GENEL - 28 Nisan 2012 Cumartesi 16:50

HASAN ALİ KİLCİ`NİN AVUKATI ALİ BEKARLAR:

A
A
A
HASAN ALİ KİLCİ`NİN AVUKATI ALİ BEKARLAR:

Kayseri Ticaret Odası Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı`nda konuşan avukat Ali Bekarlar, Şeker davasından yargılanan Hasan Ali Kilci`nin en geç 22 Haziran`da tahliye olacağını söyledi.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) konferans salonunda gerçekleştirilen nisan ayı olağan meclis toplantısı sonrasında açıklama yapan Hasan Ali Kilci`nin avukatı Ali Bekarlar, ifadedeki bilgilerin çarpıtıldığını savundu. İfadede yer alan, Vedat Ali Özışık`a gönderilen SMS`teki `24.00 bin` sözcüğünün, saat 24.00`te Kilci`nin uçağa bineceği anlamına geldiğini ifade eden Bekarlar, Kilci`nin en geç 22 Haziran`da tahliye olacağını söyledi.
Bekarlar şu şekilde konuştu:
"Sayın Başkanım şu mesajı size vermemi söyledi. Bu iddianamede Ticaret Odası Başkanıyla ilgili işlevinden dolayı siyaseten yapıldığına inanmıyor. Böyle bir iddiamız da yok. Siz de bunu böyle bilin. Başkan kanunlara saygılı. Biraz sonra açıklayacağım nedenlerle hiçbir sorun kalmamış. Örgüt üyesi olması söz konusu değil. Yargıyı etkilemesi söz konusu değil. Kendi yapmasa bile bir an için kendi yaptırdı diyelim, kanuna aykırı mahkemeden çıkmış bir kanunla usulsüz bir durum da yok. Rüşvet aldığı iddiası var,
şimdi ona geleceğim. Onun da belgesi ortaya çıktı. O yüzden Başkanım diyor ki, `Ben Allah`ıma şükrediyorum, mutluyum.` Niye bu duruşmada bırakılmadı? Usul eksikleri var bizim için. Kayseri`de ifade verecek tutuksuz sanıklar var. 5-6-7 Haziran`da. Onun için kimse başka türlü yorum yapmasın. Hukukun gerektirdiği, biz şu aşamada buna inanma durumundayız. Başından sonuna kadar Başkan da hukuka saygılı olduğunu anlattı. En fazla kendisini üzen, meclis üyelerinin, gerek Kayseri halkının gerek eşinin dostunun
bir iddianamede geçen, `Sabah geliyorum. 24.00 bin` sözlerinin yanlış anlaşılması. Bu çok ilginçtir. 25`i sabahı alınıp saat 04.30`da ifadesi alınmak üzere Kayseri Emniyeti`ne götürülüyor, biliyorsunuz. O gün birtakım arkadaşların da ifadelerine başvuruluyor. O gün gözaltına alınan Sayın Başkan, gece 20.30`da ifade vermeye başladı. 20 soru sorulduktan sonra 23.30`da bir ara verildi. Daha sonra sorular başladı. Bize 90 soru soruldu. 59. soru soruldu. 59. soruda Sayın Başkan`a bir tepeden bahsedildi. Ama
kurguyu yanlış yapmışlar. Vedat Ali Özışığı 23.17`deki görüşmesinden sonra 2 dakika sonra ona siz mesaj göndererek, `Sabah görüşürüz. 24.00 bin`. Adam bize diyor ki, `Bu 24.00 bin, 2 milyon 400 bin TL`dir.` `Bu 2 milyon 400 bin TL`yi hangi teçhil işlemi için aldınız?` Bu soru sorulduğunda gece 02.30 oldu. Başkan şaşırdı. `Böyle bir mesaj yok, ben hatırlamıyorum` dedi. Düşünün bu mesaj Başkana 1 buçuk yıl sonra soruluyor. İngilizcede galiba büyük harflerde falan İ olmadığından, bu mesajlarda 24.00 binden
sonra `biniyorum, bindim, binmek üzereyim` gibi bir mesaj, uçağa binme olayı var. Olmamış bir şeyi olmuş gibi anlatmaları mümkün olabilir. Oturumlarınızda, meclislerde olabilir. Ama dünkü tarih bizi her yönüyle müsterih etti. Usul eksiklikleri olduğu için Başkanımız 22 Haziran`da tahliye olacaktır. Belki mahkeme 1 ay sonra ara tahliyesi de yapar. Delillerin hepsi ortada" ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Kepenek; "Emeğin hakkını savunmaya devam edeceğiz" Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek adalet ve eşitlik vurgusu yaptı. Başkan Kepenek, emeğin karşılığının her geçen gün daha fazla eridiğini belirterek, "Alın teriyle geçinen milyonlarca emekçi, ağırlaşan hayat koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor. Yoksulluk, güvencesizlik ve gelir adaletsizliği artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Çalışma hayatında yaşanan sorunlara değinen Başkan Kepenek, taşeronlaşma, düşük ücretler ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının emekçilerin yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi. Emekçilerin insanca yaşayabileceği bir düzenin kurulmasının sosyal devletin en temel görevi olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Kepenek, "Bizler, halkçı belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya, emeğin değerini koruyan politikaları hayata geçirmeye devam ediyoruz" dedi. 1 Mayıs’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda dayanışma ve hak arama günü olduğunu ifade eden Kepenek, daha adil bir Türkiye için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Kepenek, tüm işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, eşitlik, özgürlük ve adalet çağrısında bulundu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını söyleyerek, bu yüzden 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."