GENEL - 11 Mart 2012 Pazar 16:15

KAYSERİ ALEVİ KÜLTÜR MERKEZİ BAŞKANI AVUKAT SEDAT OK:

A
A
A
KAYSERİ ALEVİ KÜLTÜR MERKEZİ BAŞKANI AVUKAT SEDAT OK:

Alevi Kültür Merkezi Başkanı Sedat Ok, 13 Mart Salı günü Sivas davasıyla ilgili yapılacak duruşma için tüm STK’ları Ankara Adliyesi önünde birlik olmaya davet etti.
Savcılığın 15 yıllık zaman aşımından düşme talebine, Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Mart Salı günü Sivas’ta yaşanan olayları insanlık suçu olarak nitelemezse dava düşecek, dosya tamamen kapanacak.Bununla ilgili STK’lar adına Kayseri Hacı Bektaş-ı Veli Derneği’nde bir basın açıklaması yapan Alevi Kültür Merkezi Başkanı Sedat Ok, herkesin dava tarihinde Ankara’da olmasını istedi.
Sivas olaylarının ardından 2005’te çıkan yeni ceza kanunundan yararlanan 12 sanığın tahliye olduktan sonra yurt dışına kaçtığını belirten Ok, şöyle konuştu: "Daha doğrusu kaçırtılmıştır. Bunlar için uluslararası arama emri çıkarılmış, ancak hiçbiri yakalanamamıştır. Olaylar sonrası hiç yakalanamayan ve bu sebeple dosyaları ayrılan 7 kişi için ise ayrı dava açılmıştır. Bunlardan Cafer Erçakmak, geçen yıl Sivas’ta valiliğe 400 metre uzaklıktaki evinde 19 yıl yaşadıktan sonra eceliyle ölmüştür. Şevket
Erdoğan ve Hakan Karaca, olaylar sonrası hiç yakalanamazken Sivas’ta evlenmişler, daha da ötesi devlet tarafından aranıyorlarken askere gitmişlerdir. Vahit Kaynar, Polonya sınırında yakalanmış ancak devlet tarafından geri alınmamışlardır." Gelinen süreçte tüm bu zulmün devam ettiğini anlatan Ok, şunları söyledi: "devletin savcısı bu hiç yakalanamayan sanıklar için zaman aşımı talebinde bulunmuştur. Federasyonumuzun ve Toplumsal Bellek Platformunun insanlık suçlarında zaman aşımı kaldırılması önerisi ise
AK Parti tarafından reddedilmiştir. Bir gün de MİT mensuplarının yargılanmasını engellemek için kanun çıkaranlar Sivas’ın ışıklarının katillerinin yargılanması için yapılan tüm uğraşılara kayıtsız kalmıştır."
Ok, konuşmasında böylece Alevilere direkt olarak "Alevi kalmaya devam ettiğiniz sürece, yanacaksınız. Zira sizler bu toplumun korunacak, sahiplenecek çocukları değil kötü çocuklarısınız. İyi çocuklar yapacaklarını yaptılar şimdi de ellerini kollarını sallaya sallaya bu coğrafyada gezecekler. Siz de ya bunu kabul edeceksiniz ya da yine öleceksiniz" denildiğini iddia etti.
Ok, zulmün bitmesi, insanlık onurunun kurtulması ve zanlıların ait oldukları deliğe girmesi için tüm STK’ları Ankara Adliyesi’ne beklediklerini duyurdu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."
Kayseri Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Karabük Karabük Belediyesinden yaşlılara yönelik dev proje Karabük Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında yaşlı ve engelli vatandaşlara yönelik hizmetlerini genişletiyor. Yaşlı Destek Programı (YADES) ile yürütülen çalışmaların kapsamı büyütülerek 65 yaş üstü ihtiyaç sahibi tüm vatandaşları içine alacak şekilde yeniden düzenlendi. Daha önce evden çıkamayan ve yatağa bağımlı hastalara yönelik sürdürülen bakım hizmetleri, yeni düzenlemeyle birlikte yalnız yaşayan, gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ve desteğe ihtiyaç duyan yaşlı vatandaşları da kapsayacak. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Yaşlı ve Engelli Bakım Birimi ekipleri, belirli program dahilinde vatandaşların evlerini düzenli olarak ziyaret edecek. "Hem bakım hizmeti hem gönül bağı" Proje kapsamında vatandaşlara yaşam alanı temizliği, çarşaf değişimi, banyo, saç kesimi, tırnak kesimi ve kişisel bakım hizmetlerinin yanı sıra psikososyal destek de verilecek. Alanında uzman ekipler tarafından sunulacak hizmetlerle, yaşlı bireylerin hem ihtiyaçlarının karşılanması hem de kendilerini güvende ve değerli hissetmeleri amaçlanıyor. Ekiplerin ziyaretlerinde sadece hizmet sunulmayacağı, aynı zamanda vatandaşlarla birebir iletişim kurularak sosyal bağların güçlendirileceği belirtildi. "Büyüklerimiz bu şehrin hafızasıdır" Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, yaşlıların toplumdaki önemine dikkat çekerek, "Büyüklerimiz bu şehrin hafızası, bereketi, duasıdır. Onlara uzanan her elin aslında geleceğimize uzandığını biliyoruz. Bugüne kadar evden çıkamayan hastalarımıza ulaşarak yanlarında olduk. Şimdi YADES ile bu desteği daha da büyütüyor, 65 yaş üstü tüm ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hayatına dokunmayı hedefliyoruz" dedi. Çetinkaya, "Kapılarını çaldığımız her büyüğümüzün yüzünde bir tebessüm, kalbinde bir huzur bırakmak istiyoruz. Onlara sadece bakım hizmeti değil; evlat sıcaklığı, aile şefkati götürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Hedef daha fazla vatandaşa ulaşmak" Karabük Belediyesi’nin halihazırda yaklaşık 140 vatandaşa evde bakım hizmeti sunduğu, aylık ziyaretlerle 400 haneye destek sağladığı belirtildi. Yeni proje ile birlikte evde bakım hizmetinden yararlanan kişi sayısının 300’e, temizlik ve teknik destek hizmeti sunulan hane sayısının ise 1000’e çıkarılması hedefleniyor. "Sıcak Yemek Desteği Sürüyor" Başkan Çetinkaya, sosyal destek çalışmalarının önemli bir parçası olan aşevi hizmetlerine de değinerek, "Aşevimizde her gün pişen sıcak yemekleri ihtiyaç sahibi ve yaşlı vatandaşlarımızın kapısına kadar ulaştırıyoruz. Biz bu şehirde kimsenin kendini yalnız hissetmesini istemiyoruz" diye konuştu. Karabük Belediyesi’nin YADES kapsamında hayata geçirdiği bu kapsamlı destek modeli, yaşlılara yönelik vefa örneği olarak öne çıkıyor.
Bursa Oto tamirhanesindeki silahlı saldırı failleri yakalandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde oto tamircisine düzenlenen silahlı saldırıda tamir için aracını getiren hasmını tüfekle vurarak ağır yaralayan şüpheli tutuklandı. Olay saat 13.30 sıralarında Sinanbey mahallesi 22. Metal sokakta faaliyet gösteren bir işyerinde meydana geldi. 5 yıl. Önce Ahmet D.(51) İle Ergün Ş.(50) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kavga çıkmıştı. Kavgada Ahmet D. Ergün Ş.’yi darp etmişti. Bu olaydan sonra kinlenen Ömer İsa Ş.(17)’yi babasını darp eden şüpheliyi oto tamircisinde gördü. Geri dönen Ömer İsa Ş., tüfek alıp arkadaşı Alparslan C.(18)’nin kullandığı araçla oto tamircisi önüne geldi. Ömer Ş. Elindeki tüfekle Ahmet D.(51)’ye tüfekle defalarca ateş etti. Saldırı sırasında araç sahibi Ahmet D.(51) bacaklarına isabet eden saçmalar nedeniyle kanlar içinde kalarak yere yığıldı. Şüpheliler geldikleri araçla ile kaçtılar. Yaralı olay yerine sevk edilen Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralı ilk tedavinin ardından Ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve araştırma hastanesine sevk edildi. Olayın ardından hakarete geçen Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri şüpheliler Ömer İsa Ş. ile Alparslan C.’yi yakalayarak gözaltına aldılar. Ömer İsa Ş.’nin İfadesinde, "Benim babamı 5 yıl önce darp edip uzun süre yürümesini engellemişti. Bende o şahsı yaralamayı kafama koydum. Olay günü onu görünce tüfekle ateş ettim." dediği öğrenildi. 2 şüpheli de sorgulamaların ardından adliyeye sevk edildiler. Şüphelilerden Ömer İsa Ş. (17) mahkemece tutuklanırken, Alparslan C. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.