ÇEVRE - 29 Şubat 2024 Perşembe 10:20

Karlı dağları aşarak göç yoluna koyulan yaban keçilerinden belgesel tadında görüntüler

A
A
A
Karlı dağları aşarak göç yoluna koyulan yaban keçilerinden belgesel tadında görüntüler

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) başarılı operasyonlarıyla terörden temizlenen 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağlarında yabani hayvan popülasyonu arttı. Çok sayıda yaban keçisinin karlı dağları aşarak göç yoluna koyulması drone ile görüntülendi. Görüntüler belgeselleri aratmadı.


Erzincan ile Tunceli arasında yer alan Munzur Dağlarında, Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunan, avlanması yasak ve koruma altındaki tür olan çengel boynuzlu (şamua) ve dağ keçileri sürüler halinde, belgesel tadında Görüntü Yönetmeni Alperen Demirbaş tarafından görüntülendi.


Bir zamanlar terör endişesi duyulan Tunceli ile Erzincan arasındaki Munzur Dağlarında Erzincan ve Tunceli Jandarma Komutanlığı timleri, Kemah, Pülümür, Ovacık kırsallarında gerçekleştirdikleri başarılı operasyonlarla terörün sonunu getirdi. Bununla birlikte terörden temizlenen Munzur Dağlarında yabani hayvan popülasyonunda artış gözlendi. Karla kaplanan Munzur Dağlarında nesli tükenme tehlikesi altında bulunan birçok yabani hayvan objektiflere yansımaya başladı. 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağlarının karlı zirvesinde ve zaman zaman da bin rakımlı aşağı kısımlara inen yaban keçileri bu kez 2 bin 800 rakımda göç yolunda sürüler halinde görüntülendi. Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunan, avlanması yasak ve koruma altındaki tür olan çengel boynuzlu (şamua) ve dağ keçileri sürüler halinde, belgesel tadında drone ile görüntülendi.


Türkiye’nin birçok bölgesinde doğa güzelliklerini görüntüleme fırsatı olan Görüntü Yönetmeni Alperen Demirbaş, bu kez de Erzincan ile Tunceli arasında yer alan Munzur Dağlarındaydı. Dağ keçilerini sürü halinde görüntüleyen Demirbaş, fotoğraf tutkunlarını da Erzincan’a davet ederek, “Türkiye’nin birçok lokasyonunda doğal güzellikleri yerinde gözlemleme ve çekim yapma fırsatı yakalıyoruz. Bugün de Erzincan’ın Munzur Dağları eteklerindeydik. Yaklaşık 2 bin 800 rakımda şamua ve dağ keçilerine denk geldik. Erzincan, yabani hayvan popülasyonu anlamında oldukça zengin şehirlerimizden bir tanesi. Biz de bugün onları drone ile gözlemleme fırsatı yakaladık. Bayağı büyük bir sürüye denk geldik ve ortaya da çok güzel görüntüler çıktı. Erzincan, yabani hayvan popülasyonu anlamında zengin şehirlerimizden bir tanesi. Bu anlamda fotoğraf sanatçılarımızı, fotoğraf severleri Munzur Dağları eteklerinde, bu görsel şöleni çekmeye davet ediyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da 3 arkadaştan 21 yıldır haber alınamıyor Adana’da 2005’te parkta oturdukları sırada kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı iddia edilen 3 arkadaştan 21 yıldır haber alınamıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kayıp şahıslarla ilgili dosyaların yeniden ele alınması yönündeki çalışması aileleri umutlandırırken evladından 21 yıldır haber alamayan anne Hülya Bebek, "İyi olsaydı mutlaka beni arar, haber verirdi. Doktora gitsem acaba yolda karşılaşır mıyım?, ben gittiğimde eve gelir mi? Bu hayallerle yaşıyorum" dedi. Olay, 18 Mayıs 2005 akşamı saat 21.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Yeşilevler Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaşındaki Suat Bebek (18), arkadaşı Ramazan Sofi (20) ile birlikte parka gitti. Bir süre sonra yanlarına arkadaşları Emin Saçan (22) da katıldı. Parkta oturup sohbet eden gençlerin yanına plakası alınamayan bir minibüsle gelen 8 kişi, gençleri önce darp etti, ardından silah zoruyla araca bindirerek kaçırdı. O günden sonra 3 arkadaştan bir daha haber alınamadı. "Gözümü kaybettim oğlum hala bulunamadı" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kayıp şahısların bulunmasına yönelik yeniden çalışma başlatması, ailelerde umutları yeniden yeşertti. Oğlu Suat Bebek’ten yıllardır haber alamayan anne Hülya Bebek (64), yaşadığı acıyı gözyaşları içinde anlattı. Oğlunun kaybolmasının ardından sağlık sorunları yaşadığını belirten anne Bebek, "10 senedir bu hastalıkla devam ediyorum. Oğlum evden gitti, gündüz yatıyordu. Akşam üzeri çıkıp gitti. Benim kız enişteyle dondurma yemeye gidiyordu, ‘Gördünüz mü?’ dedim. ‘Kahvenin önünde oturuyordu anne’ dediler. Ondan sonra bekledim, bekledim gelmediler. Saat gece 11 oldu, ‘Oğlum artık gel’ dedim. Bir daha haber alamadık, insanlık namına duyan bilen varsa biri bir şey söylesin. Gözümü kaybettim, her şeyimi kaybettim. Gözüme mantar hastalığı geldi, ‘3 ay ömrün var, beyne doğru gidiyor’ dediler. Ama Allah öldürmedi, gözüm gitti" dedi. "Ben ölsem daha iyiydi" Yaşamanın çok zor olduğunu anlatan Bebek, "Ben ölsem ondan iyiydi. Evlat acısı hiçbir şeye benzemiyor. Hiçbir şey yok. Sağ olarak hiç ümidim kalmadı. İyi olsaydı mutlaka beni arar, haber verirdi. Doktora gitsem acaba yolda karşılaşır mıyım? Ben gittiğimde eve gelir mi? Bu hayallerle yaşıyorum" diyerek gözyaşlarına boğuldu. "Ölüsü de dirisi de olsa onun bulunmasını istiyoruz" Ağabey Kadir Bebek (36) ise kardeşlerinden 21 yıldır hiçbir haber alamadıklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Bebek, "Kardeşim 21 yıl önce kayboldu, her gece onu düşünüyoruz. Yolunu bekliyoruz, kapıyı bekliyoruz, telefonunu bekliyoruz. Hiçbir şekilde bize kimse ulaşmadı. Adalet Bakanlığı’ndan yardım istiyoruz. Bizim kardeşimiz de bulunsun. Telefon bekliyoruz. Bundan bir ay önce emniyet aradı kan tahlili için ama kimse gelmedi. 21 yıldır hiçbir şekilde bilmiyoruz, ölü müdür? Sağ mıdır? Ölüsü de olsa dirisi de olsa biz istiyoruz. Kardeşimizin bize ulaşmasını istiyoruz, yaşıyorsa evine gelsin. Ölüyse de ölüsünü istiyoruz. 21 senedir içimiz yanıyor" diye konuştu.
İstanbul Q Yatırım Bankasına yeni bir operasyon: 4 yönetici gözaltında İstanbul polisi tarafından düzenlenen operasyonda, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde yüksek oranlı faiz ve komisyon uygulayarak tefecilik usulü faaliyet yürüttüğü iddia edilen Q Yatırım Bankası yetkilisi 4 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Q Yatırım Bankası’na yönelik "tefecilik ve aklama" soruşturması kapsamında başlatılan soruşturmada, yeni bir operasyon başlatıldı. Belirlenen oranların üzerinde faizle bazı şirketlere borç para verip haksız kazanç sağladıkları belirlenen söz konusu bankanın, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde yüksek oranlı faiz ve komisyon uygulayarak tefecilik usulü faaliyet yürüttüğü, kredi kullandırılan şahıslardan erken kapama işlemlerinde fahiş oranlarda ek komisyon talep edilerek haksız kazanç sağlandığı anlaşıldı. Bankacılık mevzuatına aykırı faaliyet yürüttüğü belirlenen finans kuruluşuna yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda yönetici konumunda bulunan 4 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şüpheli kişiler sorgulanmak üzere Mali Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlıların ifade işlemlerine başlanırken, iddiaların merkezindeki bankaya yönelik daha önce de operasyon yapılmıştı. Aynı soruşturmanın önceki ayağında, banka yetkilisi A.E., Y.M.ile M.A. hakkında 7 Kasım 2025’de adli işlem yapılmıştı. Soruşturmanın derinleştirilmesi neticesinde, şüpheli Ali Ercan’la bağlantılı olduğu yönünde tespitler bulunan S.Ö., M.A.S., C.F.O., H.Ç., H.M.İ., İ.B., S.Y., M.S.Ö.ve F.S. isimli şahıslar hakkında soruşturma savcısınca yeni delillere ulaşılmış ve 7 Kasım 2025 ve 3 Ocak 2026 tarihlerinde bir dizi operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınan 4 şüphelinin polisteki işlemleri sürüyor.