EĞİTİM - 11 Mart 2023 Cumartesi 08:43

TİMSS bilgilendirme toplantısı yapıldı

A
A
A
TİMSS bilgilendirme toplantısı yapıldı

Erzincan’da TİMSS (Trends in International Mathematics and Science Study: Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması) bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Erzincan’da TİMSS (Trends in International Mathematics and Science Study: Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması) bilgilendirme toplantısı yapıldı.


Dünyadaki en büyük uluslararası öğrenci başarılarını değerlendirme çalışması olan TİMSS pozitif bilimler matematik ve fen bilimleri alanında gerçekleştirilen uluslararası bir tarama uygulamasıdır. Öğrencilerin matematik ve fen eğilimlerini araştırması olarak da ifade edilen TİMSS 1995 yılından bu zamana kadar her 4 yıllık periyotlarla 5. sınıf düzeyinde 64 ülkede 8. sınıf düzeyinde ise 68 ülkede uygulanıyor.


Millî Eğitim Bakanlığı tarafından seçilen uygulama okullarında başarı testleri ve anketler şeklinde gerçekleştirilen faaliyetler neticesinde ülkelerin bu düzeydeki öğrencilerinin fen ve matematik eğilimlerinin genel başarı ortalaması tespit ediliyor.


Erzincan İl Millî Eğitim Müdürü Aziz Gün başkanlığında, Şube Müdürü Hasan Güneş, eğitim yöneticileri, fen bilimleri ve matematik öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda TİMSS 2023 uygulaması için örnekleme dâhil edilen Müşir Zeki Paşa Ortaokulu ve Terzi Baba İmam Hatip Ortaokulu okul yönetimleri ile matematik ve fen bilimleri öğretmenleri süreç hakkında bilgilendirildi.


Toplantı sonunda İl Millî Eğitim Müdürü Aziz Gün, Türkiye’de 57 ilde 5. sınıf, 54 ilde ise 8. sınıf düzeyinde yapılacak başarı testleri ve anketler şeklinde veri toplama araçlarıyla elde edilecek analizlerin Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü ile paylaşılacağını, dünyada gelişmiş birçok ülkenin bu uygulamanın içerisinde yer aldığını, özellikle 5. sınıf düzeyinde ülke olarak birçok gelişmiş ülkenin üzerinde bir ortalamaya sahip olduğumuzu ifade etti. Gün, başarının ortaya çıkmasındaki en büyük payın öğretmenlere ait olduğunu ifade ederek uygulama sürecinde görev alan tüm idareci ve öğretmenlere teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir 10 yıllık çifte cinayet JASAT tarafından aydınlatıldı Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde 10 yıl önce yaşlı bir çiftin öldürüldüğü olay, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JASAT dedektiflerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucu aydınlatıldı. Olayla ilgili gözaltına alınan 7 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, 6 Ocak 2016 tarihinde Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.T. (74) ile eşi F.T. (79), tek katlı bahçeli evlerinde av tüfeğiyle vurularak öldürülmüş halde bulundu. Yapılan incelemede cinayetin aslında 5 Ocak 2016 günü saat 20.00 sıralarında işlendiği, ancak o gece bölgede etkili olan şiddetli fırtına ve olumsuz hava koşulları nedeniyle silah seslerinin çevrede duyulmadığı değerlendirildi. Cinayetin ardından jandarma ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme yaptı. Bölgedeki güvenlik kameraları incelendi, aile bireyleri ve olayla bağlantılı olabilecek kişilerin ifadeleri alındı, çok sayıda adreste arama gerçekleştirildi. Olay yerine ilk ulaşan isimlerden biri olan maktullerin torunu E.T.’nin kıyafetlerinde yapılan kriminal incelemede mont kolunda barut izi tespit edilmesi üzerine şüpheli gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak E.T., 14 ay tutuklu kaldıktan sonra delil yetersizliği nedeniyle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti. Böylece dosya yıllarca faili meçhul olarak kaldı. Kamuoyunda uzun süre tartışılan ve televizyon programlarına da konu olan dosya, faili meçhul olayların yeniden ele alınması kapsamında tekrar açıldı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT dedektifleri tarafından dosyanın tüm detayları yeniden incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda aile içindeki çelişkili ifadeler dikkat çekti. Öldürülen yaşlı çiftin bir başka torunları olan Ö.T.’nin olay sonrası psikolojik çöküntü yaşadığı, kabuslar gördüğü ve çevresine tedirgin tavırlar sergilediği belirlendi. Derinleştirilen soruşturmada Ö.T.’nin bağlantıları ve görüşmeleri takibe alındı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlenen eş zamanlı operasyonla Ö.T., F.T., N.T., R.Ç., E.P., M.G. ve S.T. isimli toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. 16 Mayıs’ta cumhuriyet başsavcısının da katıldığı çapraz sorgulamalarda Ö.T. ile annesi N.T., cinayeti aile içi husumet nedeniyle gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Şüpheliler ifadelerinde cinayeti Ö.T.’nin işlediğini, anne N.T.’nin olaya tanıklık ettiğini ve olay sonrası birlikte hareket ederek delil ile izleri yok etmek amacıyla detaylı temizlik yaptıklarını belirtti. Ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız av tüfeğinin Ö.T. tarafından Kızılırmak Nehri’ne atıldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri nehre atılan silahı bulmak için arama çalışması başlattı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden anne N.T. adli kontrol şartıyla ev hapsine alınırken, oğlu Ö.T. tutuklanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Yaklaşık 10 yıldır çözülemeyen çifte cinayet, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerinin sabırlı ve çok yönlü çalışmaları sonucu aydınlatılırken, olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
İstanbul Beşiktaş’taki gece kulübü yangını davasında ara karar: Mahkeme heyeti yeni bilirkişi raporu istedi Beşiktaş’ta 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin 22 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve olaya ilişkin yen bir bilirkişi raporu alınmasına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Beşiktaş’ta 2 Nisan günü tadilatta olan gece kulübünde 29 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yangına ilişkin 4’ü tutuklu 22 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı. Duruşmada müştekiler, hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, yeni bir rapor alınmasını talep ettiler. Bunun üzerine bazı sanık avukatları ve müştekiler arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesiyle duruşmaya ara verildi. Aranın ardından devam eden duruşmada müştekiler, bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, bazı isimlerin ifadelerinin alınmadığını ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun yeterince araştırılmadığını belirterek, olay yerinde keşif yapılmasını ve yangına ilişkin yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını talep ettiler. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar, mahkemeden tahliyelerini talep ettiler. Ayrıca sanık avukatları, olayın ‘bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilemeyeceğini öne sürerek, müvekkillerinin tahliyelerini talep ettiler. Savunma yapan tutuksuz sanıklar ise, adli kontrol tedbirlerini kaldırılmasını istedi. Yeni bilirkişi raporu hazırlanacak Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, çalışanların sorumluluğunun tespiti ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bilirkişi raporu ortaya çıktı Öte yandan, son olarak eklenen bilirkişi raporu da ortaya çıktı. Raporda hayatını kaybeden 29 kişi ’müteveffa’ sıfatıyla yer alırken, Beşiktaş Belediyesi ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Bilirkişi evrakında, raporun Beşiktaş Belediyesi’nin kusur durumunun tanzimi için hazırlandığı vurgulandı. Raporda Beşiktaş Belediyesi evrakları yönünden olayın yaşandığı gece kulübünün 26 numaralı bağımsız bölüm ile birleştirildiği, söz konusu mekanın ’iş yeri’ ve ’gece kulübü’ olarak Three Brothers Turizm Organizasyon Menajerlik A.Ş.’ye 1 Ocak 2022 tarihinde 3 yıllığına kiraya verildiği vurgulandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının yangına ilişkin hazırladığı evrak da raporda yer aldı. Evrakta eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, bu alanda bulunan elektrik panosunda ise patlamaların meydana geldiği aktarıldı. Yangının itfaiye tarafından söndürülmesinin ardından yapılan incelemeler de bilirkişi raporunda yer aldı. Raporda, işletmenin mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu, bu alanda yapılan detaylı incelemede tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrik kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda sanayi tipi oksijen tüplerinin bulunduğu, el aletlerinin işletme dahilinde çeşitli noktalarda olduğu vurgulandı. 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeriyle ilgili hiçbir belge alınmadığı ortaya çıktı Bilirkişi raporunda, yangın öncesi yapılan tadilat için Beşiktaş Belediyesi’nden herhangi bir izin ve belge alınmadığı da aktarıldı. Ayrıca en son 7 Kasım 2006 tarihli itfaiye ruhsatından sonra aynı taşınmazda 7 iş yerinin el değiştirerek, isim değiştirerek, devredilerek faaliyet göstermiş olduğu, 7 yeni iş yerinin ilçe belediyesince iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için eksik olan ve tamamlanması gereken evraklardan bir tanesinin de itfaiye raporu olduğu, itfaiye kayıtlarında 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeri için hiçbir belge alınmadığı hazırlanan raporda ortaya çıktı. Beşiktaş Belediyesinin söz konusu hususlarda yönlendirmesi gerektiği, iş yerinde yapılan, yapılmak istenen tadilatların iş yeri mimarisine ve taşıyıcı sisteme müdahale yönünden herhangi bir uygulamada bulunmadığı, iş yeri alanı olan yaklaşık 500 metrekare alanda oturum ve masa düzeni olarak yapılan değişikliklerin basit çelik ve ahşap elemanlar kullanılarak tadilat yapıldığı, bu işlemin ’basit tadilat’ yönünde olduğu bilgisi yer aldı. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı vurgulandı Olayın yaşandığı işin niteliğinin tadilat, yenileme, tamir, söküm, yıkım, restorasyon, bakım, boyama ve temizleme işleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen bilirkişi raporunda, ilgili mevzuat kapsamında işlemin ’yapı işi’ sayılması gerektiği ifade edildi. Raporda, ayrıca çeşitli yükümlülüklerin yerine getirilmediği, sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilmediği, aynı yapı alanında birden fazla işveren veya alt işveren bulunması halinde bu görevlendirmenin zorunlu olduğu belirtildi. Raporda sağlık ve güvenlik planının hazırlanmadığı da ifade edildi. Mevzuata göre yapı işine başlanmadan önce bir planın hazırlanması veya hazırlatılması gerektiği raporda aktarıldı. Çalışmanın süresi ve çalışan sayısı bakımından mevzuattaki sınırların aşıldığı, işin Ramazan ayı boyunca yaklaşık 30 gün sürmesinin hedeflendiği, yalnızca hayatını kaybeden 29 kişi baz alındığında bile 870 yevmiyelik çalışma hesabına ulaşıldığı raporda vurgulandı. Bilirkişi raporunda, yapı işine başlamadan önce tadilat yapılan iş yerine ilişkin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin kayıt bulunmadığı belirtildi. Raporda, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti alınması, risk değerlendirmesi yapılması ve çalışanlara eğitim verilmesine dair bilgiye rastlanmadığı ifade edildi. Olayın mesai sırasında meydana gelmesi nedeniyle ‘iş kazası’ kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bazı yangın kaçış yollarının da kapatıldığı veya daraltıldığı belirtildi Öte yandan raporda, yangın güvenlik sistemlerine ilişkin hususlar da yer aldı. Raporda, yangın esnasında sprinkler sisteminin çalışmadığı, yangın dolaplarının devre dışı olduğu, acil yönlendirme levhalarının bulunmadığı, acil aydınlatma sistemlerinin çalışmadığının tespit edildiği belirtildi. Ayrıca raporda bazı yangın kaçış yollarının kapatıldığı veya daraltıldığı, tadilat malzemeleri nedeniyle tahliyenin zorlaştığı da kaydedildi. İşletmenin geçmişte diskotek ve içkili lokanta ruhsatları aldığı, 2006 tarihli itfaiye raporunda yangın önlemlerinin yeterli görüldüğü ancak sonraki yıllarda mekanda önemli değişiklikler yapıldığı kaydedildi. Raporda, yangından önce yapılan tadilat için belediyeye herhangi bir başvuru yapılmadığı belirtildi. Raporda, gece kulübü işletmecileri, tadilat ve yenileme işlerini yapan, yaptıran kişi ve firmalar, taşeronlar ve işverenler ’asli kusurlu’ olarak görüldü.