GÜNDEM - 05 Ocak 2026 Pazartesi 09:47

Elazığ’da çağrı merkezine gelen ihbarların yüzde 62’si asılsız çıktı

A
A
A
Elazığ’da çağrı merkezine gelen ihbarların yüzde 62’si asılsız çıktı

Elazığ 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen 575 bin çağrıdan 217 bini vakaya dönüşürken, 358 bini asılsız çağrı olarak kayıtlara geçti.


İçişleri Bakanlığınca acil çağrıların tek merkezde toplanması amacıyla kurulan 112 Acil Çağrı Merkezi, yaklaşık 5 yıl önce yapımının tamamlanmasıyla Elazığ’da, yeni binasında hizmet vermeye başlamıştı. Merkez 2025 yılında yaklaşık 575 bin çağrıya cevap verdi. Bu çağrılardan 217 bini asıl vaka olduğu belirtilirken, 358 bin çağrının ise vakaya dönüşmeyerek gereksiz çağrı olduğu bildirildi.


Merkezin 2021 yılında faaliyete geçtiğini aktaran 112 Acil Çağrı Merkezi Kalite Koordinasyon ve Birim Sorumlusu Şehmus Avcı, "Sağlık, emniyet, AFAD, orman, itfaiye ve jandarma ekipleri tek çatı altında toplandı. Koordinasyon gerektiren vakalarda vatandaşlar sadece 112’yi arayarak ekipleri aynı anda yönlendiriyoruz. 2025 yılında yaklaşık 575 bin çağrıya cevap verdik. Bunların yaklaşık 217 bini asıllı çağrı olurken asılsız aramalar bizleri kurum olarak zor durumda bırakıyor. Burada saniyeler bile çok önemlidir. Asılsız aramalar bizlere geldiğinde bize ulaşmaya çalışan vatandaşlar ulaşamayabiliyor. 112’yi gereksiz yere aramayalım. Bizlere ulaşmak isteyen vatandaşlara da engel olmayalım. 112’yi gereksiz arayanlara Kabahatler Kanununa göre bin 500 TL para cezası veriliyor. Aynı numara bizi tekrar gereksiz yere aramaya devam ederse iki katı ceza uygulanıyor. Tekrarı halinde ise, Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruyoruz. Asılsız ihbarlarda ise 15 bin lira para cezası tekrarı halinde ise iki katı ceza kesiliyor. Türk Ceza Kanunu kapsamına giren suçlar da var. 2025 yılında gereksiz aramalar ve asılsız ihbarlardan 4 kişiye idari para cezası yazıldı" dedi.



Elazığ’da çağrı merkezine gelen ihbarların yüzde 62’si asılsız çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Vali Aydoğdu’dan gençlere mesaj: "Gençler yüksek sesle değil, aynı hizadan konuşulmak istiyor" Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesinde düzenlenen programda Tıp Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi. Gençlerle iletişim, kuşaklar arası değişim, empati ve insan odaklı yaklaşım üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Vali Aydoğdu, gençlerin anlaşılma ihtiyacının her zamankinden daha güçlü olduğuna vurgu yaptı. "Sosyolojide çok net bir kural vardır: Toplum ne hissediyorsa, müzik onu söyler" Konuşmasına dünyadaki hızlı değişime dikkat çekerek başlayan Vali Aydoğdu, müziğin, iletişim biçimlerinin ve yaşam hızının toplumsal ruh halinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Geçmişle bugünü karşılaştıran Aydoğdu, "Bir dönem toplum yavaş akıyordu; insanlar sabrı, kaderi, acıyı ve hikâyeyi dinliyordu. Bugün ise dünya hızlı, belirsiz ve kaygılı. Gençlerin dili de bu hızın ve belirsizliğin dili. Bu bir yozlaşma değil, çağın dili" dedi. Gençlerle yetişkinler arasında oluşan mesafenin sebebinin müzik ya da kuşak farkı olmadığını vurgulayan Vali Aydoğdu, asıl farkın yaşam hızından kaynaklandığını belirterek, "Yetişkinler dünyayı hâlâ yavaş okuyor, gençler ise çok hızlı yaşıyor. Biz soruyu sorduğumuzda, gençler çoktan başka bir evrene geçmiş oluyor" ifadelerini kullandı. Teknolojinin insan hayatını kökten değiştirdiğini ancak insanın temel arayışlarının değişmediğini dile getiren Vali Aydoğdu, "Bir zamanlar radyodan korkuldu, sonra televizyondan. Bugün sosyal medya konuşuluyor. Teknoloji değişir ama insanın anlaşılma ihtiyacı hiç değişmez. Değişen sadece ifade biçimidir" şeklinde konuştu. "Emir dili direnç üretir, anlama dili güven inşa eder" Gençlerle kurulacak iletişim dilinin önemine özellikle dikkat çeken Vali Aydoğdu, otoritenin artık ses tonuyla değil, samimiyet ve tutarlılıkla kurulduğunu vurguladı. Vali Aydoğdu, "Emir dili direnç üretir, yasak dili isyan üretir. Ama anlama dili güven, samimi dil ise bağ kurar. Gençler artık yüksek sesle değil, aynı hizadan konuşulmak istiyor" dedi. Yeni neslin kusursuzluk aramadığını, gerçeklik ve samimiyet aradığını belirten Aydoğdu, "Gençler ünvanlara değil hikâyeye, ne söylediğinize değil nasıl söylediğinize bakıyor. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz ama gerçek olmak zorundasınız" ifadeleriyle gençlerin beklentilerini özetledi. "Hekimlik sadece bilgi değil, bir gönül işidir" Konuşmasının devamında hekimlik mesleğine özel vurgu yapan Vali Aydoğdu, tıbbın yalnızca teknik bilgiyle sınırlı olmadığını, insanın kalbine dokunabilmenin en az bilgi kadar önemli olduğunu dile getirdi. Aydoğdu, "Hekimlik sadece teknik bir bilgi birikimi değildir. Karşınızdaki hastaya yalnızca bir ‘vaka’ olarak değil, bir insan, bir can olarak bakmalısınız. Sizin en büyük ilacınız; empatiniz, anlayışınız ve güler yüzünüzdür" dedi. Gittikçe maddileşen dünyada manevi değerlerin daha da kıymetli hale geldiğini ifade eden Vali Aydoğdu, "Dünya değişir, teknoloji değişir ama insanın kalbine dokunan şey hiç değişmez. İnsanı insan yapan duygularıdır. Duygularımızın farkında olmalı ve onları kaybetmemeliyiz" şeklinde konuştu. "İnsanı merkeze almayan başarı kalıcı değildir" Empati, şefkat ve insana değer vermenin kalıcı başarının temel unsurları olduğunu vurgulayan Aydoğdu, "İnsanı merkeze almayan, içinde şefkat barındırmayan hiçbir başarı kalıcı değildir. Sizler bu bilinçle hareket ettiğinizde, hem mesleğinizde hem de hayatınızda iz bırakan hekimler olacaksınız" dedi. Konuşmasının sonunda gençlere olan güvenini dile getiren Vali Hamza Aydoğdu, öğrencilerin ülkesine ve milletine faydalı, empati yeteneği güçlü ve insan odaklı hekimler olarak yetişeceğine inandığını belirterek, gençlere başarılar diledi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, genç hekim adaylarının en iyi şekilde yetişmesi için başta Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. A. Mecit Kantarcı’ya, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin’e, Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız’a, Tıp Fakültesi hocalarına, emeği geçen herkese teşekkür etti. Program toplu fotoğraf çektirilmesiyle sona erdi.
Osmaniye Osmaniye’nin kurtuluşu fener alayıyla kutlandı Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 7 Ocak Fener Alayı Yürüyüşü düzenlendi. Zafer yürüyüşü, Osmaniye Belediyesi Mehter Takımı eşliğinde Atatürk Caddesi Bayraklı Kavşak’tan başlayarak Adnan Menderes Bulvarı üzerinden İl Özel İdaresi binasına kadar devam etti. Mehter takımının çaldığı marşlar eşliğinde ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlara; evlerinin balkonlarından ve iş yerlerinden katılan vatandaşlar da eşlik ederek kurtuluş mücadelesinin yıl dönümü coşkusuna ortak oldu. Yürüyüşün ardından Osmaniye Belediyesi Mehter Takımı tarafından günün anlam ve önemine özel konser verildi. Seslendirilen marşlara katılımcılar, coşkuyla Türk bayraklarını sallayarak eşlik etti. Programda konuşan Belediye Başkanı İbrahim Çenet, "3 Ocak’ta Mersin’de, 5 Ocak’ta Adana’da ve 7 Ocak’ta Osmaniye’de yanan bağımsızlık meşalesinin 104’üncü yılı kutlu olsun. 7 Ocak, bağımsızlık ateşini coşkuyla kutladığımız zafer günümüzdür. Zafer günümüz kutlu olsun" dedi. Vali Dr. Erdinç Yılmaz ise, "Tarihe altın harflerle yazılan Kurtuluş Savaşı’nın güney cephesinde Osmaniye’miz de büyük bir destan yazmıştır. Şehitler diyarı Osmaniye, o dönemde vatanını korumuş, bu toprakları işgal etmek isteyenleri Allah’ın izniyle buradan defetmiştir" ifadelerini kullandı. Vali Yılmaz, "1071’de vatan yaptığımız Anadolu’yu ölürüz de bir daha vermeyiz. Andımız var, yeminimiz var. Osmaniye bu konuda asla taviz vermez. Yarın Osmaniye’mizin günüdür. O ruh, o inanç hep var olacaktır. Anadolu Türk’ün yurdu olmaya devam edecek, Türkiye Cumhuriyeti Allah’ın izniyle sonsuza dek var olacaktır. Bedeli en ağır şekilde ödenmiş şanlı bayrağımız, nazlı hilalimiz sonsuza dek dalgalanacaktır. Türk yurdu bağımsız olarak var olacak ve bu mücadelenin öncülerinden biri de kahramanlar diyarı Osmaniye olacaktır" dedi. 7 Ocak Kurtuluş etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen fener alayı yürüyüşüne; Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Garnizon Komutanı ve 12’nci Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Erkan Günal, Belediye Başkanı İbrahim Çenet, il genel meclisi üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının il müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı.
İstanbul Andrea Gardini: "Birlikte savaşmaya çalışıyoruz" Galatasaray Erkek Voleybol Takımı Başantrenörü Andrea Gardini, takımdaki eksik oyuncular hakkında şikayet etmek istemediğini belirterek, "Sorunu çözmeye ve birlikte savaşmaya çalışıyoruz. Ailemiz şu an zor durumda, dışarıdaki oyuncuların desteğimize ihtiyacı var. Hepimiz bir araya geldiğimizde, benim için gerçekten önemli olan şeyler hakkında hayal kurmaya başlayabiliriz" dedi. Galatasaray Erkek Voleybol Takımı Başantrenörü Andrea Gardini, sarı-kırmızılı kulübün uygulaması olan GSPlus’a açıklamalarda bulundu. İtalyan başantrenör, Galatasaray’a geliş süreci, takımın son durumu ve İstanbul’daki günlerine dair soruları yanıtladı. İlk olarak İstanbul’a dair konuşan Gardini, "Burada olduğum için çok mutluyum. Benim için, Türkiye’de ve bu ligde yaşamak yeni bir deneyim. Çünkü burada ilk kez bulunuyorum. Kesinlikle heyecan verici anlar bekliyorum. Takım oldukça iyi, her ne kadar şu an birçok önemli oyuncumuzun eksikliğinden dolayı biraz sıkıntı yaşasak da. Gelecekte daha fazla oyuncunun takıma katılacağını umuyorum. Hem sportif açıdan hem de yaşam açısından çok mutluyum; tarihle her zaman ilgilenmişimdir ve bu şehirde, bu ülkede keşfedilecek çok büyük bir tarih var. Geçmişin yaşam tarzı hakkında bilgi edinmek için görülecek çok yer var. Bu yüzden her iki açıdan da heyecanlıyım" dedi. "Büyük bir kulübün benim için ilginç bir meydan okuma olabileceğini düşündüm" Galatasaray’a geliş süreci hakkında bilgiler veren Gardini, "Yunanistan’dan döneli henüz birkaç gün olmuştu ve evdeydim. Menajerimden bir telefon aldım; ligde daha iyi bir konuma gelmek ve gelecek için bazı değişiklikler yapmayı düşünen bir takımı yönetmekle ilgilenip ilgilenmeyeceğimi sordu. Bu durumu hızlıca değerlendirdim. Galatasaray gibi, içinde kaliteli oyuncular barındıran büyük bir kulübün benim için ilginç bir meydan okuma olabileceğini düşündüm. Sanırım 24 veya 48 saat içinde hızlıca kararımı verdim. Her şeyi netleştirdik ve birkaç gün içinde hemen İstanbul’a geldim. Hikaye bu şekilde gelişti" ifadelerini kullandı. "Dürüstüm ve işimi seviyorum" Voleybola aşık biri olduğunu aktaran Gardini, sözlerine şöyle devam etti: "Tüm hayatım boyunca voleybola aşık biriyim. Uzun süre oyuncuydum, oyunculuğu bıraktıktan sonra İtalya’daki bazı kulüplerde genel menajerlik yaptım. Sonrasında antrenörlüğe başladım. 16 yaşımdan beri voleybolun içindeyim diyebilirim, şu an 60 yaşındayım. Voleybolda çalışmayı seviyorum. Birçok yer değiştirdim çünkü dürüst bir insanım; yalan söylemeyi sevmem, insanlara gerçeği doğrudan söylerim. Bu bazen işimizde iyi olmayabiliyor, bu yüzden bazı sorunlar yaşadım ama bu yolu seçtim. Dürüstüm, direkt biriyim ve işimi seviyorum." "Anadolu’yu ve Türkiye’nin dört bir yanını gezmeyi planlıyorum" Türkiye’yi gezme planı olduğunu ifade eden İtalyan teknik adam, ailesinin de İstanbul’a gelmesiyle ilgili, "Elbette, burada birçok projem var. Eşim şu an yanımda. Kızım çalışıyor ama sezon içinde birkaç kez bize katılacak. Oğlum İtalya’da profesyonel ligde oynuyor, bu yüzden onun gelmesi biraz zor olabilir. Sadece İstanbul’u değil, Anadolu’yu ve Türkiye’nin dört bir yanını gezmeyi planlıyorum. Çünkü görülecek ve bu insanları, bu ülkeyi anlamamı sağlayacak çok şey var. Tamamen açık fikirliyim. Burada kaldığım süre boyunca her şeyi görecek kadar vaktim olmayabilir belki ama elimden gelenin en iyisini yapacağım" şeklinde konuştu. "Türkiye’de voleybola çok fazla yatırım var" Türk voleybolunu yakından takip ediyor muydunuz? Türkiye’nin voleybolda son yıllarda elde ettiği başarıları nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna Gardini, "Evet, Türk voleybolunu yakından takip ediyordum çünkü burada antrenörlük yapan çok arkadaşım var; hem erkeklerde hem de kadınlarda. Harika ve sezon sezon gelişen bir lig olduğunu görüyorum. Bu sezon özellikle sadece 3-4 iyi takım yok, birçok takım kendini geliştirmiş durumda. Çok fazla yatırım ve dünyanın her yerinden güçlü oyuncular buraya geliyor. Türk ligi için büyük bir gelecek görüyorum" yanıtını verdi. "Birlikte savaşmaya çalışıyoruz" Takımın genel durumunu değerlendiren Gardini, bu sezonki hedefleri hakkında da konuştu. Sarı-kırmızılıların başantrenörü, "Öncelikle bazılarını hastaneden çıkarmamız gerekiyor. (Gülerek) Oyuncularıma şunu söylüyorum; bu anı atlatmalı ve birbirimize yardım etmeliyiz. Eksik oyuncular hakkında şikayet etmek istemiyoruz. Sorunu çözmeye ve birlikte savaşmaya çalışıyoruz. Ailemiz şu an zor durumda, dışarıdaki oyuncuların desteğimize ihtiyacı var. Hepimiz bir araya geldiğimizde, benim için gerçekten önemli olan şeyler hakkında hayal kurmaya başlayabiliriz" dedi. Sarı-kırmızılı taraftarlara mesaj Gardini, aldığı ilk galibiyet sonrası taraftarlara üçlü çektirmesine yönelik ise şunları söyledi: "Harikaydı, gerçekten. İstanbul dışında bile her yerde çok fazla taraftarımız olduğunu gördüm ve buna şaşırdım. Galatasaray’ı biliyordum fakat kulübün bu kadar büyüklüğünü bilmiyordum, şimdi Türkiye’nin en eski kulüplerinden biri olduğunu anlamaya başladım. Çok eğlenceliydi ve çok mutlu oldum çünkü beni hemen kabul ettiler. Onlar bizim ailemizin bir parçası. Hem kazandığımızda hem de zor zamanlarda bizi desteklemeliler. Sezon uzun ve sakatlıklarla boğuşurken işimiz kolay değil. Bizi takip edin, bizi destekleyin ve özellikle şu an bize yardım edin. Çok fazla güçlü oyuncumuz eksik, bazıları büyük sakatlıklarla oynuyor. Bu yüzden bu çocukların ne kadar zorlandığını anlamanız gerekiyor. Size ihtiyacımız var, bizimle birlikte savaşmanızı bekliyoruz."
Adana Turkcell Süper Kupa: Fenerbahçe: 1 - Samsunpor: 0 (İlk yarı) Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Fenerbahçe ile Samsunspor Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı Fenerbahçe’nin 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 4. dakikada ceza sahası sağ çaprazdan savunma arkasına sarkan Musaba, topu ceza sahasına çevirdi. Penaltı noktasında topa gelişine vuran Kerem Aktürkoğlu fileleri havalandırdı. 1-0 10. dakikada Levent Mercan sol ayağıyla yerden ortaladı. Ceza sahası sol çaprazda sol ayağıyla gelişine vuran Duran’ın şutu farklı şekilde dışarı gitti. 11. dakikada Kerem’in pasında ceza sahası ön çizgisinde topla buluşan Duran’ın sert şutu uzak köşeden auta çıktı. 24. dakikada sağ taraftan Zeki Yavru’nun kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası dışı sol çaprazda bulunan Tomasson gelişine çok sert vurdu, Ederson topu kornere çeldi. 25. dakikada sağ kanattan içe sokulan Musaba, uzak mesafeden sol ayağıyla vuruşunu yaptı. Kaleci Okan Kocuk kornere çeldi. 26. dakikada sol taraftan Kerem’in kullandığı köşe vuruşunda topa iyi yükselen İsmail Yüksek’in kafa vuruşu yandan auta gitti. 35. dakikada Musaba’nın pasında ceza yayının önünde topla buluşan John Duran sol ayağıyla sert vurdu, Okan Kocuk’un dokunduğu top üst direğe çarparak yeniden oyun alanına döndü. 40. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Asensio, sol ayağıyla sol köşeye şutunu çekti. Direkten dönen topu tamamlamak isteyen Kerem’in gelişine yaptığı vuruş üstten dışarı gitti. Stat: Yeni Adana Hakemler: Ali Şansalan, Mehmet Emin Tuğral, Mehmet Kısal Fenerbahçe: Ederson, Mert Müldür, Milan Skriniar, Jayden Oosterwolde, Levent Mercan, İsmail Yüksek, Bartuğ Elmaz, Anthony Musaba, Marco Asensio, Kerem Aktürkoğlu, Jhon Duran Yedekler: Tarık Çetin, Engin Can Biterge, Çağlar Söğüncü, Yiğit Efe Demir, Szymanski, Kamil Efe Üregen, Oğuz Aydın, Haydar Karataş Teknik Direktör: Domenico Tedesco Samsunspor: Okan Kocuk, Zeki Yavru, Lubo Satka, Toni Borevkovic, Logi Tomasson, Antoine Makoumbou, Carlo Holse, Yunus Emre Çift, Celil Yüksel, Ebrima Ceesay, Marius Mouandilmadji Yedekler: Albert Posiadala, Efe Berat Töruz, Joe Mendes, Ali Badra Diabate, Soner Gönül, Eyüp Aydın, Soner Aydoğdu, Tahsin Bülbül, Polat Yaldır, Saikuba Jarju Teknik Direktör: Thomas Reis Goller: Kerem Aktürkoğlu (dk. 4) (Fenerbahçe) Sarı kart: Toni Borevkovic (Samsunspor)