ASAYİŞ - 09 Mart 2012 Cuma 10:11

MERSİN`DE 10 BİN ŞİŞE SAHTE İÇKİ ELE GEÇİRİLDİ

A
A
A
MERSİN`DE 10 BİN ŞİŞE SAHTE İÇKİ ELE GEÇİRİLDİ

Mersin’de bir depoya yapılan baskında 10 bin şişe sahte rakı ele geçirildi.
Edinilen bilgiye göre, bir istihbaratı değerlendiren Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Aydınlıkevler Mahallesi’ndeki bir depoya baskın düzenledi. Depoda arama yapan ekipler, koliler içerisinde yaklaşık 10 bin adet sahte rakı ele geçirdi. Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alınırken, kaçak içkiler inceleme yapılmak üzere bir kamyona yüklenerek Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Emniyet yetkilileri, içkilerin kent merkezindeki restoranlara satılmak üzere hazırlandığını ve deponun 6 ay önce kiralandığının belirlendiğini kaydetti. Polis, sahte içkilerin imalathanesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü, gözaltı sayısının da artabileceğini bildirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Tüketicileri sevindirecek emsal karar: Yanlış karar sebebiyle para Hazineden çıkacak Kayseri’de bir tüketicinin, özel okula verdiği paranın iadesinin görüldüğü tüketici mahkemesindeki duruşmada tüketici aleyhine karar çıktı. Yapılan itiraz sonucunda Yargıtay, mahkemenin yanlış karar verdiğini, tüketicinin zararının Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan karşılanması gerektiğine hükmederek emsal bir karara imza attı. Kayseri’de yaşayan Ziya Biçer, çocuğunun eğitim gördüğü Bilfen’e yaptığı ödemenin fazla olduğunu anlayarak iadesi için tüketici hakem heyetine başvurdu. Heyet tüketiciyi haklı görerek paranın iadesine karar verirken, kurum tüketici mahkemesine itiraz etti. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda tüketiciyi haksız bularak paranın iade edilmemesine hükmetti. Bunun üzerine konu Yargıtay’a taşınırken, gelen karar emsal niteliğinde oldu. Yargıtay, mahkemenin yanlış karar vererek tüketiciyi mağdur ettiği yönünde karar vararak, zararın Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hakim adına tüketiciye ödemesine hükmetti. Kararı değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, "Bilfen adında özel bir okul tüketicimizden haksız yere bir bedel talep ediyor ve tüketicimiz de kuruma güvenerek bunu ödüyor. Tüketicimiz sonrasında başkalarının ödemediğini öğrenince tekrar talep etmek için hakem heyetine başvuruyor ve heyet tüketicimizi haklı buluyor. Fazla bedelin tüketiciye iadesine karar veriyor. Kurum, tüketici mahkemesine itirazda bulunuyor. Tüketici mahkemesinde aslında elma konusunda açılan bir davada armut konusunda karar veriyor. Konuyla alakalı bir karar değil, çok yanlış bir karar veriyor. Bu karardan dolayı tüketicimizin bir mağduriyeti var. Hakem heyetinden itirazdan sonra giden kararlar tüketici mahkemesinde kesindir. Burada bir gerçek daha ortaya çıkıyor. Tüketici mahkemesinin tüketici aleyhine vermiş olduğu kararlardan kesin olmamasından dolayı bir içtihadın ortaya çıktığını görüyoruz ve bununla ilgili bir yasal düzenleme de bekliyoruz. Tüketici mahkemesinin yanlış karar vermesi ve kesin olmasından dolayı tüketici zararının tazmini için Yargıtay’a gidecek. Bunu Bilfen’den isteyemiyor. Çünkü o konu kapandı. Yanlış karar verilmesinden dolayı Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan talep ediyor. Yargıtay da "Doğru bir karar değil. Dolayısıyla tüketici zarara uğramış, bu zararı Hazine ve Maliye Bakanlığı hakim adına ödeyecek" diyor. Tüketicimiz burada mağduriyetini gidermiş oldu ama ortaya da bir gerçek çıkıyor. Hakim adalete göre karar verecek ama hakimin her verdiği karar doğru değilse bir sorumsuzluk olmamalı. Onlara bir sorumluluk verilmeli. Tüketicimizi tebrik ediyorum. Bu karar mükemmel bir karar" dedi. "Maddi kazanç peşinde koşarak yapmadım" Tüketici Ziya Biçer de, "İnsanlar haklarını arasınlar ve sözleşmeyle korunan haklarının peşlerine düşsünler. Hakimler de insan ve onlar da hata yapabilirler. Kesin kararlarında en azından bir telafi yolu olması lazım. Maddi kazanç peşinde koşarak yapmadım. Adaletsizliğe uğradığımdan emin olduğum için bunun peşine düştüm ve sonunda başardık. Uzun bir yoldan sonra böyle bir karara ulaşmak manevi olarak tatmin duygusu veriyor. İnşallah bundan sonra da rücu davası açılır. Onu da gerçekleştirirsek tam anlamıyla istediğimizi yapmış olacağız" ifadelerini kullandı.
İstanbul Turizmde Greendeks dönemi Sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanıyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks ile bu alandaki yeterlilikler ölçülebiliyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks; işletmelerin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) kriterleri çerçevesinde sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve raporlanabilir şekilde sunarken, farklı sektörlerde dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Bu sektörlerden biri de turizm. Turizm sektöründe sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanırken, Greendeks ile kurumlar bu alandaki yeterliliklerini ölçebiliyor. Bu yaklaşım, sektör genelinde dönüşümü tetikleyen önemli bir referans noktası niteliği taşıyor. Greendeks değerlendirmesi; çevresel etkilerin yanında sosyal ve kurumsal yönetişim süreçlerini de kapsayan kapsamlı bir analiz ve A’ seviye, mevcut performansın bir göstergesi olmanın ötesinde; sürdürülebilir büyümede güçlü bir referans noktası. Elde edilen ’A’ seviyesi, sürdürülebilirliğin yalnızca bir iletişim dili değil, operasyonel kararların merkezinde konumlandığını ortaya koyuyor. Enerji verimliliğinden kaynak yönetimine, çalışan refahından misafir deneyimine kadar tüm temas noktalarında turizm sektöründe yeni bir standardın oluştuğuna işaret ediyor. Greendeks değerlendirmesinde ’A’ seviyesine ulaşan Swissôtel Resort & Spa Çeşme için düzenlenen plaket takdim töreninde açıklamalarda bulunan Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Gökhan Şahin, "Greendeks platformu aracılığıyla işletmelerin ve talep edilmesi durumunda tüm tedarik zinciri ekosisteminin sürdürülebilirlik performanslarını bütüncül ve güvenilir bir çerçevede değerlendirmelerine katkı sunuyoruz. Turizm sektöründe elde edilen A seviyesi skor, sürdürülebilirliğin artık ölçülebilir ve işletmeler için somut bir performans göstergesine dönüştüğünü göstermesi açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Bu başarı, yalnızca tek bir işletmenin değil, tüm sektörün dönüşümüne ilham verecek niteliktedir. Turizm ve otelcilik sektöründe ortaya çıkan bu örnekleri çoğaltarak ve farklı sektörlere yayarak, sürdürülebilirlikte ortak bir referans noktası oluşturmayı hedefliyoruz" dedi.