- 08 Mart 2023 Çarşamba 16:32

Nurdağı’nda cansiperane görev yapan Esra hemşire o anları anlattı

A
A
A
Nurdağı’nda cansiperane görev yapan Esra hemşire o anları anlattı

Türkiye’de 11 ilde yıkıma neden Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye göreve koşan ve 156 saat sonra enkazdan 9 yaşındaki çocuğun sağ olarak çıkarılmasına büyük katkı sağlayan sağlık çalışanlarından hemşire Esra Aydemir, o anları İHA muhabirine anlattı.

Türkiye’de 11 ilde yıkıma neden Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye göreve koşan ve 156 saat sonra enkazdan 9 yaşındaki çocuğun sağ olarak çıkarılmasına büyük katkı sağlayan sağlık çalışanlarından hemşire Esra Aydemir, o anları İHA muhabirine anlattı.


Asrın felaketinde can kurtarmak için adeta zamanla yarışıp cansiperane görev yapan sağlıkçılardan sadece birisi olan Esra Aydemir, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde deprem bölgesinde hafızasına kazınan o anları İhlas Haber Ajansı muhabiriyle paylaştı.


Çöken bir binanın enkazının önünde sırt sırta yaslanan yaşlı bir çiftin o anki fotoğrafının gözlerinin önünden gitmediğini kaydeden Aydemir, “Oturdukları ev çöktüğü için dayanacak bir duvarları kalmamıştı. Yaşlı çift omuz omuza vererek yaşanan acı olayı sessizce izleyip birbirlerine duvar oldu. Bu andan çok etkilendim” dedi.


Yoğun Bakım Biriminde sorumlu olarak görev yaptığını ve 6 şubat günü yaşanan depremin hemen ardından ekip arkadaşlarıyla birlikte bölgeye hareket ettiklerini ifade eden Esra Aydemir, “Deprem sırasında hastanede supervisor olarak nöbetçiydim. Depremi hissettiğim anda UMKE ekibi olarak direk iletişime geçip koordine olarak 6 şubat saat 06.00’da bölgeye doğru yola çıktık. Gaziantep Nurdağı bize verilen görev yeriydi. Bölgeye giderken yolda ikinci depremi yaşadık. Bölgeye rotamızı oluşturup giderken yolların ve tünellerin göçük olmasından dolayı yolumuzu değiştirip farklı yollardan giderek akşam saat 17.30 gibi ulaştık Nurdağı’na. Bölgeye varmadan önce kafamda canlandırdığım çalışma alanı bir hastane olacağıydı. Ancak oraya vardığımızda hastanenin tamamen kullanılamaz halde olduğunu gördüm. Hastane bahçesinde iki tane sahra çadırı kurulmuş ve hizmet verilmeye çalışılıyordu. Elektrik ilçede yok jeneratörle sahra çadırı aydınlatılıyordu. Bütün sağlıkçı arkadaşlarımız cansiperane çalışıyordu.” dedi.


“156 saat sonra gelen inanılmaz kurtuluş”


Esra Aydemir, Nurdağı’nda her ambulans sirenin bir umut sesi olduğunu kaydederek, 156 saat sonra enkazdan sağ olarak çıkarılan çocuğun kendilerini daha da cesaretlendirdiğini kaydetti.


Aydemir, “Gündüz Kaya Apartmanı enkazından ses geldiğini tespit eden ekipler, çalışmalarını yoğunlaştırdı. Adeta iğne ile kuyu kazan ekipler 9 yaşındaki Semih İnci’ye ulaştı. Bu dakikadan sonra Semih’in kurtarılması için adeta zamanla yarışıldı. Çocukla konuşup sağlığı için müdahalede bulunduk. Ambulansta Semih’in gözlerime bakıp yaşama tutunma çabasını unutamıyorum” şeklinde konuştu.


"Deprem bölgesinde insanlar gerçekten sizin aileniz oluyor" diyen Aydemir, "O duyduğunuz sesin, o an onlara dokunmanızın, o an onlar için bir şeyler yapabilmenizin gerçekten bir tarifi yok. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, sarı-lacivertlileri heyecanlandıracak, rakiplerin ise dizlerini titretecek bir kadro kuracaklarını söyleyerek, "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda başkan adayı olan Hakan Safi, sarı-lacivertli dernek üyeleriyle yemekte bir araya geldi. Etkinlikte daha sonra konuşma yapan Safi, ekibiyle birlikte göreve hazır olduklarını dile getirdi. Seçim süreçlerinin birçok kişi tarafından stresli olarak görüldüğünü ancak kendisinin bu dönemi camianın değerli isimleriyle bir araya gelme fırsatı olarak değerlendirdiğini belirterek sözlerine başlayan Safi, "Fenerbahçe, tarihi bir eşiğe doğru ilerliyor. Seçim süreçleri herkes tarafından stresli olarak görülür. Bense bu süreci, camianın kıymetli kişileriyle görüşme olarak görüyorum. Yarın 19 Mayıs için Ata’mıza gideceğiz, Anıtkabir’e gideceğiz. Fenerbahçe’nin yeniden her alanda güçlü olması, şampiyonluk şarkılarının Türkiye’nin her bir yanında yankılanması için ‘Fenerbahçe’m ne istersen iste benden’ diyerek yola çıktık. Bizler de her an, her gün sahadayız. Seçim merkezimizde Türkiye’nin her bir yerinden Fenerbahçelilerle görüşüyoruz. Her duruma hazırlıklı şekilde yürüyoruz. ‘Fenerbahçe lobi yapamıyor’ diyorlar, onu da çözeceğiz. ‘Fenerbahçe’nin borcu çok’ diyorlar, hiç korkumuz yok. Bugün benimle yola çıkan tüm arkadaşlarım da en az benim kadar motive, en az benim kadar kararlı. Yönetim listemizi hafta sonuna kadar teslim edeceğiz. Bana Fenerbahçe’de yeni olduğumu söyleyenler var. Son 2 seçimde yönetici olarak görev almış biriyim. Fenerbahçe siyasetinde yeni sayılabilirim ama Fenerbahçe’de yeni değilim. 1999 yılından beri de bu şanlı kulübümüzün bir üyesiyim. Son 2 yıldır da divan kurulu üyesiyim. 10 yıldır da şanlı kulübüme katkı sunmaya devam ediyorum. 53 yıllık hayatım ise Fenerbahçe sevdasıyla geçti, kalan kısmını da aynı şekilde geçireceğimin taahhüdünü veriyorum" şeklinde konuştu. "İş dünyasında elde ettiğim tecrübeyi Fenerbahçe için kullanma zamanı" Göreve gelmeleri durumunda sportif yapılanmanın yanında stat ve tesis yatırımlarına da öncelik vereceklerini belirten Safi, "Benim çalışma yöntemimde CEO ya da yönetim kurulu yok. Ben takım oyununa inanıyorum. İşinin ehli kişilerle çalışarak burada da başarıyı sağlayacağız. Ben hayatımda çok çalıştım ve kazandım. Şimdi sırada Fenerbahçe için çalışmak var. İş dünyasında elde ettiğim tecrübeyi Fenerbahçe için kullanma zamanı. Bunu da başaracağım. Bugüne kadar çok önemli kararlar aldım, bunlar için bir an bile tereddüt etmedim. İnandığım her konuda sonuna kadar gittim. Fenerbahçe adına da inandığım her doğrunun sonuna kadar gideceğime, Fenerbahçe’nin menfaatleri için tereddüt etmeden karar alacağıma emin olabilirsiniz. Bugüne kadar hayatımdaki tüm kırılma anlarından başarıyla çıktım. 12 yıldır beklentinin de sorumluluğun da farkındayım. Biz bunu başaracak heyecana, enerjiye ve güce sahibiz. Ben ve arkadaşlarımın Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak gücü de inancı da vardır" diye konuştu. "Fenerbahçelileri heyecanlandıracak, rakiplerin dizlerini titretecek kadroyu kuracağız" Başkan olmasıyla birlikte önemli bir kadro planlamasının yanı sıra stat ve tesis projelerine yoğunlaşacaklarını aktaran Safi, "Fenerbahçelileri heyecanlandıracak, rakiplerin dizlerini titretecek kadroyu kuracağız. Bugün bir arkadaşım aradı, 2 isim söyledi. ‘Bu beni kesmez’ dedim. ‘Benim getireceğim oyuncular dünya yıldızı olacak’ dedim. Taraftarın aklında stat meselesi de var. Tesis projelerini merak ediyor. Biz sadece Fenerbahçe’yi şampiyon yapmayacağız. Biz kuracağımız düzenle kulübümüzün şanlı gelecek yıllarına da damga vuracağız. Korkmadık. Koşulsuz ve şartsız, cesur şekilde yönetime talibiz. Korkaklar evlerinde oturur, biz buradayız. Seçim var diye tereddüt etmedim, seneyi beklemedim, hesap yapmadım. ‘Kim aday olacak, ona göre hamle yapacağım’ demedim. Hala aynı yerdeyim. Bize inananları hayal kırıklığına uğratıp ‘Keşke bu sene aday olsaydı’ dedirtmedim. Ben maddi, manevi katkı vermek için yönetici olmayı beklemedim. ‘Maddi, manevi ne lazımsa bir telefon kadar uzağınızdayım’ dedim. Söz ağızdan çıktığı zaman o benim nezdimde kanundur. Saygıdeğer Fenerbahçelilere verdiğim sözleri asla unutmayacağım. Artık dijital dünyadayız. Her seçim vaadinin kaydı var. ‘1 sene şampiyon yapar, bırakırız’ da demiyoruz" cümlelerine yer verdi. "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, kısa vadede başarı elde edeceklerini ve Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyacaklarını vurgulayarak, "Yarının, 2050’lerin Fenerbahçe’sini de hep beraber inşa edeceğiz. Sürekli bir ‘birleşme, birleşme’ söylemi var. Biz zaten Fenerbahçeliler olarak birlikteyiz. Bu seçimi kazanacağız ve Fenerbahçe’yi ilk yılında şampiyon yapacağız. Camianın da tek yumruk olarak hareket etmesini sağlayacağız. Bizler her alanda güçlü olacağız. Her boş koltuğa bir Fenerbahçeli koyacağız. Mücadele etmediğimiz tek metrekare bırakmayacağız. Fenerbahçe’nin gücünü yeniden tüm rakiplerimize hatırlatacağız. Basına yansıyan teknik direktör ve futbolcuların isimlerini görüyorum. Sezonu 22-25 Temmuz’da açacağız. Futbol yapılanması konusunda son sürat devam ediyoruz. İsimler var, bunları seçim stratejisi olarak değil, doğru zamanda açıklayacağız. Sandık başına geldiğinizde kafalarda hiçbir soru işareti olmayacak. Gümbür gümbür geleceğiz. Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz. Bu sene bizim 120. yılımız. Fenerbahçe’mizi başkanıyla, yönetimiyle, futbolcularıyla 120. yılımızda hep beraber şampiyon yapacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.
Samsun Samsun’da Hasan Uğurlu Barajı’nın kapakları açıldı Samsun’da yoğun yağışlar sonrası Hasan Uğurlu Barajı’nın doluluk oranının yüzde 100’e yaklaşması üzerine kontrollü su salınımı yapıldı. Yetkililer, Yeşilırmak çevresindeki vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Samsun’da son günlerde etkisini artıran sağanak yağışlar nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’e yaklaşırken, barajın dolu savaklarından kontrollü şekilde su salınımı yapılmaya başlandı. Yetkililer, özellikle Yeşilırmak Nehri çevresinde yaşayan vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Çarşamba Kaymakamlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bölgede etkisini sürdüren yağışlar nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı üzerinden bırakılan su miktarının artırıldığı bildirildi. Açıklamada, "Yağışların devam etmesi nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı’ndan bırakılan su miktarı 700 m3/sn’den 850 m3/sn’ye çıkarılacağından Yeşilırmak Nehri kenarlarında vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları duyurulur" denildi. Yetkililer, özellikle nehir yatağına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların taşkın riskine karşı dikkatli olmalarını istedi. Samsun’da sağanak hayatı olumsuz etkiledi Samsun ve çevresinde günlerdir etkisini sürdüren kuvvetli yağışlar birçok ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, vatandaşlar zor anlar yaşadı. Bölgedeki ekipler su tahliye ve hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, meteorolojik veriler yağışların hafta boyunca Samsun genelinde etkili olmaya devam edeceğini gösteriyor. Yetkililerden vatandaşlara "tedbirli olun" çağrısı Uzmanlar ve yetkililer, yoğun yağışların devam etmesi nedeniyle dere yatakları, nehir kenarları ve düşük kotlu bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirtti. Ani su yükselmelerine karşı özellikle tarım arazileri ve nehir çevresindeki alanlarda önlem alınması çağrısı yapıldı.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.