GÜNDEM - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 09:33

Elazığ’da sanayi ustaları, 50 bin liraya çalışacak eleman bulamıyor

A
A
A

Elazığ’da oto tamiri sektöründe yetişmiş eleman eksikliği yaşanırken, ustalar 50 bin liraya işçi bulamadıklarını belirtti.

Elazığ’da maddi getirisi yüksek olmasına rağmen bazı mesleklerin gençler tarafından tercih edilmemesi işçi sıkıntısını beraberinde getirdi. İşverenler aylık 15 bin liraya çırak, 50 bin liraya ise çalıştıracak kalfa ve usta bulamamaktan yakınıyor. Türkiye genelinde olduğu gibi Elazığ’da da oto tamiri sektöründe kalifiye eleman eksikliği sorunu gün geçtikçe artıyor. Mesleğin ustaları, işlerini devredecek çırak ve kalfa bulmakta zorluk çekiyor. İşçi sıkıntısından dolayı müşterilerin araçlarının geç çıktığı oto sanayide 30 yıldır çalışan Zülfü Kantarcıoğlu, vatandaşların artık çocuklarını iş öğrenmek için sanayiye göndermediklerini ifade etti.

Elazığ’da sanayi ustaları, 50 bin liraya çalışacak eleman bulamıyor

Çırakların yetişmediğini ifade eden kaporta ustası Zülfü Kantarcıoğlu, "Yaklaşık olarak, 30 yıldır sanayi sitesinde çalışıyorum. İşimi severek yapıyorum. Zorlu iş şartları altında çalışıyoruz. Bulunduğumuz iş ortamı biraz sıkıntılı fakat mecburen bu sıkıntıya katlanıyoruz. Şu anda çırak bulamıyoruz. Çünkü çırakları sanayi meslek okullarına kayıt ettirdiğimiz için, haftalık ücret bin 500 lira veriyoruz. Bin 500 de okul destek parası veriyoruz. Ne yazık ki kimse evladını iş öğrenmek için sanayiye göndermiyor. Bu yüzden de çırak yönünden sıkıntı çekiyoruz. Yaz döneminde öğrenciler yine geliyor.

Elazığ’da sanayi ustaları, 50 bin liraya çalışacak eleman bulamıyor

Ancak, bir şey öğretemiyoruz. Yaz tatili kısa olduğu için pek bir şey öğrenemiyorlar. Benim zamanımda, bir dükkanda beş çırak çalışırdı. İşi öğrenmek için ücretsiz çalışıyorduk. Ama şu anda para verdiğimiz halde çırak bulamıyoruz. Sanayide 15 bin çırak alıyor. 50 bin lira da usta maaş alıyor. Öğle yemekleri veriliyor. Çıraklar okullara gittikleri için sigorta uygulanmıyor. Ama ustaların sigortaları da ödeniyor. Hala usta ve çırak bulamıyoruz. İşçi fazlalığı olduğu zaman bir araç kapasitesi 10 gün ise 5 güne düşüyor. Araçlar daha erken teslim ediliyor. Şu anda tek olduğumuz için sıkıntı yaşıyoruz. Takım ve malzemeleri kendimiz alıyoruz. Parça sökümünde yardım gerektiği zaman yardım edecek birisini bulamıyoruz. Sanayi sitesinin hali şu anda kötü" dedi.

Elazığ’da sanayi ustaları, 50 bin liraya çalışacak eleman bulamıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.