GÜNDEM - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 10:32

Elazığlı genç mühendis, halı üzerine portre çizimleriyle dünyaya açıldı

A
A
A
Elazığlı genç mühendis, halı üzerine portre çizimleriyle dünyaya açıldı

Elazığlı mühendis Gizem Aytaç, pandemiyle başladığı halı üzerine portre çalışmalarıyla uluslararası ilgi gördü. Eserleri Hollanda, Almanya ve Arabistan’a ulaşan Aytaç, son olarak Sultan II. Abdülhamid Han’ın portresini tamamladı.


Elazığ’da yaşayan bilgisayar mühendisi Gizem Aytaç, pandemi döneminde yeniden başladığı resim tutkusunu halı üzerine yaptığı portrelerle uluslararası boyuta taşıdı. Çocukluk yıllarında resme ilgi duyan Aytaç, eğitim ve iş hayatı nedeniyle uzun süre ara verdiği çizimlere 2020’de pandemi sürecinde tekrar başladı. İlk etapta A4 kağıt üzerine kömür kalemle çizimler yapan Aytaç, kısa sürede kendini geliştirerek farklı teknikler denemeye yöneldi. Halı üzerine yaptığı ilk portre çalışmasının sosyal medyada milyonlara ulaşmasının ardından yoğun ilgi gören Aytaç, yurt içi ve yurt dışından siparişler almaya başladı. "Halı üzerine portre çizerken bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmemiştim. Hollanda, Almanya, Arabistan gibi ülkelerden siparişler aldım. Birçok insanın kalbine dokunabilmek benim için onur verici" diyen Aytaç, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.


Genç sanatçı, son olarak Sultan II. Abdülhamid Han’ın portresini 6 günde tamamladı. Eseri Osmanlı hanedanı mensubu Orhan Osmanoğlu’na takdim eden Aytaç, pandemi döneminde başlayan sanat yolculuğunun bugün Elazığ’dan dünyaya açılmasının gururunu yaşadığını kaydetti.



"Hiç eğitim almadan kendimi geliştirdim"


Kağıt üzerine kömür çizimler yaparak serüvenin başladığını ifade eden Aytaç, "Çizime karşı küçüklükten beri hep bir merakım vardı. Çizim yapmayı çok severdim. Ancak yoğun ders temposu ve mesleğe geçişle birlikte pek fazla çizim yapamadım, uzak kaldım. 2020 pandemi dönemiyle birlikte tekrardan çizim yapmaya başladım ama profesyonel çizimler değildi. Elime aldığım A4 kağıt ve 2B kalemle çizim yapmaya başladım. İlk sürecim böyle başladı, tıpkı küçüklüğümde olduğu gibi. Pandemi döneminde işlerin daha esnek olduğu bir dönemde daha rahat resim yaptığımı söyleyebilirim. Resim yapmaya başladıkça farklı, bambaşka dünyaların içerisine girdiğimi hissettim. Bu dünyada kendimi buluyordum. Resim yaptıkça yavaş yavaş da kendimi bulmaya başladım. Çok güzeldi ve bir baktım ki artık resim çizmeden yapamıyorum. Benim de yolculuğum burada başladı. İlk olarak kağıt üzerine kömür çizimleriyle başladım. Gittikçe, hiç eğitim almadan, kendimi geliştirdim. Kendimi geliştirdikçe bu sanat alanında daha bir özgüven kazandım. Farklı şeyler denemeye yöneldim" dedi.



"Halı üzerine portre çizimler milyonlara ulaştı"


Bir halı ekibinin isteği üzerine, halı üzerine portre çizmeye başladığını anımsatan Aytaç, "Bu portre çizimi milyonlara ulaştı. Bu beni çok mutlu etti. Çok güzel, olumlu tepkiler aldım. Sonrasında halı üzerine yaptığımı bu portreler, beni daha da sanata dair teşvik edici adımlar atmama vesile oldu. Daha fazla yapmaya başladım, daha fazla insana ulaştım. Bu şekilde yol alarak ilerledim. Hala daha çok beğenilerek takip ediliyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. Halı üzerine portre yapmaya başladığım zaman bu kadar çok beğeni alacağını düşünmüyordum. Evet farklı bir çalışma. Ancak dünyada bunun örnekleri mevcut. Bunu yaptıktan sonra birçok insandan talep geldi" şeklinde konuştu.



"Abdülhamid Han’ın portresini çizmem tam 6 günü sürdü"


Avrupa ve Arabistan’dan sipariş aldığını belirten Aytaç, "İnsanlar, Hollanda’dan, Almanya’dan hatta Arabistan’dan bile bana halı üzerine portre taleplerinde bulundu. Bu benim için çok mutlu edici bir durumdu. Daha öncesinden de yurt dışına satış yapıyordum ancak kağıt üzerine kömür. Halı olunca daha güzel, kendi özgün çizimlerimi de katarak bu şekilde siparişler oluşturup yurt dışına insanlara ulaştırmaya başladım. Bu benim için çok mutlu edici, sanata dair çok çok teşvik edici, özgün bir olay oldu. Abdülhamid Han’ın portresini çizmem tam 6 günü sürdü. Ancak bu 6 gün çok kolay bir şekilde hemen portreyi oluşturamadım. Çünkü yaparken biraz zorlandım. Bu da çok güzel, heyecan verici bir zorluk oldu benim için. 5-6 gün içerisinde oluşturdum. Bunu oluşturduktan sonra Orhan Osmanoğlu’na takdim ettim. Kendisi bu eseri çok beğendi ve almak istedi. Kendisine eseri göndereceğim" diye konuştu.



Elazığlı genç mühendis, halı üzerine portre çizimleriyle dünyaya açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026’da sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi, YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde devam ediyor. Birçok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi, fotoğraflar çektirdi. Fuarda ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi. Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz. Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba ise, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa Karagül hasadı başladı Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü rengi ve kokusuyla öne çıkan tescilli ’karagül’de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı’nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan, karagül bahçesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası açıklama yapan Bozoğlan, "Karagülün yaprakları kozmetik ve gıda alanında kullanılıyor. Karagül sabun, kolonya, gülsuyu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra lokum, gül şerbeti, kahve ve dondurma gibi gıda ürünlerinde de kullanılıyor. Halfeti’de sadece karagül ile üretim yapan firmalarımız var" dedi. Bozoğlan, gülün Halfeti’den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti’de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sinan Korkmaz’ın destekleriyle eski Halfeti’de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız" diye konuştu. Karagül yetiştiricisi Devrim Tutuş ise "Karagülden gıda ve kozmetik ürünü üreten dünyadaki tek firmayız. Şimdi hasat dönemindeyiz. Yaklaşık 10 gündür hasat yapıyoruz. Hayırlısıyla bu yıl bereketli geçti" ifadelerini kullandı.