GÜNDEM - 11 Ocak 2026 Pazar 00:50

FHGC’den 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Arif Çakmak’a vefa

A
A
A
FHGC’den 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Arif Çakmak’a vefa

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) tarafından düzenlenen gecede, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni Arif Çakmak rahmet ve vefa ile yad edildi.



10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla FHGC tarafından, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Arif Çakmak anısına anlamlı bir program düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Kur’an tilaveti ile devam etti. Ardından Elazığ basınına uzun yıllar emek veren merhum Arif Çakmak’ın mesleki duruşu ve bıraktığı izler konulu sinevizyon gösterimi ile devam etti. Protokol konuşmalarının ardından usta sanatçı Esat Kabaklı sahne aldı. Kabaklı, seslendirdiği türkülerle davetlilere duygu dolu anlar yaşattı.



Gazeteciliğin fedakarlık gerektiren bir meslek olduğunu vurgulayan Vali Hatipoğlu, "Bugün burada iki önemli vesileyle bir aradayız. Birincisi, bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Çok zor şartlar altında, büyük bir fedakarlıkla görev yapan, haber peşinde koşarken zaman zaman canını dahi ortaya koyan tüm gazetecilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Bu anlamlı günün hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce mevladan kendilerine kazasız, belasız görevler ve toplumumuza daima doğru ve güzel haberler ulaştırmalarını niyaz ediyorum. İkinci vesilemiz ise, Elazığ’a gelmeden önce ismini duyduğum, Elazığ’a geldikten sonra ilk televizyon programımda misafiri olduğum ve daha sonra rahatsızlığından kısa bir süre önce bir araya gelme imkanı bulduğumuz kıymetli dostumuz Arif Çakmak’tır. Kendisini kısa süre tanımamıza rağmen, her birimiz ondan çok istifade ettik. Bu vesileyle Arif Çakmak kardeşimize yüce mevladan rahmet diliyorum. Evlatlarına da, böyle değerli bir babaya sahip oldukları için ne kadar iftihar etseler az olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum" dedi.



FHGC Başkanı Serkan Gürtürk ise "Demokrasinin kök salmasında, milletimizin doğru bilgiye zamanında ulaşmasında hayati bir görev üstlenen gazetecilik mesleği sadece haber aktarmak değildir. Gazetecilik, aynı zamanda toplumsal hafızayı diri tutan, ortak değerlerimizi güçlendiren, birlik ve beraberliğimizi kelimelerle inşa eden kutsal ve aynı zamanda bir kamu görevi ifa etmenin adıdır. Toplumsal dokunun güçlenmesi ve gelişmesinde değerli katkıları bulunan, bu görevini yerine getirirken zaman mefhumu tanımadan büyük bir fedakarlıkla tüm enerjisini halkımızın doğru haber alması için harcayan basın çalışanlarımızın bu gayretleri her türlü takdirin üzerindedir" diye konuştu.


Program, Başkan Gürtürk tarafından Esat Kabaklı’ya plaket takdim edilmesi ile sona erdi.



Programa, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, AK Parti İl Başkanı İbrahim Sencer Selmanoğlu, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ İş Kadınları Derneği Başkanı Yasemin Açık, FHGC Başkanı Serkan Gürtürk, kurum müdürleri, STK temsilcileri, kent genelindeki gazeteciler ve aileleri, merhum gazeteci Arif Çakmak’ın ailesi ve çocukları ile çok sayıda davetli katıldı.



FHGC’den 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Arif Çakmak’a vefa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiriye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Destici, dönemin çatışma ortamında Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni silahlı grupların saldırıları karşısında uygulanan tehcirin, devletin bekası ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir tedbir olarak hayata geçirildiğini belirtti. Osmanlı Devleti’nin sistematik bir yok etme amacı olsaydı, bu denli kapsamlı ve maliyetli bir sevk politikası yerine farklı yöntemler tercih edilebileceğine dikkati çeken Destici, buna karşılık Devletin, güvenlik gerekçesiyle nüfusun yer değiştirmesini esas aldığını dile getirdi. Destici, ""Bugün tek taraflı mağduriyet söylemi kuranların Anadolu’da Türklerle birlikte Kürtlerin de ağır kayıplar yaşadığı gerçeğini görmezden gelmesi en hafifiyle ciddi bir tarihi eksikliktir. Dün sivil Müslüman halkı hedef alan saldırılarla, yakın dönemde Hocalı’da yaşanan ve Ermeni askerlerinin sebep olduğu soykırımı yok sayarak, geçmişte zorunlu devreye sokulan güvenlik tedbirlerini suç gibi sunmak, geçmişi düşmanca art niyetli ve tek boyutlu okumaktır, hakikati inkardır. Ermeni çetelerince katledilen kendi halkının kanı üzerinden siyaset yapıp, bugün o kanı dökenlerin yasını tutmak siyasi bir tercihten öte, tarihi bir utanç ve celladına aşık bir kimliksizliktir" açıklamasında bulundu. "DEM Parti’nin gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" Tehcir sürecinde tek bir tarafı sorumlu tutmanın hakkaniyetli olmadığını kaydeden Destici, "Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyor, katledilen binlerce Müslüman-Türk ve Kürt vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara 5 aydır maaş alamayan maden işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde devam ediyor 10 yılı aşkındır hak kayıpları olduğunu ve 5 aydan fazladır maaş alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde de devam ediyor. Maaşlarını ve tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 2 hafta önce Eskişehir’den Ankara’ya yürüme kararı alan Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevi eylemlerine 6 gündür devam ediyor. Eylem nedenlerinin arasında maaş alacaklarının yanı sıra yıllardır devam eden hak kayıplarının yer aldığını belirten işçiler, sorunlarının çözüme kavuşuncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti. "Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik" Geçmişten bugüne alacakları konusunda problemler yaşandığını dile getiren işçilerden Nevzat Kuyumcu, "2016’dan 2022’ye kadar TMSF altında çalıştık. Alacaklarımız ödenmedi. Ücretlerimiz sıfırlanmadı. 2022 sonunda da Yıldızlar Holding’in şirketi olan Doruk Maden’e transfer olduk. Alacaklarımızın ödenmemesi konusunda büyük sıkıntılar çektik. Emekli olanların tazminatları ödenmemeye başladı. Daha sonra sendika, yetkili biri görevlendirilince alacaklarımızın ödeneceğini söyledi. Yetkili gelince yine alamadık. En sonunda biz de bu yürüyüş kararını aldık. Buraya gelmeden önce işverenimiz eylemi durdurmamız karşılığında maaşların ödeneceğini belirtti. Biz maaş için yürümedik buraya. Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik. Bir iki maaşı yatan arkadaşlarımız olmuş. Eylemi sonlandırmaları istenmiş. Alacağımız sadece iki maaş olsaydı Eskişehir’den buraya yürümezdik. Eylemimiz kaldığı yerden devam ediyor. Pazartesi günü Enerji Bakanlığına yürüyüş yapmayı planlıyoruz. Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz. Herkes yemin etti. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız var. Bir tanesi evine gitmek zorunda kaldı. Bayılanlar, fenalaşanlar oldu. Herkes bize destek veriyor. Ankara halkına teşekkür ederiz" dedi. "Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi" İşçilerden Ersin Fırıncı ise, "6 gündür burayız, 14 gündür de eylemdeyiz. Sıkıntılı ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımız var. Hala bir gelişme yok. Sesimizi duyuramadık. Sesimizin gitmesi gereken yerler bizi duymadı. İşçiler açlık grevinde. Dün yapılan görüşmelerde ödemelerin bir kısmının yapıldığı, bir kısmının da haftaya yapılacağı söyleniyor. Bu ödemeler birkaç aylık alacaklar. Bizim mağduriyetimiz 2 ila 8 ay arasında değişiyor. Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi. Kimse burada durmanın meraklısı değil. Herkes evden çıkarken ailesine söz verdi. Herkes çocuklarına ‘sizin geleceğinizi almadan dönmeyeceğim’ dedi. Çocuklarımız 23 Nisan’ı kutlamak yerine burada babalarının yağmurluklarına sarılıp ağladı. Biz burada beklerken işçiler 1 Mayıs’ı nasıl kutlayacak" ifadelerini kullandı. "Haklı fesih sebebi olduğunda dahi tazminatlarımızı temin edemiyoruz" Fırıncı, 10 ila 17 yıl arasında alacaklarının olduğunu ifade ederek, "Burada en az 10 yıldır madencilik yapanlar var. 10 ila 17 yıl alacağı olan insanlar var ama kimsenin güveni yok. Biz emekli olduğumuzda, haklı fesih sebebi olduğunda tazminatlarımızı temin edemiyoruz. İşverenler mahkemelerin verdiği kararların hiçbirini uygulamıyor. Her gün ne yapacağımızı aramızda konuşuyoruz. Biz daha ne yapabiliriz. Biz bu parayı devletimizden istemiyoruz. Sadece aracılık yapmasını istiyoruz. Bu bizim hakkımız, onun için mücadele veriyoruz. Herkesin desteğini ihtiyacımız var" dedi.