YEREL HABERLER - 01 Mayıs 2012 Salı 10:13

DİL BİLİMCİLER ADÜ ÇALIŞTAYINDA BULUŞTU

A
A
A
DİL BİLİMCİLER ADÜ ÇALIŞTAYINDA BULUŞTU

2. Ege Bölgesi Dilcileri Sürekli Çalıştay`ı Adnan Menderes Üniversitesi`nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
ADÜ Atatürk Kongre Merkezinde gerçekleştirilen 2. Ege Bölgesi Dilcileri Sürekli Çalıştay`ına ADÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu, ADÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Belge, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
2 gün boyunca devam eden 2. Ege Bölgesi Dilcileri Sürekli Çalıştay`da yüzüü aşan bilim adamı ağırlandı. İki gün boyunca 23 konferans verildi. Akşam oturumunda ise ADÜ Sosyal Tesislerinde dokuz genç araştırmacı, değişik seviyelerdeki tez çalışmalarını sunup hocaların tavsiyelerini aldı.
İstiklâl Marşı ve saygı duruşundan sonraki ilk konuşmayı Yrd. Doç. Dr. Şahin Baranoğlu yaptı. Baranoğlu sözlerine, Google`de ``baba, oğul, serçe`` yazınca izlenen anne babaya sadakat konulu İngilizce filmin metninin Kerderli Mahmut`un eseri Nehcü`l-Ferâdis`te yer aldığını, dünyanın her yerinde konuşulan Türkçe`nin bunun için çok güçlü olduğunu anlatarak başladı. Konuşmasına onur konuğu Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun`un Türk Dili Tarihi adlı eserinin sonundaki Türk tarihinin 5500 yılının kronolojisinin öğrencisi Özge Büyüklüoğlu tarafından ezberlenip sınav kağıdına yazıldığını ve bunun fotokopisinin kendisine takdim edilmek üzere yanında olduğunu belirterek son veren Şahin Baranoğlu, katılımcılara teşekkür etti.
Düzenleme Kurulu Başkanı olarak Prof. Dr. Ayşe İlker de, çalıştayın nasıl düşünüldüğünü, Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Yrd. Doç. Dr. Nergis Biray ile birlikte ilkinin Uşak`ta nasıl gerçekleştirdiklerini anlattı. İlkinde Vedat Yeşilçiçek ve bu çalıştayda da Ali İhsan Yapıcı ile birlikte Özgür Ay`ın emeklerine teşekkür etti. Aydın`daki bu görkemli açılışın çalıştayın iyi yolda ilerlediğinin göstergesi olduğunu, bilim insanlarının ancak dört yılda bir gerçekleşen kurultaylarda bir araya gelebilirken bu tür etkinlikler sayesinde daha sık görüşüldüğünü kaydeden İlker, söz konusu iletişimin özellikle genç araştırmacılar için faydalı olduğunu vurguladı. İlker, katılan ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
ADÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu ise; konuşmasıyla izleyenleri büyüledi. Gana Cumhuriyeti`nde bir doktora ihtiyaçları olduğunu ve uzun yolculuktan sonra bir doktora ulaştıklarını ifade eden Birincioğlu, dertlerini İngilizceyle anlattıkları zenci doktorun kendilerine ``Hallederiz abi. Durun bakalım telaşlanmayın, hoş geldiniz`` deyince dilin, anadilin ne demek olduğunu hissettiğini anlattı. Doktorların gençlik günlerinin ülser, kanser araştırmalarıyla geçtiğini dilcilerin ise şiirler, sözler, kelimelerle uğraştıklarını bildiren Birincioğlu, bu bakımdan dilcilere ve tarihçilere imrendiğine değinerek, ``Etkinliklerin devamı konusunda kaynak sıkıntısı asla olmayacak. Bu tür etkinliklerin sürekli yapılması gerektiğini ifade ederek katılımcılara hoş geldiniz`` dedi.
Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun`un ``Oğuznameler ve Oğuz Kağan Destanı Üzerine`` adlı konferansı, haberdar olmanın tarihiyle başladı. Ercilasun, ``Eskiden şimdiki gibi kültür vasıtaları yoktu. Seyyahlar, dervişler, hancılar, tüccarlar, ozanlar ve ozanların da katıldığı kervanlar vasıtasıyla haberleşilirdi. Türk tarihi, halkın hafızasında sözlü tarih biçiminde yaşamış ve zamanla daha yazıya geçmeden destanlaşmıştır. İşte bu destanların biz Oğuzları anlatanlarına ``˜Oğuzname` diyoruz`` diye konuştu.
Konferansın soru cevap bölümünde Ercilasun, Türk tarihinin özellikle 5 bin yıllık bölümündeki örtüşmeleri, zıtlıkları ve paralellikleri, Altayistik konusundaki görüş ayrılıklarını veya Doğu Batı Türklüğü arasındaki çekişmelere dair soruları ``Yavuz, Mısır`ı Araplardan değil Türklerden aldı.`` gibi çarpıcı örneklerle açıklayıp görüş farklılıklarının olabileceğini örneklerle aktardı.
Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun konuşmasına şu sözlerle son verdi: ``He-Man`i çocuklarımıza çok görmeyelim; onu da sevsin Yunan`ın Hint`in bütün dünya milletlerinin destanlarını, kültürlerini bilelim, öğretelim, bunun zararı yok``¦ Ama bütün bunları yaparken Oğuznameleri de okutalım, Oğuz Kağan`ı da tanıtalım. Çocuklarımızın kıyafetlerinde, çantalarında, kalemlerinde Oğuz Kağan`ın da resmi olsun``
Sonrasında açılış dersleri, öğle yemeği, Yrd. Doç. Dr. Dilşen İnce Erdoğan`ın yönettiği ``Evliya Çelebi Yolu Projesi: Edebî ve Tarihsel bakış Açıları`` adlı panel ve altı öğretim üyesinin dersleriyle devam edildi.
Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. M. Kemal Şahin`in rehberliğiyle Cihanoğlu Camisi ve Nasuh Paşa Külliyesi`nin gezilmesi sonrasındaki akşam yemeğinde Turkish Studies dergisinin Prof. Dr. Gürer Gülsevin için hazırlanan ``Prof. Dr. Gürer Gülsevin Armağanı`` adlı sayısı kendisine Prof. Dr. Erdoğan Boz tarafında sunuldu. Aynı yemekte Doç. Dr. Talip Kabadayı ile Yrd. Doç. Dr. Dilşen İnce Erdoğan da Çalıştay Onur Konuğu Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun`a Adnan Menderes Sempozyumu Bildirleri`ni takdim etti. Yemek, genç bilim insanlarının sunumları ve Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun`un yaptığı değerlendirme konuşmasıyla sona erdi.
Türkçenin hep ileri gittiği, bütün çekim eklerinin hep ileriye doğru yöneldiği sadece iyelikle birlikte şahıs ekinin geriye baktığını ``Yüklem komutan, diğer öğeler asker; hep ileriye doğru bitmeyen bir yürüyüş. Arada komutan geri bakıyor kaç kişiyiz diye`` şeklinde açıklayan Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun, ``Sakın ola ki hocalarınızla yetinmeyin; onları geçmeli, yeni metotlar bulmalısınız. Belli hocaların arkasındaki gruplaşmalardan kaçının; hepiniz bir olun, eserlerinizde şahsen sevmediklerinizin eserlerini de kaynak gösterin -eğer hak ediyorsa - ki ancak öyle ileri gidebilirsiniz`` dedi.
ADÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu`nun himayelerinde gerçekleşen 2. Ege Bölgesi Dilcileri Sürekli Çalıştay`a Aydın Ticaret Borsası ile Halk Bankası Sanayi Şubesi maddi olarak destek verirken, İl Millî Eğitim Müdürü Pervin Töre`de Aydın`ın pek çok yerinden öğretmen ve idarecilerin katılımını sağlayarak etkinliğe destek verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Başkan Subaşı tekrar encümen üyesi oldu Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Marmara Belediyeler Birliği’nde tekrar encümen üyesi olarak seçildi. Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın başkanı olarak seçildiği Marmara Belediyeler Birliği 2026 Yılı I. Olağan Meclis Toplantısı belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Başkan Melek Mızrak Subaşı tekrar encümen üyesi olarak seçildi. Birliğin çalışma ve projeleri hakkında fikir alışverişlerinin de yapıldığı toplantı hakkında sosyal medya hesabında paylaşım yapan Başkan Subaşı, "Marmara Belediyeler Birliği 2026 Yılı I. Olağan Meclis Toplantımızı gerçekleştirdik. Yapılan seçimler sonucunda Marmara Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Akın ile birlikte tüm encümen ve komisyon üyelerimizi tebrik ediyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Kentlerimizi daha yaşanabilir daha güçlü yapmak için çalışacağız" Paylaşımında, kentlerin daha yaşanabilir ve güçlü yapılması için çalışacakları bilgisini veren Başkan Subaşı, ‘’Kentlerimiz adına dayanışmayı güçlendiren birliğimizin yeni döneminde, Bilecik’imizi temsilen ben de encümen üyeliği görevini yeniden alma sorumluluğunu üstlendim. Gerçekleştirdiğimiz ilk encümen toplantımızla birlikte; kentlerimizin daha yaşanabilir, daha adil ve daha güçlü yarınlara ulaşması için çalışmalarımızı ortak akıl ve iş birliği içerisinde sürdüreceğiz" dedi.
Samsun Samsun’da "Sıfır Atık" seferberliği: Yerelden ulusala güçlü mesaj Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda, Samsun Valiliği himayesinde düzenlenen "Samsun Sıfır Atık Çalıştayı", geniş katılımla gerçekleştirildi. "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla yapılan çalıştayda, çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliği konuları çok boyutlu şekilde ele alındı. Türkiye Sıfır Atık Çalıştayları serisinin önemli bir ayağını oluşturan Samsun buluşması, yerel dinamiklerin ulusal çevre politikalarına katkı sunmasını hedefledi. Çalıştay, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Konukevi’nde gerçekleştirildi. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. 14 tematik masada çözüm arayışı Çalıştay kapsamında oluşturulan 14 tematik masa ile; iklim değişikliği, su yönetimi, gıda israfı, plastik kullanımı, enerji dönüşümü ve döngüsel ekonomi gibi başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Her masa, mevcut durum analizi yaparak somut çözüm önerileri geliştirdi. Uzmanlar, israfın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yerel çözümlerin önemine vurgu yaptı. Yerel veriler ulusal politikalara ışık tutacak Çalıştayda elde edilen verilerin raporlanarak ulusal düzeyde politika geliştirme süreçlerine aktarılacağı belirtildi. Hazırlanacak "Yerel Sıfır Atık Hedef Belgesi" ile Samsun’un kısa, orta ve uzun vadeli çevre stratejilerinin belirleneceği ifade edildi. Çalıştay açılışı yapıldı Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Samsun Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Tevfik Akçay, "Doğal kaynaklarımızın sonsuz olmadığı gerçeğinden hareketle; israfın önlenmesi, atıkların kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Sıfır atık yaklaşımı, iklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü araçlarımızdan biridir. 2025 yılı sonunda başlayan ve 2026 yılında devam eden, yerelden ulusala israf ve atık temasıyla ’COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’ kapsamında bugün ilimizde gerçekleştirilen bu çalıştayda; 14 tematik masa belirlenmiştir. Bu çalışmalarla kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektör iş birliği sayesinde atık yönetimindeki güçlükleri aşacak; sürdürülebilir, uygulanabilir ve yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız; döngüsel ekonomiyi hayatımızın her alanına entegre ederek kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere daha temiz, daha yeşil bir Türkiye bırakmaktır" dedi. Büyükşehir projeleri Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ferhan Kodalak, "Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir çevre yönetimini öncelikli görevlerimiz arasında görmekteyiz. Bu kapsamda, İstiklal Caddesi’nde hayata geçirdiğimiz sıfır atık dönüşüm projesi ile hane ve işletmeleri sürece dâhil ederek atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağladık ve önemli kazanımlar elde ettik. Aynı şekilde, yaklaşık 10 kilometrelik sahil bandını kapsayan Adnan Menderes Bulvarı’nda sıfır atık dönüşüm projemizi de başlatmış bulunuyoruz. Bu projeyle birlikte hem işletmelerde hem de kamusal alanlarda oluşan atıkların etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak çevresel sürdürülebilirliği daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz. Atık suların yeniden kullanılması projesiyle de Bafra Katı Atık Aktarma İstasyonu’nda arıtılan atık suları, ileri arıtma teknolojileriyle gri su olarak dört ilçe belediyemizin çöp kamyonlarında ve Bafra Millet Bahçesi’nin peyzaj sulamalarında yeniden değerlendirilmesini sağlıyoruz. Sıfır atıkta dijitalleşme kapsamında geliştirdiğimiz Samsun Sıfır Atık mobil uygulamamız ile vatandaşlarımızın geri dönüştürülebilen atıkları doğrudan kapılarından elektrikli araçlarımızla toplanmakta; aynı zamanda Sıfır Atık Karbon Projesi’ne Samsun’dan destek sağlanmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımız, atıklarını doğru ayrıştırdıkları için mobil uygulamamız üzerinden kazandıkları puanlarla sürdürülebilir yaşamı destekleyen hediyelik ürünlerden de faydalanabilmektedir. Gelen olumlu geri bildirimlerle her geçen yıl yeni sıfır atık projelerini hayata geçirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır" Çalıştayda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Bugün burada yalnızca atıkları değil; üretimden tüketime, kaynak kullanımından toplumsal davranışa uzanan bütüncül bir dönüşümü konuşmak için bir aradayız. Sıfır atık yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda kalkınma, verimlilik ve gelecek meselesidir. İklim krizi, su stresi ve artan tüketim baskısı; kaynakları daha akılcı kullanmamız, döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz ve çevresel sorumluluğu kurumsal kültüre dönüştürmemiz gerektiğini açıkça göstermektedir. Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır. Çünkü üniversiteler yalnızca bilgi üreten değil; yaşadığı kente yön veren, davranış dönüşümünü başlatan ve toplumsal farkındalık oluşturan öncü kurumlardır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak biz de sıfır atığı yalnızca teknik bir atık yönetimi süreci olarak değil; eğitim, araştırma, toplumsal katkı ve sürdürülebilir kampüs vizyonunun temel bir parçası olarak görüyoruz. Kampüsümüzde kaynağında ayrıştırmadan kompost uygulamalarına, depozito iade sistemlerinden geri dönüşüm altyapısına kadar uzanan çok boyutlu bir modeli kararlılıkla uyguluyoruz" şeklinde konuştu. Çalıştayda konuşan Samsun Vali Yardımcısı Vekili Murat Bulacak ise "Bugün buradan alacağımız sonuçların, Samsun’u geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Özellikle çevre bilinci adına, geleceğe yönelik çok güzel sonuçlar elde edileceğine de canıgönülden inanıyorum. Şu bir gerçek ki dünya; imkânlar ve kaynaklar açısından oldukça kıt ve sınırlıdır. Ancak hepimiz insanız; sorduğumuzda ve düşündüğümüzde ihtiyaçlarımızın neredeyse sonsuz olduğunu görüyoruz. Bize düşen, bu dengeyi sağlamak ve bizlere emanet edilen dünyayı daha yaşanabilir, daha huzurlu bir hâle getirebilmektir. Bizler, belki de yapacağımız küçük bir değişiklikle, küçük bir davranış dönüşümüyle bu dünyayı emanet aldığımızdan daha iyi bir noktaya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı. Çalıştayda Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin ile İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz da bir konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından 14 tematik masada sıfır atık konusu üzerine çalışmalar yapıldı.
Bursa İnegöl’de Afet Risk Azaltma Çalıştayı gerçekleştirildi Bursa’da İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen İlçe Odaklı Afet Risk Azaltma Çalıştayında afet risklerinin azaltılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilirken, 2027-2032 dönemine ilişkin yol haritası da ele alındı. AFAD Bursa İl Müdürlüğü koordinasyonunda ilki şubat ayında Yıldırım ilçesinde yapılan çalıştayın ikinci durağı İnegöl oldu. "Birlikte Planla, Birlikte Güçlen; Dirençli Kent, Güvenli Bursa" hedefiyle Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli bir geleceğe hazırlanması amacıyla kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda bir araya getirildiği organizasyon, İnegöl’de de yoğun katılım ile yapıldı. Royal Otel’de sabah 10.00’da başlayan çalıştayda, afet risklerinin azaltılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilerek 2027-2032 dönemine ilişkin yol haritası ele alındı. 110 dolayında katılımcının yer aldığı çalıştayda İnegöl protokolü ile birlikte; akademisyenler, İnegöl Belediyesi ilgili daire müdürleri, AFAD temsilcileri, meslek odalarından temsilciler, DSİ, BUSKİ, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları teknik personeli hazır bulundu. Afet riskleri ilçe ölçeğinde doğru okunur ve yönetilir İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan, Bursa Valiliği İl Afet Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ilçe düzeyi il afet risk azaltma çalıştaylarının İnegöl’de devam ettiğini kaydederek, "İlk çalıştayımızı Yıldırım ilçesinde yapmıştık. Bugün ise bu sürecin ikinci adımını, ilçe bazlı risk analizlerini esas alan yaklaşımımızla İnegöl’de devam ediyoruz. Şunu biliyoruz ki artık afet riskleri il genelinde değil, ilçe ölçeğinde doğru okunur ve ilçe ölçeğinde yönetilir. Afetlerle mücadele yalnızca afet anında müdahale etmek değildir. Asıl olan her ilçenin kendi risk profilini doğru analiz ederek önlemlerini almasıdır" dedi. Afetler konusunda yapılan çalışmalar her şeyin ötesinde İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise çok değerli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyledi. İnegöl’de şehir adına atılan her adımın önemli olduğunu ancak özellikle afetler konusunda yapılan çalışmaların her şeyin ötesinde olduğunu kaydeden Başkan Taban, "Öncelikle kendimizi, üzerine bastığımız toprağı tanımalıyız. Geçmişte de bu yönde çalışmalar, tespitler yapılmış ancak bugün bilim gelişiyor. Çok değerli akademisyenlerimiz, üniversitelerimiz, meslek temsilcilerimiz var. Dolayısıyla her geçen gün yeni bir şeyler bulunuyor. Bunlar da geçmişte yapılan çalışmaların üzerinde yeniden değerlendirildiğinde belki daha hızlı mesafe almamızı sağlayacak birtakım tespitler yapmış oluyoruz. Ülke düzeyindeki planlar il düzeyine indirilmişti ve bugün bakıyoruz artık ilçe düzeyinde planlar yapılıyor. Bu çalışmalarla hem devletimizle hem AFAD’ımızla gurur duyuyorum" diye konuştu. İnegöl’ün afet risk profili ele alındı İnegöl Kaymakamı Eren Arslan da çok kıymetli bir çalışma için bir arada olduklarına değinerek, katılımcılara başarılar diledi. Açılış konuşmaları sonrası sunumlara geçildi. Konuşmalarda; bilimsel veriye dayalı planlama, kurumlar arası iş birliği ve yerel ölçekli risk analizlerinin önemi ön plana çıktı. Çalıştayda akademik sunumlarla İnegöl’ün afet risk profili ele alındı. Akademik ve teknik oturumlarda ise alanında uzman akademisyenler tarafından Bursa ve İnegöl’e ilişkin afet riskleri bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Öğleden sonra ise tematik masa çalışmalarına geçildi. Çalıştay gün boyu devam etti.
İstanbul Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup çatısı altında düzenlenecek programa 15 Mayıs’a kadar başvuru yapılabilecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı çatısı altında, Invexen partnerliğinde yürütülecek Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı. Oyun girişimlerini ve oyunlaştırılmış (gamified) uygulamaları desteklemek üzere yola çıkan program, bu alandaki startup’ların ve oyun stüdyolarının ticarileşme süreçlerini hızlandırmayı ve yerel başarı hikayelerini globale taşımayı hedefliyor. Program, yeni dönem kurgusunda Workup Gaming ekosisteminin büyümesine ve yeni unicorn adaylarının keşfedilmesine odaklanıyor. Yapılan açıklamaya göre girişimciler, program boyunca alanında uzman isimler ile görüşme, çeşitli eğitimler ve teknik çalıştaylar ile projelerini ölçeklendirme fırsatı bulacak. Oluşturulan topluluk gücü sayesinde girişimler yeni yeteneklere erişim ve görünürlük avantajı elde edecek. 6 aylık programda çok yönlü destek mekanizması Oyun dikeyinde faaliyet gösteren stüdyoların ve oyunlaştırılmış uygulama geliştiren ekiplerin ölçeklenmesine katkı sağlayacak program 6 ay sürecek. Program kapsamında katılımcılara, alanında uzman isimlerin mentorluğu, teknik altyapı ve uygulama destekleri ile İş Bankası grubu ve iştirakleri üzerinden geniş bir ağ sunuluyor. Program, yalnızca bir hızlandırma süreci olmayı değil, aynı zamanda oyun dünyasının en yetenekli ekiplerini bir araya getirerek yerel ve global ölçekte rekabet gücü yüksek bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Başvurular 15 Mayıs’a kadar devam ediyor Oyun dünyasında yerini almak veya oyunlaştırma tabanlı projesini global ölçeğe taşımak isteyen tüm girişimciler programa 15 Mayıs’a kadar başvurabiliyor. Programın sunduğu imkanlar, mentorluk ağı ve başvuru süreci hakkında detaylı bilgiye workup.ist/workup-gaming üzerinden ulaşılabiliyor.