YEREL HABERLER - 09 Mart 2012 Cuma 16:41

İSTİKLAL MARŞI OKUMA YARIŞMASI DÜZENLENDİ

A
A
A
İSTİKLAL MARŞI OKUMA YARIŞMASI DÜZENLENDİ

Denizli’de 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü kapsamında düzenlenen İstiklal Marşı’nı Okuma Yarışması finali İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Final yarışmasına İl Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Akgül, Şube Müdürü Hüseyin Başgün, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Merkez ilçe ilköğretim öğrencileri arasında yapılan ’İstiklal Marşı’nı Okuma’ yarışmasında 6 bölgeden öğrenciler yarıştı. Finale katılmaya hak kazanan öğrenciler jüri önünde İstiklal Marşı’nı okudu.
İstiklal Marşı Okuma Yarışması birincisi Namık Kemal İlköğretim Okulu öğrencisi Büşra Han olurken, ikinci Üçler İlköğretim Okulu öğrencisi Miray Kan , üçüncü ise Kınıklı Basma Sanayi İlköğretim Okulu öğrencisi Mevlüde Selin Koç oldu.
Etkinlikler çerçevesinde düzenlenen ’Mehmet Akif Ersoy’u Anlama ve İstiklal Marşı’nı Anlamak’ konulu kompozisyon yarışmasında dereceye girenler de belirlendi. Yarışmada birinci Sümeyra Gökkaya, ikinci Şengül Memiş, üçüncü Cansu Doğruyol oldu.
Dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri ve hediyeleri İl Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Akgül tarafından verildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Fevkalade zor, fevkalade türbülanslı bir dönemden geçiyoruz. Yerkürenin hemen her yerinde her ülkeyi, her milleti kapsayan çok derin gerilimleri yaşıyoruz. Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır. Bunun için temelinde hakkaniyet ve adalet olan, temelinde insan onuruna saygı olan ve bütün insanları da yaradılışta eşit olarak gören bir anlayışı büyütmek, beslemek ve çoğaltmak durumundayız. Bu anlayış olmadan dünyanın hangi kurumu olursa olsun, o kurumların işleyişi mutlaka eksik ve faydasız olacaktır" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu kapanış oturumunda konuştu. Kurtulmuş, "Bir hafta süren oturumlar, görüşmeler, müzakereler sonunda bugün nihai olarak son oturumu birlikte icra ettik. Günler boyunca uzun konuşmalar yapıldı, uzun toplantılar yapıldı. Bu konuşmalar içerisinde yapılan her bir tartışmanın son derece önemli olduğunu, dünya barışını sağlamak konusunda fevkalade yararlı olduğunu ve özellikle parlamenter diplomasiye güç vermek bakımında da son derece anlamlı olduğunu düşüyorum. Bütün bu konuşmaların özetini ise bir noktada toparlamak mümkündür. Fevkalade zor, fevkalade türbülanslı bir dönemden geçiyoruz. Yerkürenin hemen her yerinde her ülkeyi, her milleti kapsayan çok derin gerilimleri yaşıyoruz. Çatışmaların, iç çatışmaların, vekalet savaşlarının, ticaret savaşlarının olduğu dünyada bu anlamda gerilimlerin ve çatışmaların hemen hemen dünyanın her yerine yayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayrıca yaşanmış olan olumsuzların doğal bir sonucu olarak fakirliğin, kıtlığın, yoksulluğun dünyanın birçok bölgesi için neredeyse sıradan bir hal aldığını görüyoruz. Aynı şekilde bu olayların hepsinin ortak vektörü olarak ortaya çıkan fevkalade ciddi bir göçmen meselesi ve uluslararası yer değiştirmelerin olduğuna şahit oluyoruz. Ülkeler arasında gerilimlerin yanı sıra ülkelerin içinde de toplumsal gerilimin önemli bir fay hattı olarak ortaya çıktığına şahit oluyoruz" dedi. "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır" Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ihtiyacı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Aynı şekilde insanlık tarihinin hiç yaşamadığı kadar ağır bir çevre krizine, iklim krizine ve çevrenin tarumar edilmesine şahit oluyoruz. Sabaha kadar sayabileceğimiz birçok olumsuzlukları yaşıyoruz. Bu olumsuzlukların doğal afetler dışında hemen tamamı insan eliyle oluşturulmuş felaketlerdir. Dolayısıyla insanlığın şöyle bir sarsılıp kendine gelmesi, kendi eliyle oluşturduğu bu felaketleri, insani soykırımdan tutun göçe kadar, açlıktan tutun savaşa kadar bu insani felaketleri çözmek için yine insanoğlunun devreye girmesinin şart olduğu açıktır. Bu problemleri oluşturan insandır, ortaya koyan insandır. Çözümde insanoğlunun zihninde, insanoğlunun gönlünde olmalıdır. Bunun için diyorum ki bütün bu çalışmalarımızın, bütün uluslararası kuruluşların, bütün toplanmalarımızın, müzakerelerimizin bir tek odak noktası vardır; bu dünya böyle gitmez. Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır. Bunun için temelinde hakkaniyet ve adalet olan, temelinde insan onuruna saygı olan ve bütün insanları da yaradılışta eşit olarak gören bir anlayışı büyütmek, beslemek ve çoğaltmak durumundayız. Bu anlayış olmadan dünyanın hangi kurumu olursa olsun, o kurumların işleyişi mutlaka eksik ve faydasız olacaktır. Onun için diyorum ki amacımız yeni bir yol, yeni bir anlayış, yeni bir istikamet tayin edecek sözleri geliştirmek, çoğaltmak olmalıdır" şeklinde konuştu. 8 milyar insanın ortak anlayışı, ortak faydası ve ortak geleceğinin hakkı, hukuku, adaleti esas alan bir yolda ilerlemekten geçtiğini ifade eden Kurtulmuş, "Dünyanın yeni bir küresel mimariye ihtiyacı olduğu açıktır. Hem siyasal alanda hem de ekonomik alanda yeni bir küresel mimariyi, bu parlamentolar arası uluslararası kurumlarda bir araya gelişimiz vasıtasıyla inşallah gerçekleştireceğiz. Sözün kıymeti her şeyden daha yukarıdadır. Sözün en güzelini, en iyisini söylemek ve bütün insanların hayrına olan sözün etrafında birleşmek durumundayız. Bu da dünyada sadece sesi çok çıkan hakimlerin çizdiği, üstünlerin, galiplerin çizdiği yoldan gitmek değil, 8 milyar insanın ortak anlayışı, ortak faydası ve ortak geleceği için hakkı, hukuku, adaleti esas alan bir yolda ilerlemekten geçmektedir. Bu ve benzer bütün toplantıların bu amaca hizmet ettiği müddetçe konuştuğumuz ve çözüm aradığımız insani meselelerin çözümü için bize yol göstereceğini, yol bulmamıza yardımcı olacağını düşüyorum. İstanbul’daki bu toplantıda da görüşlerini açıkça dile getiren bütün parlamenter arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu toplantı IPU bünyesinde uzun zamandır bulunamayan bir konsensüs ortaya koymuştur. İstanbul Deklarasyonu’nun konsensüsle çıkmış olması her türlü taktirin üstündedir ve bu konuda görüşlerini ifade eden bütün deklarasyona teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Acil gündem maddesinin de konsensüsle çıkmış olması, bu toplantının başarısını gösteren önemli bir sonuçtur. Bu çabanız, bu desteğiniz dolayısıyla hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Kepez’in başpehlivanı Enes Doğan 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde başpehlivan Enes Doğan oldu. 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirildi. Finalde kol bağlayan pehlivanların mücadelesi, izleyenlere Kırkpınar Yağlı Güreşleri atmosferini aratmadı. Günün sonunda finalde Ali Gürbüz ile mücadele eden Enes Doğan, rakiplerini geride bırakarak Kepez’in başpehlivanı unvanını kazandı. Ali Gürbüz geçirdiği sakatlık dolayısıyla final müsabakasına devam edemedi. Enes Doğan, 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin altın kemeri kazanan başpehlivanı oldu. Enes Doğan’a şampiyonluk nişanesi olan altın kemeri Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz taktı. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin 3 milyon TL’den başlayan ağalık ihalesini 7 milyon 777 bin TL ihale bedeli ile iş insanı Veli Güler aldı. Baş boyu müsabakalarında öne çıkan isimler arasında Mustafa Batu, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Ali İhsan Batmaz, Yusuf Can Zeybek, Feyzullah Aktürk, Recep Kara, Yıldıray Pala, Ertuğrul Dağdeviren, Yunus Emre Yaman, Yalçın Üncül, Erkan Taş, Fatih Atlı, Enes Doğan, İsmail Balaban, Mehmet Yeşil Yeşil yer aldı. "Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez" Başkan Kocagöz, er meydanının sadece bir spor alanı olmadığını vurgulayarak, "Burada asaletin, cesaretin ve geleneğin bin yıllık yürüyüşüne şahitlik ediyoruz. Er meydanı sadece bileğin gücünün değil; ahlakın, sabrın ve mertliğin sınandığı yerdir. Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez. Çünkü bu meydanın özü edep, ahlak ve saygıdır" 12 yıl aradan sonra güreşlerin yeniden düzenlenmesinin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Kepez meydanı yıllardır pehlivanını, davulun zurnanın coşkusunu bekliyordu. Bugün bu hasret sona erdi. Kepez’de er meydanı yeniden kuruldu, güreş yeniden ayağa kalktı" dedi. Şiddete karşı güçlü mesaj Konuşmasında toplumsal olaylara da değinen Başkan Kocagöz, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Kocagöz, "Okul dediğimiz yer bir çocuğun hayal kurduğu, bir öğretmenin geleceği inşa ettiği yerdir. Orada gözyaşı olmamalıydı. Bugün bu meydandan sadece güreşin değil, insanlığın sesini yükseltiyoruz. Okullarda sessizlik değil, çocuklarımızın o güzel sesleri olmalıdır" diye konuştu. Sporun önemine de vurgu yapan Başkan Kocagöz, gençlerin spora yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Spor kötü alışkanlıkların panzehridir. Yerel yöneticiler olarak spor altyapılarını yapmaya devam edeceğiz" dedi. Konuşmasının sonunda güreş severlere seslenen Başkan Kocagöz, Kepez’de yağlı güreş geleneğinin artık kesintiye uğramayacağını belirterek şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "Er meydanı hazır, Kepez hazır Haydi yiğitler meydan sizindir. Bugün burada gösterdiğiniz ilgi, bu geleneğin artık bir daha kesintiye uğramayacağının en büyük göstergesidir. Söz veriyoruz; bu meydan bir daha susmayacak, bu davullar bir daha durmayacak." Hem sportif rekabetin hem de toplumsal dayanışmanın ön plana çıktığı 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kepez’de ata sporu yağlı güreşin yeniden güçlü bir şekilde hayat bulmasını sağladı.