POLİTİKA - 12 Nisan 2026 Pazar 16:36

BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Biz Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz. Devletimizin, hükümetimizin ve ittifakımızın attığı bütün adımlar, bu yöndedir. Biz istemiyoruz ama İsrail ve Amerika durmuyor" dedi.


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi ziyaretler kapsamında Elazığ’a geldi. Parti yöneticileri tarafından karşılanan Destici, partisinin Elazığ Olağan İl Kongresine katılarak açıklamalarda bulundu.



"Bu ülkenin cumhurbaşkanına hakaret demek, Türkiye Cumhuriyeti Devletine hakaret demektir"


Büyük Türk milletinin haksızlığa susmadığını, zalimin karşısında mazlumun ise yanında olduğunu belirten Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Tarihte pek çok örneği vardır. Bir mazluma sahip çıkmak için Türk milleti dünyayı yakmıştır. Önce katil terörist soykırımcı Netanyahu, Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor. Bu ülkenin cumhurbaşkanına hakaret demek, Türkiye Cumhuriyeti Devletine hakaret demektir. Bu ülkenin tamamına hakarettir. Çünkü cumhurbaşkanı, bu ülkeyi temsil etmektedir. Ona yapılan hakaret, Türk milletine yapılmıştır. Bu hakaretlerden sonra verilen tepkiler, sadece Cumhur İttifakı’ndan değil, Türkiye’deki bütün siyasi partilerimiz bu hakarete sert bir şekilde cevap vermiştir. Siz ne kadar havlarsanız havlayın, sizin gücünüz Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve onun cumhurbaşkanına asla yetmeyecektir" ifadelerini kullandı.



"İran’ı ayakta tutan ve savaşta şu ana kadar yenilmesini engelleyen milletinin birliğidir"


Türk milleti bir olduğunda üstesinden gelemeyeceği bir problemin olmadığının da altını çizen Genel Başkan Destici, "Birliğimizi ve dirliğimizi de kimsenin bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si, Sünni’si hep birlikte büyük Türk milletiyiz. Kıyamete kadar da öyle kalacak. Biz Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz. Devletimizin, hükümetimizin ve ittifakımızın attığı bütün adımlar, bu yöndedir. Biz istemiyoruz ama İsrail ve Amerika durmuyor. Dün Afganistan, Irak, Yemen, Libya ve Suriye eğer İran’da da emellerini gerçekleştirirlerse, elbette ki kendilerine engel gördükleri bunun içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti de var. Devletleri hedef alacaklar, ülkeleri ve milletleri hedef alacaklar. İran’ı bugün ayakta tutan, füzeleri ve savunma taktikleri kıymetlidir ama İran’ı ayakta tutan ve savaşta şu ana kadar yenilmesini engelleyen milletinin birliğidir. Savaş başlamadan İran’da aylarca süren ayaklanmalar ve gösteriler oldu. İki tarafta da çok kayıplar yaşandı ama Amerika ve İsrail saldırınca İran muhalifiyle ve rejim yanlısıyla bir yumruk gibi oldu ve en son enerji santrallerini ve köprüleri bombalayacağım dediğinde Amerika ve İsrail birer canlı kalkan olarak köprülere ve enerji santrallerine gittiler. Bu ülke bizimdir, yönetimini de biz seçeriz siz karışamazsınız. Rejim değişecekse de biz değiştiririz. Buna Amerika ve İsrail karar veremez dediler. Bugün İran’ı ayakta tutan, İran’ı şu ana kadar İsrail ve ABD karşısında pes ettiremeyen hatta ABD-İsrail’e geri adım attıran İran halkının duruşudur. Bizim de ihtiyacımız budur. Bugüne kadar birliğimizi ve dirliğimizi kimse bozamamıştır. Bundan sonra da bozamayacaktır" şeklinde konuştu.



"Devlete saygı duymayan hiç kimseden bu millete ve devlete hayır gelmez"


Yılanın kafasını maalesef küçükken ezmediklerini aktaran Başkan Destici, "Terörle mücadele konusunda dönem dönem zafiyetler yaşadık. Dönem dönem de devlet şefkat elini uzattı ama bu el hiçbir zaman öpülmedi, her zaman ısırıldı. Onun için bunlara karşı bizim tecrübemiz artık daha yüksek. Devlete saygı duymayan, ay yıldızlı al bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete ve devlete hayır gelmez. Bunlarla da barış falan olmaz. Bunlarla iç cephe de güçlendirilmez. Bu topraklar bunu 1915’te yaşadı. Bu ülkede 1 milyonun üzerinde Ermeni var. 800 yıl birlikte yaşadık. Milleti sadıktı. Vatan ne zaman zor duruma düştü, bir taraftan Ruslar, bir taraftan hırsızlar, güneyden Fransızlar, batıdan İngilizler musallat olduğunda hemen iş birliği yaparak arkadan vurdular. Bu topraklar büyük zalimler yaşadı. Onun için hainlerle çevre güçlendirilmez. İyi niyetli olanlara bir şey söylemiyorum. Türkiye’de eşit yurttaş olarak yaşamak isteyen bu noktada da belli hak ve taleplerde bulunanlara bir şey söylemiyorum. Onlarla her şeyi oturup konuşabiliriz. Bizim kırmızı çizgimiz, terör, şiddet ve ihanettir. Bu ay yıldızlı bayrağı eline almayanla oturup konuşulacak bir şey yoktur. İstiyoruz ki bölgemizde savaş bitsin. Pakistan, Mısır ve Türkiye’nin de ısrarıyla Pakistan’da İran ve ABD heyetleri bir araya geldi. Ama maalesef anlaşmazlık çıktı. Savaş bitsin barış gelsin ama bu olmadı. Benim anladığım İsrail Amerika’yı teşvik ediyor. İran’ı teslim almak istiyorlar. Bütün şartlarımızı kabul etsinler istiyorlar. İran da yenilgiyi kabul etmiyor. Trump bir zafer kazandım demek istiyor ama ortada bir zafer yok. Ortada aslında bir yenilgi var" dedi.



BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.