SAĞLIK - 06 Şubat 2026 Cuma 14:38

6 Şubat depreminin sağlık üssü: Fethi Sekin Şehir Hastanesi

A
A
A
6 Şubat depreminin sağlık üssü: Fethi Sekin Şehir Hastanesi

6 Şubat depremlerini sismik izolatör sistemi sayesinde hasarsız atlatan Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, bölgedeki en kritik tahliye ve tedavi merkezi oldu. Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’tan sevk edilen binlerce yaralıyı kabul ederken, o anları anlatan sağlık çalışanları, binanın güvenli yapısının müdahale hızını artırdığını vurguladı.



6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde, bünyesindeki 872 sismik izolatör sayesinde sarsıntıyı hasarsız atlatan Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, bölgenin lojistik ve sağlık merkezi haline geldi. Teknik altyapısı ve operasyonel kabiliyeti korunarak kesintisiz hizmet veren hastane, Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş başta olmak üzere bir çok deprem kentinden sevk edilen yaralıların tedavisinde kritik rol oynadı. Hastanede görevli sağlık çalışanları, depremin 3. yıl dönümü vesilesiyle o süreçte yürütülen çalışmaları ve tanıklıklarını paylaştı.



6 Şubat günü tüm sağlık personelinin hızla görev yerlerine intikal ettiğini, hastanenin fiziki şartlarının hasar görmemesi sayesinde bölgeden gelen yaralılara kesintisiz hizmet verildiğini ifade eden Acil Sorumlu Hekimi Dr. Erkut Erol, " Deprem günü, 6 Şubat’ta tüm sağlık personelimiz görev yerlerine hızlıca intikal etti. Doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık personelimiz acil servislerde yerlerini alarak görevlerine başladı. Bölgeden gelen yaralılara, hastanemizin teknik imkanlarının ve fiziki şartlarının hasar almamış olması ve yeterli düzeyde bulunması sayesinde hizmet verildi. Yoğun bakım ve ameliyathaneye yatması gereken hastaların öncelikli olarak ameliyathane ve yoğun bakıma yatışları yapıldı. Daha sonra hastaların servislere yatışları gerçekleştirildi. Allah milletimize böyle acıları bir daha yaşatmasın" dedi.



"Biz hastaları sevk ederken, o gizlice orada kalıp hastaların yanında durmuştu"


Deprem anında görev yaptığı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki sürecini anlatan Yenidoğan Sorumlu Hemşiresi Beytül Şener Göktaş, " Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, reanimasyon yoğun bakımda sorumlu hemşire olarak görev yapıyordum. İlk depremde hastanemizde herhangi bir sıkıntı yaşanmamıştı. Ancak sabah gündüz mesaisine geldikten sonra, o gün tüm hastalarımızı, durumu iyi olanları taburcu ederek ya da farklı servislere alarak servisi hızla boşaltmak zorunda kaldık. Çünkü yıkılan binalar vardı ve enkaz altında kalan vatandaşlarımız bulunuyordu. Biz servisi boşaltırken ikinci deprem meydana geldi. Bunun üzerine yalnızca oksijen tüpüne ihtiyacı olan hastaların hızla dışarı çıkarılması istendi. Hastaları oksijen tüpleriyle, asansörle aşağı indirdik. Ben eşyalarımı içeride bıraktım ve tekrar yukarı çıktım diyerek, hastaların başında durmak istedim. Yukarı çıktığımda bir hemşireyi masanın altında gördüm. ‘Sen burada ne arıyorsun?’ dedim. İsmi Kahraman’dı. ‘Abla, ben bu hastaları nasıl bırakıp aşağı ineyim?’ inmemişti. Biz hastaları sevk ederken, o gizlice orada kalıp hastaların yanında durmuştu. Daha sonra birlikte hastalara baktık. Gelen hastalardan sevk edilebilecek olanları yakın çevredeki illere göndermeye başladık. Bize en yakın il her zamanki gibi Elazığ’dı. Sağ olsun, buradaki yetkili kişiler de ilgilendiler ve hemen dönüş yapıldı. Zaten bu hastane hiç zarar görmemişti, bu da hem bizim hem de hastalarımız için çok iyi oldu. Hastalarımızı sevk etmeye devam ettik. Yenidoğandan erişkin yoğun bakıma, servislerden olmak üzere pek çok hastayı, hatta hava ambulanslarıyla daha uzak illere sevk ettiğimiz durumlar oldu. Bu şekilde orada çalışmaya devam ettik" diye konuştu.



Branş hekimlerinin ve hastane yönetiminin kısa sürede alana intikal ederek çevre illerden gelen depremzedelere müdahale ettiğini, bu süreçte devlet yetkililerinin de koordinasyona destek verdiğini ifade eden sağlık memuru Sinan Yıldırım, " 6 Şubat depremi olduğu gün alandaydık. Sabah saatlerine doğru oturuyorduk, o sırada içeride çok hasta yoktu. Daha sonra bir depremin olduğunu hissettik. Daha önce Elazığ depremini yaşadığımız için bunu bir artçı ya da deprem olarak algıladık. Hastaları karşılama adına hazırlıklarımıza başladık. İlerleyen saatlerde, yaklaşık 50 dakika ya da 1 saat sonra, özellikle yüksekten atlamalara bağlı olarak hastalar gelmeye başladı. Daha çok kol ve bacak kırıkları vardı. Akabinde hastane yönetimimiz alana geldi. Ardından branş hekimlerimiz de tekrar alana intikal etti. Hızlı bir şekilde gelen yaralılara müdahale etmeye gayret gösterdik. Dışarıdan gelen hastaların kabulleri yapılmaya başlandı. Özellikle Kahramanmaraş’tan, Adıyaman’dan ve Malatya’dan gelen hastalar kabul edildi. Hekimlerimiz ve branş hekimlerimiz, bu hastaların hızlı bir şekilde yatışlarını yaparak gerekli tedavilerini uyguladı. Bu sırada devlet yetkililerimiz, valimiz ve belediye başkanlarımız da alana geldi. Hastanede herhangi bir eksik olup olmadığı ve gelen yaralıların durumları hakkında bilgi aldılar. Gereken ilgi ve alakayı gösterdiler. Hepsine teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.



Hemşire Ayça Özyılmaz, "Deprem bittikten sonra öncelikle hastalarımızı sakinleştirdik ve güvende olduklarını belirttik. Elbette çıkmak isteyen hastalarımız da oldu, bizler de aileleriyle iletişime geçmelerini sağladık ve bu süreci daha sağlıklı bir şekilde atlatmalarına yardımcı olduk. Gelen hastalarımızı da karşıladık. Depremde Malatya’dan, Kahramanmaraş’tan ve Adıyaman’dan, en yakın hastane Elazığ olduğu için buraya çok sayıda sevk gerçekleştirildi. Yoğun bakımımızı buna göre hazırladık ve gelen hastaları kabul ettik. Zor günlerdi. İnşallah bir daha yaşanmaz" dedi.



6 Şubat depreminin sağlık üssü: Fethi Sekin Şehir Hastanesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Akdeniz Üniversitesi’nin CAR-T hamlesi anlatıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Rektör Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’de ilk kez Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçirilen CAR-T merkezi ile ilgili bilgi vererek, destekleri için teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için bulunduğu Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Görüşmede Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında bilgi verildi. Akdeniz Üniversitesi’nin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, yaptığı açıklamada göreve geldikleri ilk dönemde transplantasyon ve kanser alanındaki planlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlattıklarını, Erdoğan’ın da bu projeye destek verdiğini belirtti. Prof. Dr. Özkan, CAR-T merkezinin bulunduğu binanın da Cumhurbaşkanı’nın destek verdiği projenin binası olduğunu ifade etti. Rektör Özkan, CAR-T yönteminin özellikle tedavileri başarısız olmuş hastalar için yeni bir seçenek sunduğunu, yöntemin dünyada sınırlı merkezlerde kullanıldığını ve Türkiye’nin Akdeniz Üniversitesi ile bu alanda önemli bir eşiği geçtiğini söyledi. Yeni bir dönemin kapısını aralıyor CAR-T tedavisinin hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef alacak şekilde güçlendirilmesine dayandığını söyleyen Rektör Özkan, bu yöntemin özellikle dirençli ve nükseden kan kanserlerinde yüksek başarı oranlarıyla dikkat çektiğini, yüzde 95’e varan sonuçlardan söz edildiğini belirtti. Rektör Özkan, bu altyapının yalnızca bugünün hastaları için değil, Türkiye’nin sağlıkta ileri biyoteknoloji kapasitesi açısından da yeni bir dönemin kapısını araladığını vurguladı. CAR-T merkeziyle Türkiye’de bir ilk Bu teknolojiyi yalnızca mevcut kullanım alanlarıyla sınırlı tutmayacaklarını ifade eden Rektör Özkan, "Öncelik lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde olsa da önümüzdeki dönemde beyin kanseri başta olmak üzere farklı solid tümörlerde de CAR-T benzeri hücresel tedavilerin kullanılabilmesi için bilimsel çalışmalar yürütülecek" diye konuştu. Mevcut tedavi yöntemlerinin yanı sıra geleceğin kanser tedavilerine yön vermeyi hedefleyen Akdeniz Üniversitesi bu merkezle Türkiye’de bir ilki hayata geçirirken, ileri tedavi teknolojilerinde yeni bir bilimsel atılımın da zeminini oluşturuyor.