POLİTİKA - 08 Nisan 2012 Pazar 11:52

BAKAN ŞAHİN ADANA`DA

A
A
A
BAKAN ŞAHİN ADANA`DA

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bir polis memurunca tesadüfen bulunan ve işkence gördüğü belirlenen 6 yaşındaki Ali E.`nin ailesinin şiddete maruz kaldığı gibi şiddete eğilimli bir aile olduğunu vurguladı. Şahin, küçük çocuğun tesadüfen bulunmasının ise onun hayatında yeni bir dönemi başlattığını dile getirdi.
Adana`nın Ceyhan ilçesinde `işkence` gören ve bölgede devriye gezen polis ekiplerince bulunan 6 yaşındaki Ali E., koruma altına alınarak, `Adana Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdu`na yerleştirildi. Ciddi bir sağlık sorunu olmadığı öğrenilen Ali E.`in, kim ya da kimler tarafından şiddet uygulandığı araştırılırken, küçük çocuğun psikolojik tedavi gördüğü, annesi H.E.`nin (42) de polis tarafından sorgulandığı ve yine kendisinin de psikolojik tedavi alması gerektiği yönünde rapor hazırlandığı
bildirildi. Ali E.`nin annesi H.E.`nin bir süredir ismi henüz öğrenilemeyen biriyle aynı evi paylaştığı ve `dost hayatı` yaşadığı da edinilen bilgiler arasında.
"ALİ`NİN TESADÜFEN BULUNMASINA ŞÜKREDİYORUM"
İşkence mağduru Ali E. için Adana`ya gelip Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ve AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ile birlikte Ali E.`nin kaldığı `Sevgi Evleri`ni ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, burada Ali`nin son durumu hakkında bilgi aldı. `Sevgi Evleri`nde kalan çocuklarla da yakından ilgilenip, onlarla birlikte kahvaltı yapan Bakan Şahin, gazetecilere de değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan gelişmeleri yerinde incelemek üzere Adana`da bulunduğuna dikkat çeken Şahin,
"Ali ve Aliler, bütün insanlarımız kıymetli ve çok önemli. Hem Ali özelinde neler yapılabilir, bu konuyla ilgili genel politikalarımızı nasıl ve ne şekilde olması gerektiği konusunda çalışıyoruz. Ali ve annesi ile psikiyatrist eşliğinde birebir görüştüm. Edindiğim izlenim; ailenin yüksek bir risk altında olduğu. Ali`nin gece yarısı saat 02.00 sularında bir polis memuru tarafından bulunmasına bugün ben adeta şükrediyorum. Olayı inceleyip, ailenin durumuna baktığımızda; toplum yararına çalışan emniyet
teşkilatının da bu olayla birlikte ne kadar önemli bir karar verdiklerini görüyoruz" dedi.
"ALİ`NİN AİLESİ ŞİDDETİ EОİLİMLİ BİR AİLE"
Ali`nin ailesi ile yapmış oldukları görüşmelerde; `parçalanmış bir aile tablosu` ortaya çıktığının altını çizen Şahin, "Şiddete maruz kalan ve şiddete eğilimli bir aile yapısı var karşımızda. Dolayısıyla aile ile ilgili süreci devlet olarak sahipleneceğiz. Ali`nin yaşadığı koşullarda zaten risk faktöre çok yüksek. Cehalet, eğitimsizlik, ekonomik sorunlar, parçalanmış aile yapısı yani bunların hepsini üst üstte koyduğunuz zaman bu tesadüfün, Ali için çok önemli bir başlangıç olduğunu, onun hayatında yeni
bir dönemin başladığını düşünüyorum. Buradan çıkardığımız sonuçta genelde ne yapmamız gerektiğinin çalışmasını yapıyoruz."
"ALİ ARTIK BİZİM EVLADIMIZ ONUN YANINDA OLACAОIZ"
"Ali artık bizim evladımız" ifadesini kullanan Fatma Şahin, konuşmasını da şöyle sürdürdü; "Bundan sonraki süreçte Ali`nin yanında olup, ona devletin şefkat elini uzatacağız. Onun her türlü ihtiyacını karşılayacağız. Psikolojik anlamda da tedavi sürecini takip edeceğiz. İzlenimlerimize göre Ali`nin annesinin de psikolojik tedaviye ihtiyacı var. Hem bedensel olarak, hem de ruhsal olarak bir çöküntü içinde. Bu konudaki süreci yakından takip edip, yapılması gerekenler de en kısa süre içinde yapılacak.
Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."
Devlet olarak kendilerinin, koruyucu ve önleyici tedbirleri çok daha güçlü bir şekilde hayata geçirmek zorunda olduklarının altını çizen Bakan Şahin, bu noktada da hükümet programında da yer alan `Aile Sosyal Destek Uzmanlığı Sistemi`nin, Ali özelinde ne kadar da önemli bir sistem olduğunu bir kez daha gördüklerini anlattı. Kırıkkale ve Karabük`te söz konusu sistemin `pilot il` olarak uygulamaya konulduğunu hatırlatan Şahin, her ailenin nasıl bir `aile hekimi` varsa, `aile sosyal destek uzmanı` da
olacağını dile getirdi.
"SÜRECİ BİR POLİSİN İNİSİYATİFİYLE YÜRÜTMEK İSTEMİYORUZ"
Şahin, "Böylelikle tesadüfen, gece saat 02.00`da bir polis memurunun inisiyatifiyle süreci yönetmek istemiyoruz. İşin başında sosyal devlet olarak, koruyucu ve önleyici tedbirlerini almış, tüm ailelerin risk faktörünü çıkartmış, buna göre de bütün tedbirlerini almış yeni bir yapının çalışmayı devam ettiriyoruz. Bunu tamamladığımız zaman da bugün yaşanan birçok özel olayda kamuoyunda yaşanan birçok sorunu çözecek temel bir politikayı da oturtmuş olacağız. Ama sosyal olaylarda, değişken çok fazla olduğu
için 74 milyondan özel bir `kardeşlik` talebim var. Kamuoyu algısı ve bilincini yükseltmemiz lazım. Toplumsal merhamet, şefkat ve toplumsal vicdanı yükseltmemiz gerek" ifadesini kullandı. Karşılıklı işbirliğinin güçlendirilmesinin bir zorunluluk olarak öne çıktığını anlatan Şahin, dünyanın en iyi sistemi kurulsa dahi insanı insan yapan olguların; `merhamet, şefkat ve vicdan` olduğunu, Türk toplumuna ait olan bu güçlü değerlerin, modern dünyada yeniden güncellenmesi gerektiğini savundu.
"HER ÇOCUK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ VE KIYMETLİ"
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" anlayışını benimsemiş bir toplum mensupları olduğumuzu hatırlatan Bakan Şahin, bugün yaşanan konuyla ilgili olarak da herkesin özeleştirisini yapması gerektiği çağrısında bulundu. Birey olarak değil, toplumsal anlamda ne yapılabileceği üzerinde fikir yürütülmesi, bu konudaki hassasiyetin de çoğaltılması gerektiğini kaydeden Şahin, "Dolayısıyla Ali ve Ali gibi olan çocukların komşularından tesadüfen değil, daha bilinçli bir şekilde süreci takip etmelerini, bir
kardeşleri olarak onlardan istiyorum" diye konuştu. Devlet olarak görev ve sorumluluklarının bilincinde olduklarını ifade eden Şahin, toplumun hassasiyetini kendi hassasiyetleri olarak gördüklerini, Ali`nin karşı karşıya kaldığı olay üzerinden de topluma; "Her çocuk bizim için önem ve kıymetlidir. Güçlü bir toplum olabilmenin yolu; her bir birey güçlendirmekten geçer. Bu nedenle toplumsal desteğe ihtiyacımız var" mesajını vermek istediklerini dile getirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli CHP Genel Başkanı Özel: "1999’dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadık ama kusuru kendimizde aradık" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’de "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde yaptığı konuşmada, "1999’dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadık ama burada kusuru Kocaeli’nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli’ye küsmedik" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’de partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 91. buluşmasına katıldı. Mitingde konuşan Özel, "1999’dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadık. Ama burada kusuru Kocaeli’nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli’ye küsmedik. Onun tercihine burun kıvırmadık. Kocaeli’ne sırtımızı dönmedik. İzmit Belediyesi’ni iki seçimdir kazanırken, bu seçimde onun yanına Derince’yi ve Karamürsel’i ekledik. Geçen seçim Kocaeli Büyükşehir için gerekli cesareti, gerekli sorumluluğu vaktiyle gösteremedik. Öyle olsaydı, o önemli rüzgarda Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandığımız, Ege’de kazanmadık il bırakmadığımız o büyük zaferin akşamında, hiç şüphe yok ki Kocaeli büyükşehir de bizde olacaktı. Ama söz veriyoruz, önümüzdeki seçimlerde halkçı belediyeciliği Kocaeli’nin tamamına getireceğiz" diye konuştu. "Kocaeli vergiyi verirken kepçeyle vermiş ama Kocaeli’ye hizmet yapılırken çay kaşığının ucuyla verilmiş" Kocaeli’nin vergi sıralamasında bazen üçüncü, bazen ikinci olduğunu belirten Özel, "Özellikle kişi başına vergide her zaman Türkiye birincisi. Ayrıca vergi sadakatinde, yani kesinleşen vergiyi ödemede yüzde 98’lik oranla açık ara her zaman birinci. Vergiyi gözünü kırpmadan veren Kocaeli, örneğin geçen yıl 1 trilyon lira vergi vermiş. Ama hizmet almaya gelince yatırım bütçesinde Kocaeli’ye 36 milyar lira ayrılmış. Yani 30 verip 1 bile alamamış. Kocaeli vergiyi verirken kepçeyle vermiş ama Kocaeli’ye hizmet yapılırken çay kaşığının ucuyla verilmiş" şeklinde konuştu. "Sağlık hizmetlerinde Kocaeli, 81 il içinde 61. sırada" Özel, "Bu kadar yüksek vergi veren bir şehirde yok yok olması lazım, her şeyin tam olması lazım. Ama söylediler, inanmadım. Sağlık hizmetlerinde Kocaeli 81 il içinde 61. sırada. Böyle olunca insan, ’Nasıl olur?’ diyor. Mesela Darıca. 250 bin gece nüfusu olan, gündüz nüfusu bunun birkaç katına çıkan Darıca’da hastane var ama tabelası yok. Bir başka hastanede ise metro çalışmaları nedeniyle boşaltılması gündemde. Zaten 61. sırada olan sağlık yatırımı her geçen gün daha da geriye gidiyor" ifadelerini kullandı. "Haddane meselesinde Kocaeli halkının, çevrenin ve doğanın yanındayız" Kartepe’de Yıldız Demir Çelik tarafından yapılması planlanan haddehane projesiyle ilgili Özel, "Şehirde o kadar boş arazi var. Ancak Kartepe gibi bir yerde tarım arazilerinin üzerine haddane yapmaya karar vermişler. Bu konuda bana mühendis ve mimar odaları geldi. Bütün meslek odaları, STK’lar ve sendikalar geldi. Kendi örgütümüz de hassasiyetleri iletti. Hatta şehirden gelenler diyor ki; ’Bu projeden yana kimse yok. Herkes bu haddane karşı. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup olanlar bile karşı. Yan yana gelince AK Partili milletvekilleri de bizimkiler de istemiyor, nasıl yapacağız bilmiyoruz’ diyor. Bu durumda dava açıldı. Mahkeme çevresel etki değerlendirme raporunu iptal etti. Buna rağmen, yandaş bir şirket olduğu için kanunun ve raporun arkasından dolaşılmaya çalışılıyor. Haddane meselesinde Kartepe’ye hep birlikte şunu söylüyoruz, Kocaeli halkının, çevrenin ve doğanın yanındayız" dedi. Özel’den kameramana esprili uyarı: "Tarkan dinleme, beni dinle" "Kartepe’yi, Kansertepe, İzmit’i kanser ovası yaptırmayacağız. Hurda demir çelik fabrikasına hayır diyor" yazılı pankartı okuyan Özgür Özel, çekim yapan kişiye, "Ben neyden bahsediyorsam onu çekeceksin. Tarkan dinleme, beni dinle. Bak, tamam diyor. Ne çalıyor? Ben de Tarkan’ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor. Oynama şıkıdım şıkıdımı da çal bir yandan, ver müziği ve pankartı çek" diyerek tekrardan pankartı okudu. Özel, "Tarkan’da inşallah bunu duyar ve Kartepe’ye destek atar. Kocaeli, Tarkan’dan destek bekliyor" ifadelerini kullandı. "Recep Tayyip Erdoğan vergiden vergi almayı icat etti" Emekli maaşı ve asgari ücretle ilgili Özel, "Recep Tayyip Erdoğan’ı biraz eleştirdik ama bir konuda kendisini tebrik edeceğim. Karşı çıkmayın; gerçekten büyük bir mucit. Parayı ilk olarak Recep Tayyip Erdoğan bulmadı elbette. Parayı ilk bulanlar, Manisa’daki Sardes’te yaşayan Lidyalılar oldu. Vergiyi de Sümerler, Mezopotamya ve Eski Mısır uygarlıkları ilk kez sistematik olarak topladı. Tayyip Bey neyi buldu biliyor musunuz? Vergiden vergi almayı icat etti. Mesela cep telefonu alıyorsun, içinde çeşit çeşit para var, TRT kesintisi var, Kültür Bakanlığı parası, o parası, bu parası. Önce ÖTV konuyor, ardından toplam üzerinden KDV hesaplanıyor; yani alınan ÖTV’nin de KDV’si alınıyor. Bu nedenle, bu uygulamayı dünyada vergiden vergi alan bir örnek olarak eleştirenler var. O yüzden gerçekten Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucittir. Dünyada vergiden vergi alan ilk siyasetçi Tayyip Bey’dir. Biz de bu icadı yapanı derhal emekli etmeye karar vermiş bir milletiz" dedi.