GENEL - 21 Nisan 2012 Cumartesi 13:09

MUHTARLAR ÖNCE ``˜KENTSEL ALTYAPI` DEDİ

A
A
A
MUHTARLAR ÖNCE ``˜KENTSEL ALTYAPI` DEDİ

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti`nin ortak finansmanıyla İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Stratejik Yerel Yönetişim Projesi`nin Trabzon ayağındaki ilk adım gerçekleştirildi.
Proje`nin Trabzon`daki yürütücüsü Kent Konseyi ile Trabzon Belediyesi`nin ortaklaşa organizasyonuyla Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi`nde muhtarlarla bir araya gelinerek anket çalışması gerçekleştirildi. Çalışmanın ilk etabında muhtarlardan mahallelerindeki öncelikli kamu hizmetlerine ilişkin bilgi vermeleri istendi.
20 civarında mahalle muhtarının katılım gösterdiği toplantıda Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV)`dan Araştırmacı Ülker Şener ``˜Vatandaş Karnesi Bilgilendirme ve Hizmet Önceliklendirme Çalışması`na ilişkin bilgi verirken yurttaşa en yakın kamu hizmeti birimi olması nedeniyle muhtarların önem taşıdığını söyledi. Trabzon Vatandaş Karnesi çalışmasının Trabzon Kent Konseyi adına yapıldığına işaret eden Şener, şu bilgileri verdi:
``Burada amaç hizmet önceliklerinin anlaşılması. Örneğin mahallenizin mevcutlara ilave kamu hizmet ihtiyaçlarını karşılamak için her bir mahalleye 20 birim gönderildi. Bu paranın hangi hizmete ne kadar dağıtılacağını siz belirleyeceksiniz. 20 hizmet lirasını, ``˜Kentsel altyapılar, ortak kullanım alanları, ulaşım, temizlik ve çevre sağlığı, sosyal hizmetler, sosyal yardımlar ve kültürel hizmetler, eğitim, sağlık, emniyet ve asayiş gibi hizmetlere paylaştırılacak. Tıpkı bir bütçe yapar gibi hangi hizmete kaç lira tahsis edeceğinizi belirleyeceksiniz.``
KENTSEL ALTYAPI İLE SOSYAL HİZMETLER ÖNE ÇIKTI
Formlar doldurulduktan sonra 20 TL`nin dağılımı da muhtarların en çok mahallelerine Kentsel Altyapı (61), Sosyal Hizmetler (57) ve Emniyet ve Asayiş (51) Temizlik ve Çevre Sağlığı (49), Ortak Kullanım Alanları (49) yatırımı yapılması yönünde tercih kullandığı ortaya çıktı.
Trabzon Kent Konseyi Başkanı Mustafa Yaylalı muhtarlara yönelik çalışmanın ardından projenin bütün halka yaygınlaştırılacağını ve sonuçlarının da üç ay içinde kitaplaştırılarak kamuoyuyla paylaşılacağını ifade ederek, projenin yol gösterici bir çalışma niteliği taşıyacağını kaydetti.
Yaylalı, ``Stratejik Yerel Yönetişim Projesi, demokratik yönetişimin hayata geçmesi; şeffaf, hesap verilebilir ve vatandaşlara etkin hizmet sunan yerel yönetimlerin oluşması, halkın karar alma süreçlerindeki katılımının artması konularında katılımcı analitik araçlar geliştirmek ve araçların kullanımını özendirmek için geliştirilmiştir. Projenin amacı, yerel düzeyde katılımcı stratejik yönetimi güçlendirmek için yerel yönetimlerin kapasitesini iyileştirerek, Yerel Yönetim Reformu`nun kapsamını genişletmektir`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Avukat cinayetine tepki: "Savunmaya saldırı kabul edilemez" Samsun’da avukatlar, meslektaşlarına yönelik artan şiddet olaylarına tepki göstermek için adliye önünde bir araya gelerek, "Savunmaya saldırı kabul edilemez" mesajı verdi. Samsun Adliyesi önünde toplanan avukatlar adına Avukat Hakları Merkezi temsilcisi Av. Hilal Serdar açıklama yaptı. Açıklamada, Bursa’nın Gürsu ilçesinde İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Hatice Kocaefe’nin görevini yaptığı sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybettiğinin büyük bir üzüntüyle öğrenildiği ifade edildi. Avukatların savunma makamının bağımsız temsilcileri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, meslek mensuplarının temsil ettikleri kişi ya da dosyalarla özdeşleştirilemeyeceği vurgulandı. Avukatlık faaliyetinin adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden biri olduğu belirtilerek, "Bir avukata yönelen saldırı; savunmaya, adalete ve hukuk devletine yönelmiş ağır bir saldırıdır" denildi. Açıklamada ayrıca Van Barosu’na kayıtlı Av. Baran Doğaç’ın Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde haciz işlemi sırasında saldırıya uğradığı hatırlatıldı. Avukatların yalnızca ofislerde değil, adliyelerde ve sahada da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekilerek, yaşanan olayların avukatı müvekkiliyle özdeşleştiren anlayışın geldiği tehlikeli noktayı ortaya koyduğu ifade edildi. Yetkililere çağrıda bulunulan açıklamada, avukatlara yönelik şiddetin önlenmesi için acil ve etkili yasal ile idari tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Samsun Barosu adına yapılan açıklamada, hayatını kaybeden Hatice Kocaefe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve hukuk camiasına başsağlığı dilenirken, Avrupa Konseyi tarafından kabul edilerek 13 Mayıs 2025’te imzaya açılan "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nin Türkiye tarafından bir an önce imzalanıp yürürlüğe konulması çağrısı yinelendi.
Gaziantep Hasta, doktoruna böbreğini verdi Kilis’te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan ve böbrek yetmezliği yaşayan doktor Turgay Happani, yıllardı muayene ettiği hastasının bağışladığı böbrekle hayata tutunarak sağlığına kavuştu. Kilis’te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan, daha önceleri ise Çorum ve Kilis İl Sağlık Müdürlüğü görevlerini de yürüten Turgay Happani (56), yıllardır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Yıllar içerisinde hastalığı giderek ilerleyen Turgay Happani’ye böbrek nakli yapılması kararlaştırıldı. Bu kez hasta doktora şifa oldu Uzun arayışların ardından uygun donör bulunamayan, kan uyuşmazlığı nedeniyle yakınlarının da organ bağışlayamadığı Happani’ye, görev yaptığı Kilis’te hastası Mehmet Kın (52) böbreğini vermek istedi. Hastasının duyarlı düşüncesine teşekkür edip ilk etapta organ verme teklifini kabul etmeyen Happani, Mehmet Kın’ın ısrarlarının ardından nakil teklifini kabul etti. Yapılan tetkiklerin ardından uygun görülen böbrek, Gaziantep’te Kahraman Eruslu Böbrek Nakil Hastanesi’nde başarılı bir operasyonla nakledildi. Kronik böbrek hastalığıyla mücadele eden doktor 35 yıl sonra sağlığına kavuştu Yapılan nakilin ardından yıllar sonra tekrar sağlığına kavuşan doktor Turgay Happani, yaklaşık 35 yıldır kronik böbrek hastalığıyla mücadele ettiğini ve tedavi gördüğünü belirterek tekrar sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi. Happani, "Yaklaşık 30-35 yıldır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) diye bilinen kronik bir böbrek hastasıydım. Nakil için ailemde uygun donör araştırdım ama maalesef kan grubum uymadı. Ailemde uygun bir donör bulamadım. Mehmet Kın kardeşim, aynı zamanda yıllardır hastam. Benim bu durumu görünce çok üzülmüş. Sonrasında böbreğini bana vermek istedi. Yanıma gelerek böbreğini vermek istediğini söyledi. İlk başta açıkçası bunu çok ciddiye alamadım. Çünkü hekim olarak, bu tür durumlarda aile bireylerinin bile bağış konusunda ne kadar zorlandıklarına defalarca şahit olmuştum. Ben de Mehmet beye teşekkür ettim ama ısrarla yine geldi. Hatta ortak tanıdıklarımızı araya koyarak ne kadar ciddi olduğunu anlatmaya çalıştı. Sonrasında eşiyle birlikte yanıma geldi. Bu kararlılığı ve samimiyeti karşısında artık durumu ciddiye aldım ve tahliller yapılarak organ nakli gerçekleştirildi. Çok teşekkür ediyorum" dedi. "İlk başta kabul etmedi" Kendisini defalarca tedavi eden doktoruna böbreğini verdiğini söyleyen Mehmet Kın ise "Kendisi yıllardır aile hekimimizdi. Çocuklarımıza ilaçlarımızı yazdı, her zaman yardımcı oldu. Gerçekten yardımsever ve iyi niyetli bir insandır. Hocamın rahatsızlandığını, ailesinden uygun donör bulunamadığını ve arayış içinde olduklarını duydum. Bir gün tesadüfen kimliğime ve ehliyetime bakarken kan gruplarımızın aynı olduğunu fark ettim. Buna gerçekten çok sevindim. Hocamın yanına gidip durumu anlattım, böbreğimi veririm dedim. Hiçbir karşılık beklemeden, sorgusuz, sualsiz bunu yapabileceğimi söyledim. Hocam bana teşekkür etti ve kabul edemeyeceğini söyledi. Aradan yaklaşık bir hafta geçti. Bu süreçte hocamın durumunu takip ediyordum ve iyiye gitmediğini hissediyordum. Daha sonra hemşirelerle birlikte tekrar yanına giderek niyetimizin ciddi olduğunu söyledim. Hocam da bir süre sonra bizi kırmadı ve bu isteğimizi kabul etti. Ardından tahliller yapıldı ve güzel çıktı. Bu işe gönüllü olarak helali hoş olsun. Rabbim kendisini de bana da sağlık, sıhhat, mutluluk ve huzur versin" diye konuştu.