SAĞLIK - 28 Nisan 2026 Salı 08:57

Erzincan’da kene sezonu açıldı

A
A
A
Erzincan’da kene sezonu açıldı

Havaların ısınmasıyla birlikte kenelerde çıkmaya başladı. Kene ısırması sonucu meydana gelebilecek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı. Erzincan’da kene ısırması sonucu 1 kişi hastanede tedavi altına alındı.


Erzincan’da her yıl Toplum Sağlığı Merkezi personelleri tarafından, köylerde yaşayan vatandaşlara Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında eğitim verilerek, bilgilendirmeler yapılıyor.


Sağlık ekipleri "Keneyi hafife almayın tedbiri elden bırakmayın" sloganıyla uyarılarda bulunarak şu bilgilere yer verdi:


"Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır.


KKKA ilk olarak 12. yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmıştır. Hastalık, keneler tarafından insanlara tutunmasını takiben idrarda, tükürükte, rektumda ve abdominal kavitede kan görülmesi ve vücutta yaygın kanamalarla tarif edilmiştir. 1944-45 yıllarında Rusya’nın Kırım bölgesindeki Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’de de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüs ve Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır.


Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır.


Etken Bunyaviridae ailesinden Nairovirus grubundan tek sarmallı RNA virüsü olan Crimean-Congo haemorrhagic fever virüsüdür. Hastalık ülkemizde başlıca hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya bununla temas sonucunda bulaşmaktadır. Ülkemizde hastalığın bulaştırıcısı asıl kene türü Hyalomma marginatum’dur. Bunun yanı sıra hastalık viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabilmektedir.


İnkübasyon süresi kene tutunmasından sonra genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında 5-6 gün; en fazla ise 13 gün olabilmektedir.


Hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi seçenekleri oluşturmaktadır. Bu gün için hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya etkene spesifik bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde hastalığa karşı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir.


Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kontrolüne yönelik çalışmalar Bakanlığımız tarafından bir program dâhilinde yürütülmektedir. Kişisel korunma önlemlerinin alınması hastalığın kontrolü için ön planda olduğundan Bakanlığımızca vatandaşlarımızın hastalık ve korunma önlemleri konusunda bilgilendirilmesi ve toplumda farkındalık oluşturulması çalışmaları yoğun bir şekilde yürütülmektedir.


Ülkemizde KKKA bahar aylarında görülmeye başlamakta olup yaklaşık %4-5 fatalite hızıyla seyretmektedir. Yıllar itibariyle vaka görülme durumlarına bakıldığında artış ve azalış eğilimlerinden bahsedilebilmekte olup en yüksek vaka 2009 yılında 1318 vaka olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar 2017 yılında 343 KKKA vakası tespit edilmiş olsa da ülkemizde hala önemini korumaktadır.


Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için;


Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.


Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmeli, kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır.


Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır.


Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir.


Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır.


Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler.


Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır."



Erzincan’da kene sezonu açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Başkan Özlü "Bu şehrin çehresini değiştirmeye kararlıyız" Düzce’de kokoreç severlerin yeni adresi Melenpark içinde bulunan Kokoreççiler Çarşısı olacak. Çarşı yapılan törenle hizmete açıldı. Düzce’de geçtiğimiz aylarda Asar Deresi yanındaki yerinden daha modern ve steril alana taşınan kokoreççiler, çarşı ismiyle yeni adreslerinde sevenlerine hizmet vermeye devam edecek. Daha modern daha temiz görselliği olan daha geniş alana taşınan kokoreççilerin bulunduğu çarşının açılışı da görkemli törenle yapıldı. Açılışa; Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdoğan Bıyık, Düzce TSO Meclis Başkanı Tanju Acar, ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı. Açılışta konuşan Belediye Başkanı Faruk Özlü, Düzce’deki kokoreççilerin önceden bulunduğu ortamı anlatarak taşınma nedenlerini şu sözlerle anlattı, "Kokoreççilerin olduğu yer önceden Asar Deresi kenarında bir yerdi. Burası derme çatma bir yerdi. Tuvalet sıkıntısı bile vardı. Bırakın hijyeni tuvaletleri bile doğru dürüst olmayan bir mekandı. Burayı taşımamız gerekiyordu. Yıkıyoruz diye eleştirenler oluyor. Biz önce yapıyoruz sonra yıkıyoruz. Kokoreççilerin yeni yeri şehir merkezine makul mesafede. Arkadaşlarım zaman zaman açılışları ya sabah 10.00’da yada öğlenden sonra 14.00’te yaptığımızı söylüyorlar ancak burasını akşam açıyoruz. Çünkü burası kokoreççiler çarşısı. Yani burada kokoreç akşamları yenir. İnşallah sık sık buraya geleceğiz ve burada esnaflarımızın misafiri olacağız." "Düzce’de sessiz devrim gerçekleştiriyoruz" Faruk Özlü konuşmasına Düzce’de yapılan ve yapılması planlanan çalışmalara da değinerek, şehirde sessiz devrim gerçekleştirdiklerini söyledi. Özlü, "Düzce’de biz sessiz devrim gerçekleştiriyoruz. Bunu siyaseten söylemiyorum. Geçtiğimiz günlerde Düzce’de siyaset yapan bütün siyasi partilerimizin il başkanlarını davet ettik. Bir gün akşama kadar onlarla zaman geçirdik. Yaklaşık 2 saatlik bir brifing verdim ve akabinde projelerimizi dolaştık. Bilgilerimizi paylaştık. O gün arkadaşlarımızla programımızın başında ‘görüşlerimiz farklı. Zaten aynı olsaydı aynı partide olurduk. Fikirleriniz, görüşleriniz varsa bizimle paylaşın’ dedim. O gün akşama kadar birlikte dolaştık. Güzel bir iletişim gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra bu şehrin içme suyu alt yapısını tamamen yeniliyoruz. Proje tamamlandığında bin 250 kilometre hat değişmiş olacak. Büyük bir arıtma tesisi yapıyoruz. 130 bin metreküp kapasiteli. Şu anda ki arıtma tesisimizin kapasitesi 25 bin metreküptür. DSİ kanalıyla bir baraj projesi yapıyoruz. 3 Su kaynağından beslenecek ve önümüzdeki 100 yıl Düzce’ye yetecek olan bir şebeke sistemini döşüyoruz. Melen’in diğer tarafında modern sanayi sitesi yaptık. Kalan kısmını da bu sene içinde bitireceğiz" diye konuştu. "Bu şehrin çehresini değiştirmeye kararlıyız" Faruk Özlü konuşmasına; "Düzce’nin her yerinde inşaatımız, çalışmalarımız var. Bu şehrin çehresini değiştirmeye kararlıyız. Bu şehri bir üst lige, bir üst kalite seviyesine çekmeye kararlıyız. Her gün gece, gündüz çalışıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki işin özü çalışmak" dedi. "Asfalt, kaldırım ve bordür için 500 milyon tl ayırdık" Başkan Özlü ayrıca bu sene asfalt çalışmalarıyla ilgili olarak ta bilgiler vererek şunları dile getirdi, "Bu sene asfalt, kaldırım ve bordür çalışmaları için 500 milyon TL ayırdık. Çünkü fiyatlar her gün değişiyor. Rakamla gitmek daha doğru. Ayrıca şu anda çalışan mazotlu, benzinli otobüslerimiz var. Bunların tamamını elektrikliye çevirme şeklinde bir çalışmamız var. Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı tarafından yaklaşık 14 milyar lira bir bütçe onayı aldık. Yani yurtiçinden ya da yurtdışından kredi kullanmamız halinde 14 milyar liraya kadar garanti veriyor. Bu çok ciddi ve büyük bir rakam Biz bunun tahmini olarak 5 milyar TL’sini kullanacağız. Üstünü kullanmayı çok düşünmüyoruz. Toplamda 250 adet elektrikli otobüsü önümüzdeki 1-2 yıl içinde bu şehre kazandıracağız. Bunların bir kısmı 18 metre olacak. Bir kısmı 12 metre bir kısmı da 8 buçuk metre olacak. Çalışmalarımızı Ulaşım A.Ş. üzerinden yürütüyoruz." "Hal binası Düzce’ye yakışmıyor" Faruk Özlü, konuşmasının sonunda ise artık miadını dolduran hal binasına değinerek, "Düzce Hal binası şehre yakışan bir bina değil. Hal binamızı taşımak istiyoruz. Daha gerilerde bir noktaya taşıyacağız. Onunda projelendirmesini yaptık. Yer tespitini yaptık. Yakında ona da başlayacağız. Biz bir şey yaparken 40 defa düşünüyoruz. Bir karar veriyoruz. Ondan sonra adım atıyoruz. Bir şeye karar verdikten sonra da dönmeyiz, onu yaparız. Onun için hiç endişe etmeyin. Biz bir hamle yapıyor bir girişimde bulunuyorsak arkasında çok ciddi bir hesap kitap matematik vardır" dedi. "Üniversitemiz içinde önemli bir değer" Rektör Nedim Sözbir; "Belediye Başkanımız Faruk Özlü devlet tecrübesini kendisi burada bizzat sergiliyor. Devletin üst kademesinde bakanlık yapmış ve şimdi de Düzce’ye hizmet ediyor. Özellikle üniversite olarak her faaliyetimize destek oluyor, paydaş oluyor. Fazlasıyla biz destek alıyoruz. Bu destekler üniversitemiz için çok önemli. Burada yapılan çalışmada şehrimiz için ve kokoreç severler için çok önemli. Şehrin güzelleşmesi adına güzel bir adım. Hem üniversitemiz adına hem de Düzce’de yaşayan birisi olarak kendisine teşekkür ederim. Bu çarşısının hayırlı olmasını temenni ederim" dedi. "Değerlerimizin ve değerlilerimizin kıymetini bilmeliyiz" DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık ise konuşmasında önceki kokoreççilerin bulunduğu yerdeki bir anısını anlatarak, "Bu çarşı ile kokoreççiler artık Avrupai görünümde bir yere kavuştular. Burada Belediye Başkan Faruk Özlü’ye teşekkür etmek istiyorum. Düzce’de oluşturduğu vizyonla çok büyük yol kat ediyoruz. Şu anda yapımı devam eden 6 tane 5 yıldızlı otel. Bunları tamamı Faruk Özlü’nün bireysel ilişkileriyle oluşturduğu çalışmalar. Yine odamız binası yükseliyor ve haziran ayında bitmiş olacak. Burada da belediye başkanımızın büyük desteği ile oldu. Ayrıca Gümrük Müdürlüğü yapıyoruz. Gümrük, Ticaret ve Sanayi Odasının işi. Bunu yapabilmek için bir misyon bir vizyon lazım. Bunu yaparken de belediye başkanımızın büyük desteğini gördük. Bu nokta da değerlerimizin ve değerlilerimizin kıymetini bilmeliyiz. Düzce’nin büyümesi, gelişmesi için bizde Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olarak yanınızdayız" dedi. Konuşmaların ardından yapılan duanın ardından Kokoreççiler Çarşısı kesilen kurdele ile hizmete açıldı. Açılışın ardından Belediye Başkanı Faruk Özlü ve açılışa katılanlar birlikte Kokoreççiler Çarşısında bulunan dükkanları gezdi.
Manisa Akhisar’da zeytin için tarihi buluşma Manisa’nın Akhisar ilçesi, zeytincilik alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Binlerce yıllık geçmişiyle yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve yaşam biçimi olarak kabul edilen zeytin için "Geleneksel Zeytin Yetiştiriciliği Çalıştayı" düzenlenecek. 2023 yılında UNESCO tarafından "Zeytin Yetiştiriciliği ile İlgili Geleneksel Bilgi, Yöntem ve Uygulamalar" başlığıyla Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilen zeytin kültürü, bu çalıştayla birlikte uluslararası düzeyde kazandığı değeri Akhisar’da somut bir platforma taşıyacak. UNESCO sürecinin ardından bu kapsamda düzenlenen ilk programın Akhisar’da gerçekleştirilecek olması, ilçe açısından ayrı bir önem taşıyor. Türkiye’nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Akhisar’da yapılacak çalıştayda, geleneksel üretim yöntemleri ele alınacak, sektörde yaşanan sorunlar değerlendirilecek ve zeytinciliğin geleceğine yönelik çözüm önerileri geliştirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde, Manisa Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek etkinlik; UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Akhisar Kaymakamlığı, Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Akhisar Ticaret Borsası, Akhisar Ticaret Odası ve Akhisar Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesi iş birliğiyle düzenleniyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek olan çalıştay, 29-30 Nisan tarihlerinde zeytin paydaşlarını bir araya getirecek. Etkinliğin açılışı 29 Nisan’da Akhisar Egea Zeytin ve Zeytincilik Müze Restoran’da yapılacak. Çalıştayın, geleneksel zeytin yetiştiriciliğinin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması adına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Kocaeli Tavşancıl Çocuk Oyun Evi modern yüzüyle açıldı Dilovası’nda modernize edilen Tavşancıl Çocuk Oyun Evi, düzenlenen programla yeniden hizmete sunuldu. Ücretsiz olarak kapılarını açan merkez, çocuklara güvenli, eğlenceli ve sosyal gelişim imkanı sağlayan donanımlarıyla dikkat çekiyor. Dilovası Belediyesi tarafından yürütülen yenileme çalışmalarının ardından kapılarını açan merkez, çocuklara güvenli, eğlenceli ve eğitici bir ortamda vakit geçirme imkanı tanıyor. Ücretsiz olarak hizmet veren oyun evi, aynı kompleks içerisinde yer alan Şehit Ömer Halisdemir Olimpik Yüzme Havuzu ve müzik odalarıyla birlikte çocuklara çok yönlü bir gelişim alanı sunuyor. Protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen açılış ve ziyaret programında; Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, AK Parti Dilovası İlçe Başkanı İlhan Yıldırım, AK Parti Kocaeli İl Başkan Yardımcısı İbrahim Arslan, MHP Dilovası İlçe Başkanı Yusuf Turhan, meclis üyeleri ve partililer yer aldı. "Evlatlarımızın mutluluğu her şeye değer" Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çocuklara yönelik yatırımların öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Çocuklarımızın güvenli, mutlu ve sağlıklı ortamlarda büyümesi bizim en büyük önceliğimiz. Tavşancıl Çocuk Oyun Evimizi yenileyerek ücretsiz şekilde yeniden hizmete açmanın gururunu yaşıyoruz. Evlatlarımızın yüzündeki tebessüm, bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır" dedi.