ASAYİŞ - 08 Mart 2012 Perşembe 16:10

POZANTI CEZAEVİNDEKİ İDDİALAR

A
A
A
POZANTI CEZAEVİNDEKİ İDDİALAR

Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’ndeki tecavüz, taciz ve işkence iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında mağdur T.T, kendisine tecavüz edilmediğini, olayın cinsel saldırı niteliğinde olduğunu söylediğini bildirdi.
Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, Taraf Gazetesi’nde 4 Mart 2012 tarihinde "Yüzüm görünmez değil mi?" ve "Susarsam artık konuşamam" başlıkları altında yapılan röportajda; Pozantı Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan ve yaşadığını iddia ettiği olayları açıklayan F.G. rumuzlu kişinin gerçek isminin T.T. olduğu, olayın geçtiği iddia edilen tarihlerde Ö.Y. ile aynı koğuşta kısa bir süre kaldığı belirtildi.
Açıklamada daha sonra şunlara yer verildi:
"T.T. ve Ö.Y’nin kayıtları incelendiğinde T.T’nin, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde; "Terör örgüt propagandası yapmak, memura karşı direnmek ve örgüt üyesi olmak" gibi suçlardan yargılamasına devam edildiği, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılaması sonucunda 4 yıl 2 ay hapis cezası alarak bu cezasının kesinleştiği ve hakkında yakalama kararı bulunduğu, ayrıca soruşturmanın başladığı tarihte yürütülen KCK soruşturması kapsamında arandığı belirlendi. Ö.Y’nin ise, geçmişte "Hırsızlık, terör
örgütü üyesi olma, terör örgütü propagandası amacıyla araç yakma" eylemlerine katıldığı iddiasıyla dosyalarının bulunduğu görüldü. Ayrıca adı geçen kişinin cezaevinde kaldığı sürede, örgüt tarafından organize edilen farklı tarihlerdeki açlık grevlerine katıldığı da belirlendi. Röportajın yayınlanması üzerine gazete haberini ihbar kabul eden Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca aynı gün soruşturma başlatıldı. Soruşturma halen gizli olarak devam etmektedir. Söz konusu soruşturma kapsamında, mağdur
T.T’nin, tecavüze değil, cinsel saldırıya maruz kaldığının iddia edildiği, eylemin hukuki ifadesiyle "Çocuğun Basit Cinsel İstismarı" suçlamasından Ö.Y’nin tutuklamaya sevk edildiği, Pozantı Sulh Ceza Mahkemesince talep yerinde görülmeyerek Ö.Y’nin tutuklanmayıp salıverildiği görüldü. Haberlere konu edilen F.G.; gerçek kimliği ile T.T’nin ise daha önceki başka suçlardan hakkında çıkarılan yakalama kararı nedeniyle yakalandığı belirlendi."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa FK’da tek hedef galibiyet Manisa Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig’in 26. haftasında sahasında karşılaşacağı Bandırmaspor maçı hazırlıklarına devam ediyor. 18 Şubat Çarşamba akşamı oynanacak kritik mücadele öncesi biletler satışa sunulurken, diğer iç saha maçlarında olduğu gibi kadın ve 18 yaş altı taraftarlara ücretsiz giriş imkanı sağlanacak. Manisa Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig 26. hafta mücadelesinde sahasında Bandırmaspor ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına devam ediyor. Siyah-beyazlı ekip, 18 Şubat Çarşamba günü saat 20.00’de Manisa 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanacak maç öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Isınma hareketleriyle başlayan idman, 5’e 2 top kapma oyunu ile devam etti. Pas çalışmasının ardından dar alan oyunlarıyla tamamlanan antrenmanda futbolcuların hırslı ve istekli görüntüsü dikkat çekti. Manisa temsilcisi, yarın yapacağı antrenmanla Bandırmaspor maçının hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başlayacak. Karşılaşmanın hakemleri açıklandı Mücadelede hakem Hakan Ülker düdük çalacak. Ülker’in yardımcılıklarını Çağrı Yıldırım ve Emrah Türkyılmaz yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Muhammed Ömür olacak. Biletler satışta Öte yandan Manisa Futbol Kulübü’nün Bandırmaspor ile oynayacağı maçın biletleri satışa çıktı. Taraftarlar biletlerini www.passo.com.tr ve Passo mobil uygulaması üzerinden temin edebilecek. Kadın ve 18 yaş altı taraftarların iç saha maçlarını ücretsiz izleyebileceği belirtildi. Ücretsiz girişten yararlanmak isteyen taraftarların Passolig kart sahibi olması gerektiği, ücretsiz biletlerin ise maç günü Passolig gişelerinden tanımlanacağı ifade edildi. Karşılaşmanın bilet fiyatları Kapalı Alt Tribün ve Misafir Tribünü için 45 TL olarak açıklandı. Karşılaşma öncesi Manisa FK 34 puanla 13. sırada bulunurken, Bandırmaspor ise 36 puanla 10. sırada yer alıyor.
Sakarya Sapanca Gölü’nün geleceği akademik çalıştayda masaya yatırıldı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Sapanca Gölü Havzası’nın Sürdürülebilir Yönetimi Çalıştayı" başladı. Şehrin en stratejik su kaynağının geleceğinin akademik veriler ışığında ele alındığı çalıştayda, havzadaki kaçak yapılaşma ve iklim değişikliği tehditlerine dikkat çekildi. Sapanca Gölü’nün havza ölçeğinde sürdürülebilir yönetimi için birçok üniversiteden akademisyenler Sakarya’da bir araya geldi. Çalıştayın açılışında konuşan Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölün korunması için kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "6 bin civarında kaçak yapı var" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sapanca Gölü’nün hem Sakarya hem de Kocaeli için hayati önem taşıdığını belirterek havzadaki yapılaşma tehlikesine dikkat çekip, "Sapanca Gölü yaklaşık 1 milyar 200 milyon ton içme suyu barındıran devasa bir havza. İki ilin toplam su kullanımı 130 milyon ton civarında ve bu rakam her geçen gün artıyor. Ancak göl etrafında çirkin bir yapılaşma görüyoruz. Tespitlerimize göre havzada 6 bin civarında bungalov olarak tabir edilen kaçak, ruhsatsız ve imarsız yapı var. Bu orantısız kullanım hem havzayı hem de göl suyunu kirletiyor. Bu ciddi tehlikeyle karşı karşıya olduğumuz bir gerçektir" dedi. "Türkiye su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında" SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, su yönetiminin dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini ifade ederek, "Çalıştay başlıklarını yapay zekaya yüklediğimde; havza sisteminin bilimsel analizi, iklim değişikliği analizleri ve kuraklık senaryoları gibi zorlu başlıklar karşımıza çıktı. Yıllar önce ’su savaşları olacak’ dendiğinde fantastik geliyordu ancak bugün suyun en kıt kaynak olduğunu biliyoruz. Türkiye maalesef su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında yer alıyor" diye konuştu. Milyarlık altyapı yatırımı ve koruma kalkanı SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölü korumak adına dev bütçeli projelerin hayata geçirildiğini belirterek, "Gölümüzü korumak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ballıkaya ve Çamdağı baraj süreçleri hız kazandı. Geçtiğimiz yıl 253 kilometrelik içme suyu hattını yeniledik. Şimdi ise 13 milyon euroluk proje ve ilave 1 milyar liralık yatırım ile 7 ilçemizde 300 kilometrelik hat yenilemesi daha yapacağız. Ayrıca göl çevresindeki 9 kilometrelik kolektör hattını rehabilite ederek doğal mirasımızı güvence altına alıyoruz" ifadelerini kullandı. "Su, hava gibi bir yaşam kaynağıdır" Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ise suyun stratejik bir kaynak olarak yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "İklim değişikliği nedeniyle suyun, tıpkı hava gibi vazgeçilmez bir yaşam kaynağı olduğunu unutmamalıyız. Vatandaşlarımızda bireysel farkındalık oluşturacak çalışmalar gerçekleştirmeliyiz. Bakanlık olarak arıtılmış atık suların yeniden kullanımı ve sanayide geri dönüşüm için tesislerin enerji giderlerine destek sağlıyoruz" dedi. Akademisyenler ve SASKİ arasında yürütülecek bilimsel çalışmaların, Sapanca Gölü için yeni bir koruma stratejisi oluşturması hedefleniyor.