ÇEVRE - 09 Şubat 2026 Pazartesi 09:41

Doğu’nun gizli denizinde şefkat eli: Polis ekipleri martı ve tavşanları unutmadı

A
A
A
Doğu’nun gizli denizinde şefkat eli: Polis ekipleri martı ve tavşanları unutmadı

Elazığ Hazar Gölü’ndeki Tavşan Adası’nın sakinleri, çetin kış şartlarında yiyecek bulamayınca devreye polis ekipleri girdi. Ekipler, dalgalara rağmen adaya ulaşarak tavşanları sebzeyle, aç kalan martıları ise balıkla besledi.



Elazığ’ın Sivrice ilçesinde Doğu’nun gizli denizi olarak bilinen Hazar Gölü ortasında yer alan Tavşan Adası’nın sevimli sakinleri ve binlerce martısı ile dikkat çekiyor. Hazar Gölü’nde bulunan 35 dönümlük ada 21 yıldır tavşanlara ev sahipliği yaparken yıllar önce bırakılan tavşanların çoğalmasıyla adada şu anda 200’ün üzerinde tavşan olduğu biliniyor. Tavşanların yanı sıra 68 kuş türüne de ev sahipliği yapan ada çetin kış şartları nedeniyle zor günler geçiriyor. Adada yaşayan tavşanlar ve hava şartları nedeniyle balıkların derinlere inmesi sonucu yiyecek bulamayan martılar için Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Sivrice İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Ekipler, zorlu hava şartlarına rağmen sandallarla adaya çıkarak, temin edilen marul lahana ve havuçları adaya bıraktı. Adadaki kuşları ve martıları da unutmayan emniyet güçleri, özellikle balıkların derine inmesiyle beslenemeyen martılar için yanlarında getirdikleri kasa kasa balıkları ve yemleri adanın belirli noktalarına bıraktı.



Projeye destek veren Kapalı Çarşı esnaflarından Yunus Özdaş, "Gerçekten çok güzel bir proje sunuldu. Öncelikle devlet büyüklerimize, ardından Sivrice Emniyet Müdürlüğü’ne çok teşekkür ederiz. Hava ve mevsim şartlarının oldukça sert geçtiği bu günlerde, soğuk nedeniyle balıklar derinlere iniyor. Bu durum martıların beslenmesini zorlaştırıyor. Devlet büyüklerimiz de bu durumu göz önünde bulundurarak martıların beslenmesine yönelik bir proje geliştirdi. Bu kapsamda bizden fiyat istediler ve masrafları kendi ceplerinden karşılamak istediklerini belirttiler. Ancak biz, bu projeye destek olmak adına herhangi bir ücret talep etmedik ve elimizden geldiğince katkı sunmak istedik. Sivrice Emniyet Müdürlüğü, son derece zor şartlar altında çok güzel bir çalışma gerçekleştirdi. Dalgaların da görüldüğü gibi, sandalla karşıya geçtiler. Bu özverili çalışmadan dolayı gerçekten büyük gurur duydum. Ayrıca kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar" dedi.



Doğu’nun gizli denizinde şefkat eli: Polis ekipleri martı ve tavşanları unutmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.