ÇEVRE - 13 Mart 2023 Pazartesi 15:13

AKUT Kurucu Başkanı Çelikmen: “Yarın deprem olacakmış gibi adımlar atılmazsa İstanbul’un durumu kötü”

A
A
A
AKUT Kurucu Başkanı Çelikmen: “Yarın deprem olacakmış gibi adımlar atılmazsa İstanbul’un durumu kötü”

Acil Tıp Uzmanı, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Kurucu Başkanı Mustafa Feridun Çelikmen, çok radikal kararlar alınıp, yarın deprem olacakmış gibi adımlar atılmazsa İstanbul’un durumunun kötü olduğunu belirtti.

Acil Tıp Uzmanı, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Kurucu Başkanı Mustafa Feridun Çelikmen, çok radikal kararlar alınıp, yarın deprem olacakmış gibi adımlar atılmazsa İstanbul’un durumunun kötü olduğunu belirtti. Çelikmen ayrıca, “Erzincan’da oturan herkes yerin 7 bin metre, 7 kilometre altına giden minimum bir yarığın üzerinde, kırığın üzerinde yaşadığını bilecek” dedi.


Erzincan Kent Konseyi tarafından düzenlenecek olan “Deprem ve Yaşamak” adlı panele panelist olarak katılmak üzere Erzincan’a gelen AKUT Kurucu Başkanı Doç. Dr. Mustafa Feridun Çelikmen, İhlas Haber Ajansı muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.


‘Asrın felaketi’ diye adlandırılan 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen akabinde, ilk gün Hatay’a gittiğini söyleyen ve yaşananları anlatan Doç. Dr. Çelikmen, “Çok net bu 6 Şubat depremi bugüne kadar gördüklerim içerisinde en büyüğü. Kıyamet gibi bir afet. Alan Bulgaristan kadar bir alan. Kırılan fay İngiltere’yi ikiye bölecek kadar, bunlar bilimsel verilerle. Çok büyük bir kırık. Yıkım ve can kaybı da 50 binlere doğru gidiyor. Bunun yanında çok ciddi sağlık problemleri var. Bu depremlerle de çok ciddi, radikal, kafamıza dank diye vuracak dersler çıkarmazsak 17 Ağustos sonrası gibi 1 ay sonra başka şeyler konuşmaya başlarız. Bir şanssızlık diyeyim seçim dönemine de denk geldi bu afet. Benim özellikle orada geride bıraktığımız canlar, yakınını kaybeden bir sürü insan bir gecede her şeyini yitirdiler. O kadar büyük felaket, çok büyük bir saha, çok büyük yıkım ama temeline baktığınız zaman yılların maalesef ihmali. Bu 10 - 20 yıl değil bakın çok net söylüyorum. Amik Ovası tarım alanı. Adında ova olan her yerde kentleşmeyi kılı kırk yararak yapmak lazım. Diktiğin her binanın bir gün kafana geçeceğini düşünerek yapmak lazım” diye konuştu.



“Ders almamız lazım, almazsak ölürüz”


Doç. Dr. Mustafa Feridun Çelikmen, yaşanan depremlerden ders çıkarılması gerektiğini kaydederek, “Bu yalnızca müteahhit işi de değil. Oradaki ustasına kadar. Çünkü müteahhit en kolay, en ekonomik halletmeye çalışıyor. Usta tutuyor, usta demiri bağlarken, yaptığı harcı kararken yani bir eksik olduğu zaman, o binada bir zaaf olduğu anda, bir ustanın, bir demircinin, bir müteahhidin eksiği olduğu zaman yüzlerce insan hayatını kaybetti. Bu kadar büyük bir travma. O yüzden artık çok ciddi sorgulamamız lazım. Başka ülkeler nasıl çözüyor örnekler almamız lazım. Çünkü bundan daha büyük depremlerin olduğu ülkeler var. Japonya, Şili, Peru, Meksika gibi. Bizden aman aman ileride ülkeler değil. Onlar 9 büyüklüğündeki depremlerle boğuşuyorlar. Ders almamız lazım. Almazsak ölürüz. Sen ölmesen de komşun ölürse sen de kendini ölmüş say. Öyle bir hale geldi olay. Gördüklerimiz çok feci durumdaydı. Evi yıkılmayanın da yıkılacak durumdaydı, hasarlı. İçerisine girip oturamazsınız” dedi.



“Hatay’da ilk gün 12 can kurtardık”


Doç. Dr. Çelikmen, İstanbul’dan ilk gün hemen Hatay’a gittiklerini ifade ederek, “Biz Hatay’a ilk gün gittik. Çok hızlı hareket ettik. İlk gün 12 tane can çıkardık. 7’si çocuk 5’i gelişkin insan. Yüzlerce hastaya da sağlık hizmeti verdik. Acil tıp uzmanları tıbbın afet gibi gidip cephesinde savaşan hekimler. Gidip orada konuşlandığımız Hatay Şehir Hastanesi ön cepheden çok şık bir bina gibi gözüküyor arkasına bir döndük hastane kullanılamaz halde. Yazık olmuş. İzolatör mü konmamış, arazi seçimi mi yanlış yapılmış bunları konuşmak lazım. Utanmadan, sıkılmadan bunları konuşmazsak aynı hatalar devam eder. Zemin seçimi, bina yapımı işte bunlar öldürüyor. Artık kilişeleşmiş bir laf deprem öldürmez bina öldürür. Burada kaybediyoruz, ders almıyoruz. Tesisatçı gidiyor kolonu kesiyor, elektrikçi gidiyor kirişi kesiyor. Yani enteresan bir olay. Maalesef kaygıyı doğru yönlendirip bundan insanların en azından cinayet suçu olduğunu kafalara kazımak lazım inşaat yapanların. Bunun başka yolu yok. Başka türlü bunu aşamayız. Abuk sabuk tadilatlar cinayete sebep. Maalesef Kahramanmaraş’ta böyle oldu” şeklinde konuştu.



“İstanbul’un durumu kötü”


17 Ağustos depreminden hala ders çıkarılmadığını kaydeden Çelikmen, “İstanbul’da 17 Ağustos’tan sonra 66. Mekanize Tugay Komutanı AKUT’un başındaydık yanımızda 8 kişi 20’den fazla asteğmen verdi. Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Esenler, Bağcılar, Zeytinburnu. 1 ay buraları gezdik. O dönemden bugüne o kadar az değişiklik var ki hala o kötü binalar duruyor. Kentsel dönüşüm açık söylemek gerekirse, yüksek binalar yetkili merciler yatay mimari demesine rağmen rantsal dönüşüme devrilmiş durumda. Bunların getirdiği sıkıntılar içerisinden çıkılmaz bir kördüğüm yumağı halinde. Çok radikal kararlar alıp hızla yarın deprem olacakmış gibi adımlar atılmazsa İstanbul’un durumu kötü” diye konuştu.



“Erzincan’da oturan herkes yerin 7 kilometre altına giden minimum bir yarığın üzerinde yaşadığını bilecek”


Ovaya kurulan Erzincan’ın zemininin oldukça riskli olduğunu, inşaatlarda dere kumu kullanılmasını da doğru bulmadığını belirten AKUT Kurucu Başkanı Doç. Dr. Mustafa Feridun Çelikmen, “Erzincan için de şunları söyleyeyim. Erzincan’da oturan herkes yerin 7 bin metre 7 kilometre altına giden minimum bir yarığın üzerinde kırığın üzerinde yaşadığını bilecek. Özellikle ova kesiminde tektonik oluşum zamanlarında bu hareketlenme sonucunda toprak o kadar verimli hale gelmiş ki aynı Amik Ovası gibi. Deprem olduğu zaman da işte bu hale geliyor. Buraya yapılan her binanın, her atılan betonarmenin, çadır dışında her yapının çok iyi denetlenmesi lazım. Çok iyi yapanlar tarafından işlenmesi lazım. Yarın burada çoluk çocuğum, konum komşum sattıysa binayı eğer kimse alan bunların mezar olacağını kafasına kazıması lazım. Yoksa baştan kaybederiz. Arama kurtarma yaraya sadece merhem. Erzincan için de geçerli. Benim gördüğüm şu. Ova olan her yerde on kere düşünmek lazım bina yaparken. Mümkün ise yamaçlara çıkmak lazım. Bunu niye söylüyorum. Hatay’da kenar mahalleleri de gezdik. Amik Ovası’nda, Asi Nehri’nin kenarında taş taşın üstünde kalmamış ama yukarılarda çok daha mütevazi çok daha eski evler duruyor, çatlak yok. Kayalık zeminler olduğu için. Erzincan için de güvenli kenarlara yükselmek lazım. Fay hattından uzakta. Ovaya mümkün oldukça az bina yapmak lazım. Çünkü yine örnek vereyim Malatya’da Yeşilyurt’ta villalar bir iki kat gidin görün yerle bir olmuş durumda. Siz binada ödün verirseniz yapı standartlarında, denetlemezseniz, zemini kötü seçerseniz hiçbir şansımız yok yani” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep Kolej Vakfı’nda 19 Mayıs coşkusu 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarında düzenlenen kutlamalar büyük ilgi gördü. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Konferans Salonunda düzenlenen GKV Özel Liseleri öğrencilerinin hazırladığı "19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı" törenine Gaziantep Kolej Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Esra İbanoğlu, Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Aysel Tokatlı, Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, idareciler, öğretmenler ve çok sayıda davetlinin yanı sıra öğrenciler katıldı. GKV Özel Okulları çok amaçlı salonunda düzenlenen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın anlam ve önemini anlatan konuşmasında GKV Özel Liseleri Müdürü Sadık Murat Öngen, " Bugün Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da tutuşturduğu Kurtuluş meşalesinin Anadolu’da elden ele, gönülden gönüle dolaşmasının 107. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Milletimizin tüm onur ve asaleti ile Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde Tarih sahnesinde şaha kalkışının başlangıcıdır 19 Mayıs" dedi. Yapılan konuşmaların ardından 19 Mayıs konulu belgesel filmin gösterimi gerçekleştirildi. GKV Özel Liseleri öğrencileri "Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini" ve "Gençliğin Ata’ya Cevabı" isimli mektubunu okudular. 19 Mayıs Oratoryosunu sahneleyen öğrenciler izleyenler tarafından ayakta alkışlandı. Etkinlikleri değerlendiren GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel programın hazırlanmasında emeği geçen öğretmen ve öğrencileri kutlayarak etkinliklerin hafta boyunca devam edeceğini açıkladı.
Erzurum Avusturya ile kültürel ve akademik iş birliğini güçlendirecek protokol için imzalar atıldı Atatürk Üniversitesi, uluslararası akademik ve kültürel iş birliklerini güçlendirmeye yönelik önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Avusturya Kültür Ofisi İstanbul Müdürü Silvia Neureiter, Avusturya Dışişleri Bakanlığı Yurt Dışındaki Avusturya Kütüphaneleri Birimi Başkanı Elisabeth Marinkovic ile Avusturya Kültür Ofisi İstanbul Müdür Yardımcısı Ergi İşbilen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmede; Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren "Barbara Frischmuth" Avusturya Kütüphanesinin mevcut çalışmaları, kültürel diplomasiye sunduğu katkılar ve gelecekte hayata geçirilmesi planlanan ortak projeler ele alındı. Türkiye ile Avusturya arasında kültür, bilim ve eğitim alanlarında geliştirilebilecek iş birliklerinin değerlendirildiği görüşmede, üniversiteler arası etkileşimin artırılmasının önemine vurgu yapıldı. Ziyarette konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin yalnızca bilimsel üretim alanında değil, kültürel etkileşim ve uluslararası akademik dayanışma konusunda da güçlü bir vizyona sahip olduğunu ifade etti. Üniversite bünyesinde kurulan "Barbara Frischmuth" Avusturya Kütüphanesinin iki ülke arasındaki kültürel bağların gelişmesine önemli katkılar sunacağını belirten Hacımüftüoğlu, şunları söyledi: "Üniversiteler, yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; aynı zamanda kültürler arasında köprü kuran yapılardır. Avusturya ile kurduğumuz bu anlamlı iş birliği, öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin uluslararası kültürel birikime erişimini güçlendirecek, bilimsel ve sosyal etkileşimi daha ileri bir noktaya taşıyacaktır. Atatürk Üniversitesi olarak, evrensel akademik değerleri merkeze alan her türlü iş birliğini önemsemeye devam ediyoruz." Müdür Neureiter: "Avusturya kütüphanesi kültürel iletişim açısından önemli bir merkez olacak" Avusturya Kültür Ofisi İstanbul Müdürü Silvia Neureiter ise Atatürk Üniversitesinin uluslararası iş birliklerine açık yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Erzurum’da faaliyet gösteren Avusturya Kütüphanesinin kültürel iletişim açısından önemli bir merkez olacağını ifade etti. Neureiter, kütüphane aracılığıyla öğrencilerin Avusturya edebiyatı, dili, tarihi ve kültürü hakkında daha kapsamlı kaynaklara erişim sağlayacağını belirterek, gerçekleştirilecek ortak etkinliklerin iki ülke arasındaki kültürel yakınlaşmaya katkı sunacağını kaydetti. Avusturya Dışişleri Bakanlığı Yurt Dışındaki Avusturya Kütüphaneleri Birimi Başkanı Elisabeth Marinkovic de dünya genelinde faaliyet gösteren Avusturya kütüphanelerinin kültürel etkileşim açısından önemli görevler üstlendiğini ifade ederek, Atatürk Üniversitesinde oluşturulan yapının örnek bir iş birliği modeli olduğunu vurguladı. Marinkovic, akademik ve kültürel faaliyetlerin önümüzdeki süreçte daha da çeşitleneceğini belirtti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyaret, karşılıklı hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kayseri Erciyes’te yaz dolu dolu geçecek Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Erciyes Kayak Merkezi’nde yaz sezonuna ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Erciyes AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, "Kayak sezonunu tamamladıktan hemen sonra tenis turnuvalarımızı ve Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’mizi faaliyete geçireceğiz" dedi. Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Erciyes Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kayak sezonunu 3 milyon 300 bin ziyaretçi ile rekor sayıda tamamlandı. Kayak sezonunun ardından Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nin çeşitli etkinliklerle faaliyetlerine başlayacağını söyleyen Erciyes AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, "Kayak sezonunu tamamladıktan sonra hemen tenis turnuvalarımız ile Yüksek İrtifa Merkezi’mizi başlatmış olacağız. Hisarcık Kapı’da bulunan 12 tenis kortunda Uluslararası Tenis Turnuvası başlayacak. Arkasından, Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde sporcularımız ve takımlarımız gelip burada kamp yapacaklar. Misafirlerimiz Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ne geçmiş olacaklar" ifadelerini kullandı. "Erciyes’te yazın da kışın da dolu dolu geçmeye devam edecek" Turistlerin yaz ayında da Erciyes havası almaya devam edeceklerini söyleyen Akşehirlioğlu, "Yaz faaliyetleri anlamında misafirlerimize çadır ve karavan kamp alanı hizmetlerimiz olacak. ATV turları, zirve tırmanışları, meteor gözlem şenliğimiz, çocuk bisiklet parkurlarımız olacak. Yazın gondollarımızla Erciyes havasını almaya devam edecekler. Erciyes’te yazın da kışın da dolu dolu geçmeye devam edecek" şeklinde konuştu.
Gaziantep SANKO Üniversitesinde "Sporun Engel Tanımayan Dünyası: Engelli Sporlarında Fizyoterapist" konulu etkinlik düzenlendi SANKO Üniversitesinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen "Sporun Engel Tanımayan Dünyası: Engelli Sporlarında Fizyoterapist" etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün spora, azme ve başarıya verdiği önemi yansıtan sözlerinden ilhamla; engelli sporcuların toplumsal yaşamdaki yeri, başarı hikâyeleri ve fizyoterapinin engelli sporlarındaki kritik rolü ele alındı. SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun, engelli sporlarında fizyoterapistin rolüne ilişkin gerçekleştirdiği sunumda "Fizyoterapi, engelli sporlarının vazgeçilmezidir" dedi. Paralimpik oyunlarda fizyoterapistin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Ergun, "Engelli sporlarında sınıflandırma süreçleri, performansın geliştirilmesi, yaralanmaların önlenmesi, rehabilitasyon uygulamaları ve sporcu sağlığının korunmasında fizyoterapinin kritik bir rolü bulunmaktadır" diye konuştu. Milli yüzücü Sevilay Öztürk ise öğrencilerle bir araya gelerek spor yaşamındaki deneyimlerini paylaştı. Azmi ve başarı hikayesiyle katılımcılara ilham veren Öztürk, engelli bireylerin spor aracılığıyla toplumsal hayatta daha görünür, aktif ve güçlü bir şekilde yer alabildiğini vurguladı. Gençlik ruhu, sporun birleştirici gücü ve engelsiz yaşam anlayışını ön plana çıkaran etkinlikte farkındalık oluşturulması amaçlandı. Programa SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Yılmaz Kayalı ile akademisyenler, fizyoterapistler ve öğrenciler katıldı.