EKONOMİ - 05 Aralık 2025 Cuma 15:50

İliç’te tüm siyasi partilerin ve muhtarların ortak talebi: Çöpler Altın Madeni açılsın

A
A
A
İliç’te tüm siyasi partilerin ve muhtarların ortak talebi: Çöpler Altın Madeni açılsın

Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren Çöpler Altın Madeni’nin 22 aydır kapalı kalmasının ilçe yaşamındaki olumsuz etkisi katlanarak devam ediyor. İliç’te her partiden siyasi temsilci ortak bir basın açıklaması düzenleyerek ilçenin eski refahına kavuşması için madenin yeniden açılmasını talep etti.



Çöpler Altın Madeni’nin 22 aydır kapalı olması nedeniyle, İliç ve çevre köylerde derinleşen işsizlik, gelir kaybı, göç, esnafın çöküşü ve sosyal yapının bozulması karşısında artık sürdürülebilir bir yaşam kalmadı. Siyasi parti temsilcilerinden köy muhtarlarına kadar herkes, madenin ilçenin ekonomik omurgası olduğunu, belirsizliğin toplumda psikolojik ve sosyoekonomik tahribata yol açtığını açıkladı. İliç’te herkesin ortak talebi, güvenlik ve çevresel şartlar eksiksiz sağlanmak kaydıyla madenin bir an önce yeniden açılması, halkın sesinin duyulması, mağduriyetlerin giderilmesi ve ilçenin yeniden ekonomik canlılığa kavuşması.


Öte yandan şirket, gerekli tüm tedbirleri aldığını, artık kapalı devre üretimle çevre ve insan sağlığı konusunda en risksiz yöntem olan sülfit tesisi ile üretime hazır olduğunu açıklamıştı.


Basın açıklamasında konuşan İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi, madenin kapalı kaldığı her gün yalnızca İliç’in değil, Erzincan’ın, bölge illerinin ve hatta Türkiye ekonomisinin büyük kayıplar yaşadığını söyledi.


Sadece makinelerin susmadığını dile getiren Elçi, "Esnafın dükkânı sessizleşti, ocaklarda tencereler kaynamaz oldu. Esnaf iş hacmini yüzde 70 oranında kaybetti. İliç’te alternatif bir ekonomik çark yok. Nasıl ki Ege’de, Akdeniz’de turizmle; İç Anadolu’da tarımla geçim sağlanıyorsa İliç halkı da madencilik ile geçimini sağlıyor. Bu bir tercih değil, bu coğrafyanın bize sunduğu doğal bir gerçek. Bu ilçenin yeniden ayağa kalkmasını istiyorsak, esnafımızın nefes almasını istiyorsak ve en önemlisi ailelerimizin huzuru bozulmasın, gençlerimiz göç etmek zorunda kalmasın istiyorsak çevreyi ve insanı merkeze alan madencilik anlayışı ile İliç madeni yeniden açılmalı, bacası yeniden tütmelidir. Mağduriyetimiz noktasında devletimize ve hükümetimize güvenimiz tamdır" diye konuştu.


"Madenin açılmasının önünde engel kalmadı"


AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz ise Çöpler Altın Madeni’nin önce insan, sonra çevre ve ardından güvenli madencilik ilkeleri çerçevesinde, gerekli şartlar sağlandığında ülke ekonomisine yeniden kazandırılmasının önemine değindi. Yılmaz, madenin yeniden faaliyete geçmesi yönünde görüşmelerin aralıksız sürdüğünü de belirtti. Kazadan sonra maden sahasının kapanmasıyla birlikte ilçede ekonomik daralma yaşandığını bildiren Yılmaz, yapılan çalışmalar ve hazırlanan raporlar sonucunda gerekli bütün tedbirlerin alındığını, madenin yeniden açılmasının önünde bir engel kalmadığını aktardı.


"Bu belirsizlik bir netliğe kavuşmalı"


CHP İlçe Başkanı Gökmen Yıldırım da ilçede yaşayan herkesin Çöpler Altın Madeni’ndeki olaydan etkilenerek manevi ve ardından ekonomik olarak zor günler yaşadığını söyledi. İliç’te madenciliğin uzun süre durmasının her yaştan bireyi olumsuz etkilediğini belirten Yıldırım, CHP olarak madencilik faaliyetinin devam etmesinde insan sağlığı, iş güvenliği ve çevre bütünlüğünü öncelik olarak ele aldıklarını ifade etti. Yıldırım, "İlçe sakinlerimiz hâlen umutlarını madenciliğe bağlamış bir vaziyette ve sosyoekonomik olarak zor şartlarda yaşamını sürdürmektedir. Bu belirsizliğin bir netliğe kavuşturulması halkımızı rahatlatacaktır" dedi.


"İlçemizin toplumsal ve ekonomik geleceği için önemli"


Anahtar Parti İlçe Başkanı İbrahim Özhan, ilçe dışına ani göçün sosyolojik uyumsuzluk ve aile bütünlüğünde bozulmalara yol açabileceğini vurguladı. Ticari faaliyetlerin madencilik olmadan sürdürülebilirliğini yitireceğini söyleyen Özhan, "Tüm gereklilikler sağlandığında, teknik ve idari koşullar tamamlandığında madenin yeniden faaliyete geçmesi, ilçemizin toplumsal ve ekonomik geleceği için önemlidir" ifadelerini kullandı.


"Vatandaşlarımızın aylarca süren mağduriyetine seyirci kalınamaz"


Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Hakan Gürbüz, maden faaliyetlerinin durmasıyla ilçede işsizliğin hızla arttığını söyledi. Yüzlerce ailenin gelir kaybına uğradığını ve esnafın işlerinin durma noktasına geldiğini belirten Gürbüz, "Bizler Yeniden Refah Partisi olarak hem güvenliğin eksiksiz sağlanması hem de ilçemizin yeniden ekonomik canlılığına kavuşması gerektiğini savunuyoruz. Vatandaşlarımızın aylardır süren mağduriyetine seyirci kalınamaz. Madenin yeniden faaliyete alınması süreci insan sağlığı ve çevre güvenliği temelinde ilerlemeli, ancak ilçemizin ekonomik çöküşe sürüklenmesine de izin verilmemelidir" dedi.


"Çocuklar dahi etkilendi"


Deva Partisi İlçe Başkanı Burhan Demir ise İliç nüfusunun büyük bir kısmının düzenli bir işleyişe sahip iş hayatının maden kazası sonrasında sekteye uğradığını söyledi. Bu durumdan esnafların, ailelerin ve çocukların dahi doğrudan etkilendiğini belirten Demir, halkın istekleri ve içinde bulunduğu zor koşulların görmezden gelinmesinin ve sessiz kalınmasının mümkün olmadığını ifade etti.


"Maden toplum menfaatleri gözetilerek yeniden üretime geçmeli"


MHP İl Genel Meclis Üyesi Eyüp Ayçiçek, madenin yeniden açılmasının sosyoekonomik olarak elzem olduğunu belirtti. Ayçiçek, "Ancak bunun çevre ve insan hassasiyetlerini ön plana alan bir yaklaşımla yapılması gerekir. Ülkemiz ve yöre halkının isteği, madenin yeniden açılması yönündedir" ifadelerini kullandı. AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Mahmut Gün de yetkililerden, Erzincan’ın ve Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan madenin toplum menfaatleri gözetilerek yeniden üretime geçmesini talep ettiklerini aktardı.


"Neden kimse bizim sesimizi duymuyor?"


Çöpler Köyü Muhtarı Celal Çoban, "Köyümüzün temel yaşam faaliyetleri dışında başka bir gelir kaynağı yoktur. Tarım arazimiz, hayvancılık için gerekli mera alanımız bulunmamaktadır. Çöpler Köyü’nün mevcut koşullarda maden kapalıyken ekonomik olarak varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Bugün gelinen noktada maden işletmesi gerekli iyileştirmeleri yapmış ve eksiklerin giderilmesi konusunda önemli adımlar atmıştır. Köyümüzün beklentisi nettir: Maden faaliyetleri gerekli denetim ve şartlar sağlanarak bir an önce yeniden başlatılmalıdır. Bir madenin nasıl çıkarıldığını, üretimin nasıl yapıldığını bilmeyenlerin bizim adımıza karar verip ‘Maden açılmasın’ deme hakkı yok maalesef. Biz bu topraklarda yaşıyoruz, burası bir maden şehri. Neden kimse bizim sesimizi duymuyor? Maden açılmasın diyenler, neden bize hiçbir şey sormuyor? Eğer burada bir sağlık riski, bir tehlike olsaydı en önce biz karşı çıkardık. Çünkü biz bu coğrafyanın insanıyız, bu madenin çevresinde yaşıyoruz" diye konuştu.


"Bölgenin kaderi bizlerin ellerinde olsun"


İbrahim Çeçen Mahallesi Muhtarı Yakup Tunç, maden kapandıktan sonra bölgede işsizliğin arttığını, birçok ailenin gelir kaybettiğini ve esnafın zor günler yaşadığını söyledi. Muhtar, "Bizim talebimiz nettir: Madenin sağladığı katkının güvenli, şeffaf ve çevreye duyarlı bir şekilde devam etmesi ve yerel istihdamın tam anlamıyla desteklenmesidir. Bölgemizin kaderi başkalarının değil, bu topraklarda yaşayan bizlerin ellerinde olsun" dedi.


Sabırlı Köyü Muhtarı Veysel Berşe de kazadan önce köyde 85 hane bulunduğunu, ekonomik şartların ağırlaşmasıyla bu sayının 35’e düştüğünü belirtirken, Doruksaray Köyü Muhtarı Muharrem Karaman ise, İliç’te sosyolojik yapı sarsıldığını, aile düzeninin bozulduğunu ve geçim sıkıntısının kendini gösterdiğini, hayat şartlarının zorlaştığını vurguladı. Kazım Karabekir Mahallesi Muhtarı Ömer Talanay, Çöpler Altın Madeni faaliyetlerinin durdurulmasının yalnızca bir işletmenin kapanması değil, tüm ilçenin geleceğini etkileyen ciddi bir süreç olduğunu belirterek yetkililerden madene yeniden faaliyet izni verilmesini talep etti.



İliç’te tüm siyasi partilerin ve muhtarların ortak talebi: Çöpler Altın Madeni açılsın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Aynaların çarpması sonucu çıkan kavgada öldürülen Abdurrahman Cengiz’in davasına devam edildi Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının birbirine çarpması sonucu çıkan tartışmada 1 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması görüldü. Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının çarpması sonrası çıkan tartışmada Abdurrahman Cengiz’in hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanık Mehmet Erkan B., sanık avukatları, maktulün ailesi ve avukatları hazır bulundu. Diğer sanık Eyüp Ertan D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Leyla D., "Olaydan sonra oğlumun arkadaşı Mehmet A. beni aradı. Olayda kullanılan silahları sakladığını söyledi. Silahları Suruç’ta bulunan bağ evinin bahçesine gömüldüğünü söyledi. Ben de polisler ile birlikte bu silahları polislere teslim ettim. Olayı görmedim. Duyduğuma göre oğlum ilk hastaneye giderken önünü kesmişler. Arkadaşlarına ve kendisine ateş etmişler. Olaya dahi bilgi ve gördüm bundan ibarettir" dedi. "Biz kendimizi koruduk" Tutuklu sanık Eyüp Ertan D. savunmasında, "Bize ilk ateş eden maktuldür. Biz de kendimizi korumaya çalıştık. Olay anında makbul bize hakaret ederek ateş etti. Biz kendimizi koruduk. Tahliyemi talep ederim" dedi. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Erkan B. hakkında uygulanan "yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Tutuklu sanık Eyüp Ertan D.’in ise dosyadaki delil durumu ve alabileceği muhtemel ceza dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına hükmederek eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi 15 Mart 2023’te Şahinbey ilçesi Fırat Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, Abdurrahman Cengiz (43) ile husumetli olduğu şahıs ya da şahıslar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında husumetli olduğu şahıs ya da şahısların silahlı saldırısına uğrayan Abdurrahman Cengiz, ağır yaralandı. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesine kaldırılan Cengiz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Samsun "Ramazan’da 3 öğün beslenilmeli" Diyetisyen Tuba Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak iftar, ara öğün ve sahur şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" dedi. Ramazan ayında uzun saatler aç ve susuz kaldığımız ve beslenme düzenimizin oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" diye konuştu. Sağlıklı beslenmenin hayatın her döneminde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Dyt. Yıldırım, "Ramazan ayı uzun saatler aç ve susuz kaldığımız, beslenme düzenimiz oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Normal günlerde, herhangi bir öğünde eksik aldığımız bir besin ögesini gün içinde ara öğünlerde veya diğer ana öğünlerde tamamlama fırsatımız oluyor. Ancak Ramazan ayında öğün sayımız sınırlanıyor. Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme gereklidir" diye konuştu. Dyt. Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme önerilerini şöyle sıraladı: "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz. Sahur yapma alışkanlığı sayesinde hem açlık süreniz azalır hem de metabolizma hızınızı korumuş olursunuz. Sahurda yumurta, ceviz, peynir, avokado ve mevsim söğüşlerini içeren hafif bir kahvaltı veya yoğurt, yulaf, taze meyve, çiğ kuruyemişlerden hazırlanan sağlıklı bir kase tercih edebilirsiniz. İftar öğünü de en az sahur kadar önemlidir. Orucu bir hurma ve su ile açtıktan sonra çorba ve renkli bir salata ile devam edip, sonrasında ana yemeğe geçebilirsiniz. İftarda uzun açlık döneminden sonra midenizi hızlı bir şekilde doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, mide barsak rahatsızlıklarına sebep olduğu için iftardan sahura kadar öğün sayısını artırıp, aralıklarla beslenmeye özen gösteriniz. Tatlı seçiminizi iftardan hemen sonra yapmak yerine bir iki saat sonra ara öğün şeklinde hafif sütlü tatlılardan tercih etmek sağlıklı olacaktır. İftardan sonra tatlı isteklerinde kahve ve hurma ikilisi kan şekerini dengelemeye ve tatlı yeme ihtiyacını azaltmaya yardımcı olacaktır. Ramazan’da hareketsizlik, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilir. İftardan sonra bir saatlik yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır. İftardan sahura kadar ortalama en az iki litre su içmelisiniz. Bir şişe soda ve bir bardak bitki çayı da sindirim sisteminize iyi gelecektir."
Uşak Uşak’ın yeni Valisi Serdar Kartal görevine başladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile İçişleri Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal görevine başladı. Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal için valilik binasında karşılama töreni düzenlendi. Tören mangasını selamlayan Kartal, vali yardımcıları ve kurum müdürleriyle tanıştıktan sonra Valilik binasına geçti. Burada açıklamalarda bulunan Vali Kartal; "Göreve başlarken, böylesine derin bir kültüre, güçlü bir birlik ruhuna ve yükselen bir kalkınma dinamizmine sahip Uşak ilinde hizmet edecek olmanın ağır fakat onurlu sorumluluğunu yüreğimde hissettiğimi belirtmek istiyorum. Bu birikimi koruyarak ve daha da ileriye taşıyarak, sanayisiyle üreten, tarımıyla bereketlenen, gençleriyle güçlenen ve her bir hemşehrisini kucaklayan bir Uşak hedefiyle kararlılıkla yol alacağız." dedi. Kartal sözlerine şöyle devam etti; "Uşak’ın huzurunu, refahını ve geleceğini daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışacağız. Sizlerin talep ve önerileri bizler için yol gösterici olacaktır. Yüce Allah’ın inayeti, dualarınız ve bu birliktelik ruhuyla Uşak’ı her alanda daha ileriye taşıyacağımıza inancımız tamdır. Bizler için devlette makamlar gelip geçicidir, kalıcı olan ise aziz milletimize hizmet etmektir. Bu bilinçle Uşak’ımızın her ilçesini, her köyünü, her mahallesini ve her bir vatandaşını kapsayan, adaletli, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını hakim kılmayı esas alacağız. Kapısı da gönlü de herkese açık bir idare anlayışıyla, devletimizin şefkatini, güler yüzünü ve güven veren varlığını hayatın her alanında hissettirmeyi temel vazifemiz olarak görüyoruz." dedi. Açıklama sonrası Vali Kartal, makamında il protokolü ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Antalya Rus sahipleri, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin, ölü bulana 10 bin ödül Antalya 4 yıldır yaşayan iki Rus aile, 10 Ocak’ta Kemer’de kaybolan köpekleri yüzünden adeta perişan oldu. Kemer’de bir gezi esnasında Rubi ve Boris adlı köpeklerini kaybeden aileler, köpeklerini sağ bulana 100 bin, ölüsünü bulana ise 10 bin TL ödül verecek. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek Antalya’nın Döşemealtı ilçesine yerleşen İvakina çifti, köpekleri Rubi ve arkadaşlarının köpekleri Boris’i yanlarına alarak 8 kişilik bir kafile halinde Kemer’in Tekirova ilçesinde Tahtalı Dağı eteklerinde gezmeye çıktı. Otomobilleriyle Tahtalı Teleferik yoluna giren kafile, Galina İvakina’nın rahatsızlanması üzerine durakladı. Grup araçlarından inince köpekler de ormanlık alanda oynamaya başladı. Köpeklerin kavga sesi geldi Galina İvakina’yı yürüterek kendine gelmesine çalışan grup, o sırada orman içinde bulunan Boris ve Robi’nin bulunduğu bölgeden köpeklerin kavga sesini duydu. O noktaya doğru ilerleyen grubun karşısına büyük bir Kangal köpeği çıkınca, yanlarında çocuklar da bulunan kafile köpeğin saldırması üzerine uzaklaşmak zorunda kaldı. Robi’nin takip cihazı bulundu, Boris’ten haber yok Bütün güçlüklere rağmen köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen aileler, kaybolduktan 9 gün sonra Robi’nin tasmasındaki takip cihazını çobanların çöp döktüğü yerin yanında buldu. Vladislav İvakin, durumu çobanlara sorduğunda "Biz görmedik" cevabını aldığını öne sürdü. Kayıp köpek sahiplerinin ısrarlı aramalarından birine katıldığını söyleyen arkadaşları Zülfiye Aslan da aileyle birlikte köpekleri bulmak için gittiklerinde bir çobanın yanlarına gelerek "Burada duramazsınız, burası özel mülk, jandarma gelecek" dediğini, kendisinin "Siz mi çağırdınız" sorusu üzerine "Hayır, Teleferik’ten aradılar" cevabını verdiğini ancak kendilerinin Teleferik istasyonundaki kişilere bunu sorduklarında "Biz hiçbir şey bilmiyoruz, bize ne? Biz niye arayalım ki" cevabını aldıklarını belirtti. Binlerce el ilanı bastırdılar Kayıp köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen sahipleri, bastırdıkları binlerce el ilanında köpekleri sağ bulana 100 bin TL, ölüsünü bulana 10 bin lira ödül koyarak ve her gün gidip ortalama 200 kilometre yol katederek köpeklerini bulma umutlarını diri tutmaya çalışıyor.