YEREL HABERLER - 22 Mart 2012 Perşembe 17:58

KARABÜK`ÜN İLK RECİDANSE BİNALARI YAŞAM BAŞLADI

A
A
A
KARABÜK`ÜN İLK RECİDANSE BİNALARI YAŞAM BAŞLADI

Karabük`lü işadamı Adnan Çebi tarafından inşa edilen kentin ilk Recidans binaları son aşamaya gelirken, A blokta yaşam başladı.
Üniversite mahallesine inşa edilen ve 3 bloktan oluşan 1+1 daireler yaşam başladı. Sosyal alanları ile Karabük`ün yeni yüzü olan Çebioğlu Gold Recidanse, yüzme havuzu, cafe, restaurant ve fitness salonları halka açtı.
Çebioğlu Gold Recidance sahibi işadamı Adnan Çebi, günümüz teknolojisine hakim, genç ve dinamik insan gücüyle alanında Avrupa standartlarında vazgeçilmez hizmet kalitesi sunduklarını söyledi.
2011 yılının Ocak ayında 15 dönüm arazi üzerine kurulan 1+1 525 dairenin Çiebioğlu Gold Recidanse binaları tamamlanmak üzere olduğunu da söyleyen Adnan Çebi, `` 3 bloktan yapılan Recidanse binaların A blok`ta yaşam başladı. Restaurat ve cafe ile fitness hizmete girdi. Mayıs ayı sonunda yüzme havuzu hizmete girecek. Dairelerde cüzi bir indirim yaparak 69 bin 900 TL`den başlayan satışlarımız mevcut. Kiralık daireleri ise bin TL`den 750 TL`ye çektik. Biz sadece potansiyel müşterileri Üniversite öğrenci olarak biliyorduk ama şimdi şehir dışından gelen doktor ve Öğretim üyeleri gibi müşteriler olmaya başladı. Haziran ayı itibari ile tüm çalışmalar bitecek`` dedi.
Çebioğlu Gold Recidanse Müdürü Enver Yazıcı ise, yaşamın başladığını ve bundan herkesin faydalanması gerektiğini söyleyerek, `` Burada hem satış hem de kiralama işerimiz yoğun oalrka devm ediyoruz. Burada kiralama ile ilgili sadece daireyi kiralamakla kalmıyoruz, hem mülk sahibine hem de kiralayana burada değişik sosyal aktiviteleri de sunuyoruz. Güvenliğinden tutun, evinin temizliğine kadar her şeyi yapıyoruz. Havuz başında yaz aylarında düğün çalışmalarımız olacak ve şimdiden talepler alamaya başladık. Kaliteli yaşam için herkesi Çebioğlu Gold Recidanse`ye bekliyoruz`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Bursa Yıldırım’da, gönüller de sofralar da bir Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. "Yıldırım’da kimse yalnız değil" Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Bursa BUÜ’nün bilimsel çıktılarında rekor tazelendi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğünün araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirmek ve bilimsel üretkenliği teşvik etmek amacıyla düzenlediği "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğinin 13’üncüsü gerçekleşti. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, ocak ayında 72 adet Q1 yayınına ulaşarak yeni bir rekora imza attıklarını belirtti. BUÜ’nün yeni rektörlük binasında düzenlenen programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, etkinliğin temel felsefesinin üniversitedeki kaliteli yayın ve proje sayısını artırmaya yönelik bir farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti. Bu sürecin meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Kırıştıoğlu, bir yıl önce 15-20 civarında olan aylık Q1 yayın sayısının günümüzde 70’lere ulaştığını dile getirdi. 2025 verilerinin araştırma üniversitesi parametreleri bakımından 2024’ten çok daha parlak olduğunu vurgulayan Kırıştıoğlu, buna rağmen rakiplerin de hızla ilerlediğini ve duraklamanın geriye düşmek anlamına geleceğini hatırlattı. Proje tarafında da ciddi bir canlanma yaşandığını belirten Kırıştıoğlu, özellikle ADEP projelerine yönelik bütçenin iki katını aşan bir başvuru talebiyle karşılaştıklarını, bunun da üniversitenin araştırma iklimindeki rekabetçi dönüşümü simgelediğini sözlerine ekledi. "72 adet Q1 yayınla yeni bir rekora imza attık" Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise, akademik başarıları onurlandırmak amacıyla başlatılan bu geleneğin 2026 yılı itibarıyla yeni bir evreye geçtiğini müjdeledi. Yayın verilerinin artık Scopus üzerinden takip edilmeye başlandığını kaydeden Karaca, bu sistem değişikliğiyle birlikte şeffaflık ve kapsayıcılığın arttığını belirtti. Geçtiğimiz yılı aylık 60 adet Q1 yayını ile kapattıklarını söyleyen Karaca, 2026 Ocak ayı itibarıyla 72 adet Q1 yayınına ulaşarak yeni bir rekora imza attıklarını duyurdu. Başarılı akademisyen sayısının her geçen gün artmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Karaca, bu tür buluşmaların akademik emeğin üst yönetim nezdinde görülmesi ve ödüllendirilmesi açısından kritik bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade ederek, tüm araştırmacılara katkılarından dolayı teşekkür etti. Program, Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın belge takdimi ile son buldu.
Muğla Köyceğiz’de öğrencilere belgesel gösterimi düzenlendi Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde öğrencilere "Bir Kitap Bir İnsan" projesi kapsamında Milli Mücadele Belgeseli gösterimi gerçekleştirildi. Köyceğiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde "Bir Kitap Bir İnsan" projesi kapsamında, öğrencilerin tarih bilincini güçlendirmek ve milli değerlerle bağlarını pekiştirmek amacıyla bağımsızlık mücadelesini konu alan bir belgesel gösterimi düzenlendi. Etkinlik, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinin rehberliğinde gerçekleştirildi. Belgesel gösterimiyle öğrenciler; Milli Mücadele yıllarının şartlarını, verilen büyük fedakarlıkları ve bu süreçte ortaya çıkan birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu daha yakından tanıma fırsatı buldu. Gösterim sonrasında yapılan kısa değerlendirmelerde öğrenciler; vatan sevgisi, bağımsızlık bilinci ve ortak değerlerin korunmasının önemi üzerine düşüncelerini paylaştılar. Okul Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; "Okulumuz, "Bir Kitap Bir İnsan" projesi çerçevesinde yürütülen bu tür etkinliklerle öğrencilerimizin okuma kültürü, eleştirel düşünme ve tarihi farkındalık kazanımlarını desteklemeyi sürdürmektedir. Geçmişimizi daha iyi tanıyarak, geleceğimizi daha bilinçli inşa etmeye devam ediyoruz. Etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerimize ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ederiz" ifadeleri kullanıldı.