Son Dakika
|
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Süper Lig’e veda eden son takım Antalyaspor oldu
Trump: "İran için zaman daralıyor"
Bakan Fidan Almanya’ya gidiyor
Galatasaray’ın efsaneleri, UEFA Kupası’nın 26. yıl dönümünde bir araya geldi
Pakistan İçişleri Başkanı Naqvi’den Tahran’a resmi ziyaret
Sözcü Çelik’ten Tekirdağ’da şehit olan polisler için başsağlığı mesajı
Çorlu’da 2 polisin şehit olduğu saldırıda detaylar ortaya çıktı
EKONOMİ
KUTO Başkanı Akdoğan, Vali Varol’a Kuşadası’nda eşlik etti
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:23:14
Aydın Valisi Dr. Osman Varol, Kuşadası’nda gerçekleştirdiği çarşı ziyaretleri kapsamında esnafla bir araya gelerek ilçedeki ticari hayatı yerinde inceledi. Ziyaretlere Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan ve Meclis Başkanı Bülent İlbahar da eşlik etti. İlçe genelinde yapılan programda Aydın Valisi Dr. Osman Varol ve beraberindeki heyet, çarşı merkezinde faaliyet gösteren iş yerlerini tek tek gezdi. Esnafla sohbet eden heyet, vatandaşların talep, öneri ve beklentilerini dinleyerek notlar aldı. İlçedeki ekonomik hareketlilik, turizm sezonuna hazırlık süreci ve yerel ticaretin genel durumu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretler sırasında Kuşadası’nın önemli noktalarından biri olan Kervansaray da program kapsamında yer aldı. Tarihi yapıda incelemelerde bulunan Vali Varol ve KUTO yetkilileri, bölgenin kültürel miras değeri ile turizm potansiyeli üzerine istişarelerde bulundu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:01
Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt
Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:55
Rize’de çay sezonu karşılama programı düzenlendi
Rize’de yeni çay sezonu, düzenlenen hasat, yarışmalar ve tadım programı ile başladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde çay sezonu, "Bir Yaprakla Başlar" sloganıyla düzenlenen renkli bir programla karşılandı. İlçeye bağlı Elmalık Mahallesi’ndeki etkinlik, Ardeşen Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde çeşitli kurumların katkılarıyla gerçekleşti. İlk çay hasadının yapıldığı programda, çay toplama yarışması ve butik çay tadımı katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Bölge halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinlikle çay kültürünün yaşatılması ve yeni nesillere aktarılmasının hedeflendiği belirtildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:53
TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var"
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
3
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 07:43
Karadeniz Ereğli’de üreticilere yüzde 75 hibe destekli fidan dağıtıldı
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 09:22
Karadeniz’de büyüyor, dünyaya satılıyor
5
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:37
Elazığ’da 1 ton 200 kiloluk isimsiz tosun, alıcısını bekliyor
10 Ekim 2025 Cuma - 09:13
"Türkiye ikinci çeyrekte 4,8 büyürken inşaat sektörü 10,9 büyüdü"
Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, hazır beton sektörü için bu yılın çok verimli geçtiğini ve gelecek yılın daha iyi geçeceğini belirtti. Işık, "Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri, kamu kaynaklı projeler ve alt yapı projeleri bu yıl içerisinde gelişim gösterdi. Türkiye ikinci çeyrekte 4.8 büyürken inşaat sektörü 10.9 büyüdü" dedi. Türkiye Hazır Beton Birliği ve TG Expo iş birliğiyle hayata geçirilecek olan ‘BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Zirvesi’, 12-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuarın yanı sıra sektörün durumuyla ilgili bilgi veren Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, "Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri, kamu kaynaklı projeler ve alt yapı projeleri bu yıl içerisinde gelişim gösterdi. Türkiye ikinci çeyrekte 4,8 büyürken inşaat sektörü 10,9 büyüdü. Bu rakamlara bakınca inşaat sektörünün ciddi anlamda büyüdüğünü gösteriyor" dedi. "Fuarda 100’e yakın firma ürünlerini sergileyecek" Fuarın yoğun ve beklentinin üzerinde bir katılımla geçeceğini belirten Işık, "Fuarımız 12 - 15 Kasım arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde olacak. Katılımcı sayısının 12 bin civarında olmasını bekliyoruz. Yabancı alım heyetleri fuarda stantlarımızı ziyaret edecekler. 100’e yakın firma ürünlerini sergileyecek. Ayrıca alanda bir beton zirvesi gerçekleştireceğiz. Ana başlık olarak inşaat sektörünü ve Türkiye ekonomisini ele alacağız. İkinci önemli konumuz ise sürdürülebilirlik olacak. Üçüncü olarak konumuz dijitalizasyon olacak. Son olarak da akademi bölümü olacak. Bu son bölümde değerli hocalarımızın beton ile ilgili panelleri olacak" dedi. "Hazır beton sektörü için verimli bir yıl oldu" Hazır beton sektörü açısından verimli bir yıl geçtiğini belirten Işık, "Bu sene hazır beton sektörü açısından çok verimli bir yıl oldu. 2024 yılında 130 milyon metreküp beton döküldü. Geçen seneki Temmuz ayından bu seneki aynı aya baktığımızda üretim endeksinde yüzde 10’luk bir artış var. İnşaat üretim endeksi yüzde 25 olurken hazır beton üretim endeksinde yüzde 10’luk bir artış yaşandı. Deprem konutları noktasında düşününce 11 vilayette inşaat devam ediyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri, kamu kaynaklı projeler ve alt yapı projeleri bu yıl içerisinde gelişim gösterdi. Türkiye ikinci çeyrekte 4.8 büyürken inşaat sektörü 10.9 büyüdü. Bu rakamlara bakınca inşaat sektörünün ciddi anlamda büyüdüğünü gösteriyor. Bunlarla tabi ki yetinmiyoruz iskan ruhsatlarına ve yapı kullanma izin belgelerine bakıyoruz. Yapı kullanma izin belgelerinde yüzde 30’luk artış görünüyor. İnşaat ruhsatlarında ise yüzde 60’lık bir artış var. Bunlar sadece metrekare bazında değil aynı zamanda bina sayısı açısından ve metrekare bazında birbirini doğrulayan rakamlar" ifadelerini kullandı. "Gelecek yıl yeni projeler bizi bekliyor" Işık, "Gelecek yıl ile ilgili hükümetimizin yeni projeleri ve planları var. Bunlardan birisi 500 bin kiralık konut projesi. Bu çok önemli bir konu ve bunun yaygınlaşacağını düşünüyorum. Türkiye’de konut sahibi olma oranı oldukça düşük. Rakamsal olarak baktığımızda konut sahibi olanların sayısı yüzde 56 olarak görünüyor. Bu sayının yüzde 70’lerin üstüne çıkması lazım. Bunun yanı sıra yeni yılda bir sığınak projesi var. 81 ilde millet bahçelerinin altlarına sığınaklar yapılacak. Tabi ki bunlar önemli ve stratejik kararlar. Herkese 1 metrekare düşecek şekilde sığınaklar yapılacak. Tabi ki bunlarda yapılırken betondan yapılacak, ciddi bir beton kullanımı olacak. Diğer taraftan kentsel dönüşüm projeleri hızlanacak. 2026 yılında çok verimli bir yıl olacağı buradan görünüyor" dedi.
10 Ekim 2025 Cuma - 09:03
Türkeli’de kestane ve fesleğen mantarı tezgahlarda
Sinop’un Türkeli ilçesinde sonbaharın bereketi pazara yansıdı. Sezonun ilk kestaneleri iriliğine göre 400-500 lira arasında tezgahlarda yerini alırken, orman köylüsünün topladığı fesleğen mantarı da kilogramı pazarda 200 liradan satışa sunuldu. Türkeli ilçesinde orman köylüsünün geçim kaynağı arasında yer alan kestane, ormanlık alanlardan toplanmaya başlandı. Kilosu iriliğine göre 400 ila 500 lira arasında değişen kestaneler, yüksek fiyatına rağmen vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kış aylarının vazgeçilmezi olan ve sobalarda kavrularak kebabı yapılan kestanenin, önümüzdeki günlerde bollaşmasıyla birlikte fiyatının düşmesi bekleniyor. Pazarda satış yapan üreticiler, kestane ağaçlarına zarar veren gal arısı nedeniyle bu yıl verimin düşük olduğunu belirtti. Zararlı gal arısının yalnızca kestane ağaçlarında görüldüğünü söyleyen üreticiler, bu durumun rekoltede ciddi azalmaya yol açtığını ifade ettiler. Fesleğen mantarı da pazarda boy göstermeye başladı. Orman köylüsünün topladığı fesleğen mantarı da bu pazar kilogramı 200 liradan satışa sunuldu.
10 Ekim 2025 Cuma - 08:24
Gedik Piliç, ANUGA 2025’te Türkiye’yi başarıyla temsil etti
UŞAK (İHA) – Türkiye’de kanatlı eti sektörünün öncü firmalarından Gedik Piliç, ANUGA 2025’te ihracattaki başarısı büyütmeyi ve sektörün öncüsü olma vizyonunu sürdürmeyi amaçlıyor. Almanya’nın Köln kentinde 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşen uluslararası gıda endüstrisi fuarı ANUGA 2025, dünyanın dört bir yanından gıda ve içecek profesyonellerini bir araya getiriyor. Türkiye’de kanatlı eti sektörünün öncü firmalarından Gedik Piliç, fuarda mevcut iş birliklerini güçlendirmenin yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurmayı ve yeni ihracat pazarlarına ulaşmayı hedefliyor. 2020 yılında dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’e ihracat yapan ilk ve tek Türk firması olma başarısını gösteren Gedik Piliç, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda elde edilen yetki belgesiyle, AB ticaretine ısıl işlem görmüş piliç ürünleriyle Mayıs 2025’te Hollanda’ya ihracat yaparak Avrupa pazarına resmen adım atmıştı. Şimdi ise ANUGA 2025 kapsamındaki yeni temaslarıyla bu başarıyı büyütmeyi ve sektörün öncüsü olma vizyonunu sürdürmeyi amaçlıyor. Gedik Piliç Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Özbey, "Sektörün önde gelen profesyonellerinden potansiyel iş ortaklarımıza kadar birçok değerli ziyaretçimizi ağırladığımız bu fuar, bizim için hem ilham verici hem de yeni bağlantılarla dolu bir deneyim oluyor. İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu ve kıymetli yönetim heyeti standımızı ziyaret ederek bilgi paylaşımında bulunmuş ve bizleri onurlandırmıştır. Gedik Piliç olarak, kaliteli üretim gücümüz ve güvenilir markamızla Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Ziyaret eden, ilgi gösteren ve destekleyen tüm misafirlerimize teşekkür ederiz" dedi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 22:09
Kastamonu’da ekmeğe yapılan zamma mahkemeden durdurma kararı
Kastamonu’da ekmeğe yapılan zammın yargıya taşınmasının ardından mahkeme, fiyat artışının tedbiren durdurulmasına karar verdi. Kastamonu’da meslek kuruluşları ve fırıncılar tarafından yapılan talebin ardından, 200 gram ekmeğin 12,50 TL’den 15,00 TL’ye, 400 gram ekmeğin 25,00 TL’den 30,00 TL’ye yükseltilmişti. Kastamonu Valiliği tarafından, yapılan zammın çevre illere göre daha fazla olması sebebiyle konu yargıya taşındı. Kastamonu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, komisyonun ekmek fiyatını 15,00 TL’ye çıkaran kararının uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verildi. Konuyla ilgili Kastamonu Valiliğinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları, merkez ilçe, İnebolu, Doğanyurt ve Seydiler ilçelerinde faaliyet gösteren fırıncı esnafları tarafından, maliyetlerdeki artışlar gerekçe gösterilerek 200 gram ekmeğin satış fiyatının 12,50 TL’den 15,00 TL’ye, 400 gram ekmeğin 25,00 TL’den 30,00 TL’ye artırılması talep edilmişti. 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 62. maddesine ve 14.02.2008 tarihli 26787 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Esnaf ve Sanatkârlarca Üretilen Mal ve Hizmetlerin Fiyat Tarifeleri Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine göre ekmek fiyatını yeniden tespit etmek amacıyla 25 Eylül 2025 tarihinde oluşturulan Kastamonu İli Ekmek Tarifesi Komisyonunda, oy çokluğuyla 200 gram ekmeğin fiyatı, 12,50 TL’den 15,00 TL’ye çıkarılmıştı. Alınan bu kararın; belirlenen fiyatın civar illerin ortalamalarının üstünde olması ve yapılan zammın vatandaşın mağduriyetine yol açması gibi nedenlerle Valiliğimiz tarafından yargıya taşınması neticesinde Kastamonu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, komisyonun ekmek fiyatını 15,00 TL’ye çıkaran kararının uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Buna göre 10 Ekim 2025 tarihinden itibaren mahkeme neticelenene kadar Kastamonu’da ekmek fiyatı zamsız tarife üzerinden uygulanmaya devam edilecektir."
09 Ekim 2025 Perşembe - 21:44
Üçlü Danışma Kurulu, "Sendikal Örgütlenmenin Yaygınlaştırılması" gündemiyle toplandı
Üçlü Danışma Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Toplantı Salonunda toplandı. Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada Çalışma hayatının temel hususlarından biri olan sendikal örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi sürecini güçlendirmek, hızlandırmak ve çağın gereklerine uyarlamak için Bakanlık olarak önemli adımlar attıklarını ve atmaya devam ettiklerini belirterek, bu kapsamdaki en güncel ve stratejik gelişmeleri paylaştı. Türkiye’de sendikal faaliyetlerin 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile düzenlendiğini hatırlatan Işıkhan, "İlgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sendikaların kuruluş işlemleri, sendika üyelikleri, toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme düzeni ile uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları ile gereği gibi tesis edilebilmesi önem arz etmektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde bilgi teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler birçok kamu hizmetinin dijital ortamda verilmesine imkân sağlamaktadır. Bu vesileyle kamu hizmetinin zaman ve belge maliyeti olmadan hızlı, kesintisiz ve güvenilir bir şekilde, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi karşılaşılan sorun alanlarının çözüme kavuşturularak çalışma hayatında barışın sürekliliğini sağlamaktayız. Bakanlık olarak sendikal faaliyetlerin de dijital platformlara taşınmasını, yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değil aynı zamanda kurumsal etkinliğin artırılması ve sendikal hakların daha geniş tabana yayılması açısından da stratejik bir zorunluluk olarak görmekteyiz" dedi. Teknolojideki hızlı gelişmelerin, kamu hizmetlerini dijital ortama taşıma sorumluluklarını artırdığını belirten Bakan Işıkhan, "Bu çerçevede 6356 sayılı Kanun çerçevesinde, sendikal işlemlerde kullanılan Yetki Otomasyon Sistemi’ni yeniden ele alarak, ihtiyaçlar doğrultusunda Sendika Bilgi Sistemi (SBS)’yi oluşturduk ve Çalışma Genel Müdürlüğümüz personeli tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. Sendika Bilgi Sistemi, sendikal faaliyetlerin dijitalleştirilmesinde önemli bir kilometre taşıdır. Bu yeni sistemle; işkolu tespitleri, sendika üyelikleri, toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve uyuşmazlık süreçlerine ilişkin tüm işlemler tek bir dijital platform üzerinden izlenebilir ve yönetilebilir hale gelmiştir. Merkez ve taşra teşkilatları ile sosyal taraflar arasındaki yazışmalar dijitalleştirilerek zaman tasarrufu sağlamış ve bürokratik işlemlerin önemli ölçüde azaltmasına da katkı getirmiştir. Sistemin bütüncül yapısı sayesinde, süreçlerde eşgüdüm ve standardizasyon güçlenmekte, hatalar ve bilgi kayıpları en aza indirilmektedir. Bu dijital dönüşüm, sadece idari kolaylık sağlamakla kalmamaktadır. Aynı zamanda işçilerin örgütlenme hakkına daha kolay erişimini temin ederek sendika üyelik süreçlerinde de şeffaflığı artırmaktadır" diye konuştu. Sendika Bilgi Sistemi gibi yeni nesil uygulamalarla daha güvenli, hızlı, şeffaf ve kapsayıcı bir sendikal yapının inşasına önemli katkılar sağladıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, "Çalışma hayatında sosyal diyalog ve uyumun güçlendirilmesi amacıyla mevzuatın güncel tutulması bildiğiniz gibi hayati önem taşımaktadır. Son gerçekleştirdiğimiz Üçlü Danışma Kurulu kararıyla, başta 6356 sayılı Kanun olmak üzere mevzuatın gözden geçirilmesi için alt çalışma grupları oluşturulmuştur. Bakanlığımız, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve TİSK’in katılımıyla bir araya gelerek bu çalışma grubu, Kanun ve ilgili mevzuatı gözden geçirmekte, uygulamada yaşanan sorunları ele almakta ve çözüm yollarını geliştirmek için çalışmalarına devam etmektedir. Bu yapıcı diyalog, çalışma hayatımızın tüm paydaşları için daha iyi bir gelecek inşa etmemize de olanak sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Çalışma hayatının huzuru ve istikrarı için uzlaşma kültürünü en üst seviyeye taşımanın en temel hedefleri olduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, "Bu vizyonla, 2024 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Resmi Arabuluculuk Eğitimi Projesi’ ile sendikal barışı daha da pekiştiriyoruz. Uyuşmazlıkların barışçıl çözümü için hayati öneme sahip arabuluculuk sürecini de güçlendiriyoruz. 2024 yılında, ‘Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Kapsamında Yürütülen Arabuluculuk İşlemlerinin İyi İşleyen ve Aksayan Yönlerinin Tartışılması ve Önerilerin Gerçekleştirilmesi Projesi’ kapsamında İstanbul, Ankara, Trabzon, Antalya ve Mardin illerimizde Bakanlık, Çalışma ve İş Kurumu personeli ile arabuluculara yönelik eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmiştir" şeklinde konuştu. "Bizim yönetimimizde, kamu hizmeti demek, kolaylık, hız ve erişilebilirlik demektir" 6356 sayılı Kanun kapsamında, çalışma hayatının en kritik süreçlerinden biri olan arabuluculuk sistemine katılımı kolaylaştırmak için önemli bir adım attıklarına vurgu yapan Işıkhan, "Artık, arabulucu olmak isteyen kıymetli hukukçularımız, saatlerce evrak peşinde koşmak, kurumlara gitmek zorunda kalmıyor. 2020 yılından itibaren bu süreci tamamen dijitalleştirdik. E-Devlet Kapısı’nda yer alan ‘Arabulucu Seçimi Başvurusu ve Takibi’ hizmetimiz sayesinde, başvurularınızı hızlı, şeffaf ve güvenilir bir şekilde elektronik ortamda alıyoruz. Bu hem bürokrasiyi azaltmak hem de hizmet kalitesini artırmak demektir. Bizim yönetimimizde, kamu hizmeti demek, kolaylık, hız ve erişilebilirlik demektir" dedi. Amaçlarının hukuki uyumu sağlarken sendikal istikrarı muhafaza etmek ve süreçlerin hiç kimsenin kaybı olmadan yürütülmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Bakan Işıkhan, "Bugün burada sunduğumuz tüm bu çalışmalar ve reformlar; çalışma barışını güçlendirme, sendikal hakları dijital çağın imkanlarıyla buluşturma ve mevzuatımızı güncel tutma konusundaki kararlılığımızın da açık bir göstergesi olarak karşınıza gelmiş durumda" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen toplantıya Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Irgat, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da katılım sağladı. Öte yandan Bakan Işıkhan toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Üçlü Danışma Kurulu toplantımızı, ‘Sendikal Örgütlenmenin Yaygınlaştırılması’ gündemiyle işçi ve işveren temsilcilerimizin katılımıyla gerçekleştirdik. Bakanlık olarak sendikal hakların daha geniş tabana yayılmasına, çağımızın gerekliliği olarak dijital dönüşümün tamamlanmasına ve bu sayede kurumsal etkinliğin artırılmasına önem veriyoruz. Toplantımızın bu amaçlarımıza yol göstereceğine, istişare mekanizmalarımızı güçlendireceğine ve ülkemizin çalışma hayatına katkı sağlayacağına gönülden inanıyorum" ifadelerini kullandı.
09 Ekim 2025 Perşembe - 20:41
Ferrero Değerli Tarım Programı, iyi tarım uygulamalarıyla "Sürdürülebilir İş Ödülü" aldı
Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak sürdürülebilirlik dönüşümüne liderlik eden projelerin ödüllendirildiği Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde, Ferrero Fındık’ın 2012’den bu yana yürüttüğü Değerli Tarım Programı, ‘Sosyal Etki ve Dayanıklılık-Çevre Odaklı’ kategorisinde ödül kazandı. Ferrero Fındık, çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik alanında yürüttüğü çalışmalarla, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Sürdürülebilir İş Ödülleri, sürdürülebilirlik hedefiyle sosyal, ekonomik ve çevresel konularda önemli etkiler oluşturan, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projeleri ödüllendirdi. Firma, Fındık Bildirgesi’nin üç yapı taşından biri olan ‘Çevrenin Korunması ve Sürdürülebilirlik’ kapsamında, fındık üreticilerine su yönetimi, gübre kullanımı ve onarıcı tarım odağında eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmasıyla, ‘Sosyal Etki ve Dayanıklılık - Çevre Odaklı’ kategorisinde ödül kazandı. Ödülü değerlendiren firmanın Genel Müdürü Bamsı Akın, "Herkes için değer oluşturma misyonumuz doğrultusunda, 2012’den bu yana Ferrero Değerli Tarım programıyla sivil toplum kuruluşları, fındık üreticileri ve diğer paydaşlarla iş birliği yaparak; toplulukların kalkınması, işçi ve çocuk haklarının korunması ve onarıcı tarımla çevresel değerlerin geliştirilmesi için çalışıyoruz. Program aracılığıyla bugüne kadar 100 bin hektar alanda 50 binden fazla fındık çiftçisine ulaştık. Akademisyenlerin öncülüğünde gerçekleşen Sosyal Etki Analizi’ne göre, İyi Tarım Uygulamaları’yla eğitim ve danışmanlık hizmetleri alan fındık çiftçilerinin elde ettiği fındığın verim ve kalitesi, ortalama Türk fındık çiftçisine kıyaslandığında, yapılan bir birim yatırımın yaklaşık 60 birimlik bir etki olarak geri döndüğü belirlendi. Tüm bu çalışmalarımızla, sürdürülebilirlik alanında ülkemizin en prestijli ödüllerinden Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde ödül almaktan mutluluk duyuyoruz. Programımızda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 18:05
Bartın’da girişimcilere destek programları anlatıldı
Bartın’da orta ve küçük işletmeler için sunulan finansman imkanları ve programlar anlatıldı. Bartın Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda KOSGEB İl Müdürü Gökhan Akdağoglu ve KOBİ Uzmanı Ali Emre Çullu tarafından Güncel Destekler ve Proje Hazırlama Eğitimi konularında detaylı bilgiler verildi. Programda girişimcilerin sorularına da cevap verildi. İl Müdürü Akdağoglu, 1 Ekim’de başlayan Girişimci Destek Programı’nın son başvuru gününün 30 Ekim olduğunu hatırlatarak, başvuru değerlendirme sürecini anlattı. KOBİ Uzmanı Çullu ise, "İş kurma desteğimiz sürekli açık daha cüzi destekler verdiğimiz bir program. İş kurma desteğine son bir yıl içerisinde kurulmuş işletmeler başvuru yapabiliyor. İş geliştirme desteğine ise son 3 yıl içinde kurulmuş, imalat, bilişim, yazılım ve bilimsel araştırma sektöründe faaliyet gösteren firmalar basvuru yapabiliyor" dedi. Başvuru şartları ve başvuru sonrasındaki süreçlerini ile ilgili de bilgi veren Akdağoğlu, kurumun resmi internet sayfası üzerinden başvuru ve şartlarını da detaylı bir şekilde öğrenilebileceğini de sözlerine ekledi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 17:04
DAP Başkanı Demirdöğen’den Malazgirt’e ziyaret
Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Prof. Dr. Osman Demirdöğen, tarım sektörüne sunduğu destekleri yerinde değerlendirmek amacıyla Muş’un Malazgirt ilçesini ziyaret etti. Ziyaret programı kapsamında ilk olarak Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram’ı makamında ziyaret eden Prof. Dr. Demirdöğen, ardından Malazgirt Ziraat Odası Başkanlığına geçti. Burada Muş Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu ve Malazgirt Ziraat Odası Başkanı Tahsin Kılıç ile bir araya gelen Demirdöğen’e, Muş Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı Mehmetşah Şentürk, İl Tarım Müdür Yardımcısı Muhammed Şen, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selçuk Özcan, İl Genel Meclis Üyesi Sait Yıldırım ve Malazgirtli tarım aleti üreticileri ile esnaf eşlik etti. Toplantıda DAP destekleri hakkında sinevizyon eşliğinde bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, Muş ve ilçeleri için planlanan tarımsal yatırım projeleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Ziraat Odası Başkanı Tahsin Kılıç, toplantıda yaptığı konuşmada, "Muş ilimizin tarımsal üretim potansiyeli çok yüksek. Biz üretimi artırmak, çiftçimizi güçlendirmek istiyoruz. Bu noktada DAP’ın destekleri bizim için çok kıymetli" dedi. DAP Başkanı Prof. Dr. Osman Demirdöğen ise tarımsal üretime verdikleri önemi vurgulayarak, "Bölge çiftçisinin üretim gücünü artırmak, kırsalda refahı yükseltmek bizim temel önceliğimizdir. Muş ve Malazgirt bu anlamda örnek bir potansiyele sahip" ifadelerini kullandı. Ziyaretin sonunda Malazgirt Ziraat Odası Başkanı Tahsin Kılıç, Prof. Dr. Demirdöğen’e plaket takdiminde bulunarak teşekkür etti.
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:31
Kepez Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesi 6,2 milyar TL
Kepez Belediyesi’nin ekim ayı meclis toplantısı 2’nci birleşiminde konuşan Başkan Mesut Kocagöz, belediyenin 2024 yılı bütçesinin 2 milyar 750 milyon TL, 2025 yılı bütçesinin 4 milyar 600 milyon TL ve 2026 yılı bütçesinin 6 milyar 200 milyon TL olduğunu belirterek,"2024-2026 yılları arasında belediye bütçemizin büyüme oranı ise tam yüzde 125’tir" dedi. Kepez Belediye Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısının 2’nci birleşiminde 7 yazılı gündem maddesi görüşüldü. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün başkanlığında belediye binasındaki meclis salonunda gerçekleşen oturumda; Plan Bütçe Komisyonu’na sevk edilen belediyenin 2026 yılı Performans Programı ve 2026 yılı Bütçe Tasarısı görüşülerek, oy birliğiyle kabul edildi. "Kepez bütçesinde yüzde 125 büyüme" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, Bütçe Tasarısı ile ilgili açıklamalarda bulunarak, "2024 yılındaki bütçemiz 2 milyar 750 milyon, 2025 yılı bütçemiz ise 4 milyar 600 milyondu. Önümüzdeki yıl 2026 yılının bütçesi 6 milyar 200 milyon oldu. Yani 2024-2026 yılları arasındaki büyüme oranı tam yüzde 125’tir. Yatırım bütçemiz yüzde 30 iken, yüzde 35’e çıktı. Biliyorsunuz ki; tasarruf tedbirleri var. Her şeye yatırım yapamıyoruz" dedi. Kepez’e şarj istasyonları Kepez Belediyesi’nin ekim ayı 2’nci oturumunda görüşülen bir diğer gündem maddesi de şarj istasyonları oldu. Belediye sınırları içinde tespit edilecek alanlar ile devamında ihtiyaç duyulacak noktalarda araç şarj istasyon alanları belirlenecek. 10 yıla kadar kiraya verilecek şarj istasyonlarıyla ilgili Plan Bütçe Komisyonu’ndan gelen rapor görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Spor tesisi yenilenecek Zafer Mahallesi’nde bulunan spor tesisi de Kepez Belediyesi meclis gündemine taşındı. Belediye tarafından yapılan incelemeler sonunda kullanım ömrünü tamamladığı tespit edilen mevcut spor tesisi tamamen yıkılarak, belediyenin teknik ekibinin önerileri doğrultusunda hazırlanacak yeni bir projeyle yeniden yapılması hususu da Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan gelen raporun görüşülmesinin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Vatandaşların ve çocukların daha kaliteli ve güvenli spor yapabilmeleri amacıyla hazırlanan yeni proje, yapım karşılığı 10 yıla kadar kiraya verilecek. Kepez’e Aile Sağlık Merkezi Kepez Belediyesi sınırları içindeki Fevzi Çakmak, Karşıyaka, Varsak, Altıayak, Kuzeyyaka, Çamlıbel, Varsak Ayanoğlu ve Göksu Mahalleleri’ndeki 7 adet park alanında, parkın işlevini bozmayacak şekilde belediyenin belirleyeceği yerlerin 25 yıl süre ile Aile ve Sağlık Merkezi yapılmak üzere Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilmesiyle ilgili Mülkiyet ve Değerlendirme Komisyonu’ndan gelen rapor görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Sokak hayvanları bakımevi Kepez Belediyesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde, Sokak Hayvanları Bakımevi yapmak üzere Orman Bölge Müdürlüğü’nden yer tahsisinde bulunmuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı da, 5 yıl süreli bedelli kesin izin verilmesini onaylamıştı. Orman idaresinden ihtiyaç duyulan yerin tahsisiyle ilgili protokollerin imzalanması ile ilgili belediye encümenine ve belediye başkanına yetki verilmesiyle ilgili Mülkiyeti Değerlendirme Komisyonu raporu görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:25
Bursa iş dünyası, çevresel çözümler için PACK EXPO Las Vegas’ta
Bursa iş dünyası, sürdürülebilir üretim ve çevre dostu teknolojiler alanındaki küresel yenilikleri yerinde incelemek üzere ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen PACK EXPO 2025 Fuarı’na katıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen "Bursa’da Yeşil Dönüşümle Sürdürülebilir İhracat UR-GE Projesi" kapsamında fuara katılan üye firmalar, plastik hammadde, ambalaj, geri dönüşüm ve çevresel çözümler alanlarındaki en son teknolojileri yakından inceleyerek yeşil dönüşüm odaklı ihracat vizyonlarını güçlendirdi. Las Vegas Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen PACK EXPO 2025, robotik, yapay zekâ, otomasyon ve sürdürülebilir üretim teknolojilerinin ön plana çıktığı, 50 binden fazla sektör profesyonelini bir araya getiren dünyanın en büyük ambalaj ve işleme fuarı olarak öne çıktı. Toplam 1 milyon metrekarelik sergi alanında 2 bin 300’den fazla katılımcının yer aldığı fuar, sektörün geleceğini şekillendiren teknolojilere ev sahipliği yaptı. BTSO’nun UR-GE projesi kapsamında fuara katılan Bursa heyeti, sektördeki dijital ve çevreci dönüşümü yakından gözlemledi. Firmalar, üretim süreçlerinde sürdürülebilirlik, karbon ayak izinin azaltılması, geri dönüşüm teknolojileri ve enerji verimliliği konularında yenilikçi uygulamaları inceledi. BTSO heyeti, fuar ziyareti kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Los Angeles Ticaret Ataşesi Ali Said Dolu ile bir araya gelerek ABD pazarındaki ticaret ve yatırım fırsatları üzerine değerlendirmelerde bulundu. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı ve Meclis Üyesi Vedat Kılıç, fuarın sektörün geleceğine ışık tuttuğunu belirterek, "PACK EXPO, yalnızca üretim teknolojilerinin değil, sürdürülebilirlik anlayışının da geldiği noktayı gösteriyor. Bursa firmalarımızın bu dönüşümü yerinde gözlemlemesi büyük bir kazanım. Sürdürülebilir üretim artık tercih değil, rekabet gücünün temel şartı" dedi. BTSO Meclis Üyesi Fatih Dursun ise etkinliğin UR-GE katılımcılarına önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Dursun, "Fuarda, robotik sistemlerden akıllı ambalaj çözümlerine kadar birçok yeniliği inceledik. Bursa firmalarımızın hem ürün hem de süreç bazında bu teknolojilere adapte olma kapasitesi oldukça yüksek. PACK EXPO, ihracat potansiyelimizi güçlendirecek yeni iş birliklerinin önünü açtı. Ticaret Bakanlığımıza ve Odamıza sektörümüze sundukları katkılar için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Fuarda öne çıkan başlıklar arasında yapay zekâ destekli üretim hatları, robotik sistemler, çevre dostu ambalaj malzemeleri ve tam otomasyon çözümleri yer aldı. Ayrıca 100’den fazla ücretsiz eğitim oturumu, katılımcılara yeşil dönüşüm, iş gücü dönüşümü, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında derinlemesine bilgi sağladı.
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:21
Türkiye’de bitkisel üretime zarar veren 669 zararlı organizma var
Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanılması ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla hayata geçirilmesi planlanan B-REÇETE Sistemi, Samsun’da düzenlenen programla tanıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, "Türkiye’de şu anda 669 adet zararlı organizma var. Biz hem bitki üretmek, hem sağlıklı üretmek hem de bu zararlı organizmaları öldürmek zorundayız" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı, bitki koruma ürünlerinin doğru kullanılması ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla B-REÇETE Sistemi’ni 4 pilot ilde hayata geçiriyor. Pilot iller arasında yer alan Samsun’da, Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen programla proje tanıtıldı. Reçete yazma yetki belgesi sahipleri, bitki koruma ürünleri bayii, toptancıları, üreticiler, ziraat odaları, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerin katılımıyla yapılan genel bilgilendirme toplantısında Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, konunun muhataplarını yeni reçete sistemi ve zararlılar hakkında bilgilendirdi. "Türkiye’de bitkisel üretime zarar veren 669 adet zararlı organizma var" Önceki yıllarda şifa olarak değerlendirilen pestisit aktif maddelerin artık zehir olarak değerlendirildiğini belirten Dilber, "Sadece gıda üretimi değil, arzıyla ilgili de görevleri var. Son zamanlarda yurt dışından herhangi bir ürün döndüğünde veya pestisitlerin yanlış kullanımından dolayı oldukça fazla doğru bilinen yanlış oluşmaya başladı. Pestisitler zararlıları öldürücü, başka bir ifade ile zehirli maddelerdir. Bu ürünleri kullanırken belli bir formasyondan geçmek yetmiyor, sürekli kendinizi güncellemeniz gerekiyor. Önceden şifa olarak bilinen pestisit aktif maddeleri bugün dünyanın her yerinde zehir adıyla kampanyalar düzenlenen, insan sağlığı açısından riskli ürün ilan edilen onlarca aktif maddenin varlığına şahit olabilirsiniz. Türkiye’de şu anda toplamda 24 milyon hektar alanda tarım yapılıyor. Bu coğrafyada üç farklı iklim zoruyla karşı karşıyayız. Dünyadaki birçok ülkeden daha fazla bitki çeşidine sahip bir ülkeyiz. İngiltere’deki tüm bitkiler Samsun’daki bitki çeşitliliği kadar yoktur. Bu kadar fazla bitki çeşitliliğinin arasında üretimde bazı zararlılarla da mücadele etmek zorunda kalıyoruz. 1 haftadır kahverengi kokarca peşinde koşuyorum. Doğadaki her dengeyi bozduğumuzda yeni zararlılarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Türkiye’de şu anda 669 adet zararlı organizma var. Son 10 yılda Türkiye’de bitkisel üretime zarar veren organizma sayısı yüzde 15 arttı. Canlı örnek bu bölgeden de verilebilir. Amerikan beyaz kelebeği herkes biliyor, kahverengi kokarcayı herkes biliyor. Bundan yıllar önce bu zararlılar bilinmiyordu. Değişen iklim şartları ve diğer faktörler nedeniyle şu anda tarımda 669 farklı zararlı organizma ile uğraşıyoruz. Birçok ülkede 10 ya da 20 ada ülkelerinde ise hiç olmayan zararlı organizmaların tamamı ülkemizde var. Biz hem bitki üretmek hem sağlıklı üretmek hem de bu zararlı organizmaları öldürmek zorundayız" diye konuştu. "Çiftçi olmayan kişilerin pestisit aktif madde satışını yasaklamayı düşünüyoruz" Satışına izin verilecek pestisit aktif maddelerin reçetesiz satışının yasaklanacağını da ifade eden Dilber, "Türkiye’de şu anda herkes bir bitki koruma bayiine gittiğinde ilaç alabilir. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar başıboş, belgen olmadan, kullanmada yetkin olmadan ilaç alamazsın. Bizde de geçmişte reçeteli bitki koruma satışı vardı. Geçmişte bu sistemin mahkeme kararı ile yürütülmesi durdurulduğu için daha fazla ileri taşınmadı. Bundan sonra ise reçete yazma yetkilisi bitki koruma formasyonuna sahip arkadaşlarımızın yetkisi, mahkemeyle de nihayete erdirildiği için sistemimizi bundan sonraki süreçte hayata geçirmeye karar verdik. Ülkemizde bundan sonra pestisitlerle ilgili yeni bir süreç ilerleyecek. İlk önce pilot illerde bunu uygulayacağız. ÇKS’ye kayıtlı 2 milyondan fazla üretici var. Bunun dışında da pestisit etken madde kullananlar var. Hobi bahçeleri ya da evde saksıda da kullanılıyor. Amacımız sorun yaşadığımız aktiflerle ilgili reçete sistemi kurmak, bunun dışında da satılan tüm kaydın tek elden toplanması. Şu anda bitki koruma ürünü kullanma ve satışında çiftçi olmayan kişilerin pestisit aktif madde satışını yasaklamayı düşünüyoruz. Temel amacımız satıcıdan kullanıcıya kadar izlenen bir sistem inşa etmek. Tüm pestisit aktif maddelere reçete yazma gibi gayemiz yok. Amacımız kalıntı bırakma riski yüksek olan ya da yasaklanması yaklaşan, sorun oluşturan riskli aktif maddeleri belirleyerek, sadece bunlara reçete yazdırmak" şeklinde konuştu. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yıldız’ın da katıldığı toplantı, Dilber’in sunumundan sonra soru-cevap bölümü ile sonlandı.
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:12
Muş’ta elma hasadından 100 milyon liralık gelir bekleniyor
Muş’ta 4 bin 500 dekarlık alanda yapılan elma üretiminden bu yıl yaklaşık 100 milyon lira gelir elde edilmesi bekleniyor. Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce merkeze 36 kilometre uzaklıktaki Akpınar köyünde "Çiftçi Gülerse Memleket Güler" mottosuyla elma hasadı programı düzenlendi. Programda elma ağaçlarından ilk hasadı yapan Muş Valisi Avni Çakır, kentte bereketli bir sezonun geride bırakıldığını belirtti. Vali Çakır, tarımın Muş ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Kentte şeker pancarı dışında hasat dönemini tamamladık. Sadece ilimizde değil bölgemizde örnek sayılabilecek bir çiftlikteyiz. Muş’a geldikten sonraki üçüncü elma hasadım. İlk geldiğimde gerçekten çok şaşırmıştım, Doğu Anadolu Bölgesi’nde elma, armut yetişir mi diye. Burası muhteşem bir ortam. Dedim Isparta’ya mı geldim yoksa ben. Bu konuda da işini severek yapan Aşar ailesi var. Gerçekten o zaman çok keyif almıştım" dedi. Vali Çakır, bu yıl Türkiye’nin birçok bölgesinde yaşanan zirai donun meyve üretimini olumsuz etkilediğini ancak Muş’un bu durumdan ciddi şekilde etkilenmediğini vurgulayarak, "Allah’a şükür bu bölgede çok ciddi bir zarar olmadı. Bu yıl güzel bir hasat gerçekleştiriyoruz. ’Bakarsan bağ olur’ diyen atalarımız boşuna söylememiş. Murat Nehri uçsuz bucaksız bir alandan gelip geçiyor. Bence bundan sonraki hedefimiz hep beraber bu güzellikleri tüm bölgedeki hemşehrilerimize gösterip, benzer bahçelerin özellikle bu nehir boyunca da yaygınlaşmasını sağlamak" şeklinde konuştu. Elma üretiminde başarılı sonuçlar elde edilmesinde üreticilerin gayreti kadar devletin tarımsal desteklerinin de önemli payı olduğunu dile getiren Vali Çakır, "Her konuda devletimizin destekleri de ortada. Yeter ki vatandaşımız ‘Benim tarlam var, ben bir şey yapmak istiyorum. Gelin bakın, burada en verimli neyi üretebilirim? Toprak analizini, havasını, suyunu, kontrollerini yapın. Bu süreçte de bana destek olun’ deyin. Biz her türlü ekipmanımızla, personelimizle onların yanındayız" ifadelerini kullandı. Muş İl Tarım ve Orman Müdürü Necattin Gönç ise, kentin tarımsal faaliyet açısından önemli merkezlerden biri konumunda yer aldığını vurguladı. Tarım alanında önemli bir potansiyele sahip olduklarını belirten Gönç, verimli toprakları, ovaları, bitki florası ve su kaynaklarıyla Muş’un üretime oldukça uygun bir şehir olduğunu söyleyerek, "Toplamda 357 bin hektarlık tarıma elverişli bir alan bulunmakta. Yürütülen tarımsal faaliyetlerden biri de meyvecilik faaliyeti. Meyvecilik anlamında ürün desenlerimizi, üzüm, elma, armut, ceviz ve az da olsa kirazdan oluşmakta. Elma ve armut da ilimizde önemli bir yer tutuyor. 4 bin 500 dönümlük bir alanda elma hasadı yapılıyor. İlimizde meyvecilik faaliyetinin geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yaklaşık 2 bin ton elma hasat etmeyi planlıyoruz. Bu yıl elma hasadından yaklaşık 100 milyon gelir beklemekteyiz" diye konuştu. Elma üreticisi Ferhat Aşar, "1960’lı yıllardan bugüne kadar baba mesleğimizi devam ettirdik. Tabii ki o dönemdeki kısıtlı imkanlarla babalarımızın yaptıklarını biz daha modern teknik ekipmanlardan yararlanarak en iyisini yapmanın mücadelesini veriyoruz. Özellikle burada bulunmadığı için budamacılarımızı Bursa’dan getiriyoruz. İlkbahar mevsiminde budamalarımızı yapıyoruz. Amacımız baba mesleğimizi de çevremize yaymak" dedi. Vali Avni Çakır ve beraberindekiler, hasat sonrası yol kenarında sebze ve meyve satan çiftçileri ziyaret ederek, ürün satın aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder