YEREL HABERLER - 05 Nisan 2012 Perşembe 12:26

MUОLA`DA AVUKATLAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİ

A
A
A
MUОLA`DA AVUKATLAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİ

Muğlalı avukatlar, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Atatürk Anıtına çelenk koyarak günlerini kutladı.
Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Akbaş ve Baro üyesi avukatların katıldığı törende konuşan Muğla Barosu Başkanı Mustafa İlker Gürkan, avukatların gittikçe zorlaşan koşullarda görev yaptıklarını söyledi.
Savunma ve avukatlık mesleği ile ilgili toplumsal anlayışın ülkemizin en yüksek kültürel gerilik alanına dönüştüğünü kaydeden Baro Başkanı Gürkan, ``Yargı denilince yalnızca Yargıç ve Savcılar geliyor akla. Kolluğun, idarenin, vatandaşın avukatın görev yapmasına tahammül etmesini sağlamaya çalışırken, Adliyelerde bile görev yapmamıza tahammül edilemez durumlarla karşılaşır olduk. Avukatlar gözaltına alındıkları otoların içinde, karakollarda darp ediliyor, kelepçe takılarak tutuluyor ve kötü muameleye maruz kalıyor diye feryat ederken, hiçbir neden olmadığı halde, 67 yaşında bir avukata mahkeme salonunda durup dururken saldıran, burnunu kıran, araya giren avukatlara da saldıran ve sonra da ``şeker hastasıyım hatırlamıyorum`` diyen bir yargıcı, kürsüde tutmaya devam eden bir yargı mekanizması ile karşılaştık. Özel Görevli Adliyelerde ise varlığımıza bile tahammül kalmadı. Duruşmalardan uzaklaştırılıyoruz. Savunmalarımız hakkında ceza soruşturmaları kavuşturmaları açılıyor. Uzun bir süredir; sistemli biçimde, avukatlara karşı her isteyenin her istediğini söyleyebilmesi yada yapabilmesi, bir hak gibi gösterildi, işlendi, algılatıldı. Bunun acı sonuçları; ağır yaralanmalar ve ölümlerle sonuçlanan saldırılardır. Türkiye tüm dünyada en çok avukat öldürülen ülkelerden olmuştur`` dedi.
``YARGI İNTİHAR EDİYOR``
Yargının intihar ettiğini ifade eden Baro Başkanı Gürkan, ``Mahkeme kararları özellikle ara kararları yada koruma önlemleri üzerine verilen kararlar; yüzde 90 oranında gerekçesizdir. Yasada yazanların yada daha da öte, yasa maddelerinin numaralarının yazılmasından ibarettir. Bu tutum sürerse yargıya güven tümden tasfiye edilecektir. Açıkça söylüyorum. Yargı intihar ediyor. Yargının sağlıklı işlemesi için 74 bin avukatın enerjisi, bilgi ve birikiminin yargı sürecine katkı yapmasının önünü açın diyoruz. Değerli meslektaşlarım hepinizin adına derim ki ve ant içerim ki, bütün bu duruma ve koşullara karşın, biz yolumuza devam edeceğiz. Gerçeği aramaya ve hakkı savunmaya aralıksız devam edeceğiz`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Odunluk olarak kullanılan kamyona kesilen köprü cezası Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi Gümüşhane’de bir vatandaşın evinin önünde odunluk olarak kullanılan çekme belgeli kamyona kesilen köprü cezası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan nakliyeci Sinan Çaklı’nın evinin önünde bulunan ve kış aylarında odunluk olarak da kullandığı 29 AAV 321 plakalı 1976 model çekme belgeli kamyonuna, İstanbul’daki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle 10 bin 484 TL idari para cezası kesilmişti. Kamyonunu son 1 yıldır odunluk olarak kullanan, son 3 yıldır ise yalnızca evinin çevresinde yerini değiştirmek amacıyla hareket ettiren Çaklı, cezaya itiraz edeceğini ifade etmişti. Basında yer alan haberlerin ardından konu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na ulaştı. Yapılan incelemede Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait kameraların plakayı yanlış okuduğu ve bu nedenle araca hatalı ceza kesildiği tespit edildi. Yanlışlığın belirlenmesinin ardından Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla ilgili birimler cezayı iptal etti. Bakanlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından telefonla bilgilendirilen Çaklı’ya cezanın iptal edildiği ve herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığı iletildi. Konuyla yakından ilgilenilmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Sinan Çaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Konunun basında yer almasının ardından Bakanlık yetkililerinin kendisine ulaştığını ifade eden Çaklı, "Kamyonumuza İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığına dair bir para cezası kesildi. Bu benim başıma 3’üncü kez geldiği için sesimi duyurmak istedim. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu haberi gördükten sonra olayla birebir alakadar oldu. Bakan beyin talimatı doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri beni aradı, konuyla birebir alakadar olduklarını, cezamın iptal edildiğini söylediler. Sağ olsunlar mağduriyetimiz giderildi. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Umarım bir daha başka vatandaşlarımızın başına gelmez. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na konuyla yakından ilgilendiği için çok teşekkür ediyorum" dedi.
Gaziantep Uzman Diyetisyen Demirci: "Mevsim geçişlerinde bedeninizi dinç tutun" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Diyetisyen Demirci, "Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir" dedi. Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti. Vücut direncini artırmak için yapılması gerekenler Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı: "Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir. Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun. Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz. Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır. Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder." Bağırsak sağlığı önemli Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı: "Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir." Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur" diye konuştu. "Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur" diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın."
Adıyaman Kahta’da sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıran yatırım Adıyaman’ın Kahta ilçesinde sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yatırım daha tamamlandı. Kahta Devlet Hastanesi bünyesinde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının yenilenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar başarıyla sonuçlandı. Kurulan likit oksijen tankı sistemi devreye alınarak hastanede kritik bir eksiklik kalıcı şekilde giderildi. Yeni sistem sayesinde hastanede oksijen arzında süreklilik sağlanırken, kapasite ve güvenilirlik de önemli ölçüde artırıldı. Özellikle yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve acil servis gibi hayati öneme sahip alanlarda kesintisiz ve yüksek debili oksijen temini mümkün hale geldi. Böylece hem hasta güvenliği hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üst seviyeye taşındı. Modern ve merkezi yapıya sahip olan likit oksijen altyapısı, aynı zamanda operasyonel verimliliği artırarak teknik arıza risklerini en aza indiriyor. Yapılan yatırımın yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamakla kalmayıp, gelecekte artabilecek hasta yoğunluğu ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir hazırlık sunduğu ifade eden Uzm. Dr. Başhekim Mustafa Akel, "Hastanemizde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının güçlendirilmesini tamamlamış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Devreye aldığımız likit oksijen tankı sistemi sayesinde kritik bir ihtiyacı kalıcı olarak çözüme kavuşturduk. Bu yatırım, hem hastalarımızın güvenliği hem de sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırma adına çok önemli bir adımdır. Gelecekte oluşabilecek yoğunluklara ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir altyapı oluşturduk" dedi. Başhekim Akel, hastanede kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, yapılan yatırımın hasta ve çalışan memnuniyetine de olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.