GENEL - 10 Nisan 2012 Salı 11:26

ÇANAKKALE`DEN DÜNYAYA MEVLANA KÜLTÜRÜNÜ GÖTÜRÜYORLAR

A
A
A
ÇANAKKALE`DEN DÜNYAYA MEVLANA KÜLTÜRÜNÜ GÖTÜRÜYORLAR

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Bayramiç Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Halit Kuşku, Çanakkale` yi dünyaya tanıtmak ve onursal manevi başkent haline getirmek adına gönüllülük esasına dayalı Çanakkale` den dünyaya Mevlana kültürünü götürdüklerini söyledi.
UNESCO`nun 2007 yılını dünya Mevlana yılı ilan etmesiyle başlayan süreçte, Bursa, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Kosova, Fransa ve birçok yurt içi ve yurtdışı programlar ile dünyada Türkiye`yi bir eşi daha bulunmayan bir cazibe merkezi haline getirdiklerini, proje dahilinde de anakkale Gelibolu Mevlevihanesi`nde 40 aydır düzenli olarak ücretsiz Mesnevi okumaları ve Sema gösterimleri düzenlediklerini belirten Öğretim Görevlisi Halit Kuşku, kültürel etkinlikler ile sadece Çanakkale`de üç bin yabancı, 22 bin de
yerli turisti ağırladıklarını bildirdi.
Tasavvuf Vakfı Bölge Temsilcisi de olan Halit Kuşku, yaptıkları çalışmalar sebebiyle dünyanın dört bir yanından tebrikler ve davetler aldıklarını da belirterek, "Etkinliklerimize farklı ülkelerde bulunan vatandaşlarımız oldukça yoğun ilgi göstermekte ve bizleri aralarında görmek istediklerini belirtmektedirler. Bursa Karabaş-ı Veli Kültür Merkezi`nde başladığımız faaliyetlerle dünyada ilk ve tek olarak 365 gün sema yapan, bölgesel olarak her ay düzenli İstanbul, İzmir, Kocaeli, Çanakkale de programlara
devam eden, dünyada ilk ve tek bayan semazenlere sahip genel anlamda bir milyona yaklaşan yerli ve yabancı turist sayısı ile adeta ülkemizde bir marka haline geldik. Resmi kurumlarımızın onur konuklarını ağırlayan, topraklarımızın öz kültürünü bugünlere yansıtan, kültürel yarışmalar, etkinlikler ile her yaşa hitap eden, Mili Eğitim Bakanlığı ile ortak eğitim çalışmaları düzenleyen, üniversiteler arası programlar yapan bir vakıf haline geldik" dedi. Gelibolu Mevlevihanesi`nde ilk yaptıkları programı
izlemeye sadece yedi kişinin katıldığını da hatırlatan Kuşku, "Son yaptığımız programlarda Mevlevihane gelen yerli ve yabancı turistleri almayacak hale geldi. Hiçbir etkinlik ve faaliyetten bir ücret istenmediğimiz gibi teklif bile etmedik. Misafirler her ilde ve bölgede yaptığımız programları takip ediyorlar. Telefonlarımız da susmuyor. Gösterdikleri bu ilgiden dolayı tüm yurtiçinden ve yurtdışından, misafirlerimize teşekkür ediyoruz. Yakın zamanda yurtdışı, özellikle balkanlardaki programlarını
artıracağız. Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Saraybosna da bizleri dört gözle bekleyen kardeşlerimiz var. Çalışmalarımızı resmi kurumlarımız ile işbirliği yaparak sürdürmekteyiz. UNESCO`nun dünya soyut mirası kültürüne aldığı "Hz. Mevlana Öğretisini" ülkemizde ve dünyada tanıtıyoruz. Türkiye bölgede soyut ve somut kültür mirası açısından çok büyük ve kuvvetli bir devlet. Ülkemiz adına gelinen bu nokta bir sevinç ve mutluluk kaynağı. Bizleri Bursa da, İstanbul da, Kocaeli de, İzmir de, ülkenin dört bir
köşesindeki programlarda, Kosova`da, Yunanistan da, Bulgaristan da, Almanya da, Fransa da, yalnız bırakmayan onbinlerce kardeşimize teşekkür ediyoruz ve önümüzdeki programlarımıza tüm Hz. Mevlana sevenleri davet ediyoruz" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İşletmelere e-ihracat uyarısı Küresel ölçekte daralan ekonomiler ve iç pazardaki talep yavaşlaması karşısında e-ihracatın işletmeler için bir tercihten ziyade hayatta kalma meselesine dönüştüğü, bu süreçte salt ciroya odaklanmak yerine finansal okuryazarlık ve karlılık odaklı stratejilerin benimsenmesi gerektiği belirtildi. Ekonomi uzmanları, artan operasyonel maliyetler ve enflasyonist baskılara karşı şirketlerin finansal sürdürülebilirliklerini koruyabilmeleri için sınır ötesi e-ticareti en güçlü alternatif olarak gösteriyor. Geleneksel ticaret modellerinin kar marjlarını giderek kaybettiği bu dönemde döviz girdisi sağlayan e-ihracat ekosistemi, yerel pazarlara sıkışan işletmeler için yeni bir "nefes alanı" oluşturuyor. Ancak sektör temsilcileri, global pazarlara açılmanın sadece ürün listelemekten ibaret olmadığı, ciddi bir finansal okuryazarlık, stratejik planlama ve devlet desteklerinin doğru kullanımı ile mümkün olabileceği konusunda uyardı. "Eski alışkanlıklarınızdan vazgeçin" Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, e-ticarette yaşanan yapısal dönüşümle birlikte geleneksel "al-sat" devrinin tamamen kapandığını ifade etti. Daralan ekonomilerde yeni çıkış yolunda kalıcı olabilmek için eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, e-ihracata yönelen firmaların "ciro illüzyonu" tuzağına karşı dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu. Demir, "Bugün birçok işletme, e-ticaret platformlarındaki yüksek satış hacimlerine bakarak büyüdüğünü zannediyor. Ancak arka plandaki gizli maliyetler, iade oranları, yanlış fiyatlama stratejileri ve lojistik giderleri hesaplanmadığında, artan ciro sadece illüzyondan ibaret kalıyor. Günün sonunda şirketler, kâr ettiklerini düşünürken aslında sermayelerini eritiyor. Daralan ekonomilerde ayakta kalmak isteyen bir işletmenin, finansal okuryazarlığı merkeze almadan global pazarlarda başarılı olma şansı sıfırdır" dedi. "Ezbere ihracat devri bitti" İç pazarda sıkışan bir işletmenin global pazarlara açılırken ilk adımı nasıl atması gerektiğini de anlatan Demir, "Bu noktada yapılan en büyük stratejik hata hesap açıp katalog yüklemek. İlk adım operasyonel değil, tamamen analitik olmalıdır. ’Elimde bu ürün var, bunu satayım’ mantığı yerini ’Hedef pazardaki veri ne söylüyor, hangi ürüne ihtiyaç var ve benim birim maliyetim (unit economics) bu rekabeti kaldırır mı?’ sorularına bırakmalı. Pazar yeri dinamiklerinin analizi, rakip araştırması ve doğru fiyatlandırma stratejisi kurulmadan sınır ötesine geçen tek bir ürün bile markaya zarar yazar. Biz e-ihracatı operasyon değil, uçtan uca tasarlanması gereken zihniyet dönüşümü olarak görüyoruz" diye konuştu. "Devlet teşvikleri küresel rekabette çarpan etkisi oluşturuyor" Demir, Ticaret Bakanlığının e-ihracatçılara sunduğu desteklerin dünyadaki en kapsamlı paketlerden biri olduğuna işaret ederek, dijital pazarlamadan sipariş karşılama (fulfillment) hizmetlerine ve E-Turquality programına kadar uzanan bu teşviklerin oyun değiştirici gücüne vurgu yaptı. Demir, "Birçok firma bürokratik süreçlerden çekindiği veya bilgi eksikliği yaşadığı için bu haktan mahrum kalıyor. Oysa sağlam finansal planlamayla entegre edilen devlet teşvikleri, sadece maliyetleri düşürmekle kalmaz, yerel KOBİ’yi global markaya dönüştüren çarpan etkisi oluşturuyor" şeklinde konuştu. E-ihracat vizyonu Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor Sektördeki dönüşüme rehberlik eden Global Seller Academy, bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek Türkiye genelinde "e-ihracat seferberliği" yürütüyor. Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumlarıyla sağlanan stratejik işbirlikleri sayesinde e-ihracat vizyonu metropollerin dışına taşınarak Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor. Kamu-özel sektör dayanışmasıyla hayata geçirilen projeler, yerelde üretim yapan sanayici ve KOBİ’lerin ürünlerini doğrudan global tüketiciyle buluşturuyor. Akademinin verilerine göre, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya ulaşılarak yerel üreticilerin sınır ötesi pazarlara entegrasyonu sağlandı. Uzmanlar, yürütülen bu seferberliğin yerel üreticilerin döviz kazanma kapasitesini artırmanın yanı sıra istihdamı koruyarak Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına da stratejik ve kalıcı katkı sunduğunu belirtiyor.
Nevşehir Nevşehir’de akıllı durak kazası kameralara yansıdı Nevşehir kent merkezinde yeni kurulan akıllı otobüs durağı bu kez teknolojisiyle değil, ilginç bir olayla gündeme geldi. Montajı tamamlanan durağa girmek isteyen bir vatandaş, kapıyı fark edemeyince doğrudan cama çarptı. O anlar çevredeki kameralar tarafından saniye saniye kaydedildi. Çarpmanın ardından kısa süreli şaşkınlık yaşayan vatandaşın yaptığı savunma ise adeta olayın önüne geçti. Talihsiz adam, "Camda bir işaret olacak, kapının açık olduğu belli olacak. Yoksa şekil A’da görüldüğü gibi kafanı vurursun" diyerek durumu esprili bir dille değerlendirdi. Olayı gören bir başka vatandaş ise, "Suç kendinde, gözüm görmüyor demiyor" yorumuyla dikkat çekti. Henüz hizmete tam anlamıyla girmeden gündem olan yeni nesil akıllı duraklar, şehirde hem konfor hem de teknoloji vaadiyle dikkat çekiyor. Ancak ilk ’test kazası’ sosyal medyada da espri konusu olmaya başladı. Nevşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen akıllı ve kapalı duraklar, klima sistemi, LED bilgilendirme ekranları, ses sistemleri ve NevKart dolum noktalarıyla donatılıyor. Kışın sıcak, yazın serin olacak şekilde tasarlanan duraklar, vatandaşlara modern bir bekleme alanı sunmayı hedefliyor. Ancak yaşanan bu olay, teknolojinin yanında küçük detayların da ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Şeffaf cam tasarımıyla dikkat çeken durakların, görünürlük açısından yeni düzenlemelerle daha güvenli hale getirilmesi bekleniyor. Nevşehir’de daha şimdiden konuşulmaya başlayan akıllı duraklar, görünen o ki sadece konforuyla değil, yaşanan ilginç hatıralarıyla da gündem olmaya devam edecek.
Kayseri Birlik Vakfı’ndan dev eser Birlik Vakfı Kayseri Şubesi Kültür Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren Tiyatro Kulübü; dijitalleşen dünyada yitirilen değerleri ve aile bağlarını mercek altına alan ’Anlatacak Çok Şeyimiz Var’ isimli oyunuyla izleyiciyle buluştu. Toplumun kanayan yaralarına parmak basan eser, sanatın iyileştirici gücünü sahneye taşıdı. Kayseri’nin yeni kültür duraklarından Kayseri Kültür Merkezi I. Alaaddin Keykubad Salonu’nda gerçekleştirilen gösterim, salonu dolduran sanatseverlerden tam not aldı. Yazarlığını ve yönetmenliğini Arife Güler Kaftancı’nın üstlendiği oyun; akran zorbalığından siber zorbalığa, teknoloji bağımlılığından TV programlarındaki kurgusal yozlaşmaya kadar pek çok kritik meseleyi sarsıcı ve bir o kadar da zarif bir dille ele aldı. Eserin kurgusunda, teknolojinin gölgesinde birbirine yabancılaşmış bir aile profili ile kadim değerlerine tutunan bir ailenin iletişimi kıyaslandı. Arife Güler Kaftancı’nın usta yönetimiyle sahneye taşınan bu tezatlık, dijital araçların hayatımızdaki yerini sorgulatan güçlü bir aynaya dönüştü. Sahne tasarımında dijital unsurların ölçülü kullanımı, oyunun ’farkındalık’ mesajını daha berrak bir hale getirdi. Sahnenin bir köşesinde ’tüketim çılgınlığı’ sorgulanırken, diğer köşesinde Hz. Mevlana ve Seyyid Burhanettin Hazretleri (Seyyid-i Sırdan) gibi manevi mimarların nasihatleriyle toplumsal bir çıkış yolu arandı. Kudüs davasından siber zorbalığa kadar geniş bir yelpazede mesajlar veren oyun, izleyiciyi derin bir muhasebeye sevk etti. Oyunun sonunda sahneye davet edilen Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, oyuncuları tebrik ederek başladığı konuşmasında şunları söyledi; "Kayseri’nin kültürel hayatına böylesine derinliği olan bir eser kazandırılması çok kıymetli. Sanat, toplumun kendiyle yüzleşmesini sağlayan en güçlü aynadır. Kültür Müdürlüğü olarak, Kayseri’ye yeni kazandırmış olduğumuz ve her ayrıntısını düşünerek hazırlamış olduğumuz I. Alaaddin Keykubad Salonu’muzda böylesine, toplumun önemli konularına değinen projelerin her zaman destekçisiyiz." Birlik Vakfı Kayseri Şube Başkanı Bilal Habeş Bulut ise vakfın misyonuna vurgu yaparak katılımcılara teşekkür ederken; "Birlik Vakfı Kayseri olarak bizler, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla hareket ediyoruz. ’Anlatacak Çok Şeyimiz Var’ aslında hepimizin ortak dertlerinin bir sahne tezahürüdür. Bu muazzam eseri kaleme alan, yöneten ve büyük bir titizlikle sahneye koyan Arife Güler KAFTANCI hanımefendiye ve tüm tiyatro ekibimize gönülden teşekkür ediyorum. Sergiledikleri performans sadece bir sanat faaliyeti değil, aynı zamanda toplumsal bir görevdir. Dinleyecek gönüller olduğu sürece anlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gecenin sonunda protokol üyeleri, yönetmen Arife Güler Kaftancı ve oyuncular, günün anısına hatıra fotoğrafı çektirirken; izleyiciler, aile bağları üzerine kurulan bu gösterimi ayakta alkışladı.
Antalya Büyükşehir’den Yat Limanı’nda deniz dip temizliği Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarına sayılı günler kala deniz temizliğinde farkındalık oluşturmak amacıyla Sivil Toplum Kuruluşları ve gönüllü dalgıçlarla Kaleiçi Yat Limanı’nda deniz dip temizliği yaptı. Bir saatlik dalışta denizden çıkan çöpler görenleri şaşkına çevirdi. Yaklaşık 5 ton çöp çıkartılırken, denizin dibinden araç lastiği, demir parçaları ve teneke şişelere kadar birçok çöp atığı çıktı. Antalya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Konyaaltı Belediyesi, Antalya Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü, QTerminals, Akdeniz Yunus Dalış, Neta Cankurtaran, Vertical Diving Deep Walker Diving, Denizcilik Platformu gibi çeşitli STK’lar ve vatandaşların katılımıyla Kaleiçi yat limanında "Mavi Akdeniz" sloganıyla deniz ve kıyı temizliği etkinliği düzenlendi. Kaleiçi Yat Limanı’nda gerçekleştirilen dalış etkinliğinde 30 dalgıç bir saat deniz dip temizliği yaptı. Bir saatlik dalışta, dalgıçların denizin dibinden çıkarttığı çöpler görenleri şaşkına çevirdi. Yat Limanı’nda yapılan temizlikte araç lastiğinden, demire, teneke şişelere kadar birçok atık çıkartıldı. Farkındalık oluşturmak istedik Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Dr. Mustafa Yıldırım, bu çalışmayı yaz sezonu öncesinde dört noktada gerçekleştireceklerini belirterek, "Bu ikinci dalış etkinliğimiz. İlkini Konyaaltı Sahili’nden başlattık. Dalgıçlarımız kısa sürede denizden önemli miktarda çöp çıkarttı. Bu etkinliği ‘Mavi Deniz Akdeniz’ sloganıyla yürütüyoruz. Deniz çöpleri eninde sonunda denize ulaşıyor ve bu durum yaşam alanlarımızı olumsuz etkiliyor. Amacımız farkındalığı artırmak. Vatandaşlarımızın denizlerimize karşı daha duyarlı olmasını istiyoruz" dedi. QTerminals Sağlık Emniyet ve Kalite Müdürü Mehmet Savaş Akyürek ise STK’lar olarak bu faaliyetin paydaşları olmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti.