ÇEVRE - 24 Nisan 2025 Perşembe 14:42

Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: ’’Esas tehlike Palu-Bingöl arasındaki bölgedir’’

A
A
A
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: ’’Esas tehlike Palu-Bingöl arasındaki bölgedir’’

Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, "Büyük bir depremin kırılan faylar üzerine beklenmesi doğru değil. Esas tehlike Palu-Bingöl arasındaki bölgedir. Bu bölge uzun zamandır deprem üretmiyor. Bunlara sismik boşluk adı veriliyor. Depremin meydana gelme süresi dolmuş ama henüz deprem ortaya çıkmamış. Bu alan riskli görünüyor" dedi.


Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu fayları ile dün İstanbul’da yaşanan deprem hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Aksoy, "2020’de sismik aktivite başladı. 2020 yılından önce de Elazığ çevresinde yaklaşık 5 yıl uzun bir deprem etkinliğini gördük ve 24 Ocak 2020’deki depremden birkaç ay önce 5 üzerinde iki deprem meydana geldi ve arkasından 2020 depremini yaşamıştık. Yaklaşık 1 yıl sonra 2020’nin sonlarında Uluova fayı dediğimiz yani mevcut ana kırığın biraz kuzeyinde havalimanı civarında 5.9 büyüklüğünde deprem yaşamıştık. Bunlar Doğu Anadolu fayında Elazığ depreminde ana kol çalıştı, arkasından kuzeydeki kolun deprem ürettiğini gördük. Benzer bir olay; 6 Şubat 2023 depremlerinde Pazarcık depremi diye adlandırdığımız depremin 9 saat sonrasında Elbistan merkezli kuzey kol üzerinde ikinci bir depremi yaşadık. Bu biraz da Doğu Anadolu fayının deprem üretme kapasitesi hakkında bize bilgi veriyor. Benzer olayları 1874 ve 1875 Elazığ çevresinde meydana gelen depremlerde görüyoruz. Benzer şekilde 1893 ve 1905 yıllarında Malatya’nın Kale ilçesinde gördük. Bu aralık en son 6 Şubat 2023 depremlerinde 9 saatti. Elazığ çevresinde 1 yıla yakınken, Kale çevresinde ise 10 yıla yakın olarak göze çarpıyor’’ diye konuştu.



’’Çok zengin bir veri kaynağına sahibiz’’


6 Şubat depreminden sonra Doğu Anadolu fayının büyük bir kısmının, 400 kilometrenin üzerinde bir bölümün kırıldığını aktaran Prof. Dr. Aksoy, "Bu ana kırıklar üzerinde önemli bir enerji boşalmasına sebep oldu. Dolayısıyla kırılan fayların tekrar deprem üretebilmesi için belirli bir zaman geçmesi gerekiyor. Çünkü enerji birikmesi lazım. O yüzden kırılan fayların üzerinde büyük bir deprem beklemek doğru olmaz. Bölgede olan diğer depremler, faylar üzerinde tek bir kırık şeklinde değil birden fazla bölümü var. Her bir segmentin de pek çok kolu var. Dolayısıyla 6 Şubat depreminde kırılmayan bölümler üzerinde pek çok deprem meydana geldi. Bunları halen daha yaşıyoruz. Özellikle 6 Şubat 2023 depreminde meydana gelen kırılmaların uç noktalarında güneybatıda Göksun ve Hatay civarı, kuzeydoğuya geldiğimiz zaman Malatya Yeşilyurt ve Sincik çevresinde bunlar kırılan fayın uç bölümleridir. Burada depremlerin olması gayet normaldir. Büyük bir depremin kırılan faylar üzerinde beklenmesi doğru değil. Esas tehlike Palu-Bingöl arasındaki bölgedir. Bu bölge uzun zamandır deprem üretmiyor. Bunlara sismik boşluk adı veriliyor. Depremin meydana gelme süresi dolmuş ama henüz deprem ortaya çıkmamış. Bu alan riskli görünüyor. Burada olacak bir deprem Elazığ, Bingöl ve çevre iller başta olmak üzere risk taşıyor. Depremin ne zaman meydana geleceğini de bilme şansımız yok. Nerede meydana geleceğini biliyoruz. Çünkü haritalarımızın yerleri belli. Özellikle 6 Şubat 2023 depreminden sonra çok yoğun bir saha çalışması gerçekleştirildi. Çok zengin bir veri kaynağına sahibiz. Yapılması gereken yüzey kırıklarının olduğu bölgelerde yapılaşma yapmamak ve diğer yerlerde yapılaşma yaparken de zemine uygun yapı tipini seçmeliyiz’’ şeklinde konuştu.



’’Palu-Bingöl arası sismik boşluk olarak kabul ediliyor’’


Yedisu’nun Erzincan ile Bingöl’ün Karlıova ilçesi arasında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aksoy, "Burada en son deprem 1784 yılında ürettiğine göre 250 yıl civarında bir zaman geçti. Bu fay üzerine yapılan çalışmalar, deprem tekrarlanma aralığına göre bu tarihin dolduğunu gösteriyor. Dolayısıyla burası da Palu-Bingöl arasındaki sismik boşluk gibi bir sismik boşluk olarak kabul ediliyor. Bunun üzerinde 75 kilometre fayın tamamının kırılacağını düşünürsek 7 ve üzerinde bir depremin meydana gelmesi ihtimal dahilindedir. Ancak şunu da belirtmekte yarar var. Fayın tamamının kırılacağını her zaman bilemeyiz. Biz en kötü senaryoya göre kendimizi ayarlayalım, eğer daha az bir bölümü kırılırsa bizim şansımız olacak. Kuzey Anadolu fayına gelecek olursak 23 Nisan saat 12.49’da İstanbul’da 6.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu dillendirilen Marmara depremi fayının bir bölümünde meydana geldi. Öncesinde küçük bir deprem, arkasından 6.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. O depremlerin ardından 200’e yaklaşan artçı depremlerin olduğunu görüyoruz. Bu açıdan baktığımızda bağımsız bir deprem ve artçılar var. Çok sayıda artçıların olması, aynı zamanda o bölgedeki fayların da gerilim halinde olduğunu ve fay üzerinde kırılmalar meydana geldiğini gösteriyor. Literatürden takip ettiğimiz kadarıyla kırılmayan faylar da var. Bunların ne zaman deprem üreteceğini söylemek mümkün değil ama orada bir risk olarak durduğunu söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.



Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: ’’Esas tehlike Palu-Bingöl arasındaki bölgedir’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.