EKONOMİ - 19 Nisan 2012 Perşembe 13:11

TANER YILDIZ: "TÜRKİYE`NİN ENERJİ ALANINDAKİ İSTİKRARINA KASTEDENLER VAR"

A
A
A
TANER YILDIZ: "TÜRKİYE`NİN ENERJİ ALANINDAKİ İSTİKRARINA KASTEDENLER VAR"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye`nin enerji alanındaki istikrarına kast edenler olduğunu belirterek, "İstikrarın her türlüsüne karşı çıkan yapının özellikle Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı`na zaman zaman kast ettiğini biliyoruz" dedi.
Bakan Taner Yıldız, 4. Levent`te bulunan BEDAŞ Çağrı Merkezi`nde Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) lansman toplantısına katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Yıldız, Libya`dan 1 milyon tonun üzerinde ek bir petrol alımı için yapacakları görüşmenin hatırlatılması üzerine, "Libyalı bakanla da görüşeceğim. Finlandiya Başbakanı ile görüşmelerimiz olacak. Yaklaşık 14`e yakın ikili görüşmemiz olacak farklı ülkelerden. Tabii ki 1 milyon tonluk Türkiye`nin 2012 ham petrol ihtiyacıyla
lakalı prensip anlaşmasına varıldı, bunların detayları da konuşulacak. Libya`nın normalleşmesiyle de alakalı bir hedefti bu aynı zamanda. Bizim kendileriyle birçok alanda önceden beri gelen ticaretimizin artan dozlarda Türkiye`den de yapılacak ihracatla birlikte desteklenmesini öngörüyoruz. Ham petrol ithalatı da bizim hem ülkenin çeşitlenmesi, hem güzergah çeşitlendirmesi, hem de arz güvenliği açısından da prensiplerimiz arasındadır" diye konuştu.
Doğalgaza yaz aylarında herhangi bir zam yapılıp yapılmayacağı yönündeki soru üzerine de Yıldız, "Bunu sık sık tekrar ediyorum ama herhangi bir fiyat artışı veya azalışıyla alakalı hususlarda her ay kendi içerisinde doğalgazı ve üç ayda bir de elektriğin değerlendirildiğini sizler de biliyorsunuz. Benim önceden bir şey söylemem doğru değil. Yurt dışı piyasalara bakıyoruz, seyirlere bakıyoruz, nasıl gelişiyor onları dikkatli takip ediyoruz ve ay sonunda da bunların değerlendirmesini yapıyoruz. Yazılı
basında makul karşılıyorum haber niteliği taşıyor ama çok sıkça tekrar ediliyor olmasının vatandaşlarımız açısından, tüketicilerimiz açısından çok faydası yok. Biz zamanı geldiğinde bunu kamuoyuyla paylaşıyoruz" dedi.
Bakan Taner Yıldız, şu anda büyük ölçekli şirketlerde uygulanan Otomatik Sayaç Okuma Sistemi`nin hane bazında da uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki bir soruya da yanıt verdi. Yıldız, "Bütün bu mal oluşların finansmanı kamu tarafından verilen avansla yapılan ama kamudan çıkmayan paralarladır. Çünkü yatırdığınız 10 liraysa onun karşılığında 10 lira, hatta 30 lira aldığınız oluyor. O kaçakların kendilerini finanse ettiği yapıyı kurguluyoruz. Bu Türkiye`de ilk defa uygulanan bir sistem değil. Birçok dağıtım
hizmetlerinde de bu başlamıştı. Ama İstanbul`da uygulanıyor olması bizim için önemli. Türkiye tüketimi açısından baktığımızda hemen hemen yüzde 11`ler civarında elektrik tüketimi olan bir bölgemiz ve önemli bir bölgemiz Boğaziçi. 20 milyar kilovat/saatin üzerinde bir tüketim var. O yüzden bunların adım adım artıracağız ve tabi ki meskenlerin de kontrol altında olduğu bir yapıyı kurgulayacağız" ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Özelleştirmede bu süreç tıkandı gibi görünüyor. BEDAŞ ve diğer kurumlar için yeni süreç ne zaman başlayabilir?" sorusuna da, "Yaklaşık 1 yıllık bir kesinti diye söyleyebiliriz. Kamu üzerine düşeni yaptı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığımız aracılığıyla özel sektör tekliflerini aldı. Biz bu kararlılıktan vazgeçmiş değiliz. Hangi fiyattan olur diye soruluyor. Piyasa fiyatı nereden oluşacaksa o fiyattan alınacak" şeklinde karşılık verdi.
Bir basın mensubunun, "Bu sistemi büyük tüketiciler için kurdunuz. Büyük tüketiciler de belli bir sorun mu görüyorsunuz?" sorusuna ise Yıldız, "Sanayicilerimizde herhangi bir itham üzerine başlamış bir çalışma değildir bu. Büyük tüketicilerden başlayan ve küçük tüketicilere kadar uzanan bir yelpazenin bir parçasıydı. `Sanayicilerimiz bunu kaçırıyordu, şimdi kaçırıyor, çok kaçırıyor` yorumunu yapmak doğru değil. Biz bir plan, bir program çerçevesinde bunu büyük kullanıcılardan başlayarak hemen hemen
müşterilerimizin önemli bir kısmına yaymak durumundayız" diye karşılık verdi.
Bakan Taner Yıldız, Petrol Yasası ile ilgili bir soru üzerine şunları söyledi:
"Zannediyorum iki hafta içerisinde Meclis`e aktarılmış olacaktır. Çünkü Bakanlar Kurulu`nda imzaya açılmıştı. Sayın Bülent Arınç da bunu açıklamıştı. Enerji, Bilim, Sanayi, Teknoloji Komisyonu ve ilgili komisyonlardan geçtikten sonra TBMM Genel Kurulu`nun onayına sorulacak. Ondan sonra Meclis`in trafiğine girmiş olacak. Sayın Başbakanımıza ve grup başkanvekillerine sürecinde tekrar arz edeceğiz."
Bir basın mensubunun Mesud Barzani`nin Türkiye`ye yaptığı ziyaret ve Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı`ndaki kesintiyi hatırlatması üzerine Bakan Yıldız şunları söyledi:
"Türkiye`nin istikrarına, enerji sektöründeki istikrara tabii ki kast edenler var. Biz her alanda olduğu gibi bu alanda da dikkatli, hızlıca bunun onarılmasını inşallah temin ediyoruz. Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı zaman zaman kesintiye uğruyor, oradaki bazı patlamalardan dolayı. Hem İçişleri Bakanlığı, hem de Jandarma ile yaptığımız toplantılarda o hat boyunca güvenliğin daha da arttırılması ve özellikle belli bölgelerde artırılmasını teminen görüşmeler yapmıştık. Bundan sonra bunların daha az
tekrar etmesini temenni ediyorum. Tabi ki oradan akmayan her varil ham petrolün hem kullanıcı ülkeler, hem de üretici ülkeler açısından, bizim de kira bedeli aldığımız bu boru hattından kayıplar oluşmaktadır. İstikrarın her türlüsüne karşı çıkan yapının özellikle bu ham petrol boru hattına zaman zaman kast ettiğini biliyoruz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Şehit Veysel Özkayacan’ın adı verilen karakol botu mavi vatanda göreve başladı Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapacak olan KB-0704 borda numaralı "Şehit Polis Memuru Veysel Özkayacan" isimli karakol botu, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, şehidin ailesi ve teşkilat mensuplarının katıldığı törenle hizmete girdi. İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu törende yaptığı konuşmada, "Bugün burada aziz şehidimiz Polis Memuru Veysel Özkayacan’ın adını yaşatacak karakol botunun hizmete giriş töreninde sizlerle birlikte olmanın gururunu ve onurunu anlatarak başlamak istiyorum. Şehitlerimiz, vatanımızın huzuru, güvenliği ve geleceği için en kıymetli varlıklarını, canlarını feda ederek bizlere onurlu bir miras bıraktı. Bizler de onların emanetine sahip çıkmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Aziz şehidimizin adını taşıyan bu karakol botu mavi sularda görev yaparken, onun fedakarlığını ve kahramanlığını da her zaman hatırlatacak bir vefa nişanesi olacak. Onlar milletimizin kalbinde, bayrağımızın gölgesinde, vatanımızın her köşesinde yaşamaya devam edecek. Bu karakol botunun vatanımıza, milletimize hayırlı hizmetlerde bulunmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle başta şehit Polis Memuru Veysel Özkayacan’ın emaneti olan kıymetli ailesi olmak üzere tüm şehitlerimizin ailelerine sabır ve metanet diliyorum. Sizlerin gururu ve duası bizler için en büyük destek kaynağı" dedi. Yapılan duaların ardından açılışı yapılan "Şehit Polis Memuru Veysel Özkayacan" isimli karakol botu selamlanarak göreve uğurlandı.
Karabük UNESCO kenti Safranbolu’daki otellerde yüzde 90 doluluk yaşanıyor UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde Ramazan Bayramı öncesi konak ve otellerde doluluk oranı yüzde 90’a yaklaştı. "Osmanlı’nın parmak izi" olarak adlandırılan Safranbolu’da bayram tatilini fırsat bilerek yola çıkan yerli turistleri ağırlamak için işletmeler hazırlıklarını tamamladı. Ayrıca "Korumanın başkenti" gibi unvanlarla da anılan ilçe 18. ve 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında yapılan evleri ve Arnavut kaldırımlarıyla misafirlerine tarihte yolculuğa çıkaracak. Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme, konak ve köprüleriyle dikkat çeken ilçenin misafirlerine keyifli bir Ramazan Bayramı tatili sunması bekleniyor. Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Şebnem Urgancıoğlu, "Şu anda tesislerimizin yüzde 85-90 oranında dolduğunu biliyoruz. Safranbolu’nun büyük şehirlere yakın olması nedeniyle son dakika rezervasyonları oldukça fazla oluyor. Dolayısıyla bayramda yüzde 100 doluluğa ulaşacağımıza inanıyoruz. Ara tatiller turizm sektörü için oldukça faydalı oluyor. Hareketlilik yavaş yavaş başladı, hafta sonu ve bayramla birlikte büyük bir yoğunluk bekliyoruz" dedi. Urgancıoğlu, Ramazan Bayramı ile birlikte ilçede turizm sezonunun hareketlendiğini söyledi. Yabancı turist beklentilerine de değinen Urgancıoğlu, savaşların turizm sektörünü doğrudan etkilediğini belirterek, "Biz daha çok Uzakdoğu pazarına hizmet veren bir şehiriz. Ancak Orta Doğu aktarmalı uçuşlarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle bazı iptaller oluyor. Bu nedenle şu an çok iyimser ya da çok kötümser olmak doğru değil. Turizm sektörü pandemide de gördüğümüz gibi hızlı etkilenen bir sektör. Bu yüzden her zaman alternatif planlarımızın olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Önümüzdeki süreçte alternatif turizm çalışmalarına ağırlık vereceklerini aktaran Urgancıoğlu, Safranbolu’da konaklama fiyatlarının her bütçeye uygun alternatifler sunduğunu kaydetti. Safranbolu’nun ulaşım açısından da avantajlı bir konumda bulunduğunu kaydeden Urgancıoğlu, ilçenin ekonomik ve mutlaka görülmesi gereken destinasyonlardan biri olduğunu dile getirdi.
Tunceli Terörsüz Türkiye süreciyle 30 yıl sonra aynı noktada 18 Mart töreni Terörsüz Türkiye sürecinin etkisiyle Tunceli’de 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında 30 yıl aradan sonra ilk kez Yeraltı Çarşısı üstünde çelenk sunma töreni düzenlendi. Tunceli’de 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerini Anma Günü yıl dönümü kapsamında anlamlı bir tören gerçekleştirildi. Kentte en son 18 Mart 1996 tarihinde Yeraltı Çarşısı üstünde düzenlenen Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni, aradan geçen 30 yılın ardından yeniden aynı noktada yapıldı. Terörsüz Türkiye sürecinin sağladığı güven ve huzur ortamının etkisiyle şehir merkezinde gerçekleştirilen çelenk sunma töreni, Tunceli’nin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Törenin ardından program, Munzur Üniversitesi Konferans Salonu’nda devam etti. Burada günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı 4’üncü Komando Tugay Komutanlığı Topçu Üsteğmen İbrahim Esli yaptı. Esli konuşmasında, "Kutsal vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü, milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden isimlerini kalbimize yazdığımız aziz şehitlerimizi bu anlamlı günde bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Aynı zamanda bugün, 111 yıl önce 18 Mart 1915’te şanlı ordumuzun Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tüm dünyaya gösterdiği destansı bir zaferin Çanakkale Deniz Zaferinin yıldönümüdür. Tün yokluk ve imkansızlıklara rağmen milletimizin kahraman evlatlarının emsalsiz fedakarlıklarıyla kazanılan bu zafer milli mücadelemize ilham verirken Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda çok önemli bir kronometre taşı olmuştur" ifadelerini kullandı. Programa; Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, Garnizon Komutanı 4’üncü Komando Tugay Komutan Vekili P. Albay Ali Alper Bozkurt, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşmasında cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, bir tutuksuz sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasını, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını ve tutuksuz sanıklardan K.A.’nın tutuklanmasını talep etti. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. Öğle arasının ardından devam eden duruşmada söz alan cumhuriyet savcısı, mahkemeye esas hakkındaki ara mütalaasını sundu. Mütalaada hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması istendi. Savcı, ayrıca tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Mütalaada, tutuksuz sanık S.T. hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol tedbirinin devamı da istendi. Cumhuriyet savcısı, dosya kapsamında tutuklu bulunan sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verilmesini talep etti. Savcı ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanmasını istedi. "Tahliyemi istiyorum" Savcının mütalaasını açıklamasının ardından söz verilen sanık Muhittin Böcek, sağlık durumuna dikkat çekerek, tahliye talebini yineledi. Böcek, "9 aya yakın süredir çok rahatsızım. Tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. 10 kez hastaneye kaldırıldım. En ağır uyku apnesi hastasıyım, tahliyemi istiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Suçum Antalya’da 6 dönemdir belediye başkanı olmak. Belediyeyi zarara uğratmadım. Tahliyemi istiyorum, çok acil tedavi olmak istiyorum" dedi. Sanık Mustafa Gökhan Böcek ise savunmasında şu ifadelere yer verdi: "Oğlum 5 aylık, ben buraya kendim gelip teslim oldum. Delil karartma gibi işlemlerim olmadı. Ticari işlerimden dolayı yargılanıyorum. Muhittin Böcek’in oğlu olmasam, siyasetçinin oğlu olmasam yargılanmıyordum. Tahliyemi, tahliye olmazsa ev hapsi talebimi istiyorum." Cumhuriyet savcısının mütalaasının ardından sanık ve avukat beyanlarının alınmasının sürdüğü duruşmada, mahkeme heyetinin ara kararı açıklaması bekleniyor.