SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 10:12

Uzmanı uyardı; "Bir damla ihmal, Bir mevsim rahatsızlık"

A
A
A
Uzmanı uyardı; "Bir damla ihmal, Bir mevsim rahatsızlık"

Baharın gelişiyle doğa canlanırken bazı vatandaşlar için alerji mevsimi de başladı. İlkbaharın getirdiği polen alerjisi, yol açtığı hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve gözlerde kaşıntı gibi şikayetlerle hayatı zorlaştırıyor.


Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Ölmez, bahar aylarında ortaya çıkan polen türlerinden günlük hayatta bu durumla nasıl başa çıkabileceği, etkili tedavi yöntemlerinden alerjik reaksiyonları azaltacak çözümlere kadar alerji mevsimi hakkında bilinmesi gereken tüm detayları anlattı.


Polenin bitkilerin üremesi için gerekli toz tanecikleri olduğunu belirten Doç. Dr. Ölmez, bunların çapları 10-100 mikron arasında olduğundan burun ve solunum yollarına kolaylıkla girdiğini, iklim değişikliklerinin daha fazla polen üretimine yol açtığını bunların özellikle çam, zeytin, kavak ve çayır otları alerji kaynağı olduğunu belirtti. Bu ağaçların polenleri ilkbahar ayları ile birlikte havada daha fazla bulunur buda alerjik bireylerde semptomların artmasına sebep olur. Bu bitkilerin polenleri genellikle yaz sonu ve sonbahar başında yoğunlaşır. Bu polenler ayrıca tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.


Alerjik rinitin ülke genelinde toplumun yüzde 20 ile 30’unu etkilediğini belirten Ölmez; "Bu bahar döneminde hastaların yüzde 60’ında burun tıkanıklığı, göz yaşarması, hapşırık ve baş ağrısı şikayetlerini artırır. Alerjik astım atakları da bu dönemlerde yüzde 30 oranında artar. Özellikle polenlerin en yoğun olduğu sabah saatleri 05.00 ile 10.00 arası dışarı çıkmak alerjik atak riskini ciddi şekilde artırır. Alerjik rinit çocuklar, yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar ve sigara içenleri daha fazla etkiliyor." dedi.


Belirtileri ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Hasan Ölmez, "Alerjik rinit, sürekli hapşırık, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı, sulanma ve boğaz kaşıntısı ile belirir. Alerjik konjokttivit de ise, Gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, ışığa hassasiyet, gözaltında mor halkalar görülür. Alerjik Astımda ise, gece ve sabaha karşı artan kuru öksürük, nefes darlığı, hışıltılı solunum eforla veya polen mevsiminde şikayetler artıyorsa bu astımı düşündürür.


Şikayetlerin haftada 4 günden fazla ve 4 haftadan uzun sürüyorsa kronik alerji olarak düşünülebildiğini söyleyen Ölmez; Bu klinik şikayetler tanının yüzde 80’ini oluşturur. Deri testi en yaygın kullanılan tanı testidir. Alerjik astımda solunum fonksiyon testi yapılır." diye konuştu.


Doktor tarafından önerilen ilaçların doğru ve düzenli kullanımının önemine değinen Doç. Dr. Ölmez, "İlaçlar sadece semptom başladığında değil, koruyucu amaçlı düzenli kullanılmalıdır. Astım ilaçları düzensiz kullanılırsa atak riski ve acil başvurular artar. Nazal spreyler en az 2 hafta düzenli kullanılırsa tam etki gösterir. İlaç tedavisine rağmen semptomlar kontrol altına alınamıyorsa, alerji aşısı düşünülebilir. Alerjinin tespiti net ise uzun vadede yüzde 90 başarı sağlar. En az 3 yıl düzenli uygulanmalı. Tedavi, alerji belirtilerinde belirgin bir azalma sağlar. İlaç ihtiyacını azaltır. Alerjinin astıma dönüşmesini önleyebilir ve uzun vadede kalıcı fayda sağlar. Korunmak için ise, Sabah saatlerinde camların kapalı olması, polen yoğunluğunun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması, maske kullanımı polenleri yüzde 90 oranında filtreler. Araç ve evlerde hepa filtre kullanımı faydalıdır." dedi.


Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Ölmez son olarak verdiği mesajında; "Alerjik hastalıklar hayat kalitesini bozan, fakat önlem ve tedaviyle kontrol altına alınabilecek hastalıklardır. En önemlisi doğru zamanda, doğru hekimle buluşmaktır. Alerjik hastalıklar hayatı çekilmez hale getirebilir ama doğru hekim, doğru tanı ve düzenli tedavi ile bu dönemi rahat atlatmak mümkün. Unutmayın; polenlerden kaçınmak, ilaçları düzenli kullanmak ve gerektiğinde immünoterapi(aşı) başlamak yaşam kalitenizi artırır" dedi.



Uzmanı uyardı; "Bir damla ihmal, Bir mevsim rahatsızlık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.