YEREL HABERLER - 13 Mart 2012 Salı 10:37

RENG-İ AHENK` SANAT EVİ`DEN HATIRA ORMANI

A
A
A
RENG-İ AHENK` SANAT EVİ`DEN HATIRA ORMANI

Muğla’nın Dalaman ilçesinde faaliyet gösteren Reng-i Ahenk Sanat Evi Yönetici kadrosu, öğretmenleri ve öğrenciler, "Orman Haftası" etkinlikleri kapsamında 2011 yılında yanan Topçu Tepesi’nde piknik yapıp, fidan dikerek, kendi ormanlarını oluşturdu.
Reng-i Ahenk Sanat Evi Yöneticisi Tülay Uysal dikim töreni sırasında yaptığı açıklamada, "Ren-i Ahenk Sanat Evi Yöneticisi ve 60 öğrencimiz ile birlikte 130 fidan dikerek kendi ormanımızı oluşturduk. Doğal orman ortamında bu güzel havada öğrencilerimiz ve katılan personelimiz ile birlikte piknik yaparak, doğa ile iç içe olmaktan mutluluk duyduk. Amacımız; ağaç ve orman bilincini yeni nesillerin kazanmasını sağlamaktır. Muğla Bölgesi Türkiye’nin ormanlık alanı en fazla olan illerimizden birisidir Bizim
dikeceğimiz ağaca ihtiyacı yok. Ancak, bu bilinçle yetişen öğrencilerimiz büyüyüp, ülkenin çeşitli yerlerinde görev yapmaya başladıklarında, gidecekleri yerlerin bu bilince ihtiyacı olacak! Bunu gördüğümüz için bu çalışmayı yaptık. Bizler Sanat Evi çalışanları olarak, vermenin almaktan daha mutluluk verici olduğunu biliyoruz. Bu mutluluğu tüm üyelerimizle paylaşmak ise, çok güzel bir tecrübe olaçaktır. İlerleyen zamanlarda ormanımızın bakım çalışmalarını da yapacağız. Bize bu etkinliği yapma fırsatı veren
İlçemiz Orman İşletme Müdürlüğü’ne ve duyarlılıklarıyla yanımızda olan üyelerimize sonsuz teşekkür ediyoruz. Hep birlikte daha güçlüyüz" dedi.
Dalaman Orman Merkez İşletme Şefi Mehmet Oruç ise dikilen ağaç fidanları hakkında yaptığı açıklamada, "Biz Orman Teşkilatı olarak Orman Haftası olsun veya olmasın, bu tür etkinlikler için her zaman mutluluk duyarız. Dalaman ilçesinde faaliyet göstermekte olan Reng-i Ahenk Sanat Evi’ne bu duyarlılıkları için teşekkür ediyorum. Dikilen bu fidanlardan oluşan orman onlarındır. Her zaman gelip görebilirler" dedi.
Toplu olarak çekilen hatıra fotoğrafının ardından hep birlikte fidanların bakım zamanında buluşma sözü verilerek dikim sahasından ayrıldılar.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
Gaziantep Ramazan Bayramı’nda çocukların beslenmesine dikkat SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Funda Esin Çolak, Ramazan Bayramı’nda çocukların beslenmesine yönelik önemli uyarılarda bulunarak "Bayramda çocukların beslenmesine dikkat etmek gerekir" dedi. Bayramların, çocuklar için hem sosyal hem de kültürel açıdan özel bir yere sahip olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Çolak, bu süreçte artan şeker ve tatlı tüketiminin kontrol altına alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu özel günlerde şeker, çikolata ve tatlı tüketimindeki artışa dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çolak, ebeveynlerin dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayarak, çocukların tamamen tatlıdan uzak tutulması yerine porsiyon kontrolü sağlanarak tüketimin sınırlandırılmasının daha doğru olacağını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Çolak, çocukların bayramın keyfini dengeli şekilde yaşamalarını sağlamak ve sağlıklarını korumak için şu önerilerde bulunarak, "Bayram ziyaretleri arasında öğün düzeninin korunmasına özen gösterilmelidir. Çocukların yalnızca şekerli gıdalarla beslenmesi yerine süt, yoğurt, yumurta, sebze ve meyve gibi besinlerle dengeli ve yeterli öğünler oluşturulmalıdır. Gün içinde ana öğünlerin atlanmaması büyük önem taşır. Özellikle kahvaltının düzenli yapılması, gün boyunca kan şekerinin dengede kalmasına katkı sağlar ve aşırı tatlı tüketiminin önüne geçebilir. Ayrıca çocukların gün boyunca yeterli miktarda su içmeleri teşvik edilmelidir. Gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, süt ya da taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir. Bu seçimler hem kalori alımını dengelemeye yardımcı olur hem de genel sağlık açısından daha faydalıdır. Bunun yanı sıra, çocukların gün içinde açık havada vakit geçirmeleri, oyun oynamaları ve fiziksel aktivitelerde bulunmaları sağlanmalıdır. Bu sayede hem enerji dengesi korunur hem de bayram süreci daha sağlıklı ve aktif bir şekilde geçirilir" dedi. Bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlar karşısında çocuklara sağlıklı seçimler yapma alışkanlığı kazandırmanın önemine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Çolak, aşırı şeker tüketiminin yalnızca kilo kontrolü açısından değil, aynı zamanda diş sağlığı açısından da risk oluşturduğunu hatırlatarak, bayram süresince diş fırçalama alışkanlığının aksatılmaması gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Çolak, "Bayramlar keyifli ve özel günlerdir. Bu süreci yasaklarla değil, doğru alışkanlıklarla yönetmek çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı açısından en doğru yaklaşım olacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.