GENEL - 21 Nisan 2012 Cumartesi 14:05

ENVER PAŞA`NIN TORUNU İLE ÖMER MUHTAR`IN OОLU BİR ARAYA GELDİ

A
A
A
ENVER PAŞA`NIN TORUNU İLE ÖMER MUHTAR`IN OОLU BİR ARAYA GELDİ

İtalyanlara karşı Libya`da savaşan İsmail Enver Paşa`nın torunu Arzu Enver Eroğan ile Libya`nın efsane lideri Ömer Muhtar`ın oğlu Muhammed El Muhtar bir araya geldi. İlk kez tanışan ikili, geçmişte yaşananlar konusunda uzun süre sohbet etti.
Ömer Muhtar"ın oğlu olan 92 yaşındaki Muhammed El Muhtar`ın İstanbul`a geldiğini duyan İsmail Enver Paşa`nın torunu Arzu Enver Eroğan, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı`na (İHH) kendisiyle tanışmak istediğini bildirdi. Bunun üzerine Türkiye`de ilk olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen ve bir dizi şehir ziyaretlerinde bulunan Libya`nın efsane lideri Ömer Muhtar`ın oğlu Muhammed, sabah saatlerinde İHH bürosunda Arzu Enver Eroğan ile bir araya geldi. İkilinin görüşmeleri sırasında
Arzu Enver Eroğan`ın eşi Ömer Eroğan, İHH Yönetim Kurulu üyelerinden Ahmet Sarıkurt, Libya Beydağ Belediyesi Temsilcisi Mesut Lakvani de hazır bulundu. İlk kez karşı karşıya gelen Arzu Enver Eroğan ile Muhammed El Muhtar, birbirlerine geçmişte yaşananlar hakkında bilgiler vererek uzun süre sohbet etti.
Arzu Enver Eroğan, "Tabii ki dedemiz bizimi için çok önemli. Enver Paşa`nın iki kızı, bir oğlu var. Ali Enver`in kızıyım. Hakikaten kahramanlığı Enver Paşa ile aynı derecede kanıtlanmış bir askerdir. Burada 1911`de Berlin`de Libya`ya açılan savaştan sonra şahsi kararıyla geri dönüyor. Türkiye`de gidiyor ve bizim Libya`ya destek vermemiz lazım diyor, ikna da ediyor. Ülkesini din kardeşliğini seven kişilerle birlikte Libya`ya gidiyor. Enver Paşa, Ömer Muhtar gibi yakın dostlarla bir araya geliyor.
Teşkilatlanma sistemi orada gelişiyor. Çok kıymetli kahraman olan Ömer Muhtar beyefendinin tek oğlu Muhammed Muhtar beyefendi ile beraber olmaktan çok mutluyum. Ben şu anda çok heyecanlı ve mutluyum. Bu ziyaretin bizim ve Libya için çok iyi sonuç olduğunu düşünüyorum. İyi ki geldiler kendilerini tanımaktan şeref duydum" dedi.
Enver Paşa`nın Libyalı halkın hatırasında olduğunu belirten Muhammed El Muhtar da, "Teşekkür ederim, bizde sizi görmekten memnunuz. Bizim hedefimiz, amacımız buydu, aileler arasındaki bağları bağlamak. Bizim için bu bir şereftir. Ömer Muhtar ile İtalyanlara karşı savaşan Türklerden Enver Paşa vardır. Libyalı halkın hatırasında Enver Paşa`nın ismi hatıra olarak hep vardır" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.