YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 12:04

BSMMMO EОİTİM KOMİSYONU BAŞKANI KASIM ÇAPRAZ:

A
A
A
BSMMMO EОİTİM KOMİSYONU BAŞKANI KASIM ÇAPRAZ:

Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (BSMMMO) Ticaret Mevzuatı ve Muhasebe Standartları Danışma ve Eğitim Komisyonu Başkanı Kasım Çapraz, yeni Ticarek Kanunu`nun şirketlere gerçek anlamda kurumsallaşmayı getireceğini söyledi.
BSMMMO Ticaret Mevzuatı ve Muhasebe Standartları Danışma ve Eğitim Komisyonu Başkanı Kasım Çapraz ile Komisyon Başkan Yardımcısı Deniz Altunay, Uludağ Üniversitesi Maliye Topluluğu`nca düzenlenen program dahilinde, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) öğrencilerine yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili seminer verdi. Fakülte binasındaki seminerde konuşan Kasım Çapraz, yeni TTK`nin iş hayatında bir devrim olduğunu söyledi. 55 yıldır yürürlükte olan mevcutun günümüz şartlarında yetersiz kaldığını, yeni TTK`nın şirketlere kurumsallaşmayı ve kurumsal yönetim anlayışını getireceğini belirten Çapraz, ``Bu kanun, şirketlerde beklenenden daha geniş ve köklü etkiler yapacak. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ``˜basiretli iş adamı` kavramı, ``˜tedbirli yönetici` kavramıyla yer değiştirecek. Profesyonel yönetim olacak`` dedi.
Kamunun güvenini kazanmanın, günümüzde şirketlerin önem verdiği bir konu olduğunu dile getiren Çapraz, ``Bundan 40 sene önce rekabetçi olmak için ucuz fiyat, kaliteli mal ve zamanında teslim ilkeleri geçerliydi. Günümüzde ise Yeni TTK`dan da anlaşılacağı üzere, rekabetin şirketlerin yönetimlerinde olması gerekiyor. Şimdiye kadar sürekli üretim ve satış endeksli düşünüldü. Ancak, yeni kanunla birlikte rekabet için yönetim endeksli düşünmek şart olacak. Ekonominin aktörü, tablo okuyan kişi olacak. Dünya ile aynı lisanı konuşan mali sistem yerleşecek`` diye konuştu.
Çapraz sözlerini şöyle sürdürdü:
``Kurumsallaşmanın ana gövdesini oluşturan, kurumsal yönetim anlayışı ve ilkeleridir. Bugüne kadar birçok şirket, kalite çalışmaları adı altında kurumsallaştıklarını ifade ettiler, hatta bu konuda ödül bile aldılar. Ama bu kurumsallaşma, hep çerçeve içinde asıldığı duvarda kaldı. Asıl olan paradigmaların değişmesi. Dolayısıyla, idari anlamda bir şey değişmeden kurumsal yönetim olduğunda kurumsallaşma kavramı hep başarısız kalmaktadır.``
Yeni TTK`ya uyum konusunda bazı tavsiyelerde de bulunan Çapraz, ``Yasa istisnalar hariç 1 Temmuz 2012`de yürürlüğe girecek. Türkiye Finansal Raporlama Standartları hükümleri 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren geçerli olacak. Sözleşmenin değiştirilmesi hükümleri yürürlüğe girmiş olup, uyarlamak için son tarih 14 Ağustos 2012. Oy hakkı doğumu hükümler 15 Ağustos 2012 tarihinden itibaren geçerli olacak. 1 Mart 2013 bağımsız denetçi seçimi için son tarih. 1 Temmuz 2013 web sitesine ilişkin hükümlerin yürürlük tarihi. 1 Ekim 2013 web sitesinin aktive edileceği son tarih. Şirketler 14 Şubat 2014`e kadar sermayelerini kanundaki tutara yükseltmek zorunda. Pay sahipleri ve ortaklar şirkete olan borçlarını en geç 1 Temmuz 2015`te nakden tasfiye etmek zorunda`` dedi.
BSMMMO Ticaret Mevzuatı ve Muhasebe Standartları Danışma ve Eğitim Komisyonu Başkan Yardımcısı Deniz Altunay ise, 6102 sayılı TTK`ya göre işletmelerin muhasebelerini ``˜Türkiye Finansal Raporlama Standartları`na göre tutacağını söyledi. 2012 sonu mali tablolarının 2013 mali tabloları ile karşılaştırılmak üzere TFRS`ye göre dönüştürüleceğini ifade eden Altunay, ``Yeni TTK incelendiğinde, şeffaflık ve tutarlılık ilkelerinin ön plana çıktığı görülmektedir. Uluslararası arenada ortak dil olarak kabul edilen UFRS ve muhasebe ilkelerine uygun olarak hazırlanmış verilerin sonucunda elde edilen tablolar, daha şeffaf, daha gerçekçi ve küresel piyasalara daha kolay entegre edilebilir biçimde olacaktır`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona geçit yok: İngiliz gazetesi asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), The Telegraph gazetesinin Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddialarına müdahale ederek çürüttü. Türkiye’nin stratejik iletişim kanalları, uluslararası medyada yayılan geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonunu daha başarıyla çürüttü. The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddiaları İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) müdahalesi sonrası geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu iddialarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran veya Lübnan’a yönelik muhtemel bir saldırıyı "Türkiye’ye yapılmış sayacağı" ve "İsrail’in Türkiye tarafından işgal edileceğine" dair açıklamalarda bulunduğu öne sürülmüştü. İsrail destekli sosyal medya hesapları ve çeşitli mecralar tarafından dolaşıma sokulan bu dezenformasyon, kısa sürede İngiliz The Telegraph gazetesi tarafından da haberleştirilerek uluslararası boyuta taşındı. Gazete özür diledi İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, iddiaların ardından hızla harekete geçerek söz konusu söylemleri çürüttü ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgedeki barış, istikrar, huzur ve güvenlik odaklı duruşunu net şekilde ortaya koydu. İletişim Başkanlığı’nın kararlı ve etkin duruşu neticesinde gazete, asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı. İçeriği giren editör, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak özür diledi. İsrail medyası gerçeğe daha fazla kayıtsız kalamadı İsrail’in en etkili medya organlarından biri olan Maariv, İletişim Başkanlığı’nın yalanlama metnini ve gerçek bilgileri yayınlamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası dezenformasyon operasyonlarına karşı yürüttüğü ‘hakikat mücadelesinin’ başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. İletişim Başkanlığı’nın sonuç odaklı müdahalesi, sadece haberi sildirmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye hakkındaki haberlerinde daha ihtiyatlı bir dil kullanması gerektiğini tescilledi.
Kayseri AKİB’den Hulusi Akar’a destek: "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, son günlerde yaşanan provokatif gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınadı. Hızar, özellikle Paskalya Bayramı vesilesiyle yapılan provokatif eylemlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu girişimlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Ali Hızar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan hain elleri daha önce nasıl kırdığımızı en iyi bilen odakların, bugün yeniden benzer provokasyonlarla karşımıza çıkması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti’mize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Sayın Hulusi Akar Paşamıza yönelik gerçekleştirilen bu çirkin eylemleri şiddetle kınıyoruz." "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Hızar, Hulusi Akar’ın hem Türkiye hem de Kayseri için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hulusi Akar, Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur. Devletimize ve milletimize yıllarca büyük bir sadakatle hizmet etmiş bir komutanımıza ve devlet adamımıza yönelik yapılan her saldırı, aslında doğrudan milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır. Paşamıza sonuna kadar destek olacağız." "Türkiye’nin gücünü kimse sınamaya kalkışmasın" AKİB olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kayserili adına da güçlü bir mesaj vererek, "Hiç kimse ülkemizin birliğini, beraberliğini ve milli değerlerini hedef alarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü geçmişi, güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu tür girişimlere asla boyun eğmez. Bizler de Avrupa’daki Kayserili iş insanları olarak; bayrağımıza, devletimize ve milli iradeye yönelen her türlü saldırı karşısında duruşumuzu açık ve net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. AKİB’in bu açıklaması, Avrupa’daki Türk toplumunun milli konulardaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, birlik ve beraberlik vurgusunun altı güçlü şekilde çizildi.
İstanbul "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor. Yarışmada dereceye giren projelere 725 bin TL ödül ve 500 bin TL yapım desteği verilecek. Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması için geri sayım başladı. Genç senaristlere önemli fırsatlar sunan yarışmada son başvuru tarihi 15 Mayıs olarak açıklandı. 15 Temmuz’un 10’uncu yılına doğru ilerlenirken hayata geçirilen yarışma, toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımayı amaçlıyor. Katılımcılardan direniş ve adalet kavramlarını yalnızca tarihsel bir çerçevede değil, evrensel, insani ve vicdani boyutlarıyla ele alan özgün hikayeler geliştirmeleri bekleniyor. Dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül Yarışmada dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül verilecek. Ayrıca birinci seçilen senaryo, 500 bin liralık yapım desteğiyle profesyonel bir kısa filme dönüştürülecek. Ortaya çıkacak film, 15 Temmuz 2027’de düzenlenecek anma etkinliklerinde izleyiciyle buluşturulacak. Yarışmanın seçici kurulunda yönetmen ve senarist Faysal Soysal ile birlikte Gülin Tokat ve Yıldız Ramazanoğlu yer alıyor. Kurul, temanın özgün işlenişi, dramatik yapı, karakter derinliği ve sinematografik potansiyel gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapacak. 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor. Senaryoların özgün ve daha önce yayımlanmamış olması gerekirken, metinlerin en fazla 15 sayfa uzunluğunda olması şartı aranıyor. Başvurular dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Mayıs olurken, ön eleme sonuçlarının 15 Haziran tarihinde, ödül töreni ise 15 Temmuz tarihinde yapılacak. Katılımcılar yarisma@zeytinburnu.ist adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgilere Zeytinburnu Belediyesi’nin resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. "Direniş ve Adalet" temalı yarışma, genç senaristlere yalnızca ödül değil, fikir aşamasındaki projelerini profesyonel bir prodüksiyonla hayata geçirme imkanı da sunuyor. Yarışma, kültür-sanat alanında kalıcı eserler üretmeyi ve toplumsal hafızayı sanat yoluyla canlı tutmayı hedefliyor.