YEREL HABERLER - 27 Şubat 2012 Pazartesi 08:46

KAMU-SEN İL TEMSİLCİSİ RAHMİ ÖZDEN:

A
A
A
KAMU-SEN İL TEMSİLCİSİ RAHMİ ÖZDEN:

Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Rahmi Özden Hocalı katliamının 20. yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaparak Hocalı katliamının Türk milletine karşı işlenmiş bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Sendika binasında Kamu-Sen’e bağlı temsilciler ile bir basın açıklaması yapan Özden; Bundan 20 yıl önce çağdaş, eşitlikçi, demokrat ve insan haklarına saygılı geçinen ülkelerin kahreden bir sessizliğe büründüğü gece, Ermeniler Azerbaycan’ın Karabağ bölgesini işgal ettiler.1991 yılı Ekim ayından beri kuşatma altında tutulan Hocalı’ya, Rusların 366. Alayı’nın desteğini alan Ermeniler 26 Şubat 1992’de girdiler. Yalnızca bir gün içinde tümü savunmasız 63 çocuk, 106 kadın, 70 yaşlı olmak üzere 613 kişiyi katlettiler. Ayrıca, 487 kişi ağır yaralandı ve 1275 kişi ise rehin alındı.Ermeniler yakaladıkları herkese işkence yaptı. Olayın ilk günü kimse bölgeye giremedi. Çünkü Ermeniler yaptıkları bu caniliklerin ortaya çıkmasından korkuyorlardı. Fakat günler sonra bölgeye ulaşan Batılılar bile katliamı kabul etmekte hiç zorlanmayacaklardı.Katliamı Ermenilerle beraber ortaklaşa yapan Rusların Izvestiya gazetesi şöyle yazıyordu: “Çocukların kulakları, bir kadının yüzünün bir kısmı, kesilmiştir. Erkeklerin kafa derileri yüzülmüştür. Ben tepede yüzden fazla ceset gördüm. Bir erkeğin kafası kopartılmıştı.” Fransızların ünlü gazetesi Le Monde ise katliamı şöyle anlatıyor: “Ağdam’daki yabancı gazeteciler, Hocalı’da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında kafa derisi soyulmuş, tırnakları sökülmüş insanlar görmüşler”
Bu bir Azerbaycan propagandası değil; tamamıyla belgeli gerçeklerdir. Ama ne yazık ki, sözde Ermeni soykırımı masalıyla Türk üniversitelerinde konferansların düzenlendiği bugünlerde, tamamı kayıtlara geçirilmiş, tanıkları olan, fotoğrafları olan bir katliam için ise sözbirliği etmişçesine sözde aydınlardan hiçbir tepki gelmemektedir. Ancak Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali ile yaşanan dram, Hocalı ile sınırlı değildir.İşgallerde toplam 20 bin Azeri Türk’ü şehit edilmiştir.49 bin kişi yaralanmış; işgal, Azerbaycan’ı 60 milyar dolarlık ekonomik zarara uğratmıştır.Bugün Azerbaycan topraklarının beşte biri Ermeni işgali altında inim inim inlemekte, 1 milyon 200 bin Azerbaycan Türkü asırlardır yaşadıkları Karabağ’dan uzakta, adeta sürgün hayatı yaşamaktadır.Hal böyle iken 20. yüzyılın son yıllarında Azerbaycanlı soydaşlarımıza gözlerinin önünde uygulanan soykırımı, işgali ve hala yaşanmakta olan dramı görmezden gelerek, Türklerin Ermenilere soykırım yaptığı yalanı üzerinden yürütülen kara propagandaya destek veren ve kanun çıkartarak “Ermeni soykırımı yoktur” diyenleri cezalandırmayı öngören Fransa’yı; insafa, izana ve insanlığa davet ediyor, bir kez daha şiddetle kınıyoruz.Biz yüreğimizde Irak’ta dökülen kanın sızısını duyuyoruz. Biz dağlık Karabağ’da yaşanan Hocalı soykırımına ağıtlar yakıyoruz.1974 Kıbrıs Harekâtından önce Türklere yapılan etnik temizlik mezalimini unutmuyoruz.Biz, Batı Trakya ile hüzünleniriz.Doğu Türkistan boğazımızda düğümdür. İran Türklüğünü unutmayız, unutamayız.Batı Türklüğüne karşı Avrupalı ülkelerin yürüttüğü asimilasyon temelli entegrasyona, inançlarımıza ve dilimize karşı yürütülen anlaşılmaz tutuma hep birlikte “hayır” deriz.İnsanlığın hafızasına küflü demirlerle kazıdığı soykırımın acısını, bugün de iliklerimize kadar hissediyoruz.” dedi.
ERMENİ AHLAKSIZLIĞINI AZİZ MİLLETİMİZ LANETLE VE NEFRETLE HATIRLAYACAKTIR
Ermeni soykırım yalanını, her düzeyde yoğunlaştırdıkları propagandayla meşrulaştırmaya, onaylatmaya ve kabullendirmeye çalışanların, Hocalı’yı akıllarına dahi getirmemelerinin, kendi köksüzlüklerinin ve kimliksizliklerinin eseri ve sonucu olduğunu ifade eden Özden; “Biz her gün dünyanın her köşesindeki mazlum milletler için gözyaşı döküyoruz.İnsanlık adına, Kardeşlik adına.Canımız, kanımız, öz kardeşimiz olan bir milyon 200 bin Azerbaycan Türkünün topraklarından sürülüp zorunlu göçe tabi tutulduğunu, kendi öz vatanlarından kaçkın olduklarını unutamayız.Bu can kardeşlerimizin çırpınışını hangi göz görmez? Hangi gönül hissetmez?Tren vagonlarının içinde insanlık dışı bir yaşamın bedelini, dünyaya gelmemiş ana karnındaki bebekler öderken, ömrünün son deminde vatan toprağının kokusunu bir kere daha duysaydım diye dua eden aksakallılarımızı, ninelerimizi, çektiği çileden genç yaşta kocamış genç insanlarımızı bilmediğimizi mi – unuttuğumuzu mu sanıyorlar!Ermenilerce, bedenlerine haç dağlanmış insanlar, esaretleri, yitik hayatlara dönüşmüş genç kızlarımızın acıları yüreğimizde dururken, bazı ülkelerin bütün bu yapılanları görmezden gelip, bizlere insanlık dersi vermeye kalkması ne kadar da acıdır.Bu nedenle sınırlarımızı açmak için fırsat kollayan ve Ermenilerin dostluğunu kazanmak amacıyla olmadık dayatmalara boyun eğenlerin; Hocalı katliamını asla hatırından çıkarmaması, ahlaki ve milli tutarlılık gereği olacaktır.Biz, Türk milleti adına bir kez daha haykırıyoruz:Türkiye’deki ve Azerbaycan’daki herkes biliyor ve bilmelidir ki, Azerbaycan ve Türkiye toprakları bizim namusumuzdur.Türkiye ve Azerbaycan’ın bir can olduğunu bir kez daha buradan herkese ilan ediyoruz.Ermenistan işgal ettiği Azerbaycan topraklarından derhal çekilmeli, dünden bu güne işlediği insanlık dışı vahşetin hesabını insanlık karşısında vermelidir.Türkiye ve Azerbaycan tüm komşuları ile iyi geçinmek ister. Fakat bu istem tek taraflı gerçekleşemez.Hocalıdaki katliamın, tüm dünyanın gözü önünde işlenen toplu bir cinayet olmasına rağmen; tüm sözde medeni ülkelerce göz yumularak sessiz sedasız kabullenilmesi ve Türkiye’nin bu sessizliğe ortak oluşunun çok hazin bir durumdur.Bu nedenle Ermenistan işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmeli, Birleşmiş Milletlerin aldığı kararlara uygun şekilde davranmalı ve Hocalı Katliamının hesabını vermelidir.İnsanlık, ancak bu şekilde huzur bulacaktır.Bu vesileyle gerek Hocalı katliamında gerekse Karabağ işgali sırasında şehit edilenler başta olmak üzere, dünyanın her köşesinde zulme uğrayanların ve gelmiş geçmiş tüm aziz şehitlerimizin ruhları önünde minnet ve saygıyla eğiliyoruz.” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Akciğer ve Kolorektal Kanserlerine yönelik geliştirilen yeni molekül projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi Erzurum Teknik Üniversitesi (Erzurum Teknik Üniversitesi) Fen Fakültesi Temel Bilimler Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Bünyamin Özgeriş’in yürütücülüğünü yaptığı "Potansiyel Biyoaktif Benzil Üreler: Sentezi, Karakterizasyonu ve Biyolojik Aktivitelerinin İncelenmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Geliştirilen proje kapsamında, günümüzde yüksek ölüm oranlarına sahip hastalıklar arasında yer alan akciğer ve kolorektal kanserlerine yönelik yeni nesil biyolojik aktif moleküllerin geliştirilmesi hedefleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Bünyamin Özgeriş, çalışmanın çok yönlü biyolojik etkiye sahip yeni moleküllerin geliştirilmesi açısından önemli çıktılar sağlayacağını belirterek, "Bu projede yalnızca antikanser etkisi yüksek yeni bileşikler geliştirmeyi değil, aynı zamanda düşük toksisiteye sahip, oksidatif stresi baskılayabilen ve patojen mikroorganizmalara karşı etkili moleküller elde etmeyi hedefliyoruz. Mevcut kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının ciddi toksisite, ilaç direnci, oksidatif stres artışı ve enfeksiyonlara yatkınlık gibi önemli dezavantajlar taşıması, çok yönlü biyolojik özelliklere sahip yeni ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik çalışmaları daha da önemli hale getiriyor. Elde edeceğimiz bulguların, yapı-aktivite ilişkilerinin anlaşılmasına katkı sunmasının yanı sıra gelecekte yeni nesil terapötik potansiyel taşıyan ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik önemli bir bilimsel altyapı oluşturmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Erzurum ETÜ web sitesi WCAG 2.0 standartlarına uygun hale getirilerek tam erişilebilir oldu Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında dijital erişilebilirlik alanında önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Üniversitenin web sitesi, uluslararası WCAG 2.0 (Web Content Accessibility Guidelines) standartlarına uygun hale getirilerek tüm kullanıcılar için tam erişilebilir bir yapıya kavuşturuldu. Yapılan düzenlemeler kapsamında web sitesinde ekran okuyucu uyumluluğu güçlendirilirken, klavye ile tam gezinme imkânı sağlandı. Görme engelli ve düşük görme düzeyine sahip kullanıcılar için kontrast oranları iyileştirildi, tüm görseller için alternatif metinler eklendi. Ayrıca iletişim formları ve indirilebilir dokümanlar da yardımcı teknolojilerle uyumlu hale getirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirliğin temel önceliklerden biri olduğunu belirterek, bilginin herkes için eşit, hızlı ve engelsiz şekilde erişilebilir olmasının üniversitenin kurumsal vizyonunun önemli bir parçasını oluşturduğunu ifade etti. Çakmak, "Kurumsal olarak yalnızca fiziki kampüste değil, dijital ortamlarda da kapsayıcılığı esas alıyoruz. Web sitemizin WCAG 2.0 standartlarına uygun hale getirilmesi, bu yaklaşımımızın somut bir göstergesidir" dedi. Engelli bireylerin akademik, idari ve sosyal bilgilere kesintisiz erişiminin büyük önem taşıdığını ifade eden Çakmak, yapılan iyileştirmelerin yalnızca teknik bir güncelleme olmadığını, aynı zamanda fırsat eşitliğini güçlendiren bir adım olduğunu kaydetti. Rektör Çakmak, ETÜ’nün dijital erişilebilirlik standartlarını geliştirmeye devam edeceğini belirterek, "Hedefimiz, tüm kullanıcıların üniversitenin dijital hizmetlerinden hiçbir engelle karşılaşmadan yararlanabilmesidir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Trendyol Süper Lig: Fatih Karagümrük: 0 - Corendon Alanyaspor: 1 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in son haftasında Fatih Karagümrük, Corendon Alanyaspor’u ağırlıyor. Mücadelenin ilk yarısı konuk ekibin 1-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 10. dakikada orta sahadan aldığı topla ilerleyen Maestro’nun ceza sahası dışı sağ çaprazdan yerden şutunda kaleci Furkan meşin yuvarlağı son anda kornere çeldi. 22. dakikada Meschack, savunma arkasına sarkan Ui-jo’ya pasını aktardı. Bu oyuncunun ceza sahası sağ çaprazından şutunda kaleci Furkan Bekleviç, meşin yuvarlağı ayaklarıyla kurtardı. 32. dakikada Hadergjonaj’ın pasında topu alan Meschack’ın ceza sahası dışı sağ tarafında dar açıdan uzak direğe yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 0-1 Stat: Atatürk Olimpiyat Hakemler: Oğuzhan Aksu, Selahattin Altay, Mücahid Adem Çelebi Fatih Karagümrük: Furkan Bekleviç, Esgaio, Biraschi, Anıl Yiğit Çınar, Çağtay Kurukalıp, Bartuğ Elmaz, Kranevitter, Traore, Berkay Özcan, Barış Kalaycı, Larsson Yedekler: Kerem Yandal, Berke Can Evli, Tarık Buğra Kalpaklı, Fatih Kurucuk, Burhan Ersoy, Muhammed Kadıoğlu, Oğuzhan Odabaş, Kaan Arda Demir, Babicka, Kerem Özmen Teknik Direktör: Aleksandar Stanojevic Corendon Alanyaspor: Victor, Lima, Aliti, Viana, Hadergjonaj, Maestro, Makouta, Ruan, Enes Keskin, Ui-jo, Meschack Yedekler: Ertuğrul Taşkıran, İzzet Çelik, Efecan Karaca, Güven Yalçın, Hagi, Janvier, Fatih Aksoy, Buluthan Bulut, İbrahim Kaya, Ümit Akdağ Teknik Direktör: Joao Pereira Gol: Meschack (dk. 32) (Corendon Alanyaspor)
Samsun Atakum Belediyesi Tarım Tesisi’nin temeli atıldı Samsun Atakum Belediyesi Tarım Tesisi’nin temel atma töreni yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel tarımla uğraşan ailelere nefes aldıracak Atakum Belediyesi Tarım Tesisini hayata geçiriyor. Alanlı Mahallesi 3379. Cadde’nin bulunduğu mevkide inşa edilecek tesisin temel atma töreni, CHP Grup Başkan Vekili Hukukçu ve Ziraat Mühendisi Doç. Dr. Gökhan Günaydın’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Hayvancılıkla uğraşan ailelere yem kırma hizmeti sunacak tesiste, tohum eleme makinası ile çiftçinin daha kaliteli tohuma ulaşması ve birim alanda alınan verimin artırılması hedefleniyor. "Üreticiye geniş hizmet" 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü içeren haftada düzenlenen tören yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda konuşma yapan Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, "Belediyecilik yalnızca yol, kaldırım, park yapmak değildir. Belediyecilik, bu görevleri yaparken vatandaşın geçimine, üretimine, sofrasına ve emeğine de dokunabilmektir. 2025 yılı verilerine göre Atakum’da 160 bin dekardan fazla tarım arazimiz bulunuyor. Ne yazık ki bu arazilerin önemli bir kısmı bugün kullanılmıyor ya da tarım dışı kalmış durumda. Biz Atakum Belediyesi olarak, girdi maliyetlerinin, tohumun, gübrenin, mazotun üreticiyi zorladığı böyle bir dönemde çiftçimize sadece ’kolay gelsin’ deyip kenara çekilemeyiz. Elimizdeki imkânları üreticimizin hizmetine sunmak zorundayız. Temelini atacağımız Tarım Tesisi de bu anlayışımızın bir ürünüdür. Bu tesisle hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız için yem kırma hizmeti vereceğiz. Tohum eleme makinamızla çiftçimizin daha kaliteli tohuma ulaşmasına katkı sağlayacağız. Fındık üreticilerimiz için kurutma makinamızı sezonda hizmete alacağız. Ayrıca fındık kırma, kavurma ve paketleme bölümlerinden oluşacak işleme tesisimizi de hayata geçirmek istiyoruz. Çünkü üreticimizin ürünü yalnızca dalından toplandığı haliyle değil, işlenmiş ve değer kazanmış haliyle de kazanç sağlamalı. Çiftçimizin emeğinden çok daha fazlasını kazanmasını istiyoruz" dedi. "Yeni projeler kapıda" Başkan Türkel daha önce üreticilere fide ve fidan desteği sunduklarını belirterek, " Ata tohumu çalışmalarımızı, kanatlı aşılama hizmetlerimizi ve yem desteklerimizi sürdüreceğiz. Ayrıca Türkiye Belediyeler Birliği’nin desteğiyle kuracağımız sebze fidesi serasında üreteceğimiz fideleri vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtacağız. Böylece hem üretimi teşvik edecek hem de aile ekonomilerine katkı sunacağız. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğümüz ve Atakum Kent Konseyi proje ekipleri çalışmalarıyla İncesu Mahallesi’nde bulunan hayvan çiftliğimizde Bafra sakızı ırkı damızlık koyun üretimine başlıyoruz. Bu üretim çiftliğimizde çiftçilerimize ekonomik fiyatla damızlık sağlıklı koyunlar vermeyi amaçlıyoruz. Üretirsek başarırız, üretirsek kalkınırız" diye konuştu. "Faiz yükünde kurtuluyoruz" Başkan Türkel kentte en iyi hizmeti sunmak için kesintisiz çalışma sürdürdüklerini vurgulayarak, "Atakum’da çok uzun zamandır var olan yol sorunlarını biliyoruz. Taş parke tesisimiz maksimum kapasitede üretim sağlıyor. Fen işleri müdürlüğümüz ise günde ortalama 700 metrekare taş döşüyor. Ama yol sorunu o kadar büyük ki kendimiz üreterek sorunları bitiremeyeceğimizi biliyoruz. 2024 Ağustos ayında SGK’nın belediyelere iller bankası üzerinden yapmış olduğu kesintiler ve faizler nedeniyle çok zor günlerden geçiyoruz. Bürokratlarımız ile yapmış olduğumuz çalışmalarla eğitim araştırma ek bina ve taşınmazların devri ile ortalama borcumuzun yarısı kapatılıyor, diğer yarısınıda taksitlendirerek faiz yükünden kurtuluyoruz. Bununla birlikte hem personelimizin alacak sorununu çözmüş olacağız, hem de Atakumda yol sorun olmaktan çıkacak. Fen işleri müdürlüğümüz yapmış olduğu İhaleler ile 180 bin metre kare parke, 150 km sathi kaplama, 7500 metre kare asfalt yama için bismillah diyoruz" şeklinde konuştu. Programda konuşan CHP Grup Başkan Vekili Hukukçu ve Ziraat Mühendisi Doç. Dr. Gökhan Günaydın, "Bugün, Atakum Belediyesi Tarım Tesisinin açılışındayız. Bu son derece önemli bir adımdır. Hem belediye başkanımızı, hem belediye çalışanlarını, emekçilerimizi, tüm kardeşlerimizi gönülden kutluyorum. Emeklerinize sağlık. Çiftçi buradan kapasitesi ve sayısı artan makineleri belirli zamanda alarak tarlasını işleyebilmeli. O halde ortak makine parkını burada hayata geçirebilmeliyiz. Kaliteli tohumunu, yemini burada temin edebilmeli ki yükselen fiyatlara karşı çiftçimizi koruyabilmeliyiz. Atakum Belediyemizi bu güzel açılışından dolayı kutluyorum" ifadelerini kullandı.