YEREL HABERLER - 07 Nisan 2012 Cumartesi 11:37

YAŞANABİLİR ŞEHİRLERİN YOLU KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR

A
A
A
YAŞANABİLİR ŞEHİRLERİN YOLU KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi`nin desteğiyle düzenlenen Kent 2012 Bursa Fuarı`nda konferans veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) Başkanı Prof. Dr. İbrahim Baz, yaşanabilir-çağdaş şehirleri kurmanın yolunun kentsel dönüşümden geçtiğini söyledi.
Kent 2012 Bursa Fuarı`nda Marmara Belediyeler Birliği tarafından organize edilen `Kentsel Dönüşüm` konulu eğitim semineri, TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi`nde yapıldı. Çok sayıda belediye başkanının katıldığı seminerde kentsel dönüşümü anlatan Prof. Dr. İbrahim Baz, büyük çoğunluğu sismik hareket içerisinde kalan Türkiye`de kentsel dönüşümün başlatılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Afetlerden sonra şehirlerin uğrayacağı maddi ve manevi kayıplar göz önüne alındığında riskin net olarak görülebileceğini ifaden eden Baz, büyük kentlerde bulunan ve ekonomiden-sosyal hayattan kopuk köhne binaların bile kentsel dönüşüm başlatılması için yeterli sebep olduğunu söyledi.
Kentsel dönüşüm yapılırken seçimin iyi yapılması gerektiğini, yenileme değil de dönüşüm üzerinde durulması gerektiğini ifade eden Baz, "Türkiye`de kentsel yenileme değil de dönüşümün yapılması gerekiyor. Yenilemeden kasıt şu ise, `Buna karşıyım` diyorum. İş, bir yeri yıkıp yerine aynısını ya da benzerini yapmak olmamalıdır. Çünkü mevcut şehir yapıları, pek çok alt ve üst yapı sorunlarını da beraberinde getiriyor. Donatı alanı yetersizliklerini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla bunun yenileme olarak değil de dönüşüm olarak ele alınması gerekiyor. Bu dönüşümden de hem sosyal hem ekonomik olarak, hem kentin hem de ülkenin fayda görmesi gerekiyor. Bu yüzden dönüşüm" dedi.
Kentsel dönüşüm yapılırken insanlarla barışık hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Baz, kentsel dönüşüme tabi olabilecek alanlardaki mülkiyet sahiplerinin bir dernek çatısı altında toplanmasının ve geliştirilecek plan ve projelerin bu dernekler muhatap alınarak yapılmasının doğru olacağını söyledi. İstanbul`da benzer uygulamada bulunduklarını kaydeden Baz, "Bunda da büyük ölçüde başarılı olduk. Şimdi o insanlar mutlular. Çünkü bir yerin planlamasında neler olmalı neler olmamalı hep beraber elimizi taşın altına koyarak çözüm aradık. Hem katılımcı hem de planlama adına çok olumlu bir yaklaşım oldu. Dolayısıyla bu konunun önemsenmesi lazım" diye konuştu.
Kentsel dönüşüm yapılırken kararın sadece halka bırakılmaması gerektiğini, bu konuda hükümetin de inisiyatif alması gerektiğini ifade eden Baz, "Bazı bölgelerde insanlar, neyi yaparsan yap, neyi teklif edersen et elinin tersiyle itiyor. Bunlara birilerinin `Dur kardeşim, bu sadece senin sorunun değil, aynı zamanda burada kamusal bir tehdit var. `Ben bu riski sana kullandırmam` demesi gerekiyor. Burada da hükümetin desteği ortaya çıkıyor. Ayrıca işin finansal boyutu var. Bu boyut da kendiliğinden gelişebilecek bir şey değil. Kaynak oluşturmada, yeni yasalara ihtiyaç var" şeklinde konuştu.
Afet Alanlarının Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun`a da değinen Prof. Dr. Baz, söz konusu kanunun kentsel dönüşüm önündeki tüm engellerin kaldırılması yönünde bir olumlu yaklaşım olarak gördüğünü ifade etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Patlama sesleri gelen gecekondu bahçesinde çıkan yangın yan binaya sıçradı Eskişehir’de bir gecekondunun bahçesinden gelen patlama seslerinin ardından çıkan yangın yan binaya sıçradı. Alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Olay, Hayriye Mahallesi Ulutaş Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bahse konu sokak üzerindeki bir gecekondu bahçesinden gelen patlama seslerinin ardından yangın çıktı. Büyüyen yangın gecekondunun yanına bulunan binaya da sıçradı. Paniğe kapılan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekipler yangının sıçradığı binayı boşaltıp, sokağa giriş çıkışı engelleyerek güvenlik tedbirlerini aldı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla yangın söndürüldü. Ayrıca alevlerin sıçradığı binada yaşayan M.G. dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Şahsın sağlığının iyi olduğu belirlendi. Yangını söndürme çalışmalarına polis de dahil oldu Öte yandan olay yerinde bulunan bir polis memurunun da alevlere müdahale ettiği görüldü. Yoğun dumanın içerisinde kalarak itfaiye hortumlarını yönlendiren ve tahliye çalışmalarına destek veren polis, facianın büyümesini engelledi. "Yangın nedeniyle dairemin aralığa bakan camları ve pimapenleri zarar gördü" Metin Gülcü isimli vatandaş, "Yangın alt katlarda, muhtemelen garajda veya yan taraftaki hurdacıda başladı. Bahçedeki ağaç çok eski olduğu için alevler adeta bir baca gibi yukarıya, çatıya kadar ulaştı. Ben yanan yerin hemen üzerindeki dördüncü katta oturuyorum. Yangın nedeniyle dairemin aralığa bakan camları zarar gördü" dedi.
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, fiyatlara da değinerek, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.