GENEL - 13 Nisan 2012 Cuma 16:53

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOОLU: "BANGLADEŞ`İN TÜRKİYE İÇİN AYRI BİR ÖNEMİ VARDIR"

A
A
A
TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOОLU: "BANGLADEŞ`İN TÜRKİYE İÇİN AYRI BİR ÖNEMİ VARDIR"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer`in de katıldığı çalışma yemeğinde Bangladeş Başbakanı Şeyhk Hasina`yı ağırladı. Hisarcıklıoğlu, Bangladeş`in Türkiye için ayrı bir önemi olduğunun altını çizerek, Türkiye`nin tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını belirtti.
TOBB Birlik Merkezi`ndeki yemeğe Hasina, Dinçer ve Hisarcıklıoğlu`nun yanı sıra Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FBCCI) Başkanı Ak Azad ve iki ülke işadamları da katıldı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, çalışma yemeğindeki konuşmasında, 9 Mayıs 2011`de, Türk-Bangladeş İş Konseyi`ni kuran anlaşmayı imzaladıklarını hatırlatarak, "İş konseyi ile iki ülke iş dünyası arasında çok önemli bir işbirliği mekanizmasını kurmuş olduk ve çalışmalara hızlı bir şekilde başladık. Sayın Hasina, ikili ilişkilerimizi her alanda destekliyor, bizlere büyük bir moral ve güç veriyor. Özellikle son birkaç yıldır ekonomik ilişkilerimiz hızla gelişiyor. Sayın Başbakan`ın bugün bizimle birlikte olması, bu desteğin en önemli göstergesidir. Ben, iş dünyamıza verdiği destek ve bugün bizimle birlikte olduğu için, Türk özel sektörü adına kendisine şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer`e de Türkiye`nin önünü açacak büyük hizmetler yaptığı için teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, İş Konseyi Başkanı ve Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Azad`la birlikte olmaktan da duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
"BANGLADEŞ`İN KURTULUŞ SAVAŞI`NDAKİ DESTEОİNİ HİÇBİR ZAMAN UNUTMADIK"
Bangladeş`in Türk milletinin kalbindeki yerinin her zaman farklı olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Biz duygusal bir milletiz. Bangladeş halkının, Ulusal Kurtuluş Savaşımız sırasında bize verdiği desteği hiçbir zaman unutmadık, bundan sonra da unutmayacağız. Millet olarak çok zor ve hayati bir süreçten geçtiğimiz o yıllarda, büyük bir savaşın içindeydik. O dönemde, kendileri de sıkıntı içinde olan Bangladeşli kardeşlerimiz, kendi sıkıntılarını bir kenara koydular. Dişlerinden, tırnaklarından artırdıklarını bize gönderdiler. Allah hepsinden razı olsun. Allah`a çok şükür, Türkiye o zor günleri geride bıraktı. Hızla ayağa kalktık. Bugün geldiğimiz noktada yeniden, bu coğrafyanın en zengin ve en güçlü ülkesi haline geldik. Bugün Türkiye Dünya`nın en büyük 17`nci, Avrupa`nın 6`ncı büyük ekonomisi" diye konuştu.
"TÜRKİYE BİR DÜNYA MARKASI"
Türkiye`nin artık güçlü ekonomisiyle, her sektörde bir dünya markası haline geldiğinden söz eden Hisarcıklıoğlu, Çin`den İtalya`ya kadar olan coğrafyanın en güçlü sanayi ülkesi olduklarını anlattı. Bugün Avrupa`da satılan her 3 televizyondan, her 4 beyaz eşyadan birinin Türk malı olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu:
"Bugün ABD`den sonra 13 farklı otomotiv markasının üretildiği ikinci ülkeyiz. Kendi uydumuzu üretiyor, kendi insansız hava aracımızı geliştiriyoruz. Yılda 135 milyar dolar ihracat yapıyoruz. İhracatımızın yüzde 92`si sanayi malı ve bunun yüzde 60`ını, kalitenin çok önemli olduğu, dünyanın en rekabetçi pazarları olan, Avrupa ve Kuzey Amerika`ya yapıyoruz. Karayolu nakliye sektöründe ABD`den sonra, dünyanın en büyük ikinci filosuna sahibiz. Müteahhitlik sektöründe Çin`den sonra dünyanın en büyük gücüyüz. Öte yandan, dünyanın en çok tercih edilen 7 turizm destinasyonundan biriyiz. Yılda 31 milyon turisti, dünya standartlarının üstündeki tesislerimizde ağırlıyoruz. Güneş artık yeniden doğudan yükseliyor. Batı ülkeleri yerinde sayarken; Doğunun yükselişi ile birlikte, üretim ve ticarette hakimiyet, Asya`ya geçiyor."
"BÜROKRATİK ENGELLER HIZ KESİYOR"
Konuşmasında bürokratik engellere de değinen Hisarcıklıoğlu, "Özellikle bürokratik engeller bizi yavaşlatıyor. Hızımızı kesiyor. Koşabilecek gücümüz varken, ancak yürüyebiliyoruz. Oysa müteşebbis hızlı hareket etmek ister. Bürokrasinin çok olması demek, müteşebbisin yatırım yapmaktan vazgeçmesi demektir. Bürokrasiyi mutlaka azaltmamız lazım" dedi.
Hisarcıklıoğlu, Türkiye`nin son 10 yıldaki müthiş atılımının temelinde, azalan bürokrasinin olduğuna dikkat çekerek, "Bürokrasinin fazla olması kontrol ve denetimin güçlü olması anlamına gelmiyor. Tam tersine, bürokrasi arttıkça kontrol zorlaşıyor, kazanç azalıyor. Bangladeş`e yapılacak her yatırım Bangladeş halkı için istihdam demektir. İhracatın, gelirin ve refahın artması demektir. Yapılacak her yatırım Bangladeş`in kalkınması, büyümesi, zenginleşmesi demektir" ifadesini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.