ASAYİŞ - 13 Aralık 2011 Salı 14:22

KAPKAÇÇIYA 10 YIL HAPİS İSTEMİ

A
A
A
KAPKAÇÇIYA 10 YIL HAPİS İSTEMİ

Adana’da, boynundaki altın zincirini çekip aldığı kadının, sırtına attığı tekme izi sayesinde yakalanan kapkaççı, "İşsizdim ve çocuklarımın karnının doyurmak için çaresizlikten çaldım" diyerek kendini savundu. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şüpheli hakkında 10 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Olay, geçen Kasım ayında, Denizli Mahallesi’nde meydana geldi. Yaya olarak annesinin evine giden Ebru B.’nin (29) arkasından motosikletli iki kişi yaklaştı. İddiaya göre, motosikletin arkasında oturan Levent S. T. (23), genç kadının boynundaki altın kolyeyi çekip kopardı. Genç kadının savurduğu tekme ile motosikletten düşen şüpheliler koşarak kaçmaya başladı. Polise yapılan ihbar üzerine 2 şüpheli kısa sürede yakalandı. Siyah mont giymiş olan Levent S. T, montunun sırt kısmındaki Ebru B’nin tekme izinden
teşhis edildi.
Suçlamayı kabul eden sanık Levent S. T, 2 çocuk babası olduğunu belirterek, "Uzun süredir işsizim. Evimi geçindiremiyorum. Özellikle de çocuklarım belimi büküyor. Çocuklarımın karnını doyurmak, istediklerini alabilmek için yaptım. İlk kez kapkaça kalkıştım. Çaresizlikten yaptım" dedi.
17 yaşındaki Zorbey U.’nun ifadesi de, yaşı küçük olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğü’nde alındı. İfadelerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Soruşturmaları ayrı yürütülen şüphelilerden Levent S. T. hakkında iddianame hazırlandı.
Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne düşen iddianamede, sanık hakkında ’hırsızlığa kalkışma’ suçundan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Suç teşebbüs aşamasında kaldığı için de, ceza verilirken indirim yapılması talep edildi. Diğer şüpheli Zorbey U. hakkındaki soruşturma ise sürüyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MGK Bildirisi: "Terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır" Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası yayımlanan bildiride, "Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. Çevremizde yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır" denildi. MGK, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Yaklaşık olarak 3 saat süren toplantının sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından 8 maddelik bildiri yayımlandı. Bildiride, MGK gündemine dair ele alınan konular açıklandı. Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmaların ele alındığına dair açıklama yapılarak, son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulduğu açıklandı. MGK bildirisinin ilk maddesinde, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere milli birlik ve beraberlik ile Türkiye’nin bekasına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulduğu açıklandı. MGK’da Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmaların ele alındığı açıklanarak, "Çevremizde yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır" ifadeleri kullanıldı. ABD/İsrail- İran arasındaki savaş hakkında da görüşüldüğü belirtilen MGK Bildirisinde şu ifadeler kullanıldı: "Bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir belirsizliğe sürükleyerek küresel ekonomik dengeleri olumsuz etkileyen İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden memnuniyet duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştır." Bölgedeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkilerinin ele alındığı belirtilerek, "Dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmıştır" denildi. İsrail’in son dönemdeki eylemlerinin de görüşmede ele alındığı belirtilen MGK Bildirisinde şunlar kaydedildi: "İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria topraklarını gasp girişimlerinin yanı sıra Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif’in tarihî kimliği ile hukuki statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin; barış sürecine ve iki devletli çözüm yaklaşımına zarar verdiği belirtilmiştir. İsrail Yönetimi’nin işgal politikalarını Lübnan’a da teşmil etmesinin yeni insani trajedilere sebep olduğu vurgulanarak, hukuk dışı bu eylemler karşısında uluslararası toplum harekete geçmeye çağrılmış; Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü desteğimiz teyit edilmiştir." Bildiride Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında kaydedilen gelişmelerin değerlendirildiği belirtilerek, "Ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine ilişkin mutabakatın tek devlet ve tek ordu temelinde hayata geçirilmesine matuf çabalara, kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde kararlılıkla destek verileceğinin altı çizilmiştir" ifadelerine yer verildi. Bildiride Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyrinin de ele alındığı açıklanarak, "Saldırıların Karadeniz’e sıçramasına ve enerji güvenliğini tehdit eder hâle gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, tüm taraflara itidalle hareket etme çağrısında bulunulmuştur" İfadeleri kullanıldı. Tüm sorunların diplomasi ile çözülmesi gerektiği vurgulanan son madde ise şu açıklama yer aldı: "Uluslararası güvenlik ortamını savaşlar ve çatışmalarla derinden sarsan tarihî bir süreçten geçildiği ifade edilmiş; anlaşmazlıkların müzakere ve diplomasi yoluyla çözülmesini ilke hâline getiren ülkemizin, bir istikrar adası hüviyetiyle, barışın tesisine yönelik samimi çabalarını müttefikleri ve dostları ile iş birliği içerisinde sürdüreceği vurgulanmıştır."