ÇEVRE - 29 Şubat 2024 Perşembe 13:25

Fırat Nehri’nde siyanür nedeniyle balık ölümleri iddiası asılsız çıktı

A
A
A
Fırat Nehri’nde siyanür nedeniyle balık ölümleri iddiası asılsız çıktı

Erzincan’ın İliç ilçesinde bir maden ocağında 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen heyelan olayının ardından Fırat Nehri’nde siyanür nedeniyle balık ölümleri olduğu iddiası asılsız çıktı.

Konuya ilişkin balık ölümleriyle ilgili yapılan çalışma ve analizler basınla paylaşıldı. Paylaşılan raporda şu bilgilere yer verildi:

“Erzincan ili İliç ilçesi Dostal köyü kıyı şeridinde gerçekleşen balık ölümlerine ilişkin Elazığ Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ve İliç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personellerince 27.02.2024 tarihinde yerinde incelemeler yapılmıştır. Bu incelemeler sonucunda; Kıyı şeridi boyunca muhtelif yerlerden takribi aynı boy ve ağırlıkta (6-7 kg) 13 adet Cyprinus carpio (Pullu Sazan) balığının öldüğü görülmüştür. Bunlardan 3 adeti numune niteliği taşıdığından soğuk zincir kurallarına uygun olarak analizleri yapılmak üzere laboratuvara sevk edilmiştir. Kalan 10 adet balığın fiziksel muayenesinde çürüme ve kokuşmalar başladığı ölümlerinin üzerinden birkaç gün geçtiği anlaşıldığından imha prosedürlerine uygun olarak gömülerek imha edilmiştir. Bununla birlikte 4 farklı istasyondan su numunesi alınarak kimyasal analizleri yapılmak üzere laboratuvara gönderilmiştir. Bu istasyonlardan fiziksel su ölçümleri (Sıcaklık, PH, Oksijen vb.) yapılmış olup, balık sağlığı açısından tehlike oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Yapılan incelemelerde şüpheli balık ölümlerinin sadece pullu sazan balıklarında olduğu görülmüştür. İnceleme sahasında bahse konu balıklar dışında herhangi bir farklı balık türüne, sucul canlılara ve su kuşlarının ölümüne rastlanılmadığı, canlı yaşam döngüsünün devam ettiği ve toplu balık ölümlerinin olmadığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle yaşanan balık ölümlerinin mevsimsel geçiş dönemlerinden ve/veya balık hastalıklarından (viral, bakteriyel, paraziter vs.) kaynaklanabileceği öngörülmüştür.”

Ahmet Akbuğa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da 3 arkadaştan 21 yıldır haber alınamıyor Adana’da 2005’te parkta oturdukları sırada kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı iddia edilen 3 arkadaştan 21 yıldır haber alınamıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kayıp şahıslarla ilgili dosyaların yeniden ele alınması yönündeki çalışması aileleri umutlandırırken evladından 21 yıldır haber alamayan anne Hülya Bebek, "İyi olsaydı mutlaka beni arar, haber verirdi. Doktora gitsem acaba yolda karşılaşır mıyım?, ben gittiğimde eve gelir mi? Bu hayallerle yaşıyorum" dedi. Olay, 18 Mayıs 2005 akşamı saat 21.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Yeşilevler Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaşındaki Suat Bebek (18), arkadaşı Ramazan Sofi (20) ile birlikte parka gitti. Bir süre sonra yanlarına arkadaşları Emin Saçan (22) da katıldı. Parkta oturup sohbet eden gençlerin yanına plakası alınamayan bir minibüsle gelen 8 kişi, gençleri önce darp etti, ardından silah zoruyla araca bindirerek kaçırdı. O günden sonra 3 arkadaştan bir daha haber alınamadı. "Gözümü kaybettim oğlum hala bulunamadı" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kayıp şahısların bulunmasına yönelik yeniden çalışma başlatması, ailelerde umutları yeniden yeşertti. Oğlu Suat Bebek’ten yıllardır haber alamayan anne Hülya Bebek (64), yaşadığı acıyı gözyaşları içinde anlattı. Oğlunun kaybolmasının ardından sağlık sorunları yaşadığını belirten anne Bebek, "10 senedir bu hastalıkla devam ediyorum. Oğlum evden gitti, gündüz yatıyordu. Akşam üzeri çıkıp gitti. Benim kız enişteyle dondurma yemeye gidiyordu, ‘Gördünüz mü?’ dedim. ‘Kahvenin önünde oturuyordu anne’ dediler. Ondan sonra bekledim, bekledim gelmediler. Saat gece 11 oldu, ‘Oğlum artık gel’ dedim. Bir daha haber alamadık, insanlık namına duyan bilen varsa biri bir şey söylesin. Gözümü kaybettim, her şeyimi kaybettim. Gözüme mantar hastalığı geldi, ‘3 ay ömrün var, beyne doğru gidiyor’ dediler. Ama Allah öldürmedi, gözüm gitti" dedi. "Ben ölsem daha iyiydi" Yaşamanın çok zor olduğunu anlatan Bebek, "Ben ölsem ondan iyiydi. Evlat acısı hiçbir şeye benzemiyor. Hiçbir şey yok. Sağ olarak hiç ümidim kalmadı. İyi olsaydı mutlaka beni arar, haber verirdi. Doktora gitsem acaba yolda karşılaşır mıyım? Ben gittiğimde eve gelir mi? Bu hayallerle yaşıyorum" diyerek gözyaşlarına boğuldu. "Ölüsü de dirisi de olsa onun bulunmasını istiyoruz" Ağabey Kadir Bebek (36) ise kardeşlerinden 21 yıldır hiçbir haber alamadıklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Bebek, "Kardeşim 21 yıl önce kayboldu, her gece onu düşünüyoruz. Yolunu bekliyoruz, kapıyı bekliyoruz, telefonunu bekliyoruz. Hiçbir şekilde bize kimse ulaşmadı. Adalet Bakanlığı’ndan yardım istiyoruz. Bizim kardeşimiz de bulunsun. Telefon bekliyoruz. Bundan bir ay önce emniyet aradı kan tahlili için ama kimse gelmedi. 21 yıldır hiçbir şekilde bilmiyoruz, ölü müdür? Sağ mıdır? Ölüsü de olsa dirisi de olsa biz istiyoruz. Kardeşimizin bize ulaşmasını istiyoruz, yaşıyorsa evine gelsin. Ölüyse de ölüsünü istiyoruz. 21 senedir içimiz yanıyor" diye konuştu.
İstanbul Q Yatırım Bankasına yeni bir operasyon: 4 yönetici gözaltında İstanbul polisi tarafından düzenlenen operasyonda, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde yüksek oranlı faiz ve komisyon uygulayarak tefecilik usulü faaliyet yürüttüğü iddia edilen Q Yatırım Bankası yetkilisi 4 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Q Yatırım Bankası’na yönelik "tefecilik ve aklama" soruşturması kapsamında başlatılan soruşturmada, yeni bir operasyon başlatıldı. Belirlenen oranların üzerinde faizle bazı şirketlere borç para verip haksız kazanç sağladıkları belirlenen söz konusu bankanın, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde yüksek oranlı faiz ve komisyon uygulayarak tefecilik usulü faaliyet yürüttüğü, kredi kullandırılan şahıslardan erken kapama işlemlerinde fahiş oranlarda ek komisyon talep edilerek haksız kazanç sağlandığı anlaşıldı. Bankacılık mevzuatına aykırı faaliyet yürüttüğü belirlenen finans kuruluşuna yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda yönetici konumunda bulunan 4 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şüpheli kişiler sorgulanmak üzere Mali Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlıların ifade işlemlerine başlanırken, iddiaların merkezindeki bankaya yönelik daha önce de operasyon yapılmıştı. Aynı soruşturmanın önceki ayağında, banka yetkilisi A.E., Y.M.ile M.A. hakkında 7 Kasım 2025’de adli işlem yapılmıştı. Soruşturmanın derinleştirilmesi neticesinde, şüpheli Ali Ercan’la bağlantılı olduğu yönünde tespitler bulunan S.Ö., M.A.S., C.F.O., H.Ç., H.M.İ., İ.B., S.Y., M.S.Ö.ve F.S. isimli şahıslar hakkında soruşturma savcısınca yeni delillere ulaşılmış ve 7 Kasım 2025 ve 3 Ocak 2026 tarihlerinde bir dizi operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınan 4 şüphelinin polisteki işlemleri sürüyor.