Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş bu sezon yine hayal kırıklığı yaşadı
Susurluk’ta yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı
Süper Lig’e veda eden son takım Antalyaspor oldu
Trump: "İran için zaman daralıyor"
Bakan Fidan Almanya’ya gidiyor
Galatasaray’ın efsaneleri, UEFA Kupası’nın 26. yıl dönümünde bir araya geldi
EKONOMİ
Mayıs ayında tüketici güven endeksi 85,8 oldu
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:12:09
Tüketici güven endeksi, Nisan ayında 85,5 iken Mayıs ayında yüzde 0,3 oranında artarak 85,8 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Nisan ayında 85,5 iken Mayıs ayında yüzde 0,3 oranında artarak 85,8 oldu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:00
Fındıkta kırmızı alarm: "Küresel iklim olayları, Karadeniz’de fındık sulamasını zorunlu hale getirdi"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel iklim değişikliğiyle birlikte Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan sürecin fındıkta sulamayı zorunlu hale getirdiğini, fındıkta sulamanın artık bir lüks değil zorunlu ihtiyaç olduğunu ifade etti. Düzensiz yağış rejimleri, yaz kuraklıkları, artan sıcaklıklar ve uzun süren susuz dönemler; Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan fındık üretimini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, bugün gelinen noktada "Karadeniz’de sulama gerekmez" anlayışının günümüz iklim şartlarıyla örtüşmediğini belirtiyor. OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, geçen sene oldukça kayıp yaşanan fındıkta sulamanın önemine değinerek açıklamalarda bulundu. "Fındıkta sulama lüks değil, zorunlu ihtiyaç" Eskiden oluşan algıların iklim şartları ile birlikte değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Yusuf Demir, "Son yıllarda yaşanan küresel iklim olayları, iklimdeki değişiklikler, tarımsal üretimdeki baskıları her geçen gün artırıyor. 2025’te tarımsal üretimde ciddi krizler yaşadık. Meyvecilik ve fındık üretiminde sıkıntı yaşadık. Eskiden ’fındık üretiminde Karadeniz’de sulamaya ihtiyaç yok’ gibi bir algı vardı. Küresel iklim değişikliğiyle birlikte bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan süreç, fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu ihtiyaçtır. Çalışmalar şunu göstermiştir ki fındıkta yapacağımız sulamayla birlikte üretimde, verimde yüzde 60’a kadar artış sağlayabileceğimizi göstermektedir. Bu durum; arazinin coğrafyasına, topografik eğimine, ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, dane çapında ve boş fındık sayısının artması gibi birçok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz’in sahil kesimi, öncelikle yani 450 rakımın altındaki bölgeler olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar" dedi. "Fındık sulaması olgunlaşma ve iriliği artırırken, donma riskini azaltıyor" Sulamanın fındığın olgunlaşmasında ve dış etkenlere karşı korunmasında hayati önem taşıdığına değinen Prof. Dr. Demir, "Fındık sulamasını sadece bu seneki verim ve üretim açısından da değerlendirmemek lazım. Özellikle mayıs sonu, haziran başında yapılan sulamaların fındıkta meyve olgunlaşması ve donma ile ilgili fayda sağladığını; haziran sonu, temmuz başında yapılan sulamanın ise özellikle meyvelerde iriliği, boş meyve oranlarının azalmasını ve hatta meyvenin kalitesinin iyileşmesini sağladığını yine yapılan çalışmalar ortaya koymuştur. Tabii temmuz-ağustos aylarında yapılan sulama ise hem bu seneki fındığın daha kaliteli üretilmesi, elde edilmesi hem de bir sonraki sene fındık sürgünlerinin daha iyi gelişmesi, dolayısıyla bir sonraki yıldaki üretimi de etkilemesi açısından önemlidir. Yani aynı zamanda sulama, yıllarca fındıkta önemli bir problem olan periyodisite yani yıllık dalgalanma açısından da önemli bir çözüm üreten ana araçlardan bir tanesi haline gelecektir. Onun için bizim mutlak suretle fındıkta sulama çalışmalarına ve bütün projelerimizde sulamaya öncelik vermemiz gerekmektedir. Bu anlamda yapılacak çalışmalar bilimsel anlamda şu anda farklı kurumlarımızda yapılıyor ama bizim mutlaka fındıkta modern sulama teknikleri nelerdir ve modern sulamayı nasıl yaparız noktasında hem yerel yöneticilerimizi hem de çiftçilerimizi aydınlatmamız gerekiyor. Fındıkta söylediğimiz bu faydaların sağlanabilmesi için damla sulama gibi veyahut da uygun olan oranlarda veya alanlarda belki mini yağmurlama başlıklarıyla fındık altı sulama gibi sistemlerle daha uygun, daha verimli sulamayı gerçekleştirebiliriz. Aynı zamanda tabii ki kırsal alanda yaşayan insanların gelir seviyesini yükseltmek, onların yaşam standartlarını artırmak için de buna ihtiyaç vardır. Bu anlamda yerel yöneticilerin bu projelere öncelik vermesi, artık Karadeniz’de Ordu ve Giresun, Trabzon dahil olmak üzere pek çok ilimizde fındık sulamasını ciddi anlamda önceliklendirmeye yarar vardır" diye konuştu. "Gelecek yıllarda fındığın Karadeniz’de yetişme şartları zor hale gelecektir" İklim değişikliklerinin böyle devam etmesinin Karadeniz’deki fındık üretim şartlarını zorlaştıracağına da değinen Demir, ayrıca şunları söyledi: "Küresel iklim etkisi bu şekilde devam ettiği sürece ki inşallah yapılacak tedbirlerle bunların önüne belli ölçüde geçebiliriz ama böyle devam ettiği sürece Karadeniz’in ısınması, Akdeniz’in ısınması sonucunda aynı zamanda ülkemizin ürün deseninde, üretim alanı değişiminde de ciddi farklar oluşmakta ve gelecek yıllarda fındığın Karadeniz’de yetişme şartları zor hale gelecektir. İşte bu durumda mutlaka şimdiden alınacak tedbirler ve sulama çalışmaları önemli ve ciddi bir çözüm olacaktır. Onun için fındık sulamasının bugünlerde böyle bir yağışlı ortamda konuşulması bence bugün konuşacağız ki yarın problemi yaşadığımızda çözüm üretelim. Çünkü problem yaşadığında çözüm üretmek artık geçmişte kalan düşüncelerden oluşmaktadır. Biz bugün artık problemi önceden tespit edip, problem yaşamadan çözümler üretecek analiz ve uygulamaları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Onun için fındık sulaması çok önemli bir kavram ve Karadeniz Bölgesi’nde, tabii Batı Karadeniz de bunun içerisinde ama özellikle Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bundan sonraki süreçte mutlaka fındık sulaması çalışmaları önceliklendirilmeli ve bununla ilgili projelere öncelik ve destek verilmelidir."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:50
Karsan e-ATA Hydrogen İtalya’da hizmete başladı
Karsan, hidrojen teknolojisiyle başta Avrupa olmak üzere dünyada temiz mobilite ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Bu kapsamda şirket, İtalya’nın Terni şehrine 2 adet Karsan e-ATA Hydrogen teslimatı gerçekleştirdi. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından olan Karsan, sürdürülebilir mobilite vizyonu doğrultusunda hidrojen teknolojili toplu ulaşım projelerine bir yenisini daha ekledi. Toyota yakıt hücresi teknolojisiyle geliştirdiğie-ATA Hydrogen modeliyle şirket, İtalya’nın Terni şehrinde temiz ulaşım dönüşümüne katkı sağlayacak yeni projesini hayata geçirdi. Karsan hidrojen mobilitesinde de büyüyor Yapılan açıklamaya göre şirket, düzenlenen törenle İtalya’nın Terni şehrine 2 adet 12 metrelik e-ATA Hydrogen aracını teslim etti. Piazza Europa’da gerçekleştirilen teslimat töreni; yerel yönetimler, proje paydaşları ve davetlilerin katılımıyla gerçekleşti. Umbria Bölgesi ve İtalya Çevre Bakanlığı’nın hava kalitesini iyileştirme programı kapsamında hayata geçirilen projede Regione Abruzzo ana partner olarak yer alırken, Perugia Üniversitesi de akademik destek sağlıyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Karsan CEO’su Okan Baş, "AB destekli LIFE3H programı kapsamında hayata geçirilen bu projede yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilir toplu ulaşım dönüşümüne katkı sağlayan bu önemli projede birlikte çalıştığımız Busitalia, LIFE3H, Terni Belediyesi, Linde Gas Italia, Regione Abruzzo ve Perugia Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz. Terni’de hayata geçirilen bu iş birliğinin, hidrojen teknolojisinin toplu ulaşımda yaygınlaşmasına ve daha temiz şehirler hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Temiz ulaşım dönüşümüne güçlü katkı Şirketin sıfır emisyonlu mobilite dönüşümünde önemli bir çözüm ortağı olduğuna dikkat çeken Okan Baş, "Güçlü Ar-Ge yetkinliğimiz sayesinde Avrupa’daki dönüşüm projelerinde aktif rol üstleniyoruz. Hidrojen teknolojisinin özellikle uzun menzil ve yoğun operasyon gerektiren toplu ulaşım hatlarında önemli bir alternatif sunduğuna inanıyoruz. Temiz enerjiyle çalışan bu yeni nesil araçlar, şehirlerin sürdürülebilir ulaşım hedeflerine katkı sağlarken daha temiz ve daha yaşanabilir kentler için de önemli bir adım oluşturuyor. Toyota yakıt hücresi teknolojisiyle geliştirdiğimiz e-ATA Hydrogen modelimizle Terni’nin temiz ulaşım vizyonuna katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:39
Adana’nın tarihi Kapalı Çarşı’sı, adı gibi ‘Kapalı’ kaldı
ADANA (İHA) – Adana Büyükşehir Belediyesince restorasyonu yapılan 5 asırlık Kapalı Çarşı, yeterli tanıtım ve bölgedeki eksiklikler nedeniyle adeta adı gibi kapalı kaldı. Sadece birkaç işletmenin açık olduğu çarşıda esnaf, bölgenin ‘Terk edilmiş bir köye’ döndüğünü belirterek, yetkililerden acil tanıtım, reklam ve tur desteği beklediklerini söyledi. Adana’nın merkez Seyhan ilçesi Ali Münif Caddesi’nde bulunan 5 asırlık Kapalı Çarşı, 2025 yılında Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edildi. Ancak yeterli tanıtım ve bölgedeki altyapı eksikliği, trafik ve bakımsızlık sorunları nedeniyle bir türlü eski ihtişamına kavuşamadı. Sadece birkaç işletmenin açık olduğu çarşıda çoğu esnaf iş yerlerini depo olarak kullanmaya başladı. Çarşı esnafı ise Adana Büyükşehir Belediyesine seslenerek tarihi mekanın isminin hakkını vererek ‘kapalı’ kalmamasını, acil tanıtım, reklam ve tur desteği beklediklerini söyledi. "Kapalı Çarşı adı gibi kapalı kaldı" İHA muhabirine konuşan Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, yetkililerle yaptıkları görüşmelerden henüz somut bir sonuç alamadıklarını dile getirerek, "Kapalı Çarşı, aynı adı gibi ’Kapalı’ çarşı oldu. Bir an önce buraya el atılmasını istiyoruz. Buradaki esnaf evine ekmek götürüyor. Yetkililerin burayı bizzat gelip görmesini ve çözüm üretmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Turların ve şirketlerin yönlendirilmesi gerek" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise, çarşının acilen mevcut görüntüsünden kurtulması gerektiğini vurgulayarak, "Gerekli yerlerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bakıldığında her yer tertemiz oldu ancak ne yazık ki esnafımız iş yapamaz duruma geldi. Biz de dernek olarak esnafımızla dükkanların açılması ve canlılık gelmesi için görüşüyoruz. Ancak buraya acilen turların ve şirketlerin yönlendirilmesi gerekiyor" dedi. "Terk edilmiş köy gibi oldu" Kapalı Çarşı’nın kentin en eski mimari yapılarından biri olduğunu ifade eden Narttürk, "Buralar aslında Adana’nın açık hava müzesidir. İnsanların buraya gelip el işçiliklerini, esnafı görmesi gerekiyor. Burası birinci derece sit alanı. Şu an gelecek adına bir şey düşünemiyoruz çünkü burası adeta ’Terk edilmiş bir köy’ gibi oldu. Acil bir düzenleme ve reklam çalışması şart. Aksi takdirde esnafımız işsizlikten dolayı bir süre sonra dükkanları kapatıp gidecek" diye konuştu. "Turistler ’Ne var burada?’ diye soruyor" Çarşıdaki düzensizlikten ve aktivite eksikliğinden dert yanan İrfan Ataman isimli esnaf ise "Planlama ve yapılan işler çok güzel ancak çarşı ismi gibi kapalı. Sivas’tan asker arkadaşım ailesiyle Kapalı Çarşı’yı görmek için geldi ama çarşı kapalı demek zorunda kaldım. Şöyle bir kenardan baktık ve çıktık. Gelen turistler içeriyi merak ediyor, ’Ne var burada?’ diye soruyor. Artık utanıyoruz. Girmeleriyle çıkmaları bir oluyor. Burada biz esnafa da görev düşüyor ama yetkililerin de turistleri buraya çekecek bir aktivasyon, bir hareketlilik oluşturması şart" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
17 Mayıs 2026 Pazar- 12:35
İŞKUR desteğiyle Milas’ta ‘Engelsiz Kafe’ açıldı
3
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
4
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 07:43
Karadeniz Ereğli’de üreticilere yüzde 75 hibe destekli fidan dağıtıldı
5
17 Mayıs 2026 Pazar- 09:22
Karadeniz’de büyüyor, dünyaya satılıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:08
Bursa’daki yağışlar barajlardaki doluluğu biraz artırdı
Barajlarındaki suyun tükenmesi nedeniyle su kesintilerinin yaşandığı Bursa’da dün gerçekleşen yağışlar kent merkezinde beklendiği gibi olmadı ancak barajlardaki doluluğu bir miktar artırdı. Kentin içme suyunun en önemli kısmını karşılayan Nilüfer ve Doğancı barajlarının ortalama doluluk oranı dün itibarıyla yüzde 0,58 olarak açıklandı. Sağanak yağmura umut bağlayan Bursa’da kent merkezine beklendiği ölçüde yağış düşmedi. Merkez Nilüfer ilçesi metrekareye 9,5, Osmangazi 14,3 ve Yıldırım 7,3 kilogram yağış alırken barajların havzasına etki eden Keles’te hiç yağış olmazken, Orhaneli’de 9,2 kilogram yağış oldu. Sadece Uludağ’a 28,7 kilogram yağış düştü. Bu yağışlar barajlardaki ortalama doluluk oranlarını bir miktar artırdı. Bursa’daki barajları doluluk oranı yüzde 0,73’e yükseldi ancak halen kritik seviyelerde bulunuyor Tarım bölgelerine iyi yağış oldu Bursa’nın tarım bölgeleri ise yağış aldı. Karacabey’de metrekareye 22,8, Mustafakemalpaşa’ya 11,8, Yenişehir’e 10,1 kilogram yağış düştü. Yazlık ekimlerin başlayacağı, çiftçinin tarlaya girmeye hazırladığı bu dönemde düşen yağışlar üreticileri mutlu etti.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:01
Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı
Samsun’un verimli tarım bölgelerinden Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı hız kesmeden devam ediyor. Yaklaşık 18 bin dönümlük alanda yürütülen üretimde tarlalar biçerdöver sesleriyle dolarken, üreticiler bu yılki rekolteden memnun olduklarını belirtti. Ustacalı Mahallesi’nde başlayan hasat çalışmalarında dönüm başına ortalama 1 ton ürün bekleniyor. Mahalle muhtarı ve çeltik üreticisi Abdullah Kuru (43), hem randıman hem de rekoltenin yüksek olduğunu ifade ederek, "Hasadımız başladı, verim güzel. 150 dönüm arazide üretim yapıyoruz. Geçen yıl iri taneli çeltik 28 TL, orta taneli ise 25 TL’den satıldı. Ancak bu yıl maliyetler arttı. Emeğimizin karşılığını almak için fiyatın 40 liranın üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi. Çeltik üretiminin sabır ve özen gerektirdiğini vurgulayan Kuru, "Çeltik çocuk gibidir, her gün bakım ister. Sabah çisesi geçtikten sonra saat 10.00 gibi hasada başlıyoruz, hava kararınca bırakıyoruz. Biçerdöver sayesinde işlerimiz artık daha kolay. Hasat sonrası ürünlerimizi kurutma tesisine götürüyoruz" diye konuştu. Fındıkta zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısının çeltiğe etkisi olmadığını da belirten Kuru, "Kokarcanın çeltiğe zararı yok. Sanırım çeltiğin tozundan etkileniyor, geçen yıl da bu yıl da bir sorun yaşamadık" ifadelerini kullandı. Biçerdöverler denetim altında Hasat sürecinde sahada denetimlerini sürdüren Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, biçerdöverlerin evrak ve güvenlik kontrollerini gerçekleştiriyor. Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Çakır, ilçede 12-13 biçerdöverin aktif olarak çalıştığını belirterek, "Yaklaşık 18 bin dönüm alanda çeltik üretimi yapılıyor. Biçerdöverlerin evraklarını, yangın söndürme sistemlerini ve döküm kontrollerini sahada denetliyoruz. Şu ana kadar olumsuzluk tespit edilmedi" şeklinde konuştu. Çakır, çiftçilere uyarılarda bulunarak, "Biçerdöverler arazilere girdiğinde bizlere bilgi verilmesini istiyoruz. Denetimlerimiz hasat dönemi boyunca devam edecek" dedi. Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadının ekim ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:39
Logo Yazılım Samsun’da mali müşavirlerle buluştu
Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda mali müşavirlerin kritik rolünü güçlendirmeyi hedefleyen "Logo ile Yan Yana: Mali Müşavir Buluşmaları" etkinliğinin 3’üncüsü, Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğiyle düzenlendi. Türkiye’nin önde gelen yerli iş yazılımı şirketlerinden Logo Yazılım, "Logo ile Yan Yana: Mali Müşavir Buluşmaları" etkinliğinin 3’üncüsünü, Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğiyle Samsun’da gerçekleştirdi. Etkinlik, mali müşavirlerin mükelleflerine kattığı değeri daha da artırmak için fikir alışverişini ve dijital dönüşüm süreçlerinde iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda mali müşavirlerin kritik rolünün vurgulandığı etkinlikte, şirketin mali müşavirlerin ve mükelleflerinin hayatını kolaylaştıracak çözümleri ele alındı. Etkinlikte konuşma yapan Logo Yazılım Kanal Satış Direktörü Altuğ Özmen, işletmelerde verimliliğinin artması ve rekabet avantajı için dijitalleşmenin önemini vurgularken, "Şirketlerin rekabet avantajı kazanması için gerekli olan adaptasyon yeteneği ve verimlilik dijital dönüşümle mümkün. Şirket olarak uçtan uca çözüm kümemiz ve danışmanlık hizmetlerimizle işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunu destekliyoruz. Bu yolculukta çok önemli bir rolü olan mali müşavirlerimizin mükelleflerine sağladığı değeri, mikro işletmeler ve KOBİ’lere sunduğumuz çözümlerimizle artırıyoruz" şeklinde konuştu. Samsun Mali Müşavirler Odası Başkanı Osman Arslan, "Samsun Mali Müşavirler Odası olarak, meslek mensuplarımızı yapay zekâ teknolojilerinin muhasebe alanındaki etkilerini yakından takip ederek dijital dönüşüme hazırlıyoruz. Eğitim programlarımız, seminerlerimiz ve farkındalık çalışmalarımızla bu dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz" dedi. Yapılan açıklamaya göre, ‘Logo ile Yan Yana: Mali Müşavir Buluşmaları’, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenmeye devam edecek. Hem mali müşavirler, hem de mükelleflerin dijital dönüşüm yolculuklarında yanında olan Logo Yazılım; kurumsal kaynak planlamadan (ERP) insan kaynakları yönetimine, e-Dönüşüm çözümlerinden finansal servis uygulamalarına kadar birçok alanda ihtiyaçlara özel çözümler geliştiriyor.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:35
Bartın’da azalan hamsinin fiyatı arttı
Bartın’da hamsi azalırken, fiyatı arttı. Bartın’da 1 gün önce kilosu 100, 125, 150 TL’den satılan hamsinin kilosu 150, 175 ve 200 TL’ye çıktı. Balıkçılar Amasra, Ereğli ve Zonguldak’tan getirdikleri balıkları tezgahlarında sattıklarını belirtti. Balıkçılar hamsiye yapılan zammın sebebini ise palamuda bağladı. Artan palamut nedeniyle denizde hamsinin azaldığı ve az olması nedeniyle fiyatının arttığı ifade edildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:15
Alaşehir’de çiftçilerin yağmur sevinci
Manisa’nın Alaşehir ve çevresinde son günlerde etkili olan yağışlar, çiftçilerin yüzünü güldürdü. Yağmurun sakin ve düzenli bir şekilde yağmasıyla birlikte suyun toprağa işlemesi, tarım arazilerine can suyu oldu. Alaşehir’de son günlerde etkili olan yağmur tarım arazilerini besleyip üreticilere nefes aldırdı. Yağışların ardından çiftçiler, özellikle zeytin ve üzüm bağlarında toprağı sürerek havalandırmaya başladı. Çiftçi Osman Karaoğlan, yağışların ürünler üzerindeki etkisini anlatarak, "Son yağışlar sakin sakin yağdığı için toprağı çok güzel nemlendirdi. Biz de bu fırsatı değerlendirip hem toprağımızı havalandırmak hem de otla mücadele etmek amacıyla zeytin bahçelerimiz ve üzüm bağlarımızda ızgara çekiyoruz. Bu yağışlar özellikle zeytinler için çok faydalı oldu. Kuraklık nedeniyle buruşmaya başlayan zeytinler yeniden canlanır, taneler irileşir. Rekolteye olumlu yönde etki eder. Ayrıca hasat sonrası üzüm bağları için de oldukça yararlı bir yağmur oldu" dedi. Yağışların bölge genelinde herhangi bir olumsuzluk veya sel oluşturmadığı, toprağın suyu yavaşça emerek verimliliği artırdığı bildirildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:13
Manisa’da üzüm hasadı yağmur ve çamura rağmen devam ediyor
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde bağlarda örtü altında bekletilen dünyaca ünlü sofralık çekirdeksiz Sultani üzümde hasat yağışlı havalara rağmen devam ediyor. Sarıgöl ovasının dünyaca ünlü çekirdeksiz sofralık Sultaniye üzüm bağlarında iki gündür devam eden yağışlara rağmen kesim işleri aralıksız devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde yola çıkan tarım işçileri yaş olan üzüm bağının içerisinde ayaklarına çizme veya bot giyerek kesim ve kamyona yükleme işlerini tamamlıyorlar. Zor şartlara rağmen üzüm hasadını sürdüklerini belirten tarım işçisi Raziye Esmeray, "İşçi için verilmiş günümüz var. Ayrıca sıkıca giyinerek çalışmalarımızı aksatmıyoruz" dedi. Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, "İlçede iç piyasa üzüm kesinleri devam ediyor. Ancak ihracatta kesim ağır gidiyor. Sarıgöl’de 113 bin dekarlık alanda dokuz çeşit üzüm yetişmekte. Tahminlerimize göre halen örtü altında binlerce ton üzüm bekliyor" dedi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:13
Kütahya’da imitasyon takılara ’demo’ zorunluluğu getirildi: "Türkiye’de bir ilk"
Kütahya Kuyumcular Odası Başkanı Ali Eğce, valilikçe alınan yeni kararla imitasyon takılarda artık ’demo’ ibaresi bulundurmanın zorunlu hale geldiğini açıkladı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:09
Selendi’de ekmeğe zam
MANİSA (İHA) – Manisa’nın Selendi ilçesinde ekmeğe yüzde 25 oranında zam yapıldı. Yapılan düzenlemeyle 200 gram ekmeğin fiyatı 12,5 liradan 15 liraya yükseldi. İlçede faaliyet gösteren fırıncılar, artan un fiyatları ve diğer girdi maliyetlerini gerekçe göstererek fiyatlarda düzenlemeye gitti. Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte daha önce 200 gram olarak 12,5 liradan satılan ekmeğin fiyatı 15 liraya yükseldi. Ayrıca, fırınlarda 40 liradan satılan somun ekmek de 50 liradan satışa sunulmaya başlandı. Fırıncılar, son dönemde girdi maliyetlerinin ciddi şekilde yükseldiğini belirterek, yapılan zammın zorunlu hale geldiğini ifade etti.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:57
Aksa Enerji’nin 2026 yılında 10 yeni santrali 975 MW ile ticari faaliyete geçiyor
Aksa Enerji, kurumsal yatırımcı ve analistin katılımıyla gerçekleştirdiği Analist Toplantısı’nda yatırım ve büyüme planlarını paylaştı. Şirket, 2026’da 10 yeni projeyi devreye alarak 975 MW’lık ek kurulu güç oluşturmayı hedefliyor. Böylece şirket, 2028 itibarıyla FAVÖK’ünü 2024 yılına göre 3 katına çıkararak 660 milyon dolara, FAVÖK marjını ise yüzde 42’ye yükseltmeyi planlıyor. Aksa Enerji, dün İstanbul’da düzenlediği Analist Toplantısı’nda orta vadeli hedeflerini paylaştı. Şirket üst yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda; enerji sektöründeki dönüşümün oluşturduğu yeni fırsatlar, global genişleme stratejisi ve finansal projeksiyonlar masaya yatırıldı. 2023’ten bu yana aktif bir yatırım döngüsünde bulunan Aksa Enerji, son üç yılda 900 milyon ABD doları tutarında yatırımı hayata geçirdi. Şirket, 2026 yılı içinde eş zamanlı olarak 10 projeyi devreye alarak toplamda 975 MW’lık yeni kurulu gücü portföyüne kazandırmayı hedefliyor. Bu yatırımlar Orta Asya, Afrika ve Türkiye’de gerçekleştirilecek. 2026 yılında Gana, Kazakistan, Gabon ve Senegal’de toplam 724 MW kapasite doğal gaz santrallerini ticari işletmeye alacak. Aynı dönemde Türkiye’de toplamda 251 MW’lık 5 farklı yenilenebilir enerji yatırımlarını hayata geçecek. Toplantıda konuşan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, şirketin stratejik atılımlarına dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Güçlü vizyonumuz doğrultusunda, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada katma değerli projelere imza atıyoruz. 2024’te açıkladığımız projelerin tümü planlanan takvime uygun ilerliyor. Söz verdiğimiz gibi Özbekistan Talimercan Doğal Gazlı Santralimizi tam kapasiteyle rekor sürede devreye aldık. 2026 yılı ise aynı anda 10 projemizi ticari işletmeye aldığımız bir yıl olacak. Böylece kurulu gücümüzü 4 GW’a 2027 ve 2028 yatırımlarımızla birlikte ise toplam kurulu güzümüzü 5 GW’a çıkaracağız. Bugün 7 ülkede yürüttüğümüz operasyonlarımızı 10 ülkeye yayacak, santral sayımızı 20’ye ulaştırarak global ayak izimizi daha da güçlendireceğiz. Bu projelerin önemli bir bölümü garantili gelir yapısına sahip olacak ve şirketimizin kârlılığını güçlü biçimde destekleyecek. 2028 itibarıyla FAVÖK’ümüzü 2024’e kıyasla üç katına, 660 milyon dolara çıkarmayı; marjımızı ise yüzde 24’ten yüzde 42’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. 2026 yılından itibaren FAVÖK’ümüzün yüzde 90’ı garantili yabancı para kontratlar ya da YEKDEM mekanizmasıyla korunaklı hale gelecek. Bu atılımları hem bugünün hem de yarının enerjisini şekillendirmek üzere kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Şirket olarak, teknolojiye dayalı, finansal olarak güçlü ve toplumsal ve çevresel açıdan sorumlu bir enerji şirketi olmanın gerekliliklerini yerine getiriyor; enerjideki dönüşümün küresel liderlerinden biri olmayı hedefliyoruz." Yatırımların merkezinde yenilenebilir enerji ve yeni teknolojiler bulunuyor Aksa Enerji’nin yeni dönem yatırımlarının önemli bir kısmı, yenilenebilir enerji projeleri ve daha düşük karbon salımı yapan doğal gaz santralleri olacak. Şirket, Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji üretim lisansını alarak bu alandaki pozisyonunu güçlendirdi. Şirket 2026 yılında 5’ini devreye almak üzere 11 ilde 14 farklı yatırıma imza atmaya hazırlanıyor. Dijitalleşme ve kurumsallaşma atılımları devam ediyor Şirketin hayata geçirdiği Project Nexus adlı dijital dönüşüm yatırımı ile şirketin 7 ülkedeki 11 santral SAP S/4HANA tabanlı dijital altyapı altında entegre ediliyor. 2026 yılında tamamlanması hedeflenen bu dönüşümle birlikte operasyonel süreçler sadeleştiriliyor, karar alma süreçleri hızlanıyor ve şirket genelinde daha çevik ve entegre bir yapı inşa ediliyor.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:54
ATO Başkanı Baran, ’TOBB Türkiye 100’ Listesi’ne giren Ankara firmalarıyla bir araya geldi
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ‘Türkiye 100’ listesinde yer alan 24 Ankara firmasıyla bir araya geldi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) iş birliğiyle hazırlanan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinin belirlendiği ‘Türkiye 100’ listesinde yer alan 24 Ankara firmasıyla, ATO ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda bir araya geldi. ATO Congresium’daki etkinliğin açılışında konuşan ATO Başkanı Baran, Ankara firmalarının ‘Türkiye 100’ listesinde başarıyla yer almasından büyük gurur duyduklarını belirterek, "2021-2023 dönemini kapsayan, bu yılki Türkiye 100 listesinde, 25 farklı ilimizden, 34 ayrı sektörden 100 şirket yer aldı. Ülkemizin en hızlı büyüyen bu 100 şirketinin ortalama ciro büyümesi yüzde bin 644 olarak gerçekleşerek, milli gelir artışının 6 katı bir performansa ulaştı. Başkentimiz, 24 şirket ile listenin en başına yerleşti. Yine şehrimizden listeye giren 24 şirketin 8’i de en hızlı büyüyen ilk 10 şirket arasında yer aldı. Ekonomimizin güçlü temellerini oluşturan bu gurur tablosunda yer alan şirketlerimizi yürekten kutluyorum. Bu başarı hepimizin gururu" dedi. "Yeni girişimlere yol gösteriyor, örnek teşkil ediyor" ATO Başkanı Baran, küresel ekonominin belirsizliklerle dolu olduğu bu süreçte şirketlerin elde ettiği başarının önemine değinerek, "Listede yer alan şirketlerimiz sadece Başkentimizin değil, ülkemizin üretim ve ticaret gücünü, vizyonunu ve girişimcilik kapasitesini sergiliyor. Yeni girişimleri cesaretlendiriyor, yol gösteriyor genç girişimcilerimize ve iş dünyamıza örnek teşkil ediyor. Ülkemizin kalkınmasına, istihdamına, ihracatına katkı sağlıyor. Marifet iltifata tabidir, bu başarıyı sizlerle birlikte kutlamaktan onur duyuyorum" diye konuştu. Toplantıda, Türkiye 100 listesinde yer alan firmalara, Ankara Ticaret Odası tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve Ağaçlandırma Dairesi iş birliğiyle Çanakkale’de oluşturulan ‘Geleceğe Nefes Hatıra Ormanı’nın fidan sertifikaları takdim edildi. Firma temsilcilerinin tek tek söz alarak, görüş ve önerilerini paylaştığı programa ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil İlik, Ali İhsan Güçlü ve Yasin Özyolu, ATO’nun 3 No’lu İlaç ve Tıbbi Cihaz Meslek Komitesi Başkanı Metin Demir ile çok sayıda davetli katıldı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:14
Bursa’da çiftçilere tohum desteği
Bursa’da tohumdan hasada her zaman çiftçinin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer ve Mudanya ilçesindeki çiftçilere toplam 9 ton İtalyan çimi tohumu dağıttı. Mustafakemalpaşa ilçesindeki üreticilere ise önümüzdeki günlerde 5 ton İtalyan çimi tohumu teslim edilecek. Bursa’da nitelikli tarımın yapılmasını ve çiftçinin daha fazla gelir elde etmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, yetiştiricilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Mudanya, Mustafakemalpaşa ve Nilüfer ilçelerinde yeterli mera ve kaba yem imkânı bulunmayan mahallelerin kaba yem açığını kapatmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi; Nilüfer Belediyesi, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve NİLKOOP işbirliğiyle, üreticilere İtalyan çimi (Lolium multiflorum) tohumu dağıttı. Yüzde 70’i hibeli Yerel üretimi artırmayı, yem maliyetlerini düşürmeyi ve tarımsal verimliliği geliştirmeyi hedefleyen proje kapsamında, Nilüfer ilçesindeki üreticilere 4 ton ve Mudanya ilçesindeki üreticilere 5 ton toplam 9 ton İtalyan çimi tohumu yüzde 70’i hibeli olarak üreticiye teslim edildi. Önümüzdeki günlerde ise Mustafakemalpaşa ilçesindeki üreticilere de 5 ton İtalyan çimi tohumu dağıtılacak. Kaliteli yem temini sağlıyor Yüksek verim, besin değeri ve adaptasyon kabiliyetine sahip olan İtalyan çimi, hem bitkisel üretimi hem de hayvancılığı destekliyor. Ekildikten kısa süre sonra biçilip tekrar sürgün veren İtalyan çimi, yılda 3-5 defa biçilerek çiftçiye büyük katkı sunuyor. Yeşil yem, silaj ve kuru ot olarak da değerlendirilen İtalyan çimi, kış aylarında da kaliteli yem temini sağlıyor. "Hayırlı ve bereketli olsun" Dağıtım töreninde konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, dağıtımı yapılan çim tohumlarının üreticilere can suyu olacağını söyledi. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçileri her zaman desteklemeye devam edeceklerini belirten Saldız, "Üreticilerimizin omuzlarındaki yükü azaltmak ve üretimi artırmak istiyoruz. Üreten Bursa, güçlü bir Bursa demektir. Proje kapsamında 3 farklı noktada yüzde 70 hibeyle 560 üreticimize toplam 14 ton İtalyan çimi tohumu dağıtıyoruz. İlçe belediyelerimizle birlikte çiftçimize yönelik projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tek amacı var. Üretime katkı sunmak, üreticinin yanında olmak, kentimizde üretimi artırmak. Damla sulama boruları ve sıvı gübre üreterek halkımızla buluşturduk. Bu tür çalışmalar artarak devam edecek. Hayırlı ve bereketli olsun" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, proje sayesinde yem maliyetlerinin düşeceğini belirterek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve emeği geçenlere teşekkür etti.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:00
Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılığı yeni ticaret kapılarını araladı
Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılışıyla değişen ticaret dengeleri, Türk küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ) için 177 milyar sterlinlik İngiltere e-ticaret pazarında yeni fırsatların kapısını araladı. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla şekillenen Brexit süreci, yalnızca siyasi dengeleri değil, ticaretin yönünü de değiştirdi. Avrupa pazarına bağımlılığını azaltmak isteyen İngiltere, yeni tedarikçiler ve dijital iş ortakları arayışına girdi. Bu değişim, üretim kabiliyeti, genç nüfusu ve dijital dönüşüm gücüyle öne çıkan Türkiye için önemli bir fırsat penceresi açtı. Brexit sonrası Avrupa dışından tedarik kanallarını güçlendirmek isteyen İngiltere, yeni ticaret ortaklarına yöneliyor. Üretim gücü, genç nüfusu ve dijital dönüşüm potansiyeliyle öne çıkan Türkiye ise bu süreçte İngiltere’nin en güçlü aday tedarikçisi konumuna yükseliyor. Uzmanlara göre artık Türk KOBİ’leri, fuar ya da aracı firmalara gerek duymadan, doğru dijital altyapı ve stratejiyle İngiltere pazarına doğrudan ulaşabiliyor. "İngiltere’ye gitmeye değil, dijitalde görünmeye ihtiyacımız var" BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, Brexit sonrasında Türk işletmeleri için yepyeni bir dönemin başladığını belirtti. Bayır, "Brexit, İngiltere için yeni bir başlangıç. Artık tedarik zincirlerini Avrupa dışına taşıyorlar. Türkiye, üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla bu boşluğu doldurabilecek en güçlü aday. Bugün İngiltere’ye gitmeye değil, dijitalde görünmeye ihtiyacımız var. İngiltere artık yalnızca uygun fiyatlı ürün değil, güvenilir dijital iş ortakları arıyor. KOBİ’lerimizin önünde tarihi bir fırsat var. Ürününü doğru anlatan, dijital sistemini doğru kuran her Türk markası, İngiltere’de kendi hikayesini yazabilir" dedi. "Fiziksel sınırlar kalktı, dijital ticaret başladı" İngiltere, 177 milyar sterlinlik e-ticaret hacmiyle Avrupa’nın en büyük çevrimiçi pazarı konumunda bulunuyor. 2024 itibarıyla ülkedeki her üç alışverişten biri internet üzerinden yapılırken, 2030 yılına kadar bu rakamın 300 milyar sterline ulaşması bekleniyor. Bu durumun, dijitalleşen Türk girişimciler için de dev bir fırsat anlamına geldiğini ifade eden Bayır, "Dijital ticaret, artık sermaye değil, strateji oyunu. Küçük bir atölye, doğru yazılımla İngiltere’deki dev markalarla aynı pazarda yer alabiliyor. Fiziksel sınırlar kalktı, dijital ticaret başladı. Eskiden İngiltere pazarına girmek, büyük yatırım gerektiriyordu. Bugün ise bir dizüstün bilgisayar, birkaç entegrasyon ve doğru anlatımla İzmir, Gaziantep, Bursa gibi farklı farklı birçok şehrimizden bir üretici, Londra’daki bir müşteriye satış yapabiliyor. Amazon UK, Etsy, eBay, Wayfair ve Shopify gibi platformlar, Türk markaları için artık sadece satış kanalı değil, markalaşma sahnesi haline geldi. Bu dönüşüm küçük işletmeler için dev bir eşitleyici güç. Eskiden sadece büyüklerin girdiği pazarlarda, artık cesaret edenler var. Dijitalleşen her KOBİ, İngiltere’de kendi pazarını oluşturabilir" diye konuştu. "Artık rekabet raflarda değil, ekranlarda yaşanıyor" İngiltere’de tüketici davranışlarının değiştiğini belirten Bayır, artık yalnızca fiyat değil; güven, sürdürülebilirlik ve marka hikayesinin de satın alma kararlarında belirleyici olduğunu söyledi. İngiltere pazarına girmek için 3 adıma da değinen Bayır, "İngiliz tüketiciler, artık yalnızca fiyata değil, değere odaklanıyor. Güven, sürdürülebilirlik, etik üretim ve marka hikayesi; satın alma kararlarında belirleyici hale geldi. Bu durum, özellikle tasarım, tekstil, doğal kozmetik, el emeği ürünleri ve ev dekorasyonu alanında faaliyet gösteren Türk KOBİ’leri için büyük bir avantaj. İngiliz tüketici, artık ‘kim üretti, neden bu ürünü seçtim’ sorularına cevap arıyor. Hikayesi olan, sürdürülebilir üreten, güven veren markalar hızla öne çıkıyor. İngiltere pazarına girmek için ise 3 altın adım olarak; doğru dijital altyapı, yerel uyum ve standartlar ile güçlü marka hikayesi öne çıkıyor. İlk olarak stok, kargo, e-fatura, sipariş ve müşteri yönetimini tek panelden yönetin. İngiltere’nin KDV, vergi, iade ve müşteri memnuniyeti kurallarına uyum sağlayın. İngiliz tüketiciye uygun içerik, dil ve görsellerle markanızı anlatın. Artık rekabet raflarda değil, ekranlarda yaşanıyor. Görünen, kazanan olur. Bugün ekranın karşısında kurulan bağlantılar, yarının ticaret köprüleridir. Türkiye’nin üretim gücü var, şimdi o gücü dijital vitrine taşımamız gerekiyor. İngiltere’ye gitmeden, İngiltere’de var olabiliriz" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder