YEREL HABERLER - 07 Mart 2012 Çarşamba 15:32

NAZİLLİ BELEDİYESİ PERSONELİNE HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERİ

A
A
A
NAZİLLİ BELEDİYESİ PERSONELİNE HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERİ

Nazilli Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nce belediye personeline Nazilli Belediyesi Tiyatro Salonu’nda hizmet içi eğitim semineri düzenlendi.
Düzenlenen seminere Daire müdürleri ve Şefler ile tüm daire çalışanlarına iki ayrı günde hizmet içi eğitim semineri ile bilgiler verildi.
Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Akaya, hizmet içi eğitim seminerinde yaptığı konuşmasında; “Hedefimiz Belediyemizin her kademesindeki personelimizi hizmet içi eğitim seminerleri ile sinerji oluşturarak daha iyi daha kaliteli bir çalışma ortamı oluşturmak. Belediyemizin kapasitesini personel ve eğitimle arttırabileceğimizi düşünüyoruz. Değerli personellerim, bugüne kadar sizlerle birçok başarılara imza attık. İnşallah hizmet içi eğitim seminerleri ile de sizlerle beraber daha güzel işlere imza atacağız. 2012 yılındaki hedeflerimizin içinde işçilerimize, itfaiye, zabıta ve diğer birimlerimize yönelik hizmet içi eğitim seminerleri düzenlemeye devam edeceğiz. Bir belediye teşkilatı Başkanıyla, meclisiyle, encümeniyle, müdürüyle, şefiyle, memuruyla, işçisiyle, odacısıyla en önemlisi vatandaşı ile bir belediyedir. Bunların hepsi bir bütündür. Bizim misyonumuz vatandaşımıza iyi bir hizmet vermektir. Belediyemizin, dolayısıyla hepimizin amacı vatandaşa daha kaliteli hizmet sunmak, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmaktır” dedi.
“ÇAĞDAŞ BELEDİYECİLİK, VATANDAŞ MEMNUNİYETİ”
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Esin Öden, İnsan Kaynakları ve Yönetimi, çağdaş belediyecilik, başarılı bir ekip olma, vatandaş memnuniyetinin en üst seviyeye çıkarılması için dikkat edilmesi gereken konular ve Belediyenin dayandığı temel değerler üzerine bilgiler verdi. Öden konuşmasında; “Bir belediye memurunda; İlk önce halka hizmet fikri, İkinci olarak mesleğe bağlılık hissi, Üçüncü olarak da iyi bir belediyeci gözü bulunması lazımdır. Kuruma Sadakat: Kurumu sevmek, Kurumsal hedef ve amaçlara bağlı olmak, Kurumun iyiliğine olacak tutum ve davranışlarda bulunmak, Kurumu korumak dışarıda yüceltmek imajını ve itibarını yüksek tutmaya çalışmak, Kurumun menfaatleri için kendi menfaatlerinden fedakârlık yapmasını bilmek, Ekip Türleri: Bir işi yeterli sayıda kişinin bir araya gelerek işbirliği halinde yapması. Bir kişinin, herhangi bir işi; ilgili kişilerin görüş, düşünce ve yardımına başvurarak yapması. Bir kişinin; iş arkadaşlarının yardımına ihtiyaç duyduğunu hissettiği bir işe gönüllü olarak destek vermesidir” dedi.
Seminerde konuşmacı olarak devam eden Sağlık İşleri Müdürü Dr. İsmail Beken ve Belediye tabibi Dr. İrfan Özberk ise iş sağlığı ve iş güvenliği, oluşabilecek acil durumlardaki davranış biçimleri ve alınacak önlemler hakkında bilgi verdi.
“İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ”
İş yerinde işin yürütülmesi ile ilgili olarak oluşan tehlikelerden, sağlığa zarar verecek koşullardan korunmak ve daha iyi bir iş ortamı yaratmak için yapılan metotlu çalışmalar içerir diyen Nazilli Belediyesi DR. İsmail Beken ise; “Dolayısıyla iş güvenliği demek; çalışanları korumak, üretim güvenliği sağlamak ve sonuçta işletme güvenliğini oluşturmaktır. AB verilerine göre işyerinde meydana gelen kazaların yüzde 80’i insan hatası nedeniyle olmaktadır. Sağlık ve güvenlik dediğimiz şey saçma ve sıkıcı kurallar yığını değildir. Kişilerin günümüzdeki sağlığını ve güvenliğini korurken aynı zamanda sağlıklı bir gelecek vermeyi de hedeflemektedir. Bu nedenle her işyerinde bir iş sağlığı ve işçi güvenliği politikası olmalıdır. Bu politika içinde de; kazaların azaltılması, çalışanların eğitimi, güvenli çalışma ortamı, risklerin azaltılması, çalışanlara verilen önem, yasalara uyum ve bunlar içinde gelişmeleri sürekli takip etmek ve denetim sistemi olmalıdır. Sonuç olarak; Tüm çalışanlara yaptıkları iş veya mevkileri ne olursa olsun kendi katılımları olmadan başarının sağlanamayacağı ve bundan dolayı iş sağlığı ve güvenliği aksiyon planında aktif bir rol alma sorumluluğuna oldukları açıkça anlatılmalı ve benimsetilmelidir” dedi.
Nazilli Belediyesi Tiyatro salonunda düzenlenen seminerde yapılan konuşmaların ardından konuşmacıların ortaklaşa almış oldukları kararda Nazilli Belediyesi olarak halkın memnuniyetini arttıracak daha başarılı daha çağdaş ve personellerin ihtiyaçları doğrultusunda gerekli olan her yönde hizmet içi eğitimlerin devam edeceği belirtildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona geçit yok: İngiliz gazetesi asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), The Telegraph gazetesinin Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddialarına müdahale ederek çürüttü. Türkiye’nin stratejik iletişim kanalları, uluslararası medyada yayılan geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonunu daha başarıyla çürüttü. The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddiaları İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) müdahalesi sonrası geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu iddialarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran veya Lübnan’a yönelik muhtemel bir saldırıyı "Türkiye’ye yapılmış sayacağı" ve "İsrail’in Türkiye tarafından işgal edileceğine" dair açıklamalarda bulunduğu öne sürülmüştü. İsrail destekli sosyal medya hesapları ve çeşitli mecralar tarafından dolaşıma sokulan bu dezenformasyon, kısa sürede İngiliz The Telegraph gazetesi tarafından da haberleştirilerek uluslararası boyuta taşındı. Gazete özür diledi İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, iddiaların ardından hızla harekete geçerek söz konusu söylemleri çürüttü ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgedeki barış, istikrar, huzur ve güvenlik odaklı duruşunu net şekilde ortaya koydu. İletişim Başkanlığı’nın kararlı ve etkin duruşu neticesinde gazete, asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı. İçeriği giren editör, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak özür diledi. İsrail medyası gerçeğe daha fazla kayıtsız kalamadı İsrail’in en etkili medya organlarından biri olan Maariv, İletişim Başkanlığı’nın yalanlama metnini ve gerçek bilgileri yayınlamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası dezenformasyon operasyonlarına karşı yürüttüğü ‘hakikat mücadelesinin’ başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. İletişim Başkanlığı’nın sonuç odaklı müdahalesi, sadece haberi sildirmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye hakkındaki haberlerinde daha ihtiyatlı bir dil kullanması gerektiğini tescilledi.
Kayseri AKİB’den Hulusi Akar’a destek: "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, son günlerde yaşanan provokatif gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınadı. Hızar, özellikle Paskalya Bayramı vesilesiyle yapılan provokatif eylemlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu girişimlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Ali Hızar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan hain elleri daha önce nasıl kırdığımızı en iyi bilen odakların, bugün yeniden benzer provokasyonlarla karşımıza çıkması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti’mize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Sayın Hulusi Akar Paşamıza yönelik gerçekleştirilen bu çirkin eylemleri şiddetle kınıyoruz." "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Hızar, Hulusi Akar’ın hem Türkiye hem de Kayseri için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hulusi Akar, Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur. Devletimize ve milletimize yıllarca büyük bir sadakatle hizmet etmiş bir komutanımıza ve devlet adamımıza yönelik yapılan her saldırı, aslında doğrudan milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır. Paşamıza sonuna kadar destek olacağız." "Türkiye’nin gücünü kimse sınamaya kalkışmasın" AKİB olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kayserili adına da güçlü bir mesaj vererek, "Hiç kimse ülkemizin birliğini, beraberliğini ve milli değerlerini hedef alarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü geçmişi, güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu tür girişimlere asla boyun eğmez. Bizler de Avrupa’daki Kayserili iş insanları olarak; bayrağımıza, devletimize ve milli iradeye yönelen her türlü saldırı karşısında duruşumuzu açık ve net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. AKİB’in bu açıklaması, Avrupa’daki Türk toplumunun milli konulardaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, birlik ve beraberlik vurgusunun altı güçlü şekilde çizildi.
İstanbul "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor. Yarışmada dereceye giren projelere 725 bin TL ödül ve 500 bin TL yapım desteği verilecek. Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması için geri sayım başladı. Genç senaristlere önemli fırsatlar sunan yarışmada son başvuru tarihi 15 Mayıs olarak açıklandı. 15 Temmuz’un 10’uncu yılına doğru ilerlenirken hayata geçirilen yarışma, toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımayı amaçlıyor. Katılımcılardan direniş ve adalet kavramlarını yalnızca tarihsel bir çerçevede değil, evrensel, insani ve vicdani boyutlarıyla ele alan özgün hikayeler geliştirmeleri bekleniyor. Dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül Yarışmada dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül verilecek. Ayrıca birinci seçilen senaryo, 500 bin liralık yapım desteğiyle profesyonel bir kısa filme dönüştürülecek. Ortaya çıkacak film, 15 Temmuz 2027’de düzenlenecek anma etkinliklerinde izleyiciyle buluşturulacak. Yarışmanın seçici kurulunda yönetmen ve senarist Faysal Soysal ile birlikte Gülin Tokat ve Yıldız Ramazanoğlu yer alıyor. Kurul, temanın özgün işlenişi, dramatik yapı, karakter derinliği ve sinematografik potansiyel gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapacak. 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor. Senaryoların özgün ve daha önce yayımlanmamış olması gerekirken, metinlerin en fazla 15 sayfa uzunluğunda olması şartı aranıyor. Başvurular dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Mayıs olurken, ön eleme sonuçlarının 15 Haziran tarihinde, ödül töreni ise 15 Temmuz tarihinde yapılacak. Katılımcılar yarisma@zeytinburnu.ist adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgilere Zeytinburnu Belediyesi’nin resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. "Direniş ve Adalet" temalı yarışma, genç senaristlere yalnızca ödül değil, fikir aşamasındaki projelerini profesyonel bir prodüksiyonla hayata geçirme imkanı da sunuyor. Yarışma, kültür-sanat alanında kalıcı eserler üretmeyi ve toplumsal hafızayı sanat yoluyla canlı tutmayı hedefliyor.