EKONOMİ
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:25 Vezirköprü’de IPARD III Programı Hibe Destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yatırım yapmak isteyen üretici ve girişimcilere yönelik IPARD III Programı Hibe Destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB) iş birliğinde Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda gerçekleştirilen programda, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Samsun Koordinatörlüğü uzmanları tarafından katılımcılara destek programları hakkında bilgi verildi. Toplantıda konuşan TKDK Samsun Müdürlüğü İletişim Uzmanı Serhat Taş, IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takviminin açıklandığını belirterek, tarım, hayvancılık, gıda işleme ve kırsal kalkınma alanlarında yatırım yapmak isteyen girişimcilere önemli oranlarda hibe desteği sağlanacağını ifade etti. Taş, 2026 yılı içerisinde çıkılması planlanan çağrılar kapsamında tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ile pazarlanmasına yönelik yatırımlar, kırsal alanda kamu altyapı yatırımları ile çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme başlıklarında başvuruların kabul edileceğini söyledi. Bilgilendirme toplantısına Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdülkadir Fişekci’nin yanı sıra üreticiler, çiftçiler ve girişimciler katıldı.
"Sahibinden ilanlar yakın takipte"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:27 "Sahibinden ilanlar yakın takipte" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul ilanlarında piyasa dışı fiyat artışlarına yönelik incelemeleri sıklaştırdı. Fahiş fiyat artışlarına karşı denetimler genişletildi. Ticaret Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı bir mal sahibi tarafından verilen ilanda usulsüzlük tespit edildiğini ve bu nedenle idari ceza uygulandığını duyurdu. Bakanlık ayrıca, bu denetimler kapsamında toplam bin 416 kişiye 172 milyon TL idari para cezası uyguladığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul ilanlarında piyasa dışı fiyat artışlarına yönelik incelemeleri sıklaştırdı. Fahiş fiyat artışlarına karşı denetimler genişletildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "30 Mayıs tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğe göre internet ortamında verilen taşınmaz ilanlarında taşınmaz sahipleri tarafından genel ekonomik verilerle uyumlu olmayan ve haklı bir gerekçeye dayanmayan fiyat artışı yapmaları yasaklanmıştı. Ayrıca emlak işletmelerinin de bu tür ilanlara aracılık edemeyecekleri düzenlenmişti. Hatta birçok işletmeye de cezalar kesilmişti. Artık mal sahiplerinin ilanları da yakın takipte ve verdikleri ilanlar ile risk ve sorumluluk taşıyorlar. Haksız fiyat artışı yapan mal sahibine verilen ceza da bu kapsamda" diye konuştu. "Sahibinden ilanlar ucuz demek değildir" Her sahibinden satılan taşınmazın piyasa değerinde ilana çıkmadığını da ifade eden Özelmacıklı, "Birçok mal sahibi ilanı kendisi vererek aslında değerinin üzerinde ilan listelemesi yapıyor. Hatta bazen de gerçekten satma niyeti olmasa da bir ilan verelim şeklinde ilan girilen örnekleri görüyoruz. Hatta satılık konutta EİDS yükümlülüğü olmadığı için bir malik tarafından sahte ilan bile verilmesi hala mümkün. Profesyonel yetki belgeli emlak işletmelerinin birçoğu eğer portföy değerinden değilse bu taşınmazın yetkisini almıyor. Bizler aslında alıcı ve satıcının doğru piyasa şartlarında bir araya gelmesine azami gayret gösteriyoruz. Ayrıca bazı mal sahipleri ilan süresinde ilan fiyat artışı yapmaya çalışarak bizlerin de ceza almalarına neden oluyorlar. Yapılan yeni düzenleme ile mal sahipleri de ekonomik konjonktüre göre anlamlı olmayan fiyat artışları yaparsa yaptırım görebiliyor" dedi. "Fahiş fiyatta sınırlar belirlenmeli" Özelmacıklı, "İdari yaptırımlar ile para cezaları piyasa gözetim ve denetim faaliyetleri kapsamında, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde uygulanıyor. Söz konusu ceza tutarları 22 bin 500 TL ile 428 bin TL arasında değişiyor ve her yıl belirli dönemlerde güncelleniyor. Lakin bu cezalara ilişkin netlik söz konusu değil. Örneğin fiyat artışının neye göre ‘fahiş’ olarak değerlendirileceğinin net bir tanımı yok. Örneğin son bir yılda yüzde 80’den fazla değer artışı kazanan altın fiyatındaki artış mı, TÜFE yada merkez bankasının konut fiyat endeksi mi neyin baz alınacağı belli değil. Burada baz alınan artış oranı net olarak belirlenerek ‘Bu oranın üzerinde artış yapılamaz’ şeklinde tanımlanmalı. Fiyat değişimleri de ilan portallarında engellenmeli. Özel durumlar varsa da örneğin tadilat, iskan alınması gibi bunlar da istisna kapsamında olmalı" şeklinde konuştu. "65 yaş üstünde rapor zorunluluğu bulunmuyor" 65 yaş üzeri vatandaşlardan tapu işlemleri için sağlık raporu istenmesinin zorunlu olmadığını da ifade eden Özelmacıklı, "65 yaşın üstündeki kişilerin yapacakları hukuki işlemler ile ilgili olarak herkesten sağlık raporu istenmesi ve bunun rutin hale getirilmesi, bu yaşın üzerindeki kişilere yönelik haysiyet kırıcı, ayrımcı bir uygulama olarak görülmektedir. Nitekim Avrupa Temel Haklar Şartnamesinin 21’inci maddesi yaş nedeni ile ayrımcılığı yasaklamaktadır. Ayrıca, Medeni Kanun "ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergen kişinin fiil ehliyetinin olduğu" genel kaidesini getirmiştir. Bunun aksini iddia eden, iddiasını ispat ile yükümlü bulunmaktadır. Sağlık raporu yalnızca fiil ehliyete ilişkin şüpheli durumlarda ilgili tapu sicil müdürlükleri ya da noterler tarafından talep ediliyor. Bu kapsamda herhangi bir yaş zorunluluğu da bulunmuyor" ifadelerini kullandı.
Çakır: "Üretilen bilgi hayatta daha çok yer bulsun"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:21 Çakır: "Üretilen bilgi hayatta daha çok yer bulsun" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, üniversitelerde hazırlanan tezlerin iş dünyasıyla daha fazla buluşturulması gerektiğini belirterek, "Akademik raflarda kalacak her tez milli zarardır" dedi. MTSO Başkanı Çakır, Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar ile birlikte Silifke Ticaret ve Sanayi Odası ile Mersin Üniversitesi işbirliğinde bu yıl 6’ncısı düzenlenen Liderlik Akademisi ve Yönetim Kongresine katıldı. ’Üniversite- Sanayi İşbirliğinde İnovatif Kongre Deneyimi’ mottosuyla düzenlenen kongrede, TOBB’a bağlı oda ve borsaların yönetim kurulu başkanları, meclis başkanları, meclis üyeleri, kadın ve genç girişimci kurulları, genel sekreterler, akreditasyon sorumluları, oda-borsa personeli, girişimciler ve işletme yöneticileri bir araya geldi. "Tezler iş dünyasına yol, topluma güç olmalı" Kongrenin açılışında konuşan MTSO Başkanı Çakır, üniversitelerin bilimi pratikle buluşturan kurumlar olduğunu vurguladı. "Bu kurumlarda hazırlanan tezler çok önemli. Çünkü üniversitelerimizde üretilen her tez, yapılan her araştırma aslında potansiyel bir çözümdür" diyen Çakır, şu ifadeleri kullandı: "Birçok yüksek lisans ve doktora tezinin Ar-Ge projesine dönüştüğünü görüyoruz. Ancak her bir akademik çalışma değerlidir. Hazırlanan hiçbir tez kütüphane rafında kalmamalı; üretim içinde yer bulmalı, doğru kanallarla buluşturulmalı. İş dünyası olarak bizler de üniversitelerle temasımızı artırıp taleplerimizi daha doğru şekilde aktarmalıyız. Bu iletişim kanalı güçlendirildiğinde, üniversitelerde yürütülen bilimsel çalışmalar üretime yön verebilir, süreçleri iyileştirebilir." Hedefin yalnızca sorun çözmek değil, sanayiyi ve üretimi güçlendirip geleceğin koşullarına hazırlamak olduğunu belirten Çakır, akademi ile iş dünyası arasındaki sürdürülebilir işbirliklerinin yenilikçi üretim modelleri geliştirilmesinde büyük rol oynayacağına dikkat çekti. Çakır, "Üniversitelerimizin bilgi birikimiyle iş dünyasının tecrübesi birleştiğinde, hem kentimizin hem ülkemizin kalkınma hızı artacaktır. Bu nedenle her bir akademik çalışmayı sahaya taşıyacak, uygulamaya dönüştürecek mekanizmaların oluşturulmasını önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kepez Belediyesi’nden tasarruf odaklı üretim modeli
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:11 Kepez Belediyesi’nden tasarruf odaklı üretim modeli Kepez Belediyesi, Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Çöp Konteyner Üretim Atölyesi’nde; sanayi siteleri, büyük depolar ve ihracatçı firmaların ihtiyaç duyduğu, 4 metreküp hacminde atık toplayabilen sanayi tipi kazanları kendi iş gücüyle üretiyor. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacıyla Kepez Belediyesi, her türlü konteyner ihtiyacını kendi iş gücü ve imkanlarıyla sağlıyor. Çöp Konteyner Üretim Atölyesi’nde görev yapan 15 kişilik uzman ekip, çöp konteyner üretiminin dışında, aylık 40 adet sanayi tipi kazan da üretiyor. Sanayi siteleri, büyük depolar ve ihracatçı firmaların ihtiyaç duyduğu, 4 metreküp hacmindeki atık toplayabilen bu kazanlar, belediye çalışanlarının usta ellerinde şekilleniyor. Büyük çöp toplama haznesine sahip kazanlar, çevre temizliğinde önemli bir rol üstleniyor. Sadece sanayi kazanı üretimiyle sınırlı kalmayan atölye, aynı zamanda aylık ortalama 200 adet mahalle, cadde ve sokak tipi çöp konteyneri de üretiyor. Bununla birlikte, sahadaki mevcut konteynerlerin bakım, onarım ve yeniden değerlendirilmesi de atölye tarafından yapılıyor. Çürüyen konteynerlerin yeniden geri dönüşümü ile aylık 150 adet konteyner üretimi gerçekleştiriliyor. Kepez Belediyesi, eskiyen, yıpranan her türlü atık ekipmanını yeniden değerlendirerek bir yandan da kamu kaynaklarının israfını da önlüyor. "Sürdürülebilir çevre hizmeti" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, kendi emekleriyle Kepez’i güzelleştiren, bütçeye katkı sunan belediye personeline teşekkür etti. Kepez’de kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanıldığını belirten Başkan Kocagöz, "Dışarıdan satın almak yerine, kendi iş gücümüzle üretiyoruz. Bu sayede maliyetleri düşürüyoruz. Milletimizin parasına sahip çıkıyoruz, hem de sürdürülebilir çevre hizmetlerini destekliyoruz" dedi.
Tosyalı, cüruftan asfalt üretti
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:05 Tosyalı, cüruftan asfalt üretti Çelik üreticisi Tosyalı, demir-çelik üretiminde bir yan ürün olan cüruf malzemesinden asfalt ürettiğini duyurdu. Küresel çelik üreticilerinden Tosyalı, sürdürülebilir yaşam için döngüsel üretimle katma değer oluşturan yenilikçi işleri hayata geçirmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre şirket 3 kıtada, 50’ye yakın tesisinde tamamen sürdürülebilirlik odaklı yeşil çelik üretimine yönelirken üretim esnasında ortaya çıkan her türlü yan malzemeyi yeniden ekonomiye kazandıracak araştırma ve geliştirme çalışmalarını da somut iş sonuçlarına dönüştürüyor. Şirket bu vizyon doğrultusunda, döngüsel ekonomiye yönelik en iyi örneklerden birine daha imza atarak demir-çelik üretiminde bir yan ürün olan cüruf malzemesinden asfalt üretti. Geri dönüşümde uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından yoğun bir Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt malzemesi Türkiye’de TEM Otoyolu Gebze Kavşağı-Dilovası Kavşağı arasında kullanıldı. Döngüsel üretimi sürdürülebilirlik stratejisinin ayrılmaz parçalarından biri olarak gördüklerini dile getiren Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, "Dünyanın sayılı yeşil çelik üreticilerinden biri olarak ekosistemimizdeki her şeyi döngüsel ekonomiyle yeniden değerlendiriyoruz. Bu konuda hem düşük karbon teknolojilerine yatırım yapıyoruz hem de tesislerimizde döngüsel ekonomi odaklı bir proses yönetimi gerçekleştiriyoruz. Bu anlayışla atık, hava, su, enerji, atık ısı başta olmak üzere hiçbir şeyi israf etmiyor, en küçük bir toz parçasını bile teknoloji ve inovasyon ile insan, toplum ve doğa için yarar sağlayacak hale getiriyoruz. Demir-çelik hurdaları geri dönüştürüyor, süreç kaynaklı tozun lisanslı firmalara gönderimi ile yaşam döngüsünün devamlılığını sağlıyor, kaynağında atık ayrıştırması yaparak, sahada çıkan tehlikesiz atıkları lisanslı firmalara göndererek dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Demir-çelik üretim sürecinde yan ürünlerden biri olan cürufu da asfalt yapımında kullanılabilecek ileri düzey bir malzeme olarak geliştirerek ekonomiye kazandırıyoruz. Türkiye’de ilk defa yol yapımında kullanılan bu malzemenin döngüsel ekonomi açısından herkese ilham olmasını diliyorum. Ülke olarak üretimde rekabet gücümüzü artırmak istiyorsak sadece verimlilik ve kalitemizi artırmakla yetinmemeli her türlü malzemeyi döngüsel üretim yaklaşımıyla değerlendirmeliyiz" dedi. Karbon ayak izini yüzde 70’e kadar azaltan inovasyon Yapılan açıklamaya göre, Tosyalı Harsco ve Simgemat iş birliğiyle Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen çelikhane cürufunun asfalt karışımında kullanıldığı bu yeni nesil KGM otoyol kaplaması, TEM Otoyolu Gebze Kavşağı-Dilovası Kavşağı arasındaki 6 kilometre boyunca ve her iki yönde olmak üzere toplam 192 bin metrekarelik alanda hayata geçirildi. Normal koşullarda bu kadar alanda yapılacak bir asfalt için yaklaşık 35 bin ton kadar doğal taş (agrega) gerekecek ve bu agregayı elde etmek için doğadan en az 50 bin ton malzeme kırılıp taşınacaktı. Ancak Tosyalı Harsco tarafından, elektrik ark ocağı cüruflarının işlenmesi ile elde edilen yapay agrega kullanılmasıyla aynı zamanda doğal kaynaklar da korunmuş oldu. Proje kapsamında toplamda Tosyalı Harsco tarafından temin 22 bin 500 ton çelikhane cürufu, Harsco’nun İngiltere merkezli bir şirketi olan Steelphalt’ın teknolojisi ile Simgemat tarafından yapay bir taş mastik asfalt ürününe dönüştürülerek bu projede kullanıldı. Yol yapımında toplam 25 bin ton taş malzeme kullanılırken bunun yüzde 90’ı şirket tarafından üretilen cüruf malzemesinden oluştu. Bu inovatif uygulama sayesinde asfalt daha uzun ömürlü ve daha düşük maliyetli hale getirilirken aynı zamanda yol yapımında karbon ayak izinin yüzde 70’e kadar azaltılmasına da katkı sağlandı. Döngüsel üretim tabanlı bu asfalt projelerinin şirketin faaliyet gösterdiği ve çelik üretiminin olduğu İskenderun, Osmaniye, İzmir/Aliağa bölgelerine de yayılması planlanıyor. Açıklamaya göre, Tosyalı Holding ve ABD’li Harsco ortaklığıyla kurulan Tosyalı Harsco; Türkiye’de demir çelik, alüminyum, bakır nikel, ferro krom ve çimento fabrikalarına birçok yenilikçi hizmet sunuyor. Bu çerçevede tesislerinde gerçekleştirdiği geri dönüşüm işlemiyle cüruf atıklarının asfalt, yol yapımı, çimento katkı malzemesi, gübre üretimi gibi sektörlere ham madde olacak agrega malzemesi ve demir yolu balastı üretimi gibi alanlarda ham madde ve katkı maddesi olarak kullanılmasını sağlıyor. Su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt Ar-Ge çalışmaları neticesinde sıfır atık prensibine göre dizayn edilmiş makineler ve bünyesinde geliştirilen "Bloodhund" isimli yazılım sayesinde cüruf içindeki metalik demir online olarak takip edilebiliyor ve cüruftaki metal oranı asgariye indiriliyor. Geri dönüştürülen cüruf, gözeneklerine çimento şerbetinin işlemesi ve yüksek aşınma direnci nedeniyle agregadan katbekat daha üstün bir malzeme haline geliyor. Ayrıca, cüruf ile yapılan asfaltın su geçirgenliğinin bulunması nedeniyle yağmurda araç güvenliğini artırmasının yanı sıra betondan çekme ve basma direnci daha iyi olduğu için depreme karşı da güvenli bir malzeme olarak dikkat çekiyor.
Tarımın kalbi Bursa’da atacak
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:43 Tarımın kalbi Bursa’da atacak Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektörünü dünya pazarlarına açmayı hedefleyen AgroGreen Bursa Tarım Fuarı, tam kapasite ile 8 Ekim’de çiftçiler ve firmaları buluşturmaya başlayacak. 8-11 Ekim’de Bursa’da düzenlenecek, hazırlanan 6 holün tamamının dolduğu fuar, sadece Türkiye’nin değil, bölgenin de en büyük tarım vitrini olacak. Bursa Tarım Fuarı, Almanya, İtalya, Azerbaycan, Rusya, Suudi Arabistan, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan, Nijerya, İran, Irak, Gana ve Gambiya gibi ülkelerden satın almacı ağırlayacak. Böylece Türk üreticiler, ürünlerini ve teknolojilerini dünya çapında alıcılarla buluşturma şansına sahip olacak. Yurt dışından gelen alıcıların konaklama ve karşılama hizmetleri GL Platform tarafından organize edilecek. Özellikle Nijerya’dan gelecek üst düzey heyetler, Türk tarım sektörüyle yeni iş birliği ve yatırım fırsatları oluşturmak için Bursa’da bir araya gelecek. Bursa ve çevre illerdeki çiftçilerin fuar ziyaretleri için de devasa bir organizasyona imza atıldı. Bölgedeki çiftçiler için 500 kilometrelik bir çapta servis organizasyonu yapılacak. "Çiftçi yeni teknolojilerle buluşuyor" Bursa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Sadi Aktaş, fuarın bölgeye önemli katkılar sağlayacağını vurgulayarak, "Bursa’daki fuar yalnızca çiftçiye değil, esnaftan otelciye, üreticiden yan sanayiye kadar geniş bir kesime canlılık getiriyor. Çiftçi yeni teknolojilerle buluşuyor, yenilikler bölgeye kazandırılıyor. Fuarımıza bütün çiftçilerimiz davetlidir" dedi. "Sektör için büyük bir kazanım" GL Platform Genel Müdürü Gül Ceylan, fuarın sektöre büyük katkılar sağlayacağını belirterek, şunları kaydetti: "Bursa AgroGreen Tarım Fuarı, yalnızca tarım ve hayvancılık sektörünün değil, bölge ekonomisinin de canlanmasına katkı sağlayacak. Çiftçilerimiz en yeni teknolojilerle buluşacak, üreticiler ve alıcılar arasında önemli iş birlikleri kurulacak. Bu yıl fuarımız dolu dolu geçecek, hem katılımcılarımız hem ziyaretçilerimiz için verimli bir deneyim olacak. Uluslararası heyetler, sektör temsilcileri ve üreticileri aynı çatı altında buluşturacak AgroGreen Bursa, tarımda yeni ihracat kapılarının açılmasına öncülük edecek." Fuar kapsamında tarım, hayvancılık, süt ve sera teknolojileri, tohum, fide, fidan, canlı hayvan ve tarımsal makineler gibi çok geniş bir yelpazede ürün ve hizmet sergilenecek.
DSO Başkanı Kasapoğlu: "Denizli KOBİ’leri ile güçlü bir şehir
06 Ekim 2025 Pazartesi - 10:36 DSO Başkanı Kasapoğlu: "Denizli KOBİ’leri ile güçlü bir şehir Denizli Sanayi Odası (DSO), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’nun katılımıyla KOBİ’lere yönelik "Destek ve Dönüşüm" başlıklı toplantıya ev sahipliği yaptı. Denizli iş dünyasının yoğun katılım gösterdiği programda, KOSGEB’in yeni dönem stratejileri ve destek programları paylaşılırken, sanayicilerin beklenti ve önerileri doğrudan dile getirildi. Açılış konuşmasını gerçekleştiren DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu; Denizli’nin KOBİ’leri ile güçlü bir şehir olduğunu belirterek, yıllık yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracatta KOBİ’lerin katkısını vurguladı. Bu nedenle KOSGEB’in verdiği desteklerin ve teşviklerin Denizli için ayrı bir önem ifade ettiğini belirtti. KOBİ tanımında yapılan değişikliği değerlendiren Başkan Kasapoğlu, yıllık net satış hasılatı veya mali bilanço üst sınırının 500 milyon TL’den 1 milyar TL’ye çıkarılmasının, daha fazla işletmenin desteklerden faydalanmasının önünü açtığını ifade etti. Kasapoğlu: "KOSGEB-DSO iş birliği KOBİ’lere yeni kapılar açıyor" DSO Başkanı Kasapoğlu, Denizli sanayisinin üretim kapasitesini artırma ve yeni pazarlara açılma hedeflerinde KOSGEB desteklerinin kritik önem taşıdığını vurgulayarak, sanayi işletmelerimizin büyük çoğunluğunu oluşturan KOBİ’lerin üretim, istihdam ve ihracatta stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Salondaki yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kasapoğlu, son dönemde Denizli’nin KOSGEB desteklerinden önemli ölçüde daha fazla yararlandığını belirterek, bu artışta KOSGEB ile Denizli Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülen çalışmaların ve DSO bünyesinde kurulan Hibe İnovasyon Teşvik (HİT) Ofisi’nin yönlendirmelerinin etkili olduğunu ifade etti. Kasapoğlu ayrıca, Temmuz 2025’te faaliyete geçen Denizli Model Fabrika için KOSGEB desteklerinin yeniden devreye alınmasının önemine vurgu yaparak, KOSGEB ile iş birliği kapsamında DSO bünyesinde kurulması planlanan KOSGEB Temsilcilik Ofisi’nin yeni ve önemli bir adım olacağını belirtti. İbrahimcioğlu: "KOSGEB’in Yeni Vizyonu: Yalın, Erişilebilir ve Dijital" KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu konuşmasında, kurumun yeni dönem vizyonunu paylaşarak, stratejilerini "destek ve dönüşüm" yaklaşımıyla yeniden şekillendirdiklerini belirtti. "KOSGEB olarak vizyonumuzu ‘yalın, erişilebilir ve dijital’ bir kurum olmak üzerine kurduk" diyen İbrahimcioğlu, destek mekanizmalarını sadece başlangıç aşamasında değil, işletmelerin tüm işleyiş süreçlerinde yanlarında olacak şekilde tasarladıklarını ifade etti. İbrahimcioğlu, proje bazlı yatırım planları ve konjonktürel destek modelleriyle işletmelere daha kapsamlı hizmet sunduklarını belirterek, Denizli’nin KOSGEB Destek Programlarından en etkin yararlanan illerden biri olduğuna dikkat çekti. Denizli’ye sağlanan destek 150 milyondan 800 milyona çıktı KOSGEB’in Denizli ekonomisine sağladığı desteğin son dönemde artış gösterdiğini belirten İbrahimcioğlu, 2024 sonu itibariyle sağlanan desteğin toplam desteğin 150 milyon TL olduğunu bu yılın sadece ilk 9 ayında Denizli sanayicisine ve tüccarına sağlanan destek miktarının 480 milyon TL’ye ulaştığını ifade etti. İbrahimcioğlu, buna ek olarak finansmana erişim mekanizmaları ile 300 milyon lira yatırım kredi finansmanı kullanımına destek olunduğunu belirtti. Yeni dönem desteklerine ilişkin yaptığı detaylı sunum ile KOSGEB’in gelecek vizyonunu ve stratejisini katılımcılarla paylaşan Başkan İbrahimcioğlu, katılımcıların destek programlarına ilişkin sorularını da ayrıntılı olarak yanıtladı.
İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları İzmir’de
06 Ekim 2025 Pazartesi - 10:34 İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları İzmir’de Dijital ve yeşil dönüşümün ülke genelindeki OSB’lere yayılmasını desteklemek üzere İş Bankası ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu iş birliği ile başlatılan "OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları"nın üçüncüsü İzmir’de gerçekleştirildi. Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini geliştirerek sürdürülebilirliği merkeze alan üretim modellerine geçiş yapabilmesi, işletmeler kadar ülke ekonomisinin uzun vadeli kalkınması ve rekabet gücünün korunması açısından da önem taşıyor. İş Bankası bu yaklaşımla geçtiğimiz yıl Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bir protokol imzalayarak "OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları"nı başlattı. Konya ve Gaziantep’in ardından bu defa İzmir’de KOBİ’ler dijital ve yeşil dönüşüm gündemiyle bir araya geldi. "Bankamızın 2. yüzyılında kuruluş amacımızı ‘sürdürülebilir ekonomik kalkınma modelinin güçlenerek devamının sağlanması’ olarak geleceğe taşıyoruz." İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, açılışta yaptığı konuşmada, İzmir’in yaklaşık 24 milyar dolara varan ihracatı ve güçlü lojistik ağıyla Türkiye’nin üretim ve ticaret merkezi olduğunu, kurulu rüzgar enerjisi gücünün yüzde 20’sinin İzmir’de bulunduğunu belirterek İzmir’in üretimin dönüşümünde stratejik bir öneme sahip olduğuna vurgu yaptı. İş Bankası’nın kuruluş amaçları arasında "sürdürülebilir ekonomik kalkınma modelinin kurulması"nın da yer aldığına işaret eden Özge Küllah Kurtuluş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bankamızın 2. yüzyılında bu amacı ‘sürdürülebilir ekonomik kalkınma modelinin güçlenerek devamının sağlanması’ olarak geleceğe taşıyoruz. Bu yaklaşımla ‘OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nı gerçekleştiriyor, ‘100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu’ gibi sanayimize güç katacak projeleri hayata geçiriyoruz. Geçen yıl başlattığımız, farklı sektörlerden 100 KOBİ’nin dönüşüm yolculuğunda yanında olduğumuz projeyi okyanusa atılan ilk taş olarak görüyor, takip edildiğinde hızlı bir dönüşüme katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. 100 KOBİ, çarpan etkisiyle binlere milyonlara dönüşebilir. Çünkü ihtiyacımız olan tam da bu hız. Bizden sonra finans sektöründeki birçok oyuncunun ‘Biz de varız’ demesinden; sonuçta kazananın KOBİ’ler ve OSB’deki sanayicilerimiz olmasından büyük mutluluk duyuyoruz." Bu proje ile uluslararası geçerliliği olan bir rapor oluşturarak Türk sanayisine armağan etmek üzere çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Kurtuluş, "Projemizde yer alan 100 KOBİ’nin kârlılıklarında yüzde 10-15 aralığında bir artış olduğunu mutlulukla gözlemledik. Ama bundan da önemlisi, bu KOBİ’lerimiz mevcut sektörlerinde öncü kabul ediliyor ve takip ediliyorlar. Çarpan etkisiyle bu dönüşüm daha da büyüyor. Bu projemizin ardından, OSB’lerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin dönüşümleri için OSBÜK’le güçlerimizi birleştirdik ve geçtiğimiz yıl haziran ayında bir protokol imzaladık. Protokol kapsamında OSB’lerde faaliyet gösteren sanayicilerin ikiz dönüşüm yatırımları için oluşturduğumuz finansman paketi ile yaklaşık 2.500 KOBİ’ye ulaşıp yaklaşık 35 milyar TL finansman sağladık" dedi. "İkiz Dönüşüm Buluşmaları, OSB’lerimize rehber oluyor" OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Ünlütürk ise konuşmasında, OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nın organize sanayi bölgelerine önemli bilgiler kazandıran ve sanayi sektörüne dönüşüm noktasında rehber bir program olduğunu söyledi. Organize sanayi bölgelerinin Türkiye’nin sanayi üretiminin yüzde 45’ini gerçekleştirdiğini belirten Ünlütürk, güçlü ve dinamik yapısı ile organize sanayi bölgelerinin ülke sanayisine kritik katkılar vermeye devam edeceğinin altını çizdi. Ünlütürk, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK)’nun OSB’lerin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesine ve İkiz Dönüşüm alanındaki çalışmalarına da destek olduğunu kaydetti. Organize sanayi bölgelerinin hem yeşil hem de dijital dönüşüme öncülük edecek çalışmalara imza attığını vurgulayan Ünlütürk, "OSB’lerimiz, yenilenebilir enerji yatırımlarından atık su geri kazanım tesislerine, yeşil altyapı yatırımlarından karbon ayak izi takiplerine, Yeşil OSB sertifikasından Sıfır Atık Uygulamalarına kadar çevreci üretime önemli yatırımlar yapıyor. Güvenlikten enerji yönetimine, verimlilik takiplerinden AR-GE ve Tasarım Merkezlerine, akıllı aydınlatmalardan makine parklarına kadar uçtan uca dijitalleşen OSB’lerimiz, Cumhuriyetin ilk yüzyılında olduğu gibi ikinci yüzyılında da ülkemizi geleceğe taşımaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Sabri Ünlütürk ayrıca, programın İzmir’de düzenlenmesinden ve programa ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını da sözlerine ekledi. Panel oturumları Açılış konuşmalarının ardından dijital ve yeşil dönüşümün birlikte ele alındığı "Dönüşüm Zamanı: Yeşil ve Dijital Gelecek" panelinde İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, KOSGEB Başkan Yardımcısı Melih Gökgöz ve ChefSeasons CEO’su Burak Hucuptan KOBİ’lerin dönüşüm süreçlerindeki kazanımları, karşılaştıkları zorluklar, finansman kaynakları ve regülasyonlara uyum gibi başlıklarda değerlendirmelerini paylaştı. Etkinlik, Serdar Kuzuloğlu’nun ikiz dönüşüme dair ilham verici konuşmasıyla sona erdi.
Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde e-ihracatın artırılması adımı atıldı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 10:19 Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde e-ihracatın artırılması adımı atıldı Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar’ın katılımı ve iş dünyasının önemli örgütlerinin başkanlarının destekleriyle gerçekleşen 4. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde e-ihracatın artırılması adımı atıldı. Aralarında ihracatın kahramanı ödülü alan iş insanlarının da yer aldığı isimler daha fazla e-ihracat için bir protokol imzaladılar. Güvenilir Ürün Platformu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde e-ihracatın arttırılması çalışmalarını kapsayacak İhracat’ın Kahramanları projesinin protokolüne imza atıldı. Bu doğrultuda önümüzdeki yıl Anadolu’nun farklı illerinde bilgilendirme toplantıları yapılacak. Aynı zamanda farklı zamanlarda bu konuda farkındalık çalışmaları yapılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, TBMM Tarım Komisyonu gibi kuruluşların destek verdiği zirvede konuya ilişkin bir açıklama yapan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, "e-ihracat çok hızlı büyüyor. Biz ihracattaki başarımızı e-ihracatta da göstermeliyiz. Bu konuda çok iyi destek ve teşvikler veriyoruz. Öte yandan, bugün Güvenilir Ürün Platformu ile İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, İMES ve GAİB arasında imzaları atılacak "İhracat’ın Kahramanları Projesi" protokolü kapsamında; Türkiye genelinde farklı illerde düzenlenecek eğitim ve farkındalık etkinliklerinin de ihracat kültürünün yaygınlaştırılması açısından büyük faydaları olacağını düşünüyorum" dedi. e-ihracata yönelik çalışmalara tam destek verildiğini söyleyen İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, tarım ve gıdanın 21. yüzyılda ekonomik bir konunun ötesine geçerek jeopolitik dengeleri belirleyen stratejik bir unsur haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin binlerce yıllık tarımsal birikimiyle fındık, kuru üzüm, incir ve kayısı gibi ürünlerde dünyada en üst sıralarda olduğunu hatırlatan Kopuz, bazı ürünlerin hâlâ hammadde olarak ihraç edildiğine dikkat çekerek, "Küresel rekabette asıl değer, işlenmiş ve katma değerli ürünlerimizi uluslararası pazarlara taşımaktan geçiyor" diye konuştu. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İMES Sanayi Bölgesi Başkanı Kemal Akar, imzalanan protokolün çok önemli olduğunu belirterek, "Bu zirvede atılacak adımlar e-ihracatında önünü açacak. Kurulacak iş birliklerinin ve yapılacak projelerin hem ülkemiz hem de üreticilerimiz için hayırlı sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, "Üç yıldır Anadolu’da üreticilerimizi destekleyen projeler yürüttük. 12 ilde 2000’e yakın üretici ve kooperatifi önemli alıcılarla buluşturduk. Şimdi e-ihracat zamanı. Atılan adımlar bu konuda önümüzü açacak. İhracatın Kahramanları’nı ödüllendiriyoruz ve e-ihracat protokolünü imzalayarak bu konuda çalışma başlatıyoruz" diye konuştu.