YEREL HABERLER - 27 Mart 2012 Salı 17:01

BELEDİYENİN BORÇLARINDAN GERİYE 300 TL KALDI

A
A
A
BELEDİYENİN BORÇLARINDAN GERİYE 300 TL KALDI

Adıyaman Kahta ilçesine bağlı Bölükyayla Belde Belediye Başkanı Nevzat Fırat, belediyenin eski borçlarını ödediklerini belirterek, geriye kalan 300 TL ile hizmet vermeye çalıştıklarını söyledi.
Belediye Başkanı Nevzat Fırat, İki dönemden beri belediye başkanlığı yaptığını ifade ederek, yaptıkları hizmetleri anlattı. Beldenin alt yapı problemiyle birlikte bir çok sorununu tamamen çözme noktasına getirdiklerini söyleyen Fırat, ilçeye yapılan hizmetlerle ilgili şu açıklamalarda bulundu:
"Beldemizde 2 bin 400 metre alt yapı ana hattını belde dışına kadar taşıdık. Beldemize saniyede 23 litre su sağlayacak bir projemiz vardı. Onu hayata geçirdik ve 300 ton kapasiteli bir su deposunun yapımına başladık. Dağı yararak beldemize su taşıyacağız. Bu projeyle birlikte 2 bin 500 nüfusu olan beldemizin çok uzun yıllar su ihtiyacını karşıladık. Bu suyla nüfusumuz 10 bin olsa bile ihtiyaca cevap verebileceğiz. Beldemizi Koçali-2 Barajı sulama projesine dahil ettik. Resmi gazetede yayınladı. Bu
sayede ovamızda sulama imkanı elde edeceğiz. Çabalarımız sonucu beldemize bir lise yapıldı. Kahta ile Bölükyayla arasındaki yol 2012 yılı içindeki programa alındı ve yapımına en kısa zamanda başlanacak. Adıyaman, Kömür, Bölükyayla, İnlice Beldelerinden geçen grup yolumuz ise herhangi bir programa alınmadı. Bunun için de çalışmalarımız devam ediyor. Yetkililerden bu konuda da destek bekliyoruz. Bize her zaman destek olan yetkililerin bu konuda da bize yardımcı olacağını düşünüyoruz. Beldemize üç tane taziye
evi yaptık. Kuran kursumuzu açtık. 20 bin metre kare kilitli parke taştı döşedik ve 8 kilometre asfalt yaptık. Bunun yanında bir bulvar projemiz var. Onu da kilitli parke taşı yapacağız. SODES projeleri kapsamında spor tesisleri yapıyoruz. Okullara kalorifer döşemesi çalışmalarımız var. Atık su arıtma tesisi için çalışmalarımız son noktaya geldi. Okullarımıza SODES kapsamında konferans salonları yapma çalışmalarımız var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bize bir çöp aracı hibe edildi. Şu anda
acilen bir cenaze yıkama aracına ihtiyacımız var. Bölükyayla merkezi konumda bir belde olduğundan her yere hizmet götürüyoruz. Bizim belediyemizin eskiye dayalı bir çok borcu var. Ben göreve başladığım günden itibaren bu borcun yarısını bitirdim fakat hala 1 milyon lira borcumuz var. Bize gelen paranın yüzde 40`ı kesiliyor. Geriye kalan paralarla maaşları ödeyip hizmet yapmaya çalışıyoruz. Bize hizmet için sadece 300 lira gibi bir para kalıyor. Bu da gerçekten çok ama çok az. Yine de biz sırtımızı Allah`a
verdik. Allah`ın yardımıyla bir çok hizmete imza attık. Beldemizde yapılar topraktandı ama biz betonarme bir şehir meydana getirdik. Şu anda sokaklarımız ve caddelerimiz çok düzenli. Tüm bu yapılan çalışmalarda milletvekillerimizden tutun bir çok siyasetçimiz ve bürokratımız bize çok destek oldular."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.