TEKNOLOJİ - 15 Aralık 2023 Cuma 17:22

Erzincan’da ‘Sivil Toplum Medya Buluşmaları’ programı gerçekleştirildi

A
A
A
Erzincan’da ‘Sivil Toplum Medya Buluşmaları’ programı gerçekleştirildi

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) ve Karadeniz Haber Ajansı Derneği iş birliğinde düzenlenen ‘Sivil Toplum Medya Buluşmaları’ programı, Erzincan’da gerçekleştirildi.


Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonunda gerçekleştirilen ‘Sivil Toplum Medya Buluşmaları’ programına, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Belediye Başkanı Bekir Aksun, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürü Metehan Akkaya, Erzincan Ticaret Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, TİMBİR Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, Birlik Haber Ajansı Genel Müdürü Muhammet Kaçar, TİMBİR Doğu Anadolu Bölge Başkanı Selçuk Özdemir, STK temsilcileri, yerel gazeteciler siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.


Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından TİMBİR tarafından hazırlanan tanıtım filmi gösterildi. Programda, TİMBİR Doğu Anadolu Bölge Başkanı Selçuk Özdemir’in selamlama konuşmasının ardından protokol konuşmaları yapıldı.


“Değişerek devam etmek, devam ederek değişmek zorundayız”


Son olarak konuşma yapan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, değişen ve gelişen teknolojiye, bununla beraber internet medyası sektörüne ayak uydurulması gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: “Gerçekten çok önemli bir program; Sivil Toplum Medya Buluşmaları. İnanılmaz bir değişim ve dönüşüm var. Bu değişim ve dönüşüm o kadar hızlı ve baş döndürücü ki, biz bile ona ayak uyduramıyoruz. 1000’in üzerinde internet haber sitesi var. Bu değişim var, bir de bizim eskilerin bir sözü var; ‘Çarık ayağı sıkıyor’ yani, aşağıdan inanılmaz bir dik dalga var. Değişim oluyor, dönüşüm oluyor, dünya değişiyor, toplumlar değişiyor, kavramlar değişiyor ve biz gerçekten çok zor durumdayız. Büyük bir sıkıntı içerisindeyiz. İnternetin buluşu ile birlikte iki kavram ortaya çıktı. Birincisi, bilgiye ulaşmanın maliyeti sıfır, ikincisi acımasızca bir rekabet. Eskiden öğretmenler, üniversitede hocalarımız ya da basın mensuplarımız bilginin sahibiydi. Bilginin sahibi olduğumuz içinde kendimizde çok ciddi bir özgüvenimiz vardı. Diyorduk ki, eğer biz bu bilgiyi vermezsek, öğrenciler, toplum cahil kalacak diye düşünüyorduk. Ya da bilgiye ulaşamayacak. Şimdi, sınıfta ders anlatıyorsunuz, ortaokul 3 öğrencisi arka sıralardan hemen bilgiye ulaşıyor değerli öğretmenim diyor bugün anlattığınız veriler artık güncellendi. Sizin anlattığınız bilginin artık hiçbir önemi yok. Ya da üniversite de çok ciddi bir sıkıntı var. Nedir? Artık bilgiyi depolayan insanlar ortadan kalktı. Ne oldu peki? Artık bilgiye rehberlik eden, dünya bilgi stokuna üretim yapan, oraya katkı sunan insanların değerli olduğu bir dönem başladı. Tabi bunu kazanımları ve kaybetme noktaları da oldu. İkincisi; acımasız bir rekabet. Şöyle düşünün eskiden esnaf Erzincan’da ki mahallesinde ki esnafla rekabet etmek zorundaydı. Öğrencilerle okulunda ki öğrencilerle rekabet etmek zorundaydı. Ben Ahlatlıyım. Şöyle bir örnek vereyim; mahallede ki ayakkabıcıdan her gün ayakkabı alıyorum. Bir gün bakıyor ki ayağımda başka bir ayakkabı var. Diyor ki, ‘Hamza bey neden ayakkabıyı benden almadın?’ kusura bakma diyorum. İtalya’da bir firma var. İnternete girdim. Kargo parasıyla hesap ettim. Bir baktım ki mahallede ki ayakkabıdan daha ucuz. 1 hafta içerisinde geldi, giyindim. Şimdi artık mahallede ki ayakkabıcının bile dünyada ki üretimle rekabet etmesi gereken bir dünyada yaşıyoruz. Ya bu rekabete ayak uyduracak ya da yok olup gidecek. Etrafınıza bakın mahalle bakkallarımız kapandı, fırınlarımız kapandı, yavaş yavaş köylerimiz, ilçelerimiz bütün güncelliğini kaybetti. O zaman Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi; ‘Değişerek devam etmek, devam ederek değişmek zorundayız.’”


Konuşmaların ardından, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kübra Pamukçuoğlu moderatörlüğünde, ‘Sivil Toplum Örgütlerinin Dijital Kapasitesinin Geliştirilmesi’ konusunda İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Bölümünden Doç. Dr. Burcu Zeybek, ‘Sivil Toplum Kuruluşlarının Etkin Sosyal Medya Kullanımı’ konusunda TİMBİR Başkanı Dr. Süleyman Basa, ‘Sivil Toplum Kuruluşlarının Basın Medya İletişimi’ konusunda BHA Genel Müdürü Muhammet Kaçar, ‘Kişisel Verilerin Korunması ve Telif’ konusunda Av. Cüneyd Altıparmak tarafından katılımcılara bilgiler verildi.



Erzincan’da ‘Sivil Toplum Medya Buluşmaları’ programı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.