SAĞLIK - 05 Haziran 2023 Pazartesi 08:05

Sağlıklı yaşam için stres azaltımı ve bol yürüyüş

A
A
A
Sağlıklı yaşam için stres azaltımı ve bol yürüyüş

Sağlıklı yaşam için stres azaltımı ve bol yürüyüş öneriliyor.

Sağlıklı yaşam için stres azaltımı ve bol yürüyüş öneriliyor.


Erzincan İliçli Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz daha sağlıklı yaşam formülünü 15 maddede açıkladı.


Yürüyüş, stress azaltımı, düzenli uyku 15 altın kuralın içerisinde yer alıyor. Dr. Yavuz, sağlıklı yaşam için şu maddeleri sıraladı:


“Yürümek; Her gün düzenli olarak en az iki kilometre yürümek hem beden hem de beyin sağlığını olumlu etkilemektedir. Çünkü düzenli yürüme beyinde yeni bağlantıların oluşmasına neden olmaktadır.


Stres; Kronik stres hem bedensel hem de zihinsel aşınmaya neden olur. Bilhassa birçok psikolojik hastalığın temelinde stres vardır. O halde stresi mümkün mertebe hayatın dışında tutabilmek sağlıklı yaşamanın anahtarlarındandır.


Antioksidanlar; En güçlü beş antioksidan vardır. Bunlar lipoik asit, C ve E vitaminleri, glutathione ve koenzim Q 10’dur. Bunların içerisinde en güçlüsü lipoik asittir. Antioksidanlar serbest radikalleri yok ederek hücre hasarlanmasını azaltırlar. Böylece yaşlanma sürecini yavaşlatırlar.


Sağlıklı beslenme: Gıda disiplinleri ömrümüzü belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Özellikle doymamış yağlar, domuz yağı, cips ve fast food tarzı gıdalar zar akışkanlığını değiştirerek hücresel iletişimi bozarlar. Eğer beyin ve beden sağlığını korumak istiyorsak bol antioksidan içeren gıda ve sebzelere ağırlık vermek zorundayız. Örneğin ıspanak ve çileğin içinde bulunan ve güçlü oksit giderici olan flavanoidlerin, tıpkı balık yağında olduğu gibi beyin hücre zarlarının akışkanlığını artırdığını bilmekteyiz. Nitekim balık yağı ve omega 3’ten zengin gıdaların hücresel iletişim akışkanlığını yükselttiği artık tevatur olmuş bilgilerdendir. Yemeklerinizdeki sebze ve meyve miktarlarını biraz artırmak, antioksidan etkisinin yüzde 25 daha fazla olması demektir. Antioksidan ihtiva eden diğer sebze ve meyveler ise şunlardır; Yaban mersini, böğürtlen, brüksel lahanası, karalahana, erik, brokoli, pancar, portakal, kırmızı üzüm ve üzüm suyu, kırmızı dolmalık biber, kiraz, kivi, kızılcık, patlıcan, domates, salatalık ve çay.


Vitaminler; Vitamin ve mineraller, vücudumuzdaki hemen her kimyasal tepkimede katalizör görevi üstlenirler. Her ne kadar gıdalarla ihtiyacımız olan vitaminleri alıyorsak da, özellikle çeşitliliği olmayan beslenme alışkanlıklarında, dışarıdan vitamin ve mineral takviyesi şarttır. B vitamininin hücrelerin kendilerini yenilemesinde ve onarımında tartışmasız faydaları vardır. C vitamini en önemli antioksidanlardan biridir. Aynı zamanda enfeksiyonlara karşı vücudu korunaklı kılar. E vitamini hem güçlü bir antioksidandır hem de damar lümenini ve damar sertliğini iyileştirici rolü vardır. Ancak son yıllarda vitaminleri tek tek değil de multivitamin ve mineral takviyelerini tercih eden kanaatler yoğunluktadır. Multivitaminler markadan markaya değişmekle beraber ideal olanları, içeriğinde A, B, C, D3, E vitaminleri, kalsiyum, fosfor, demir, magnezyum, mangan, selenyum, potasyum ve klor bulunan terkiplerdir.


Düzenli uyku; Gerek bedensel gerekse zihinsel dinlenme için uyku olmazsa olmazdır. Fare deneylerinde uykusuz bırakılan farelerin diğerlerine göre çok daha az yaşadıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla uyku kaybedilen bir zaman değildir. Yeni doğan bebekler günde 18-20 saat uyku ile gelişimlerini sürdürürler. Erişkin hayatta ise günde en az 7 saat uyku bedensel hücre yenilenmesi ve hafızanın derlenip toparlanması için şarttır.


Huzur ve mutluluk; Mutluluk için hedef koymamak gerekiyor. Ev alırsam mutlu olacağım, araba alırsam mutlu olurum, şunu elde edersem, bunu gerçekleştirirsem mutlu olacağım gibi söylemler mutluluğa hedef koymaktır. Mutluluk hedefler gerçekleşince yaşanacak bir süreç değil, hayatın her anında hissedilmesi gereken bir duygudur. Kısacası mutluluk bir hedef değil yolculuktur. Bir insanın iç huzuru birçok hormonal aktivitenin sağlıklı işlemesini sağlar bu da uzun yaşamanın anahtarlarından biridir.


Sigara, alkol ve uyuşturucudan uzak durmak; Bu tür zararlı maddelerin, sebep olduğu çeşitli kronik hastalıklarla ömrü kısalttığı artık herkesçe bilinen bir gerçektir.


Olumlu düşünmek, iyimserlik; 70 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada iyimserliğin kötümserliğe göre yüzde 11 düzeyinde ömrü uzattığı belirlenmiştir.


İdeal kiloyu muhafaza etmek; Obezite en sinsi hastalıktır. Genelde metabolizmanın yaşla birlikte gittikçe yavaşlaması ile zamanla artan kilolar, ilerleyen yaşlarda ciddi bir sağlık sorunu haline gelir. Öyleki en iyimser ihtimalle 20 yaşından itibaren yılda yarım kilo alan bir kişi 70 yaşında geldiğinde 25 kilo fazlası olacaktır. Bu da haliyle yağlanmayı da beraberinde getirecektir. Böylece o kişi fazla olan kilolar kadar ağırlığı sürekli bir hamal gibi taşıyacaktır. Ayrıca kalbin de iş yükü artacak, daha fazla dokuya kan göndermeye çalışacaktır.


Düzenli sağlık kontrolu; Düzenli olarak sağlık kontrollerinden ve check-up’tan geçmek gelişmesi muhtemel hastalıkları daha başlangıç dönemindeyken tespit etmeye ve tedavide erken davranılmasına neden olur. Çünkü ilerlediğinde ölümcül olabilen birçok hastalık başlangıç dönemlerinde teşhis edildiklerinde tamamen şifa ile sonuçlanabilmektedir.


Maneviyat; İnanmak, beraberinde tevekkül duygusunu da getirir. Tevekkül ise hayatın çeşitli sıkıntılarına karşı dayanma gücü verir. Dua yoluyla sıkıntıları ve istekleri dile getirmek kişinin içindeki yaşam enerjisini kuvvetlendirir ve güçlendirir.


Aile düzeni ve güzel dostlar; Düzenli aile hayatı ve evlilik, ömrü uzatan sebeplerden biridir. Dünya üzerinde yapılan sayısız araştırmanın sonucu, evlilik sebebiyle düzenli ve kontrollü hayatın ömrü uzattığı yönündedir. Araştırmalar sağlam aile bağları ve samimi arkadaşlık ilişkilerinin ömrü uzattığını göstermektedir. Bu durum sadece insanlara özgü değildir. Örneğin birçok arkadaşa sahip maymunların diğerlerine göre %11 oranında daha uzun yaşadıkları tespit edilmiştir.


Sürekli hedeflerin olması; 6 bin kişi üzerinde 14 yıl süren bir araştırmada belli bir amacı olmayan insanların daha kısa ömürlü oldukları belirlenmiştir. Nitekim ülkemizde de emekli olduktan sonra yaşam için bir hedef belirleyememiş insanların şu veya bu nedenle daha kısa sürede hayatlarını kaybettikleri görmekteyiz.


Topraklanma; Doğa ile iç içe olma, sağlıklı ve uzun bir ömür için olmazsa olmazlardandır. İdeal olan yüksek katlı ve iç içe apartman dairelerinde değil, müstakil, bahçeli evlerde yaşamaktır. Maalesef şehir hayatı, topraktan uzak bir şekilde beton yığınları arasında yaşama mecburiyeti oluşturmaktadır. Hiç olmazsa evin bir köşesinde çiçek yetiştirmeli ve saksılardaki toprağa temas edilmelidir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’na dans eden insansı robot ilgi odağı oldu MediaMarkt Türkiye, İstanbul’da düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş ortaklarıyla bir araya geldi. Yapay zekâ ve omnichannel vizyonunun perakende sektöründeki etkilerinin ele alındığı etkinliğe, sahneye çıkarak Erik Dalı eşliğinde dans eden insansı robot dikkat çekti. Perakende sektörünün dijital dönüşüm, yapay zekâ, müşteri deneyimi ve omnichannel vizyonuyla geçirdiği büyük değişim, MediaMarkt Türkiye’nin düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirildi. İstanbul’da gerçekleşen buluşmaya MediaMarkt Türkiye’nin ülkenin dört bir yanından gelen iş ortakları yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte şirketin vizyonu ve geleceğe yönelik hedefleri paylaşıldı. Geleceğin teknolojileri sahneye çıktı Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Unitree markasının G1 modeli insansı robotunun sahne performansı oldu. Erik Dalı eşliğinde dans eden robot, katılımcılarla etkileşime girerek etkinliğin en çok konuşulan anlarından birine imza attı. MediaMarkt Türkiye’nin haziran ayında seçili mağazalarında müşterileriyle buluşturmayı hedeflediği Unitree G1 modeli; yapay zekâ destekli yapısıyla kullanıcılarla sohbet edebiliyor, komutları anlayabiliyor ve günlük hayatta ev işlerine yardımcı olabilecek görevleri yerine getirebiliyor. Türkçe ses desteğine de sahip olan robotun ilk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir’deki seçili mağazalarında tüketicilerle buluşturulması planlanıyor. MediaMarkt Türkiye "Deneyim Şampiyonluğu" vizyonunu paylaştı Robotun ardından sahneye çıkan MediaMarkt Türkiye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uslukılınç (CCO), yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Perakende sektörü bugün yapay zekâ, omnichannel vizyonu ve değişen müşteri beklentileriyle birlikte büyük bir evrim geçiriyor. Artık mağazalar yalnızca ürün satılan alanlar değil; deneyimin, güvenin ve teknolojiyle birebir etkileşimin merkezine dönüşüyor. MediaMarkt Türkiye olarak biz de mağazacılığı bir ‘deneyim sahnesi’ olarak görüyor ve ’Deneyim Şampiyonluğu’ vizyonumuzla müşterilerimize fiziksel ve dijital dünyayı kesintisiz bir şekilde bir araya getiren bir deneyim sunuyoruz. 4 bini aşkın çalışanımız, 250’den fazla iş ortağımız ve 10 milyon üyeye ulaşan MediaMarkt CLUB ekosistemimizle, Türkiye’de teknoloji perakendesinin geleceğine yön veren markalardan biri olmayı sürdürüyoruz."
Sakarya Sakarya’da aranan 376 kişi yakalandı Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, aranan şahısların yakalanmasına yönelik son bir ay içerisinde yürütülen çalışmalar neticesinde, çeşitli suçlardan hapis cezası ve yakalama kararı bulunan toplam 376 şahıs adalete teslim edildi. Operasyonlarda, hakkında yaklaşık 30 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hırsızlık firarisi de yakalandı. Sakarya’da huzur ve güven ortamının sağlanması amacıyla İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki birimler tarafından firari şahıslara yönelik operasyonlarda bir aylık süreçte yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, aralarında çok yüksek süreli hapis cezası bulunan şahısların da olduğu geniş bir liste ele geçirildi. Hırsızlık suçundan aranan firariler yakalandı Yapılan çalışmalarda özellikle hırsızlık suçundan uzun süredir aranan ve yüksek oranda kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslar da yakalandı. Yakalananlar arasında; hırsızlık suçundan 29 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 20 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, emniyetin titiz çalışması sonucu yakalandı. Emniyet birimlerinin verilerine göre bir aylık bilançoda; ifade vermeye yönelik aranan 252 şahıs, 0-5 yıl arası cezası bulunan 86 şahıs, 5-10 yıl arası cezası bulunan 18 şahıs ve 10-20 yıl arası cezası bulunan 16 şahıs gözaltına alındı. Toplamda 376 şahsın yakalandığı operasyonlar sonucunda, emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar adli makamlara sevk edildi. Kesinleşmiş hapis cezası bulunanlar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kastamonu Kastamonu’da ulusal lojistik ve tedarik zinciri ele alınıyor Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi başladı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi, İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, LODER Başkanı Mehmet Tanyaş ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin artık yalnızca bir sektör olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu alanın ülkelerin rekabet gücünü artıran, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve krizlere karşı dayanıklılığı güçlendiren stratejik bir unsur hâline geldiğini ifade etti. Kongre kapsamında lojistiğin farklı boyutlarının ele alınacağını belirten Prof. Dr. Erol Tekin, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir ise, kongrenin bilimsel iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu vurguladı. Lojistik faaliyetlerin yalnızca taşımacılıkla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kandemir, küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin stratejik bir önem kazandığını dile getirdi. Türkiye’de taşımacılığın büyük ölçüde karayolu üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kandemir, mevzuat düzenlemeleri, gümrük süreçleri, paketleme ve sigorta sistemlerinin lojistik verimlilik açısından kritik rol oynadığını söyledi. Küresel ticarette özellikle Afrika başta olmak üzere yeni pazarlara yönelik tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Kandemir, üniversite-sektör iş birliğinin artırılması ve öğrencilerin ulusal lojistik yarışmalarına katılımının önemine değindi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük de kongrelerin yalnızca akademik bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bilimsel organizasyonlar olduğunu ifade etti. Üniversitenin eğitim faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik projeler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Küçük, sosyal sorumluluk çalışmaları, öğrenci etkinlikleri ve bilimsel organizasyonlardaki aktif rolün önemine dikkat çekti. Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, kongrenin yalnızca bir sektör buluşması olmadığını sürdürülebilir üretim, doğal kaynakların korunması ve bölgesel rekabet gücü açısından önemli çıktılar ortaya koyacağını ifade etti. Kastamonu’nun zengin orman varlığı sayesinde Türkiye’de "ormancılığın başkenti" olarak anıldığını belirten Baltacı, orman ürünleri tedarik zincirinin ham maddeden nihai kullanıcıya kadar stratejik bir yapı oluşturduğunu söyledi. Başkan Baltacı, ayrıca dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve entegrasyonun geleceğin lojistik sistemlerini şekillendireceğini belirterek akıllı lojistik sistemleri, düşük karbonlu taşımacılık ve veri temelli planlamanın sektörün yeni yol haritası olduğunu vurguladı. Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, lojistiğin yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ulaşımın temel bir hak olduğuna dikkat çeken Kubalı, insanların ürünlere, hizmetlere, eğitime, sağlığa ve adalete erişiminin güçlü lojistik altyapıları sayesinde mümkün olduğunu ifade etti. Sürdürülebilir, çevre dostu ve insan odaklı ulaşım politikalarının önemine değinen Kubalı, kongrenin Kastamonu’nun ulaşım ve lojistik vizyonuna katkı sağlayacağını dile getirdi. Akademi ile sektör temsilcilerini bir araya getiren kongre kapsamında üç gün boyunca lojistik yönetimi, sürdürülebilir tedarik zincirleri, dijital dönüşüm, yeşil lojistik uygulamaları ve bölgesel kalkınma başlıklarında bilimsel oturumlar gerçekleştirilecek.
Hakkari Yüksekova’da Dünya Çiftçiler Günü kutlandı Hakkari’nin Yüksekova Ziraat Odası, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlediği programda ilçenin tarımsal potansiyelive bölge ekonomisindeki yeri ele alındı. Verimli ovaları, geniş meraları ve su kaynaklarıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olan Yüksekova’da, son yıllarda özellikle sebze üretimi, seracılık ve yem bitkisi ekiminde kaydedilen artış dikkat çekiyor. İlçede yetiştirilen doğal ürünler, yerel pazarların yanı sıra çevre illere de sevk edilerek bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Programa katılan Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, ilçenin zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini vurguladı. Kaymakam Akın, "Şu anda tükettiğimiz pek çok nimet bu topraklarda yetişiyor. Burası o kadar zengin bir coğrafya ki, bunun meyvelerini her geçen gün daha fazla toplayacağız. Çiftçilerimiz oldukça atılgan ve üretmeyi seviyor. Bizler de devlet olarak desteklerimizi esirgemeyeceğiz. İnanıyoruz ki ileriki dönemlerde domatesimizi, salatalığımızı ve biberimizi tamamen kendi imkanlarımızla yetiştireceğiz" dedi. Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen ise çiftçilerin emeğinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti. Üretimin her geçen yıl büyüdüğünü belirten Geçirgen, "Davetimize icabet eden tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Bizler her zaman çiftçilerimizin yanındayız ve onları başımızın tacı olarak görüyoruz. Çiftçilerimiz ürettikçe bizler toplum olarak daha güçlü olacağız" diye konuştu.