve sebze fiyatlarında meydana gelen olağanüstü artışlara yönelik inceleme ve denetimler sonucunda 330 işletmeye toplam 215 milyon 115 bin 676 buçuk lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Böylelikle, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından 2026 yılı içerisinde toplam bin 258 işletmeye, fahiş fiyat artışı nedeniyle 389 milyon 430 bin 962 buçuk lira tutarında idari para cezası uygulanmıştır" ifadeleri kullanıldı. "Tüketicilerimizin mağduriyetine yol açabilecek her türlü uygulama titizlikle incelenmektedir" Bakanlık olarak, vatandaşların ekonomik menfaatlerini korumaya ve adil ticaret düzenini muhafaza etmeye yönelik faaliyetlerinin sürdürüleceği vurgulanan açıklamada, "Özellikle yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; alışveriş merkezleri, zincir marketler ile gıda ve bayramlık ürün satışı gerçekleştiren perakende işletmeler, vatandaşlarımızın seyahatlerini gerçekleştirdikleri otogarlar, toptan satış merkezleri, Ticaret Bakanlığımızın yakın takibi altında bulunmakta olup, tüketicilerimizin mağduriyetine yol açabilecek her türlü uygulama titizlikle incelenmektedir. Gerçekleştirilen denetimlerde mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere yönelik gerekli idari yaptırımlar, mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde kararlılıkla uygulanacaktır" denildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:47 Sosyal medya üzerinden verilen gayrimenkul ilanlarına dikkat ELFİ Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Artık EİDS sistemiyle sahte kira ve satış ilanları paylaşmasının önüne geçiliyor. Ancak, vatandaşlarımız sosyal medya mecraları üzerinden yayınlanan ve yetki belgesi olmayan kişilerin gayrimenkul ilanlarına dikkat etmeli" dedi. ELFİ Gayrimenkul, Nilüfer ilçesi Balkan Mahallesi’nde 4. şubesini düzenlenen törenle hizmete açtı. Açılışa iş dünyası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan ELFİ Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, yeni şubenin Bursa’ya ve sektöre hayırlı olmasını dileyerek, büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Gayrimenkul sektöründe güvenli ticaretin önemine dikkat çeken Aydemir, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ile birlikte sektörde önemli bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Aydemir, "Artık dolandırıcıların sosyal medya üzerinden sahte kira ve satış ilanları paylaşmasının önüne geçiliyor. EİDS sistemiyle vatandaşlarımız daha güvenli bir şekilde işlem yapabilecek. Bu gelişmeden dolayı mutluyuz. Ancak son aylarda insanlar taşınmaz numaralarla doğru ilan girişleri yapmıyor. Bu da müşterilerin dolandırılmasına neden oluyor. Bu tarz durumlarla karşılaşan vatandaşların mutlaka bakanlıklara şikayet etmelerini tavsiye ediyoruz. Sosyal medya mecraları üzerinden yayınlanan ilanların da gözden geçirilmesi gerekiyor. Yetki belgesi olmayan kişilerin de sosyal medyadan gayrimenkul pazarladığını görmekteyiz. Bakanlığımızın da bu konu hakkında çalışma yapmasını temenni ediyoruz" dedi. Açılışa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı da katılarak yeni şubenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Program, kurdele kesimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:38 Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi’nden Vali Aydın Baruş’a ziyaret Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Dikel ve kooperatif yönetim kurulu üyeleri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u ziyaret ederek Akdağ Sanayi Sitesi’nin proje çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ziyarette, Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Dikel tarafından kooperatif çalışmaları ve sanayi sektörüne yönelik değerlendirmeler paylaşıldı. Başkan Dikel, sanayi sitesinin mevcut durumu, yürütülen çalışmalar ve geleceğe yönelik projeler hakkında istişarelerde bulunurken, projenin görsel çalışmasını da Vali Baruş’a takdim etti. ‘Erzurum’a önemli istihdam sağlayacak’ Vali Aydın Baruş, nazik ziyaretlerinden dolayı Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Dikel ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. Vali Baruş, "Sanayi siteleri ve Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), şehirlerin üretim gücünü ve istihdamını ayakta tutan en kritik yapı taşlarıdır. İl valiliklerinin vizyoner projeleri ve yerel yönetimlerin destekleriyle planlanan bu bölgeler, kentlerin ekonomik omurgasını oluşturuyor. Erzurum’un en büyük yatırımlarından biri olan Akdağ Sanayi Sitesi Projesi, şehrimize önemli bir istihdam imkânı sağlayacaktır. Yönetim Kurulu Başkanı Salih Dikel’e ve yönetimine bu önemli projeye sundukları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum" dedi. "Doğu Anadolu’nun örnek sanayi sitesi olacak" Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Dikel ise proje detaylarına ilişkin bilgi vererek, "Öncelikle Erzurum’a desteklerini hiçbir zaman eksik etmeyen muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, bakanlarımıza ve milletvekillerimize müteşekkiriz. Sanayi sitesi inşaat alanımız 1 milyon 200 bin metrekare büyüklüğünde. İnşallah bu alanda 900 adet, 400 metrekare büyüklüğünde dükkân, çevre düzenlemesi, yeşil alan, ağaçlandırma ve sosyal tesisler hayata geçirilecek. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ve örnek sanayi sitesi olacak" diye konuştu.
Avrupa’da Kayseri’ye yatırım zirvesi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:32 Avrupa’da Kayseri’ye yatırım zirvesi Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) tarafından 2 Kasım’da Köln’de düzenlenecek toplantıda; Kayserili yatırımcılar Türkiye’den gelen parlamento ve uzman heyetinin açıklamalarını dinleyip yatırım fırsatlarına ilişkin sorularını yöneltecek. Avrupa Kayserili İşverenler Birliği, 2 Kasım 2025 Pazar günü saat 13.de Köln Maritim Otel’de ’Kayseri’ye Yatırım Fırsatları ve Devlet Destekleri’ başlıklı önemli bir ekonomi zirvesi düzenliyor. Toplantıya Türkiye’den Kayseri KOSGEB Bölge Müdürlüğü uzmanı İhsan Yapar ile AK Parti Kayseri Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi Murat Cahid Cıngı katılacak. Yapar; devletin yurt dışı yatırımcılara sunduğu en son çıkan, teşvik, hibe ve destek programlarını anlatacak; ardından iş insanlarının sorularını yanıtlayacak. Milletvekili Cıngı ise Kayseri’deki turizm ve yatırım alanları hakkında bilgi verecek, yatırımların devlet düzeyinde yardımcı be takipçisi olacağını ifade edecek. Avrupa Kayserililer Birliği Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar; "Birliğimiz kurulduğu günden bu yana birçok sosyal projeye imza attı. Şimdi Kayseri’ye yatırım zamanı, doğduğumuz topraklarla helalleşme vakti. İlkini düzenleyeceğimiz bu toplantıda Kayseri’ye yatırım yapmak üzere Avrupa’daki Kayserili iş insanlarımızın sorularını Kayseri’den gelen yatırım uzmanları ve KOSGEB uzmanı yanıtlayacak. Aynı şekilde milletvekili, Murat Cahid Cıngı da bazı spesifik yatırımlar konusunda başta turizm olmak üzere bilgi verecek, bu toplantıları düzenli periyotlarla değişik başlıklar altında sık sık yapacağız" dedi.
Kadın eliyle yeşeren tarım: Bafra Sera OTB, yıllık 1,5 milyar liralık katkı sunacak
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:14 Kadın eliyle yeşeren tarım: Bafra Sera OTB, yıllık 1,5 milyar liralık katkı sunacak Tarım ve Orman Bakanlığı, kadın istihdamını merkeze alan ve yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira ekonomik katkı sağlaması beklenen Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesini duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi’nde (OTB), entegre bir tarımsal üretim modeli hayata geçirildiğini açıkladı. Yenilenebilir enerji kullanımının artırılması hedefiyle yürütülen projede, kadın istihdamı da öncelikli olarak destekleniyor. İstihdamın yüzde 80’i kadın çalışanlardan oluşacak Paylaşımda aynı zamanda Bafra Sera OTB’de topraksız domates ve çilek üretimi ile modern tarımın yeni merkezi oluşturulması planlandığı, bugün itibarıyla 120 bin metrekarelik alanda aktif üretim gerçekleştirilirken, 240 bin metrekarelik sera inşaatlarının devam ettiği belirtildi. Tam kapasiteye ulaşıldığında ise bin 500 kişiye istihdam sağlanması ve istihdamın yaklaşık yüzde 80’inin kadın çalışanlardan oluşturulacağı bildirildi. Ekonomiye yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira katkı Kadın çalışanların iş-yaşam dengesini desteklemek amacıyla OTB alanında anaokulu hizmeti de sunulacak. Tüm süreçler, sıfır atık yaklaşımı ve yenilenebilir enerji sistemleri çerçevesinde Yeşil OTB kriterlerine uygun olarak yürütülecek. Bafra Sera OTB’nin ekonomiye yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira katkı sağlaması bekleniyor. "Üretimi güçlendiren ‘Organize Tarım Bölgeleri’mizi hayata geçirmeye devam edeceğiz" Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: "Tarımın vizyonu yeşil dönüşümle şekilleniyor. Enerji verimliliği, sıfır atık prensibi ve çevre dostu teknolojilerle kurulan Bafra Sera OTB, sürdürülebilir üretimin üssü olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kadın istihdamını merkeze alan, üretimi güçlendiren ‘Organize Tarım Bölgeleri’mizi hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Soğuk hava dünyanın en pahalı baharatında erken çiçek açtırdı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:46 Soğuk hava dünyanın en pahalı baharatında erken çiçek açtırdı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen safran, havaların erken soğumasıyla çiçek açmaya başladı. Yaz mevsiminin kurak geçmesinin ardından ekimine geç başlanan ve fiyatı nedeniyle "dünyanın en pahalı baharatı" olarak adlandırılan safran bitkisi, hava sıcaklıklarının istenilen seviyede olması dolayısıyla beklenenden erken çiçek açtı. Gıda, ilaç, kozmetik gibi birçok alanda kullanılan, 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip olan, Bizans döneminde Batı Anadolu’da ticareti yapılan, Osmanlı döneminde de önemini koruyan safranı erken çiçek açması üreticileri sevindirdi. Ağustos ayında ekimi yapılırken, ekim-kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde toplanan safran kanser, öksürük, astım, bronşit, cilt, bağışıklık, hormon bozukluğu gibi hastalıklara iyi geliyor. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından coğrafi işaretle tescillenen ’milli bitki’ ilçe turizmine de katkı sağlıyor. Yukarıçiftlik köyünde 25 dönüm alanda üreticilik yapan İsmail Yılmaz İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, yazın kurak geçmesi nedeniyle safran soğanı dikimini geç yaptıklarını belirtti. Yılmaz, havanın soğuması ve yağışla birlikte safranda çiçeklenmenin başladığını ifade ederek, "Bu hafta itibarıyla çiçeklerimizi toplamaya başladık. Tahminim Kasım ayının 15’ine kadar çiçeklenme devam eder" dedi. Önümüzdeki hafta düzenlenecek olan Safran Festivali ile birlikte hem yurt içinden hem yurt dışından on binlerce vatandaşın safran tarlalarını ziyaret edeceğini düşündüklerini kaydeden Yılmaz, rekoltenin güzel olacağını söyledi. Yılmaz, kilosu 450 bin TL’den satılan safranın yeni fiyatının rekolteye göre sezon sonunda belli olacağını dile getirdi.
GSO’da iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemi konuşuldu
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:38 GSO’da iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemi konuşuldu Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Güney ve Güneydoğu Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (GÜNSİFED) ev sahipliğinde, UN Global Compact Türkiye tarafından "Dönüşümün Gücü: İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu" buluşması gerçekleştirildi. UN Global Compact Türkiye-Gaziantep Buluşması, iş dünyasının geleceğini şekillendiren önemli sürdürülebilirlik başlıklarını gündeme taşıdı. Sürdürülebilirlik stratejilerinin nasıl geliştirileceği, değer zincirlerinde çevresel etkinin nasıl azaltılacağı, KOBİ’lerin yeşil dönüşümünün hangi finansal modellerle desteklenebileceği ve sektörlerin 2030 vizyonlarının nasıl oluştuğu etkinliğin ana odak noktaları arasında yer aldı. Şirketler ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, UN Global Compact Türkiye’nin sunduğu program, araç, kaynak ve platformlarla iş dünyasını sürdürülebilirlik yolculuğunda nasıl desteklediği de aktarıldı. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı E. Ferhan Sağım, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında, iş dünyasında, toplumsal yaşamda ve doğaya dair her alanda sürdürülebilirlik projelerine olan ihtiyacın her zamankinden daha fazla olduğunu vurguladı. Sağım, "Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler, insanı ve çevreyi merkeze alarak, teknolojiyle birlikte ‘Üçüz Dönüşüm’ mottosuyla çalışmalar yürütüyoruz. Çevreyle uyumlu üretim ve her alanda yeşil dönüşümü başarmak, dijitalleşme ve teknolojiyle bunu desteklemek, nitelikli insan faktörü ve cinsiyet eşitliğini gözeterek her alanda sürdürülebilirliği sağlamak zorundayız. AB Yeşil Mutabakatı kriterleri çerçevesinde, üretim ve ihracatımızın sürdürülebilirliği de yürüteceğimiz çalışmalara bağlıdır. Gelişmiş ülkeler artık tedarik süreçlerinde üretim ve çalışma şartlarını dikkate alarak belli sertifikasyonlar talep etmektedir. Bu nedenle, sanayicilerimizin ve iş dünyamızın da bu gerekliliklere uyum sağlaması büyük önem taşımaktadır" dedi. Sağım ayrıca, sanayide kadınların yer almasının ve iş gücüne katılımlarının artırılmasının önemine dikkat çekerek, "Sanayici kadın sayısının artması ve kadınların iş dünyasındaki aktif rolü, hem ekonomimizin hem de toplumsal sürdürülebilirliğimizin güçlenmesi açısından kritik bir adımdır. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü de yaptığı konuşmasında, Gaziantep’in üretim gücünün yanı sıra dayanıklılığıyla da Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri olduğunun altını çizerek, "Gaziantep ve Türkiye iş dünyasının önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinden biri, küresel rekabetçiliğini korumak ve oluşturduğu değeri artırmak olacak. Bunun için sürdürülebilir üretim modellerine geçmek, enerji verimliliğini sağlamak ve yeşil finansman imkanlarını değerlendirmek kritik hale geliyor. Kadınların ve gençlerin iş gücüne daha fazla katılımı, şirketlerimizin yenilik kapasitesini artırırken toplumsal refahı da güçlendirecek. Etik, şeffaflık ve güçlü yönetişim standartları ise hem küresel değer zincirlerinde uyumu hem de yatırımcı ve tüketici nezdinde güveni pekiştirecek" dedi. GÜNSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Aşnük, "Çevre, ekonomi ve sosyal adalet konularını gözeten sistemler kurmak; ticari ahlak, insan değeri, işbirliği kültürü ve eğitimin sürekliliği ilkelerini merkeze almak zorundayız" diyerek Adıyaman, Kilis ve Gaziantep illerinde faaliyet gösteren sanayici ve iş insanlarıyla birlikte farkındalık oluşturmak, sorunları tespit edip çözüm üretmek için çalıştıklarını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, UN Global Compact’in insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanındaki On İlkesini paylaştı. Çele, UN Global Compact Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevre, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, inovasyon, sürdürülebilir finans, raporlama ve sürdürülebilirlik düzenlemeleri alanında sunduğu eğitim, kaynak, program ve işbirliği imkanlarını sundu. Buluşma kapsamında düzenlenen "Dönüşümün Gücü: İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu" başlıklı panelde UN Global Compact Türkiye Üye ve Paydaş İlişkileri Müdürü Güzin Öztürk moderatörlüğünde Süper Film Genel Müdürü Ozan Güven, Türkiye İş Bankası Sürdürülebilirlik Müdürü Derya Sargın Malkoç kurumlarının sürdürülebilirlik yaklaşımlarını ve dönüşüm süreçlerini ele aldı. Panelde, plastik ve ambalaj sektörünün geniş kullanım alanı nedeniyle değer zincirinin tamamında oluşturduğu çarpan etkisi, finans sektörünün ise fonladığı yatırımlar aracılığıyla sürdürülebilir dönüşümün hızını ve yönünü belirleyen rolü değerlendirildi. Şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini oluştururken hangi kriterleri önceliklendirdikleri, bu stratejilerin nasıl somut uygulamalara dönüştüğü ve çevresel faydanın yanında iş süreçlerine nasıl değer kazandırdığı konuşuldu. Konuşmacılar, 2030 hedeflerine doğru ilerlerken sürdürülebilirliğin artık geleceğin değil, bugünün iş yapma biçiminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğine dikkat çekti.
Zeytinyağında rekolte beklentisi 250 bin ton
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:24 Zeytinyağında rekolte beklentisi 250 bin ton Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı, Avrupa Birliği tescil süreci devam eden dünyanın en iyi 3 zeytinyağından biri olarak gösteriliyor. Bu yıl ülkemizde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçtiğimiz yıldan kalan 200 bin ton devir stokuyla arz sıkıntısı olmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel" dedi. Ayvalık, 2 milyon adede yaklaşan zeytin ağacı varlığı, 1 milyon 180 bin adedinin 300 yaş üzerinde olması ve 600 yaş üzeri 61’i tescilli olmak üzere 81 adet anıt ağacıyla kaliteli zeytinyağının başkenti olarak nitelendiriliyor. Ayvalık aynı zamanda dünyanın en ünlü 3 zeytinyağı noktasından da birisi. Ayvalık Ticaret Odası tarafından ilki 1970 yılında kutlanan "Ayvalık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali", 16-19 Ekim tarihleri arasında 20. kez "Turizmin Değeri Zeytinyağının Başkenti Ayvalık’ta Buluşalım" sloganıyla düzenlenecek. Ayvalık Ticaret Odası, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi ve diğer oda ve kurumlar tarafından desteklenen festival hakkında konuşan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Türkiye 2022-2023 döneminde 150 bin ton ile 725 milyon dolar, 2023-2024 döneminde dünya genelinde 120 ülkeye toplam 75 bin ton zeytinyağı ihraç ederek yaklaşık 506 milyon dolar gelir elde etti. Ayvalık da zeytinyağının hem üretiminde hem de satışında önemli rol alıyor. Türkiye’nin en büyük zeytinyağı ihracatçıları kentimizde bulunuyor ve en önemlisi de yüksek katma değerli ihracatın merkez kenti konumundayız. Ayvalık zeytinyağının Avrupa Birliği tescil süreci devam ederken Ayvalık da Türkiye’de en çok zeytinyağı markasına sahip olan kenti konumundadır. Bu sene Türkiye genelinde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçen yıla göre sektörümüzde ‘yok yılı’ olarak tabir edilse de geçmiş yıl rekor üretimden devreden 200 bin ton stokumuzla bu yıl herhangi bir arz sıkıntısı oluşmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel. Tüm üreticimize, işletmelerimiz ve ihracatçılarımıza bereketli bir hasat sezonu diliyorum" dedi. Zeytinyağındaki üretim ve fiyat beklentileri karşısında kaliteyi bozan saklama şartlarının iyileştirilmesi, üreticinin, sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının yıl boyunca ihtiyacını karşılayacak ve borsasını oluşturacak "Kuzey Ege’de Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk" için Balıkesir Valiliği Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde 9 oda ve borsanın 2 yıldır ortak çalışması ile devam eden projenin yer tahsisinin tamamlandığının altını çizen Uçar, Türkiye’de ilk kez zeytinyağında lisanslı depoculuğun Ayvalık’ta hayata geçeceğini belirtti. Ayrıca Ayvalık, 2026 yılında yalnızca Kuzey Ege’nin değil, Türkiye’nin de fuarcılıkta yeni adresi olmayı hedefliyor. Yeni bir oluşum olan ExpoAyvalık markasıyla bölge; tarım, hayvancılık, gıda, turizm ve denizcilik sektörlerinde uluslararası boyutta yeni bir dönemin kapılarını aralayacak. Avrupalı ve Çinli turistleri hedefliyoruz Ayvalık’ın zeytinyağından sonra ikinci ticaret gelirlerinden biri olan turizm hakkında da bilgi veren Ali Uçar, "Ayvalık, iklimi, yeterli turistik alt yapısı, sayısız ve eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı ve su üstü turizmin merkezi olabilecek ideal bir konumdadır. 14 bin 500 yatağa sahip konaklama kapasitesi, dalış turizmine elverişli dalış noktaları, 22 adası, dünyanın sadece iki yerinde yüzeye yakın orman şeklinde görünen kırmızı mercanları, turizmde gastronomisi ile markalaşmış Cunda Adası ve mübadele ile gelmiş olan özellikli bir mutfak kültürüyle gastronominin yıldızı, tarihi kent dokusu, tabiat parkları, eşsiz gün batımı ve birçok özelliğiyle Türkiye’nin nadide kentlerinden Ayvalık, her mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bu doğal zenginlik bize zeytinyağı dışında diğer bir gelir kaynağı turizmden faydalanmamamızı da sağlıyor. Her sene Ayvalık’ta 400 bine yakın misafir ağırlıyoruz. Bayramlarda bu sayı 1 milyonun üzerine çıkıyor. Biz sadece deniz-kum-güneş bölgesi değiliz. Deniz-kum-güneş ekseninin dışında gastronomi, spor, kültür gibi çeşitli imkanlara sahip olması nedeniyle yılın 12 ayı turizmin yapılmasına imkan tanıyan Ayvalık olarak şimdi de hem Avrupalı hem de Çinli turistler için hazırlık yapıyoruz. Avrupalı ve Çinli turistlerin Kuzey Ege’de daha fazla kalmalarını sağlamak istiyoruz. Zaman içinde Kuzey Ege bölgesinin Edremit Kocaseyit Havaalanı’nın da daha aktif çalışmasıyla tarihi, kültürel, gastronomi değerleri, deniz, kum ve güneş ile önde gelen bir turizm bölgesi olacağına inancımız büyüktür. Zeytinyağındaki ünümüzü, gastronomi çalışmalarımız ile turizm faaliyetlerimize de aktarmak için çabalıyoruz" dedi. Sıfır atığa odaklanan kent: Ayvalık Yılda 1,3 milyon ton gıda çöpe gittiğini ve gıda israfının en çok otellerde yapıldığına dikkat çeken Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, turizmde ilk kez sıfır atık projesi başlattıklarını da söyledi. "Gıda israfının en çok yapıldığı yerlerden biri de oteller, kafeler, restoranlar. Biz de gıda israfının önüne geçmek, Sıfır Atık bilincini yaygınlaştırmak için ‘Sürdürülebilir Turizm İçin Önemli Bir Adım: Sıfır Atık Mutfak Ayvalık’ projesini başlattık" diyen Uçar, sıfır atık ile hem işletme giderlerinin azaldığını hem de sürdürülebilir gastronominin sağlandığını ifade etti. Festivalin Ayvalık’ın iki ekonomik değeri zeytinyağı ve turizm üzerine şekillendiğini de sözlerine ekleyen Ali Uçar, festival boyunca zeytinyağı ve zeytin pazarında Ayvalık Ticaret Odası üyelerinin satış yapacağını, gastronomi etkinliklerinin, panellerin, turizm aktivitelerinin ve sektörel buluşma etkinliklerinin düzenleneceğini de belirtti" dedi.
Bakan Bolat: "Tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlası 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldı"
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:56 Bakan Bolat: "Tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlası 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldı" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlasının 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldığını duyurdu. Bakan Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlası 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldı. 2025 yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, ağustos sonunda 18,3 milyar dolara geriledi. Eylül ayında da aylık 1 milyar dolar civarında cari işlemler fazlası tahmin ediyoruz. 2025’in ilk 8 ayında cari işlemler dengesi açığı toplamda 15,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. OVP Hedeflerine göre, 2025 yıl sonu cari işlemler açığı 22,6 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,4 gibi makul bir seviyedir. Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı toplamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 oranında artarak 389 milyar dolara yükselmiştir. Böylece yılın başında hedeflenen 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ağustos ayında başarılmıştır" ifadelerine yer verdi. Bakanlık tahminlerine göre eylül ayında da cari işlemler dengesinde 1 milyar doları civarında fazla verilmesinin beklendiğini ifade eden Bolat, "Hizmet ihracatı güçlü seyrini devam ettirerek, 2025 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış bazda bir önceki yılın aynı ayına göre % 6,1 oranında artarak 119,9 milyar dolara ulaşmıştır. Seyahat gelirlerimiz 2025 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış bazda 58,1 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz ise 41,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı toplamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 oranında artarak 389 milyar dolara yükselmiştir" açıklamasında bulundu.
KUZKA’nın onayladığı 3 proje desteklenmeye hak kazandı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:51 KUZKA’nın onayladığı 3 proje desteklenmeye hak kazandı Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı kapsamında başvurusu kabul edilen projelerin değerlendirme süreçleri tamamlanarak desteklenmeye hak kazanan projeler belli oldu. 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı 4. dönemi kapsamında başvurusu kabul edilen projelerin değerlendirme süreçleri tamamlandı. Değerlendirme sonucunda 3 proje Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Genel Sekreterliğince onaylanarak desteklenmeye hak kazandı. 18 Şubat 2025 tarihinde ilan edilen "2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı" 4. dönemine başvurusu alınan projelerin değerlendirme süreçleri tamamlandı. Değerlendirme sonucunda Kastamonu’dan 2 ve Sinop’tan 1 proje desteklenmeye hak kazandı. Desteklenecek projeler ile çalışmaları sürdürülen "Destinasyon Geliştirme Sonuç Odaklı Programı" ‘nın bir bileşeni olarak kurgulanan teknik destek programı kapsamında Kastamonu ve Sinop’ta yer alan turizm destinasyonlarının gelişimine katkı sağlayacak projelere teknik destek sağlanması amaçlanıyor. Desteklenmeye hak kazanan projelerin başvuru sahipleri ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı arasında en yakın zamanda destek sözleşmelerinin imzalanması planlanıyor. KUZKA’nın 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı, 7,5 milyon Türk lirası büyüklüğüne sahip bütçesi harcanana kadar başvuru kabulüne açık olacak.
Coğrafi işaretli Tosya pirincinde susuzluk sebebiyle istenilen rekolteye ulaşılamadı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:23 Coğrafi işaretli Tosya pirincinde susuzluk sebebiyle istenilen rekolteye ulaşılamadı Kastamonu’nun Tosya ilçesinde hasadı devam eden coğrafi işaretli çeltikte sulama problemleri sebebiyle rekolte yüzde 40 oranında düştü. İlçede yetiştirilen çoğrafi işaretli "Sarıkılçık" türü pirincin ekildiği alan ise 5 bin dekardan bin 500 dekara kadar geriledi. Türkiye’de ’pirinç’ denilince ilk akla gelen ilçeler arasında yer alan Kastamonu’nun Tosya ilçesinde çeltiğin hasadına devam ediliyor. İlçenin ekonomi lokomotifi olan coğrafi işaret tescil belgeli "Sarıkılçık"ın da hasadı sürüyor. Türkiye’nin ilk çeltik fabrikasının kurulduğu ilçede coğrafi işaret tescilli sarıkılçık pirincinin yanı sıra, "Osmancık", "Efe" ve "Yatkın" türlerindeki çeltikler de yetiştiriliyor. Çiftçiler tarafından biçerdöverlerle hasat edilen çeltik, güneş altında kurutuluyor. Daha sonra fabrikalara satılan çeltikler işlenerek Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. İlçede yaklaşık 10 bin dekar alanda çeltik yetiştirilirken, yüzde 18 şeker oranı bakımından coğrafi işaretli ürün olarak kabul edilen Tosya sarıkılçık pirinci büyük ilgi görüyor. 5 yıl önce ilçede 5 bin dekar alanda ekimi yapılan sarıkılçık pirincinin kuraklık ve sulama sıkıntıları sebebiyle ekim alanı bin 500 dekara kadar düştü. İlçede çiftçilik yapan vatandaşlar, sulama sorunları sebebiyle verimin yüzde 40 oranında düştüğünü dile getirdi. "Susuzluk sebebiyle sarıkılçıkın rekoltesi çok fazla düştü" Tosya’ya bağlı Ortalıca köyünde çeltik yetiştiriciliği yapan Muhtar Salih Uysal, "Çapasıydı, keşanıydı, gübresiydi, ilacıydı derken hasat zamanına kadar geldik. Şu anda çeltik hasadımızı yapıyoruz. Bizim köyümüzde diğer köylere nazaran verim biraz daha iyi. Çünkü buradaki karasular bizleri biraz besledi. Suda çok sıkıntı yaşadık. Biz de yeri geldi sırayla suladık, tarlanın bir tarafını kesip diğer tarafına su verdik. Şu anda hasadını yapıyoruz, bundan sonra biçip, çeltiği traktörlere koyup harmanda kurutmaya bırakacağız. Çeltiği fazla olanlar ise fabrikada kurutuyor. Normalde çeltik için bu suyun sürekli akması gerekiyor. Yani çeltik tarlasının dibi susuz olmaz. Çeltik suyla yetiştiği için sürekli sulama istiyor. Bu da çeltik verimlerinde illa ki ister istemez düşüşe etken bir neden. Devrez Çayı’ndan gelen suyla bir kısmını 5 gün, diğer kısmına 5 gün suladık. Bu da çeltiğin sulamasındaki rolü, verimlerdeki düşüşün rolüdür. Tabii biz de Ortalıca köyü olarak karasularıyla bizler biraz idare ettik ama Zincirlikuyu, Çaykapı, Çakal, Kurtçular, Sofular, Dedem köyü, Yukarı Suluca, Akbük gibi çeltik ekimi yapan bütün köyler bu sene susuzluktan çoğu kuruttu tarlasını, verimi bırak ve yani hiç biçerdöver girmeyen tarlaları var. Şu an oradaki arkadaşların yani sulara hiç yok, kesildi, olan da mesela sarıkılçık dekoltesi çok düştü. Niye düştü bu susuzluktan düştü. Bu da fiyatlarına illaki yansıdı. Bugün bir sarıkılçığın fiyatı 200 TL’den en düşüğü satılıyor" dedi. 1960 yılından itibaren çeltik üretimi yaptığını söyleyen Mehmet İpek ise, "Daha önce ırmaklarda yaptık, şimdi de emekli olduk, buralardayız. Burada çeltik çekiyoruz traktörlerle şimdi. Bu yıl çeltik hasadı başladı. Geçtiğimiz yıllarda dönüm başına verim bin tonu geçiyordu maşallah ama bu yıl biz, Ortalıca köyünde dönüm başına 700 kilogram civarında çeltik alabildik" diye konuştu.