YEREL HABERLER - 14 Mart 2012 Çarşamba 13:23

"KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞTAYI" BAŞLADI

A
A
A
"KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞTAYI" BAŞLADI

TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri tarafından da desteklenen ve 2 gün sürecek olan “Kentsel Dönüşüm Çalıştayı” başladı.
Seyhan Oteli’nde yapılan Kentsel Dönüşüm Çalıştayı”nın açılışında konuşan Eski Bakan ve Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanlarından Murat Karayalçın, belediye başkanlığı döneminde Ankara’da uygulanan ve 5 aşamadan oluşan Dikmen Vadisi projesi çalışmalarını anlattı. Dikmen Vadisi Projesi’nin sadece ilk aşamasının uygulanmasından görev aldığını belirten Karayalçın, belediyelerin 50 yıllık süreleri dikkate alarak kentsel dönüşüm planlamalarını yapmaları gerektiğini bildirdi. Karayalçın, kentsel dönüşümlerin mutlaka belediyeler ve halk ile birlikte uygulanması gerektiğini de kaydetti. Karayalçın, 2011 yılında Türkiye genelinde 645 bin konuta yapı izni, 549 bin konuta kullanma izni, 450 bin konutun ise satışının gerçekleştirildiğini ifade etti.
KONUT FİYAT ARTIŞINDA ADANA 1. SIRADA
Eski Bakanlardan Murat Karayalçın, Türkiye’de 2010 yılından bu yana “Konut Fiyat Endeksi” uygulandığını anımsatarak, “Konut Fiyat endeksine göre, Türkiye’de konut fiyat artışı ortalaması yüzde 6.8. Adana ve Mersin’de ise yüzde 9.1. Bu oran İstanbul, Ankara gibi illerden yüksek. İzmir’in iki katı oranında bulunuyor. Bu rakamlar konut sektöründeki çarpıcılığı ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, TMMOB tarafından Adana’da böyle bir çalıştayın yapılmasının yararlı olacağını ifade etti. Adana’nın tarihi hakkında bilgi de veren Aldırmaz, Kentsel Dönüşümün kendi arasında da dönüştüğünün bir gerçek olduğunu kaydetti.
Çukurova Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan ve Sarıçam Belediye Başkanı Ahmet Zenbilci de birer konuşma yaparak görüşlerini dile getirdi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ
TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mustafa Altıokka, kentlere bakıldığında birbirine benzer sorunların görüldüğüne dikkat çekerek, “Bugüne kadar geliştirilen ve kullanılan planlama araçları, izlenen yanlış politikalar, rantın belirleyiciliğindeki yer seçim kararları ve kişiliksiz mimari tasarımlara dayanan yapılaşmalar hemen tüm kentlerimizdeki sorun ve çirkinlikleri de beraberinde getirmektedir“ dedi.
Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin üzerinde yoğunlaştığı “Kentsel Dönüşüm” çalışmalarının yapılmasının tartışılmaz bir gerçek olduğunu belirten Altıokka şöyle konuştu:
“Kentsel dönüşüm projelerinin başarılı olabilesi için, insanların ikna edilerek, onlara başka bir yerden ev veya arsa verilerek o bölge rehabilite edilebilir. Atılacak her adımda toplumsal uzlaşı şarttır.
Adana’da planlanan “Kentsel Dönüşüm” projeleri; bilimsel ve teknik yaklaşımlardan uzak ve geri dönüşü olmayan bir yola girilerek daha ağır sorunları oluşturmayan, ülke gerçeklerini göz önünde bulundurarak, sağlıklı bir çevrede ve kentte yaşama ve barınma hakkı ile mülkiyet hakkını ihlal etmeyen, kentlerin, ekonomik ve fiziksel çöküntüye uğramış bölgelerinde iyileşme sağlayan, depreme dayanıklı konutlar üreten, yaşam kalitesini artıran ve kent ekonomisinin güçlendirilmesini amaçlayan,Tarihi, kültürel ve doğal mirası koruyan, yurttaşı mağdur etmeyen, kamu arazilerinin talanını önleyen, tasarım ve uygulama kriterlerine sahip olmalıdır. Ancak bu şekilde özellikle dar gelirli yurttaşların konut sorunlarına çözüm bulmak, geniş ölçüde yeşil alan, altyapı, eğitim ve sosyal alanları yaratmak yoluyla yaşanabilir çevre ile sürdürülebilir planlama hedeflerinin yaşama geçirilmesi gerekmektedir."
120 HEKTARDA KENTSEL DÖNÜŞÜM
Şehir Plancıları Odası Adana Şube Başkanı Ulaş Çetinkaya, kentsel dönüşümün yıpranmış kentsel alanların ekonomik, sosyal, fiziksel ve çevresel koşullarının iyileştirilmesine yönelik strateji ve eylemlerin bütünü olduğunu ifade etti. Adana’da belediyeler tarafından kentsel dönüşüm yapılması planlanan alanlar hakkında bilgi verdi. Çetinkaya, Adana Büyükşehir, Seyhan ve Çukurova Belediyelerinin 2’şer mahalle, Yüreğir Belediyesi’nin 6 mahallede kentsel dönüşüm çalışması yapmak istediğini ve toplam alanın da 120 hektar olduğunu kaydetti.
Çalıştayın açılışına, TMMOB’e bağlı odaların şube başkanları, Mimarlar Odası Genel Başkan Yardımcısı Erkan Karakaya, üniversite ve belediyelerden uzmanlar katıldı.
Adana’da bugün başlayan ve İki gün sürecek çalıştayda çalışmalar toplam 7 üst başlıkta gruplandırıldı.
Çalıştayda 70 uzman görev alıyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
Ankara Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel bir daire başkanlığı kurduklarını belirterek, "Şu ana kadar mahkemelerden 638 dosya alındı. Burada amacımız savcılık makamının yerine geçmek değil, teknik destek sağlayarak dosyaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı TGRT canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle toplumda hassasiyet oluşturan faili meçhul dosyalar üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen Gürlek, "Rabia Naz, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi toplum vicdanını yaralayan olaylarda devlet olarak sonuna kadar kararlı bir şekilde süreci takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "638 faili meçhul dosya yeniden inceleniyor" Faili meçhul suçlarla mücadele amacıyla yeni bir yapılanmaya gittiklerini ifade eden Gürlek, "Bir daire başkanlığı kurduk. Altında yeteri kadar tetkik hakimimiz bulunuyor. Bu birim şu ana kadar 638 dosyayı yeniden incelemeye aldı. Burada savcıların soruşturma yetkisine müdahale etmiyoruz. Sadece teknik destek veriyor, eksik delil ya da yeniden değerlendirilebilecek hususlar olup olmadığına bakıyoruz" diye konuştu. Dosyaların tamamının yeniden açılacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, "Savcı bütün delilleri toplamış ve doğru bir karar vermiş olabilir. Ancak bazen gözden kaçan bir detay ya da sonradan ortaya çıkan yeni bir delil olabilir. Bizim yaptığımız, bu süreçlerde devletin kararlı olduğunu göstermektir" dedi. Gülistan doku davasında ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Amerika’da firari biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Orada bizim Adli Müşavir arkadaşımız var, o da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş’ın iadesini ivedilikle istedik. Sağ olsun onlar da hassasiyet gösteriyor" dedi. "İfade vereceğini düşünüyorum" Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın Türkiye’ye geldiği zaman olayın çözüleceğini ifade etti. Bakan Gürlek, "Ben ifade vereceğini düşünüyorum. Sonuçta o da şu an suç ortağı, suçlu birisi olarak gözüküyor. Eğer üzerinde bir leke kalmamasını istiyorsa bildiklerini samimi olarak anlatması gerekiyor" dedi. Umut Altaş’ın en yakın görgü tanığı olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Abisiyle de görüşmeler yapıldı. Abisi de kardeşinin gelmesi konusunda olumlu irade beyan etti. Yani Umut Altaş gelirse mutlaka bu olaya ilişkin anlatacakları vardır" diye konuştu. "İkrarlar, tanık beyanı, maddi deliller de önemli" Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum." "Ceset olmadan da cinayet soruşturması yürütülebilir" Kamuoyunda tartışılan "ceset olmadan cinayet soruşturması olur mu?" sorusuna da değinen Gürlek, "Yargıtay’ın bu konuda çok sayıda kararı var. Ceset önemli bir delil ancak cesedin bulunmaması olayın cinayet olmadığı anlamına gelmez" açıklamasında bulundu. "Yargılamaların uzun sürmesi vatandaşta memnuniyetsizlik oluşturuyor" Göreve geldikten sonra en büyük sorunlardan birinin uzun süren yargılamalar olduğunu gördüğünü söyleyen Gürlek, "Bir boşanma davası 12 yıl, kira tahliye davası 4 yıl sürmez. Vatandaşın en büyük şikayetlerinden biri bu. Biz empati yapıyoruz. Uygulamayla ilgili sorunları biliyoruz" dedi. Hakim ve savcıların hedef süre uygulamasına uyması gerektiğini kaydeden Gürlek, "Hedef süre aşılırsa bunun gereği sorulacak. İş yoğunluğu veya personel eksikliği olabilir ancak hakimin şahsından kaynaklanan bir problem varsa bununda gereğini yapacağız. Burada makul süre hedef süre var. Herkes ona uyacak yapmak istediğimizde bu" diye konuştu. "Yasa dışı bahis gençliğin en büyük problemlerinden biri" Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, "Göreve başladığım ilk gün 81 ilin başsavcısına genelge gönderdim. Yasa dışı bahis, uyuşturucu ve yolsuzluk suçlarıyla mücadelede kararlı olunmasını istedim. Ben başsavcılıkta yaparken yasadışı bahis gençliğin en büyük problemi. Devlet gençlerimizin hem fiziken hem ruhen korumak zorunda. Bizde yasadışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil. Oynatan, yer ver imkan sağlayan, para transferini yapan, aracılık yapanlar hakkında Türk Ceza Kanununda düzenlemeler var. Yasadışı bahisle mücadele etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Uyuşturucu kullanma yaşı çok düştü" Uyuşturucu ile mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, "Uyuşturucu kullanma yaşı maalesef çok düştü. Özellikle çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz. Uyuşturucu gençlerimizde sıkıntı oluşturuyor. Mücadele etmemiz gerekiyor" dedi. Uyuşturucu suçlarında kullanıcıdan başlayarak dağıtıcı ve organizasyon yapısına ulaşıldığını belirten Gürlek, "Kullanıcıyı yakaladığınızda size kimden aldığını söylüyor. Bu şekilde zincirin üst halkalarına ulaşılıyor. 1 ay içerisinde İstanbul’da kokain yakalandı, silsileyi yakalamanız gerekiyor. Bizim amacımız uyuşturucunun kötü olduğunu, gençlerimizin özenmemesini istiyoruz. İstanbul’daki kokain haritasını çözdük. Yani İstanbul’a gelen kokain miktarı, kimlerin getirdiği altı tane büyük dağıtıcı. Bunların hepsini tek tek biz bulduk. Sağ olsun Emniyet Müdürlüğümüzde camların komutanlarımızda çok güzel çalışmalar. Sürekli olarak da operasyon yapılıyor" diye konuştu. TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili sorusuna Gürlek, "Yani ben savcı olarak da görev yaptığım için diyorum; bütün arkadaşlarımız dosyanın tarafına bakmaz, kapağına bakmaz. Şahsın belediye başkanı olması, A partisinde olması, B partisinde olmasına bakmaz ki söylediğiniz gibi, geçen de açıkladık rakamları; AK Partili belediyelere de operasyon yapıldı. Yakın zamanda Halfeti, biliyorsunuz kayyımdı, operasyon yapıldı. Bildiğim kadarıyla tutuklandı. Şimdi burada bütün suç örgütlerinin bir amacı var. Biz sizin söylediğiniz, şu an yargılamaya konu, iddianameyi yazım aşaması tamamlandığı için diyorum, suç örgütünün bir elbette amacı var. Bir yolsuzluk havuzu oluşturuyor. Bu yolsuzluk havuzu ile aynı şekilde bir Cumhurbaşkanlığı fonu oluşturuyor. Yani sonuçta şahıs Cumhurbaşkanlığı adayı olmak istiyor. Burada havuzda biriken paralar da fonla birlikte bir Cumhurbaşkanı adayı olmak için bir yol haritası çiziyor. Bir de bir partiyi dizayn etme olayı var. Bunu da biz belirttik; yani biliyorsunuz delegelere para verilmesi, rüşvet dağıtılması. Bunlar iddianamede yazıyor" dedi. "Özkan Yalım’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum" Bakan Gürlek, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in etkin pişmanlıktan faydalandığını açıkladı. Gürlek, "Özkan Yalım’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum. Etkin pişmanlıktan faydalanacak olanların samimi olması lazım, bildiklerinin tamamını anlatması lazım. Gökhan Böcek’in de etkin pişmanlık beyanları alındı. Bu devam eden bir soruşturma süreci" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen çocuklarla ilgili cezalar artırılacak" Çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığına dikkat çeken Gürlek, "Bunlarla ilgili 12. yargı paketinde bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Bu konuda meclisimize gönderdik sayın milletvekillerimizin takdirinde. Özellikle bizim sistemimizde çocuk kavramı suça sürüklenen çocuk kavram 12 ve 18 yaş aralığında. Bizde ikili bir sistem var. 12 ve 15 yaş, 15-18 yaş. Özellikle verilen cezaların çocuklara verilen cezaların toplumda cezasızlık algısı oluşturduğunu kanaat getirdik. Bu konuda cezaların bazı suçlarda adam öldürme işte dolandırıcılık, ırza karşı suçlar, uyuşturucu, ticareti gibi suçlarda arttırılmasına ilişkin bir teklif hazırladık. Aynı şekilde biliyorsunuz suça sürüklenen çocuklar konusunda infaz sistemi farklı. Yani ceza evinde yaptıkları bir gün iki gün sayılıyor. Örgütler cezai indirimleri bildikleri için çocukları kullanıyor. Bu nedenle bazı suçlarda çocuklara yönelik cezaların artırılmasına ilişkin düzenleme hazırladık" dedi. Özellikle adam öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçlar gibi ağır suçlarda infaz sisteminin değiştirileceğini kaydeden Gürlek, "Toplumdaki cezasızlık algısını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.