GENEL - 11 Mart 2012 Pazar 17:50

MANİSALI GENÇLER 16 YILLIK İŞKENCE DAVASINI KAZANDI

A
A
A
MANİSALI GENÇLER 16 YILLIK İŞKENCE DAVASINI KAZANDI

Kamuoyunda Manisalı Gençler olarak bilinen 16 genç, 16 yıldır sürdürdükleri hukuk mücadelesini kazandı.
Manisa’da, 1995 yılında polis tarafından gözaltına alınıp gördükleri işkence sonrasında haklarında dava açılan ve kamuoyunda Manisalı Gençler olarak tanınan 16 genç, 16 yıldır sürdürdükleri hukuk mücadelesini Danıştay’ın son verdiği kararla kazanarak İçişleri Bakanlığı’nı işkenceden tazminata mahkum ettirdi.
Manisa Emniyet Müdürlüğü, 26 Aralık 1995 tarihinde düzenlediği operasyonda, bir vagona ’Paralı eğitime hayır’ yazdıkları gerekçesiyle evlerini bastığı çoğu öğrenci 16 genci gözaltına aldı. Emniyetteki sorguları 11 gün süren ve bu süre içerisinde aileleriyle görüştürülmeyen 16 genç, "duvarlara yazı yazmak, bildiri dağıtmak, molotof kokteyli atmak, gizli bir örgüte üye olmak" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yargılanma sonrasında gençler, ilk olarak Manisa Sulh Ceza Mahkemesi’nde 14 Mart
1997’de izinsiz yazı yazmaktan, 28 Ekim 2000 tarihinde de ifadelerinin işkence altında alınması ve başka bir kanıt bulunmaması gerekçesiyle, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde beraat etti.
Bu arada ailelerinin ve beraat eden gençlerin şikayeti üzerine, "Manisalı Gençler" soruşturmasını yürüten 10 polis memuru da yargı karşısına çıktı. Yerel mahkeme kararlarının birçok kez bozulmasına rağmen 2003 yılında Yargıtay 8. Ceza Dairesi, zaman aşımı süresinin dolmasına üç ay kala kararı onayarak 1’i başkomiser 10 polisi, 5 ile 10 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı.
Cezaevinde 2.5 ay ile 2 yıl 3 ay arasında değişen sürelerde demir parmaklıklar arkasında kaldıktan sonra beraat eden 16 genç, özgür kalmalarının ardından hukuk mücadelesi başlattı. Gençler ilk olarak uzun gözaltı süresi nedeniyle AİHM’de Türkiye’yi 13 bin 800’er Euro para ödemeye mahkum ettirdi. Ardından İçişleri Bakanlığı aleyhine işkence nedeniyle tazminat davası açtılar. Manisa Bölge İdare Mahkemesi’nde görülen dava sonrasında gençler, 2002 yılında verilen 10’ar bin liralık tazminatı az bularak
Danıştay’a itiraz etti. İtirazın Danıştay tarafından kabul edilmesinin ardından aynı mahkeme bu kez 2007 yılında, İçişleri Bakanlığı’nın 10 bin ile 25’er bin TL arasında değişen miktarlarda tazminat ödemesine karar verdi. Yaklaşık 16 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından da kazanan Manisalı gençler oldu.
Danıştay, kısa süre önce, İçişleri Bakanlığı’nın itirazını reddederek işkence gören gençlere 10 bin ile 25’er bin TL arasında tazminat ödenmesi kararını onadı. Manisalı Gençler beraat etmelerinin ardından, tutuklu kaldıkları sürelerle ilgili Maliye Bakanlığı’na açtıkları davalardan da yine tazminat kazandıkları, ancak kararlara itiraz edildiği için Danıştay’ın bunları da önümüzdeki günlerde sonuçlandıracağı öğrenildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.