GENEL - 14 Mart 2012 Çarşamba 16:59

DÜNYADAKİ DERSHANECİLİK GERÇEĞİ

A
A
A
DÜNYADAKİ DERSHANECİLİK GERÇEĞİ

Avrupa Dershaneciler Birliği yeni adıyla ENES dördüncü toplantısını bu yıl Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği’nin (TÖDER) ev sahipliğinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.
Görüşmeler ’Dünyadaki Dershanecilik Gerçeği’ konulu konferansla başladı. Dershanelerin eğitim sistemindeki yerinin konuşulduğu konferansa ABD, Güney Kore, Yunanistan ve Almanya’dan gelen eğitimcilerin yanı sıra MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen dershaneciler katıldı. Kendi ülkelerindeki eğitim sistemi ve dershanelerin bu sistem içindeki yeri hakkında bilgi veren katılımcılar, dünyanın her yerinde
çeşitli sınavların uygulandığını ve bu sınavlara hazırlanan öğrencilerin çeşitli dershanelerden destek aldığını dile getirdi. Bu alanda çalışmalar yapan eğitimcilerin yaşadığı sorunlara değindi.
Toplantıda Türkiye’deki dershaneciler adına Final Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda da TÖDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan İbrahim Taşel konuşma yaptı. Türkiye’deki dershanelerin dünyadaki dershaneler gerçeğinin bir parçası olduğunu belirten Taşel, "Fazla söze gerek yok, tablo gösteriyor. Dünyanın her yerinde okul dışı eğitime destek veren kuruluşlar var. Dershaneler bazı ülkelerde benimseniyor, doğru çalışmalar yaptığı ve eğitime ciddi katkılar sağladığı kabul ediliyor bazı
ülkelerde ise tartışma konusu oluyor. Eğitimle ilgili bir sorun yaşandığında ilk suçlanan oluyor" dedi.
Dershaneciliğin artık ülke sınırlarını aştığını vurgulayan Taşel, Amerika’da kurulan bir dershanenin bugün Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde şube açtığını belirterek, "Dershaneler kırk yılı aşkın bir süredir Anadolu’da okuma yazmayı zor sökmüş çocuklara matematik, fizik öğretiyor. Bu ülkenin çocuklarına eğitim veriyor ancak eğitim alanında bir aksaklık yaşandığında ilk olarak dershaneler suçlanıyor" diye konuştu.
Türkiye’de öğrencilerin sadece yüzde 8’inin dershanelere gittiğini ancak başka ülkelerde bu oranının yüzde 70’lerde olduğunu vurgulayan Taşel, bugün Türkiye’nin eğitim imkanlarının en kısıtlı olduğu illerde hatta ilçelerde bile dershaneler olduğunu vurguladı.
Dershanelerde sadece test çözüldüğü eğitim verilmediği yönündeki iddiaların da geçersiz olduğunu savunan Taşel, "Biz dershanelerde matematikte toplama çıkarma işlemlerinden başlayarak imla - yazım kurallarını, dil yanlışlarını, yazı yazmayı, proje hazırlamayı, laboratuarda deney yapmayı öğretiyoruz. Dershanelerde test de öğretiliyor eğitimin temelleri de" dedi.
KUTU: DERSHANECİLİK ORTADAN KALDIRILAMAZ
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük ise toplantıda yaptığı konuşmada, dershanelerin ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağına dikkat çekerek, "Bu kurumlar ihtiyaçtan doğmuştur ve ülkemiz eğitimine büyük katkılar sağlamaktadır. Dershaneler ayrıca çok sayıda öğrenciye burs imkanı sağlayarak eğitimde fırsat eşitliği konusunda önemli adımlar atmışlardır" dedi.
YILDIZ: ÖZEL - DEVLET AYRIMINI BIRAKALIM
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız da, Türkiye’de dershaneler söz konusu olunca hemen bir tartışma başladığını hatırlatarak, "Ülkemizde dershaneler resmi okulların rakibi gibi algılanıyor. Ancak bu söz konusu olamaz. Devlet - özel ayrımı gözetmeden hep birlikte hareket etmeli, çözümler üretmeliyiz" diye konuştu.
TAŞEL BAŞKAN YARDIMCILIĞINA SEÇİLDİ
Kısa adı ENES olan ’European Network of Educational Support’ konferansının ardından ilk toplantısını yaptı.
Türkiye, Almanya, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Portekiz temsilcilerinin katıldığı toplantıda yönetim kurulu seçimleri yapıldı. Türkiye’yi TÖDER adına temsil eden Final Eğitim Kurumları yönetim kurulu başkanı İbrahim Taşel, ENES yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevine seçildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Başkan Elbi’den 18 Mart Mesajı Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ahmet Elbi mesajında, "Milletimizin tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi, bundan yıllar önce iman, cesaret ve fedakârlıkla kazanılmış eşsiz bir destandır. Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk Milleti’nin neleri başarabileceğinin en büyük göstergesidir. ‘Çanakkale Geçilmez’ diyerek yazılan bu destan, sadece bir zafer değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve inancının simgesidir" ifadelerine yer verdi. Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Başkan Elbi, "Bizlere düşen en büyük görev, ecdadımızın bizlere emanet ettiği bu vatanı aynı bilinç ve sorumlulukla korumak, birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlara taşımaktır. Çanakkale ruhu, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bu önemli topraklarda yaşadığımız ve neslimizi yetiştirdiğimiz için çok şanslıyız" dedi. Başkan Elbi mesajının sonunda, "Bu duygularla başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, destanın tüm kahramanlarını Esad Paşa’yı, Fevzi Çakmak’ı, Kazım Karabekir’i, Bigalı Mehmet Çavuş’u, Seyid Onbaşı’yı, Yahya Çavuş’u, vatan için canla başla mücadele ederek canını veren binlerce Mehmetçiğimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhu şad olsun" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak basın mensupları adına düzenlenen iftar yemeği sonrasında, "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" dedi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından basın mensupları için iftar yemeği düzenlendi. Program, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın karşılama konuşması ile başladı. Basın mensuplarının ve protokol üyelerinin iftar açmasıyla devam eden programda Başkan Albayrak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak’ta elektrikli bisikletle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik’in otopark rampasından savrulup sokaktaki çukura düşüp hayatını kaybetmesi hakkında konuştu. "Bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada "Bakınız, bu şehir hepimizin; bu şehir bizim, bu şehir çocuklarımızın şehri. Oynamak zamanı değil, vakit geçirme zamanı değil; bu şehir için hayallerini ortaya koyma zamanı diyoruz. Onun için de üzerimize düşen ne varsa yapmamız lazım. Geçenlerde yine CHP İl Başkanı ’bunlar pazara çıkamaz’ diyor ama biz günde bin 700 tane insanı çadırımızda misafir ediyoruz. Orada belki birkaç tane gazeteci arkadaşımız geldi; hususi bizimle görüşmek isteyen insanlar geliyor oraya. Geliyor, ’Başkanım benim bir sorunum var, konuyla alakalı şöyle bir sıkıntım var’ diyen insanlar geliyor. Aslında biz halkımızla hep iç içe olduk, hâlâ da iç içeyiz. Geçenlerde Cumartesi Pazarı’na girdim; girer girmez adama döndüm, -onu arkadaşlar özellikle çekmişler- dedim ki ’arkadaş merhaba’, dedi ki ’sen CHP’liysen konuşmayacağım seninle.’ ’Yok’ dedim, ’ben AK Parti İl Başkanıyım’, ’o zaman’ dedi, ’Allah işini rast getirsin.’ Biz halkımızla her zaman iç içe olan bir yapıdayız. Niçin biliyor musunuz? Şundan dolayı; biz bu şehrin değil, bu ülkenin geleceğini düşünen insanlarız. Çünkü her zaman söylüyoruz; bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir. Yalan söylemeyle bir yere varılmaz; bir yere varamadılar da" dedi. "Mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir" Konuşmasına 9 yaşındaki Ömer’in hayatını kaybetmesine neden olan çukur hakkında devam eden Başkan Albayrak, "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz. Bazen siyaset yaptığımızı düşünüyorlar, tabii ki siyaset de yapacağız ama bugün kenar mahallelerdeki sokaklar ve caddeler gerçekten perişan durumda. Kuyunun açılmasıyla alakalı bir doğal gaz, bir elektrik diyorlar; açılmış olabilir ama bunu hemen kapatması gereken kurumlar, görev ve yetki alanları var. Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır. Aynı olay bugün Baksan’da da yaşanıyor; Baksan yıllardan beri sıkıntılı, her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; haber yapılıp sosyal medyada paylaşılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok; bu şehrin içinde gezmiyor musunuz, bu şehirde yaşamıyor musunuz? O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün; dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz. İnşallah tedbir alırlar çünkü kenar mahallelerde durum hep aynı; bir çukur açılıyor, herkes suçu birbirine atıyor ama sonuç itibarıyla devlet bunun parasını ESGAZ ise ESGAZ’a, OEDAŞ ise OEDAŞ’a veya belediyelere veriyor; belediyeler buraları kapatmak zorunda çünkü yetki alanı onlarda. Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır; mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir. Bu yüzden akıllarını başlarına almaları ve bir an evvel teyakkuz haline geçerek belediyeyi yönetmeleri lazım. Bazen CHP İl Başkanı çıkıp ekonomi ve emekliler hakkında konuşuyor. Siz bugün Tepebaşı Belediyesinde çalıştırdığınız insanın parasını veremiyorsunuz, emekli olmuş bir insanın tazminatını ödeyemiyorsunuz ama emekliler hakkında şov yapmaya devam ediyorsunuz. Sandığı getirin diyorlar; evet, bugün Eskişehir’e bir sandık gelmeli ama o sandık belediyeler için olmalı. Ne Odunpazarı ne Tepebaşı ne de Büyükşehir yönetilebiliyor. Yönetilemeyen bir belediye anlayışı olduğu için sandığı bir an evvel getirmeliler ve burada bir belediye seçimi olmalı ki bu şehir bu akıbetten kurtulmalı" ifadelerini kullandı.